Anahtar kelimeler: Müracat Çarptığını Aracına Kaybının Ciddi Boyunca Araçta Aracının Ötürü Önceden

T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ███████ EsasKARAR NO
: ████████DAVA
: Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı)DAVA TARİHİ
: █████/2025KARAR TARİHİ
: █████/2026Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili --------- aracına, █████/2024 tarihinde ---------- sigortası olan --------- Şirketi'ne ait olan ve sürücüsünün -------- olduğu --------- plakalı aracın çarptığını, müvekkilin -------- plakalı --------- marka aracının kaza sonrasında ---------- şirketine müracat ile yaptırıldığını, ciddi oranda maddi hasar tespit edilen aracın daha önceden hasar kaydı olmadığından dolayı araçta önemli oranda değer kaybı oluştuğunu, bu sebepten ötürü ---------- araç değer kaybının ödenmesi için başvuru yapılmasana rağmen --------- tarafından araç değer kaybının ödenmediğini, meydana gelen kaza nedeniyle uzun bir süre boyunca araç kullanılamadığını, yaklaşık 1 ay tamirde kaldığını, bu süre boyunca davalılar tarafından müvekkile herhangi bir araç tahsisi de yapılmadığını, bu nedenle müvekkilin aracından mahrum kaldığı 30 günlük süre zarfında uğradığı zararın tazmininin gerektiğini, davalılarla yapılan tüm şifahi görüşmelere rağmen davalıların söz konusu araç ile ilgili olarak değer kaybını ve araç mahrumiyet bedelini ödemediklerini, araç mahrumiyet bedelini (şimdilik kaydıyla 50,00 TL) davalılardan --------- ve --------- Şirketi'nden talep edildiğini, araç değer kaybı (şimdilik kaydıyla 950,00 TL) açısından tüm davalılardan değer kaybı bedelinin, kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte talep edildiğini beyan ederek davanın kabulünü talep etmiştir.Davalı --------- vekili cevap dilekçesinde özetle; Hiçbir şekilde kabul manasına gelmemekle birlikte, davacının uğramış olduğunu iddia ettiği zararların tazmini için, kazadaki kusur oranının müvekkilin kusur oranından daha az olması gerektiğini, işbu davaya konu olan kazada, kusur oranlarının belirlenmediğini, müvekkilin, kazanın meydana gelmesinde kasti bir hareketi veya ağır bir kusurunun bulunmadığını, araç değer kaybından dolayı müvekkilin sorumluluğunun bulunmadığını, trafik kazası neticesinde değer kaybı meydana gelmesi durumunda, trafik sigortasının araçta meydana gelen değer kaybını telafi etmekle yükümlü olduğunu, kasko poliçesi kapsamında, sigorta şirketi tarafından ikame araç sağlanma imkanı bulunan davalının bu hakkını kullanmaması veyahut kullanamamasında müvekkilin sorumluluğunun bulunmadığını, müvekkilinin, herhangi bir araç tahsis etme zorunluluğu da bulunmadığını beyan ederek davanın reddini talep etmiştir. Davalı ---------Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin, bünyesinde --------- hudutları dâhilinde filo kiralama işleri ile iştigal eden sektöründe öncü ve güvenilir bir firma olduğunu, ikame edilen dava konusu trafik kazasına karışan ve sürücüsü --------- olan---------plakalı aracın ---------Ş. tarafından dava dışı --------Ş.'ye -------- numaralı 02.03.2020 tarihli Uzun Süreli Araç Kiralama Sözleşmesi ile kiralandığını, dolayısıyla aracın işleten sıfatının bu şirkete geçtiğini, bu nedenle de aracı kiralayan --------Ş.'ne ihbar edilmesini, müvekkil şirkete kusur yönünden husumet yöneltilmesinin hukuken mümkün olmadığını, KTK’da düzenlenen araç işletenin sorumluluğu incelendiğinde; Karayolları Trafik Kanunu 85. maddesi 1. fıkrası hükmünce ve Yargıtay içtihatları göz önünde bulundurulduğunda aracın işleteninin müvekkil ---------Ş. değil, aracı uzun dönem olarak kiralayarak işleten --------Ş olduğunu, kanunda belirtilen şartların bir arada bulunması halinde, istihdam edenin kusuru bulunmasa dahi, sorumluluğu cihetine gidileceğini beyan ederek davanın reddini talep etmiştir. Davalı --------- vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkil şirket