Anahtar kelimeler: Ffl Kirlendiği Aracısı Dorsesine Mülteciden Davadavacı Himayesi Halef Eksper Rizikonun

T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ███████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: Tazminat (Rücuen Tazminat)
DAVA TARİHİ
: █████/2025
KARAR TARİHİ
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVA
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil ----------Ş. ile dava dışı ---------Ş. ("Sigortalı") arasında 01.01.2023-01.01.2024 vadeli,--------- no.lu nakliyat aracısı (FFL) sorumluluk poliçesi akdedildiğini, anılan poliçe ile müvekkil, sigortalının nakliyesini üstlendiği emtiaları sigorta himayesi altına aldığını, sigortalının, ------- -------- nakliyesini üstlendiği emtiaların gümrük sahasında iken hasarlandığı ve kirlendiği tespit edildiğini, bu rizikonun müvekkile ihbarı üzerine eksper incelemesi yapıldığını ve zararın, tır dorsesine giren ve vefât eden mülteciden kaynaklandığı tespit edildiğini, ardından müvekkili zararı karşıladığını ve halef sıfatını elde ettiğini, ardından, 33.531,52 TL'nin tahsili amacıyla, öncelikle davalıya arabuluculuk yoluna başvurduğunu ancak anlaşmama ile sonuçlandığını, bu nedenlerle; davanın kabulü ile 33.531,52 TL tazminatın, ödeme tarihi olan 10.07.2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, yargılama giderleri ile dava ve arabuluculuk vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu olayda kaçak göçmenin içinde ölü olarak bulunan tırın sadece fiziksel olarak --------- Gümrük Sahası içinde bulunan ancak hukuksal olarak gümrüklü saha statüsünün içinde olmayan TIR Parkı’nda beklemekte olduğu, tırın henüz gümrüklü saha olarak addedilen geçici depolama alanına alınmadığı, gümrük işlemlerinin başlatılmadığı, zarar gören eşyanın müdürlükçe işletilen geçici depolama alanına teslim edilmediği, işlem dosyamızda yer alan kantar fişinde (Araç Giriş ve Tartım Bilgisi Formu), TIR Parkı’na giriş ve çıkış tarihleri yer almakta olup TIR cinsi araçta gerçekleşen ölümün neden nerede ve aynı zamanda aracın tır parkına girmeden önce mi sonra mı olduğunun belli olmadığı, neden nerede ve ne zaman gerçekleştiği belirsiz olan bir ölüm olayının Müdürlükten kaynaklanan bir hizmet kusuruna yüklenerek dava açılmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, müdürlüğün sunduğu işlem dosyasına ve beyanlarına göre gerçekleşen ölümün idare ile ilgili olmadığı kanaat edildiğinde ölüm olayıyla emtiaların zarara uğraması arasında bir illiyet bağlantısının olmadığı dolayısıyla davalı idare gerçekleşen ölüme sebebiyet vermediğinden dolayı eşyaların zarara uğrama iddiasına da sebebiyet veremeyeceği aşikar olduğundan herhangi bir hizmet kusurunun da olmadığı, gerçekleşen zarar ile zarara sebebiyet veren ölüm olayının davalı idareden kaynaklanmadığı, gümrük mevzuatı kapsamında söz konusu alana girişten önce Gümrük Muhafaza ve Kaçakçılık İstihbarat Müdürlüğü personeli tarafından herhangi bir mühür kontrolünün yapılmadığı, ayrıca anılan Müdürlük ile yapılan şifahi görüşme neticesinde, olaya ilişkin adli tahkikatın ilgili Polis Merkezi Amirliğince yapıldığından dolayı birimlerince herhangi bir tahkikat işleminin yapılmadığı, netice itibarı ile yukarıda açıklanan tüm hususlar çerçevesinde, ilgide kayıtlı dava dilekçesinde yer alan sigorta şirketinin rücuen tazminat talebine konu olayda, idarenin herhangi bir hizmet kusurunun bulunmadığından açıklanan nedenlerle haksız ve yersiz açılan işbu davanın reddine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
DELİLLER---------- Tasfiye İşletme Müdürlüğü ve -------- Gümrük Müdürlüğü'ne yazılan müzekkere cevapları, bilirkişi raporu ve tüm dosya içeriği.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:Dava, nakliyat sorumluluk poliçesi gereği sigortalıya ödenen tazminat bedelinin davalı taraftan tahsili talebine ilişkindir.
