Anahtar kelimeler: Öğrenme Ülke Emrinin Borçluya İkamet İlamsız Yurt Vatandaşı Yabancı Usulsüz
12. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Genel haciz yolu ile başlatılan ilamsız icra takibinde, borçlunun icra mahkemesine başvurusunda; yabancı ülke vatandaşı olması ve yurt dışında ikamet etmesi nedeniyle ödeme emrinin, Tebligat Kanunu’nun 25. maddesine göre yurt dışındaki adresinde tebliğ edilmesi gerekirken yurt içindeki adresinde tebliğ edilmesi nedeniyle usulsüz olduğunu ileri sürerek tebliğ tarihinin öğrenme tarihi olan 02.08.2024 olarak düzeltilmesini talep ettiği, İlk Derece Mahkemesince; ödeme emrinin borçluya 19.07.2024 tarihinde bizzat tebliğ edilmiş olması karşısında Tebligat Kanunu’nun 25. maddesine göre işlem yapılmasına gerek olmadığı, bizzat muhatabın imzasına yapılan tebligatta herhangi bir usulsüzlük bulunmadığı, şikayet dilekçesinde bizzat yapılan tebligatın usulsüzlüğüne dair iddiada bulunulmadığı, (şikayet dilekçesinde ileri sürülmeyen ve) ıslah dilekçesi ile ileri sürülen, tebliğ mazbatasındaki imzanın borçluya ait olmadığına yönelik iddianın, ıslah müessesesinin istisnai haller dışında İcra Mahkemesinde görülmekte olan davalar hakkında uygulanma olanağı bulunmadığından dikkate alınamayacağı gerekçeleri ile şikayetin reddine karar verildiği, borçlu tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; aynı gerekçeler benimsenmek suretiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, kararın borçlu tarafından temyiz edildiği görülmüştür.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 74. maddesinde ceza mahkemelerince verilen kararların hukuk hakimini bağlayacağına ilişkin açık hüküm bulunmamakla birlikte, maddenin genel yorumundan ve özellikle son cümlenin karşı anlamından, ceza mahkemelerinin verdiği mahkumiyet kararlarındaki, eylemin hukuka aykırılığını ve nedensellik bağını saptayan maddi olay konusundaki kabulü hukuk mahkemesini de bağlar. Olayın varlığı ve sanık tarafından işlendiğine ilişkin maddi nedensellik ilgisini tespit eden kesinleşmiş hüküm hukuk mahkemesi yönünden de kesin hüküm demektir. Öte yandan ceza mahkemesince tespit edilen vakıanın hukuk hakimince dikkate alınmaması hukuka olan güveni esaslı şekilde zedeler ve ayrıca çelişkili kararların çıkmasına sebep olur. Hukuk mahkemeleri ceza mahkemelerince tespit edilen maddi vakıalarla bağlıdır.
Somut olayda, borçlu hakkında başlatılan genel haciz yoluyla ilamsız takipte, borçlunun Yalova’daki adresine çıkarılan ödeme emri tebligatının adreste tanınmadığından
bahisle 03.07.2024 tarihinde bila tebliğ iade edildiği, aynı adrese yeniden tebligat çıkarıldığı ve 19.07.2024 tarihinde “bizzat muhatabın kendisine tebliğ” şerhi ile tebliğ edildiği, takip dosyasında borçlu adına düzenlenmiş başka bir tebliğ evrakı bulunmadığı, borçlu tarafından ilk derece yargılaması esnasında sunulan 09.08.2024 tarihli dilekçe ile ödeme emri tebliğ evrakında yer alan imzanın borçluya ait olmadığı ve anılan tebligat nedeniyle ilgili tebliğ memuru hakkında suç duyurusunda bulunulacağının beyan edildiği, istinaf dilekçesinde anılan tebliğ memuru hakkında Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... numaralı dosyası ile başlatılan soruşturmanın devam ettiğinin bildirildiği, bu aşamada henüz kesinleşmiş bir mahkeme kararı bulunmadığı, istinaf incelemesinin devamı sürecinde Yalova 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.03.2025 tarih, ███████ E.-████████ K. sayılı kararı ile şikayete konu tebligatın, tebliğ memurunca gerekli araştırma yapılmaksızın ve borçlu dışında üçüncü bir kişiye tebliğ edilmek suretiyle atılı suçun işlendiğinin sabit olduğu gerekçesi ile tebliğ memuru hakkında görevi kötüye kullanma suçundan mahkumiyet kararı verildiği, söz konusu mahkeme kararının 25.04.2025 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Her ne kadar anılan ceza mahkemesi kararı, istinaf dilekçesinin ibrazından sonra ve Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihinden önce verilerek kesinleşmiş ise de anılan kararın borçlu tarafından Bölge Adliye Mahkemesi’ne ibraz edilmediği görülmüştür .
O halde, mahkemece, yukarıda izah edildiği üzere asliye ceza mahkemesince, şikayet dilekçesinde usulsüz olduğu ileri sürülen ve İlk Derece ve Bölge Adliye Mahkemelerince borçluya bizzat tebliğ edildiğinden usulüne uygun kabul edilen tebligatın, borçlu yerine üçüncü bir kişiye tebliğ edildiği ve tebliğ şerhinin gerçeğe aykırı olduğunun ortaya konulduğu ve anılan kararın kesinleştiği dikkate alınarak ceza mahkemesince maddi vakıalara ilişkin olarak yapılan bu tespitlerin TBK'nın 74. maddesine göre hukuk hakimi açısından da bağlayıcı olduğunun kabulü ile şikayetin kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
:
Borçlunun temyiz isteminin kabulü ile yukarıda yazılı nedenlerle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 373/1. maddesi uyarınca, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesinin 25.09.2025 tarih ve █████████ E. █████████ K. sayılı kararının KALDIRILMASINA, Yalova İcra Hukuk Mahkemesinin 04.09.2024 tarih ve ████████ E.-████████ K. sayılı kararının BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde ilgiliye iadesine, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 19.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!