nezdinde--------- nolu ZMMS poliçesi ile sigortalanmış olan -------- plakalı araç ile davacıya ait ---------- plakalı aracın karışmış olduğu 08.06.2024 tarihli kazada davacının aracında hasar meydana geldiğini, yapılan ekspertiz raporuna istinaden 16.07.2024 tarihinde 57.400,00 TL ve 10.09.2024 tarihinde 5.480,00 TL hasar bedeli ödemesi yapıldığını, dava dilekçesinde yer aldığının aksine davacının müvekkil şirkete yapmış olduğu değer kaybı başvurusu üzerine -------- nolu hasar dosyası açıldığını, alınan değer kaybı ekspertiz raporunda davaya konu araçta kaza nedeniyle 15.000,00 TL değer kaybı tespiti yapıldığını, davacıya 10.09.2024 tarihinde 15.000,00 TL ödeme yapılarak davacının aracının değer kaybı zararının eksiksiz karşılandığını beyan ederek davanın reddini talep etmiştir. İhbar olunan -------- vekili cevap dilekçesinde özetle; Kesinlikle aleyhe hususları kabul anlamına gelmemekle beraber, dava dilekçesi ile araçta oluşan değer kaybına ve araçtan mahrum kalma bedeline ilişkin talepte bulunulmuş olmasına rağmen, iddia olunan değer kaybının neye ilişkin olduğu, araçta oluşan değer kaybının somut hangi kıstaslara göre belirlendiği bunun yanı sıra araçtan mahrum kalma neticesinde ne gibi bir zararın meydana geldiği ve/veya araçtan mahrum kalmanın objektif şekilde davacının zararına yol açıp açmadığı hususlarına ilişkin bilgi ve varsa belgelerin sunulmadığı gibi dilekçesinde de açıklanmadığını, müvekkil şirketin dava dışı kiraya veren konumunda bulunması ve kiralanan aracı fiilen kullanmaması nedeniyle, işbu yargılamada müvekkil yönünden taraf sıfatı bulunmadığını ve müvekkil şirket hakkında herhangi bir hüküm kurulmasının mümkün olmadığını, müvekkil şirketin KTK kapsamında işleten sıfatının bulunmadığını, sürücünün kusuruyla meydana gelen herhangi bir zarardan şirketin sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını beyan ederek davanın reddini talep etmiştir. Davacı vekili 20.01.2026 tarihli ıslah dilekçesinde özetle; Islah dilekçelerinin kabulü ile araçta meydana gelen araç mahrumiyet bedeli açısından fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla bilirkişi tarafından hazırlanan rapor doğrultusunda araç mahrumiyet bedeli miktarı açısından 26.950,00 TL daha artırarak 27.000,00 TL'ye çıkardıklarını söz konusu araç mahrumiyet bedelinin davalılar -------- ve --------- Şirketinden kaza tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka faizi ile alınmasını ve müvekkiline verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı --------Ş. vekili ıslaha karşı beyan dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin işleten sıfatının bulunmaması nedeniyle, davacı tarafın ıslah dilekçesi ile artırdığı taleplerin ve davanın müvekkili şirket yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.DelillerTarafların ticaret sicil sorguları dosya arasına alınmıştır.Davalı sigorta şirketine yazılan müzekkere cevabı dosya arasına alınmıştır.Trafik kusuru konusunda uzman makine mühendisi bilirkişi ile sigorta hukuku alanında uzman aktüer bilirkişi heyet raporu dosyaya sunulmuştur.Delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe
:Dava, 08.06.2024 tarihinde meydana gelen kaza sebebiyle, davacıya ait --------- plakalı araç ile davalı sigorta şirketine sigortalı olan, davalı--------Ş.'ye ait olan ve diğer davalı --------- sevk ve idaresindeki ---------- plakalı aracın çarpışması sonucu kusurun irdelenmesi,---------- plakalı araçta değer kaybı (her üç davalı aleyhine) ve araç mahrumiyet bedeli alacağı oluşup oluşmadığı, varsa miktarının ne olduğu hususlarında HMK 107 maddesi uyarınca belirsiz alacak davası olarak açılmış 1.000,00 TL tazminat davasıdır.Mahkememizce dava dilekçesi, cevap dilekçeleri, taraflarca dosyaya sunulan deliller ve tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirilmiştir. Dosya, trafik kusuru konusunda uzman makine mühendisi