Somut olayda; davacı sigorta şirketi ile dava dışı sigortalı ----------Ş. arasında nakliyat aracısı (FFL) sorumluluk poliçesi akdedildiği, mezkur poliçe ile davacı tarafın sigortalı şirketin nakliyesini üstlendiği emtiaların sigortalandığı, dava dışı sigortalı şirketin -------- --------- nakliyesini üstlendiği emtiaların gümrük sahasında iken hasarlandığı ve kirlendiğinin tespit edildiği, yapılan eksper incelemesinde hasarın kaynağının tır dorsesine giren ve vefât eden mülteciden kaynaklandığının tespit edildiği, sigortalı şirketin zararının davacı sigorta şirketi tarafından 10.07.2024 tarihinde karşılandığı, halefiyete dayalı olarak ödenen tazminat bedelinin huzurdaki dava ile tahsilinin talep edildiği görülmüştür.
Görev itirazına ilişkin yapılan değerlendirmede; TTK'nun "Halefiyet" başlığı altındaki 1472. maddesinde; "sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder" hükmüne yer verilmiştir.
Dava, nakliyat sorumluluk poliçesi gereği sigortalısına ödeme yapan davacının ödediği bedelin, zarardan sorumlu olduğu iddia olunan davalılardan rücuen tahsili istemine ilişkindir. Davacı sigorta şirketi, bu davayı sigortalısının halefi olarak açtığına göre, görevli mahkemenin tayininde sigortalı ile davalı arasındaki ilişkinin hukuki mahiyeti nazara alınır.
Somut olayda; davacı sigorta şirketinin sigortalısının halefi olarak açtığı davada, dava konusu aracın 11.07.2023 tarihinde davalı Gümrük alanına girdiği, zararın ise en geç 14.07.2023 tarihinde ortaya çıktığı, davacı sigorta şirketi tarafından, zararın dava dışı sigortalı ve davalı taraf arasındaki saklama sözleşmesi devam ederken ortaya çıktığı, bu nedenle meydana gelen zarardan davalı tarafın sorumlu olduğu iddia edilerek huzurdaki davanın ikame edildiği, bu haliyle huzurdaki davanın TTK m. 4/1-c kapsamında mutlak ticari davalardan olduğu anlaşılmakla göreve ilişkin itirazın yerinde olmadığı görülmüştür. Esasa ilişkin yapılan değerlendirmede;Tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; 26.10.2025 tarihli bilirkişi raporunun hükme esas alınmaya elverişli bulunduğu, her ne kadar İhracat Tır Parkı sahasının gümrüklü saha olarak değerlendirilemeyeceği iddia edilmiş olunsa da ihracat tır parkı sahalarının da gümrük gözetiminde olan bir alan olduğu, dolayısıyla içinde eşya bulunan taşıma araçlarının olduğu bu alanlara yetkisiz kişilerin girişini engelleyecek düzeyde güvenlik önlemlerinin alınması gerekliliğin olduğu, yapılan incelemelerde ise ---------- Tasfiye İşletme Müdürlüğü girişinde turnike sistemi olmadığı, bunun yanında kontrollü giriş güvenliği de bulunmadığı (Kimlik v.s. kontrol) yani bu sahalara herkesin serbestçe girip çıkabildiği, bu haliyle davalı tarafın saklama sözleşmesi kapsamında üzerine düşen yükümlülüğü gereği gibi yerine getirmediği, bilirkişi raporunda dava dışı sigortalının da müterafik kusurunun bulunduğuna dair değerlendirme yapılmış ise de aracın tır parkına girişi sırasında gerekli kontroller yapılmadığından vefat eden mültecinin taşıma sırasında araca girip girmediğinin tespit edilemediği, ayrıca tır parkına giriş çıkışların da denetime tabi olmamasının ve araç üzerindeki tentenin delinmiş olmasının vefat edenin aracın otoparkta bulunduğu sırada araca girmiş olma ihtimalini güçlendirdiği anlaşılmakla meydana gelen zararın tamamının davalı tarafın gerekli önlemleri almaması nedeniyle meydana geldiği sonuç ve kanaatine varılmıştır. Davacı ile dava dışı -------- şirketi arasında 01.01.2023 