bilirkişi ile sigorta hukuku alanında uzman aktüer bilirkişi heyetine tevdi edilmiş; 19.01.2026 tarihli rapora göre dosyadaki bilgi, belge, sigorta poliçesi, hasar dosyası ve ibraz edilen deliller ışığında, --------- plakalı araç sürücüsü davalı --------- %100 oranında asli kusurlu olduğu, davalı ---------Ş. İle dava dışı--------Ş. arasında -------- numaralı 02.03.2020 tarihli Uzun Süreli Araç Kiralama Sözleşmesi ile kiralandığı, dolayısıyla aracın işleten sıfatının dava dışı ---------Ş.'ye geçtiği, dolayısıyla dava dışı ---------Ş.'nin, işleten sıfatı ile trafik kazasına karışan ---------- plakalı araç sürücüsü kusuru oranında doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı, ---------- plakalı araç için kaza sonrası parça değişimi, tamir ve işçiliklere ilişkin düzenlenen ekspertiz raporunun meydana gelen kaza, hasar ve işlemler yönünden uygun olduğu, dosya içeriğindeki belge ve bilgilerin değerlendirilmesi neticesi; 08.06.2024 tarihinde meydana gelen trafik kazasında değer kaybına neden olabilecek parçaların 17.08.2015 ve 27.09.2020 tarihlerinde meydana gelen trafik kazalarında da hasar gördüğü dolayısıyla 08.06.2024 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle --------- plakalı araçta değer kaybı yaşanmayacağı, aracın onarım süresi için 10 günlük araç mahrumiyet/kiralama bedelinin kaza tarihi itibarıyla 27.000,00TL olabileceği rapor edilmiştir.Davacı vekili, bilirkişi raporu doğrultusunda 20.01.2026 tarihli talep artırım dilekçesi ile davalı sigorta hariç diğer davalılara yönelttikleri mahrumiyet bedeline ilişkin alacak taleplerini 27.000,00 TL'ye çıkarmıştır.Dava konusu araçta kaza tarihinden önce herhangi bir hasar yok ise; aracın kazasız piyasa rayici belirlenip buna göre hasarlı hali arasındaki fark değer kaybı kabul edilmelidir. Davacıya ait araçta meydana gelen gerçek zararın belirlenmesi için mahkemece yapılacak iş, aracın kaza tarihindeki hasarsız piyasa değeri ve hasarlı haldeki piyasa değeri arasındaki farkı belirlemek için konusunda uzman bilirkişiden ayrıntılı denetime açık ve gerekçeli rapor alınarak, davalının kusur oranı nispetinde tazminata hükmedilmesi olmalıdır. Mahkememizce aldırılan bilirkişi raporunun bu yönleriyle hükme esas alınmaya uygun, gerekçeli ve denetlenebilir bulunması sebebiyle ek rapor alınması cihetine gidilmediği anlaşılmakla, artırılan miktarlar mahkememizce makul bulunmuştur.---------- sayılı ilamında
:"Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davanın kısmen kabulüne, davalının icra takibine itirazının 65.000,00 TL asıl alacak üzerinden iptaline, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.1-Dava, 6762 sayılı TTK.’nin 1301. maddesinden (6102 sayılı TTK'nin 1472. maddesi) kaynaklanan rücuan tazminat istemine ilişkindir.Trafik kazaları, nitelikleri itibariyle haksız fiillerdendir. Haksız fiillerde temerrüt tarihi, haksız fiilin meydana geldiği tarih olup, zarar sorumlusunun ayrıca ihbar ve ihtar edilmesine gerek yoktur. Sigorta ettirenin dava hakkı, tazmin ettiği bedel nispetinde sigortacıya intikal eder. Ödeme tarihi aynı zamanda 3. şahsa rücu edebilme tarihidir. Bu nedenle işleten ve sürücünün faizden sorumluluğunun başlangıcının halefiyet başlangıcı olan ödeme tarihi olarak kabulü gerekir. Bu durumda mahkemece, hükmedilen tazminata ödeme tarihinden itibaren faiz yürütülmesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.2-Davacı tarafça temerrüt faizi olarak avans faiz istenilmiştir. Davalının işleteni olduğu araç minibüs olup ticari araçtır. O halde, davada temerrüt faizi olarak ticari faiz niteliğindeki avans faizine hükmedilmesi gerekirken yasal faize hükmedilmesi de doğru değil bozma nedeni ise de; bu yanılgıların giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden hükmün 6100 sayılı HMK.nun geçici 3/2 maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK.nun 438/7 maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir." belirtilmiştir. Dosya içerisinde bulunan, davalı ---------Ş. ile ihbar olunan arasında yapılan uzun süreli taşıt kiralama sözleşmesi ve yerleşik içtihatlar uyarınca, davalı şirketin, araç sürücüsü veya kiracısı kusuru nedeni ile doğan zararlardan sorumluluğunun bulunmayacağı, ihbar olunan şirketin dava konusu trafik kazasına sebebiyet veren araç sürücüsü ile birlikte ve kusuru oranında doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu, aracın uzun süreli kira sözleşmesi ile kiraya verilmesi durumda, araç malikinin işleten sıfatı kalmadığından, davalı ---------Ş. hakkındaki araç mahrumiyetine yönelik davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar vermek gerekmiştir.Her üç davalı aleyhine yönletilen değer kaybı talebinin, araçta değer kaybı oluşmaması sebebiyle reddine karar vermek gerekmiştir.Yukarıda anılan içtihat uyarınca, davalı --------- yöneltilen mahrumiyet bedeli talebi yönünden davacı tarafça en yüksek banka faizi talebinde bulunulmuş olup, taleple bağlılık ilkesi uyarınca en yüksek banka faizine hükmetmek gerekmiş, kaza tarihi itibariyle temerrüdün gerçekleştiği kabul edilmiş, netice olarak davacının davalılar --------Ş. ile -------- aleyhine açtığı mahrumiyet bedeli davasının; davalı ----------- yönünden kabulü ile toplam 27.000,00 TL'nin 08.06.2024 olay tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka faizi ile birlikte davalı ---------- tahsili ile davacıya verilmesine, davalı -----------Ş. aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğu sebebiyle reddine; davacının her üç davalı aleyhine açtığı değer kaybı davasının reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davacının davalılar --------Ş. ile --------- aleyhine açtığı mahrumiyet bedeli davasının;-Davalı ----------yönünden KABULÜ ile toplam 27.000,00 TL'nin 08.06.2024 olay tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka faizi ile birlikte davalı -------- tahsili ile davacıya verilmesine,-Davalı ---------Ş. aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğu sebebiyle REDDİNE,2-Davacının her üç davalı aleyhine açtığı değer kaybı davasının REDDİNE,3-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 1.844,37 TL harçtan peşin alınan 615,40 TL ile ıslah harcı olarak alınan 462,00 TL harcın toplamı olan 1.077,40TL harcın mahsubu ile bakiye 766,97 TL harcın davalı ----------- tahsili ile hazine adına irad kaydına,4-Davacı tarafından yapılan peşin alınan 615,40 TL ile ıslah harcı olarak alınan 462,00 TL harcın toplamı olan 1.077,40 TL harç gideri, 12.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 827,50 TL posta masrafı olmak üzere toplam 13.904,90 TL yargılama giderinin davalı ----------- tahsili ile davacıya verilmesine,5-Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca --------- bütçesinden ödenen 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalı ------------ tahsili ile hazineye irad kaydına,6-Mahrumiyet bedeli alacağı yönünden davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 27.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ----------- tahsili ile davacıya verilmesine,7-Mahrumiyet bedeli alacağı yönünden davalı -----------Ş. kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 27.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile bu davalıya verilmesine,8-Değer kaybı alacağı yönünden davalılar kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 950,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılara verilmesine,9-Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,10-Karar kesinleştiğinde varsa bakiye gider avansının yatırana iadesineDair, hazır olan taraf vekillerinin ve ihbar olunan vekilinin yüzüne karşı, 6100 sayılı HMK 341/2 maddesi uyarınca miktar itibarıyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.E-duruşmaya son verildi █████/2026