tarihli Nakliyat Aracısı Komisyoncunun Sorumluluk Sigortası Poliçesi düzenlendiği, Poliçenin 01.01.2023 ila 01.01.2024 tarihleri arasında geçerli olduğu, Ana teminatın her türlü taşımacılık faaliyeti sırasında meydana gelen zararları kapsadığı, ana teminat limitinin 1.000.000,00 EUR, ek teminat limitinin 1.000.000,00 EUR, tenzili muafiyetin ise hasar başına 500,00 EUR olduğu, poliçede teminat dışı haller içinde taşıma sırasında, araca mülteci binmesinden ve onun verdiği zararların teminat dışı tutulduğu, bununla beraber poliçede ayrıca 100.000,00 EUR’ luk depo sırasında meydana gelen zararlar için ek teminat verildiği, bu riskin istisnasını ise hırsızlık, eksilme, ıslanma, yangın, su baskını ve doğal afetler sonucu meydana gelen zararlar oluşturduğu, istisnalar içinde mültecilerin depo bölgesinde araca girmesinden kaynaklanan zararların bulunmadığı, dava dışı sigortalının 12.07.2023 tarihinde --------- plakalı araç ile kimyasal mal taşıma işine aracı olduğu, bu aracın davalı Gümrük Müdürlüğü’ nün alanına 11.07.2023 tarihinde girdiği, 17.07.2023 tarihinde çıktığı, ekspertiz raporu ekindeki 14.07.2023 tarihli Polis Merkezi İfade tutanağına bakıldığında, 14.07.2023 tarihinde dava dışı sigortalının taşıyıcılık yaptığı araç içerisinde ölü bir göçmen bulunduğu, ekspertiz raporundaki olay mahalli fotoğraflarına bakıldığında müteveffa mültecinin iki poşete kanının ve idrarının bulaştığı, Ekspertiz raporunda taşınan madde kimyasal olduğundan kan ve idrar ile tepkimeye girip kullanılamaz hale geldiği, bu yüzden imhalarının da gerektiğinin tespit edildiği, bu kapsamda faturadaki birim fiyat üzerinden mal, imha, elleçleme bedeli olarak toplam 1.578,01 EUR zarar tespit edildiği, bu zarardan 500,00 EUR muafiyet tenzili uygulandığı, dosya içerisindeki 19.02.2024 tarihli ibra belgesine göre, dava dışı sigortalıya meydana gelen zarar kapsamında 49.136,92 TL ödendiğinin belirtildiği, ancak ödemenin ibraname tarihinde değil ödeme dekontlarına göre 10.07.2024 tarihinde ve 33.531,52 TL olarak gerçekleştirildiği, gerçek zarar ilkesine binaen davacının davalıdan 33.531,52 TL alacaklı olacağı anlaşılmakla ödeme tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte 33.531,52 TL üzerinden davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile 33.531,52 TL'nin ödeme tarihi olan 10.07.2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 2.290,53 TL karar ve ilam harcından baştan alınan 615,40 TL peşin harçtan mahsubuyla bakiye 1.675,13 TL karar ve ilam harcının davalı taraftan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL başvurma harcı, 615,40 TL peşin harç toplamı ile yargılama gideri olarak yapılan 24.277,50 TL'nin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
4-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/2 maddesi uyarınca hesaplanan 33.531,52 TL nispi vekalet ücretinın davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
5-Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca -------- bütçesinden ödenen 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalı taraftan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
6-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, ( Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına,)
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı; 6100 sayılı HMK 341/2 maddesi uyarınca miktar itibarıyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.█████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!