Anahtar kelimeler: Piyasanın Oyaladığını Uzunca Daki Olmazsa Aşkın Yalova Süredir Annesinden Kız
1. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi

SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Yalova 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ███████ K.
Dava; vekalet görevini kötüye kullanılması hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmazsa tazminat istemine ilişkindir.
Davacı vekili; davacının 30 yılı aşkın süredir ...'da yaşadığını, tarafların annesinden miras kalan ...'daki dava konusu bağımsız bölümün satışı için davacının kız kardeşi olan davalının yönlendirmesi ile davalının tanıdığı dava dışı ...'ı vekil tayin ettiğini, davalının uzunca süre satış işleminin gerçekleşmediğini söyleyerek davacıyı oyaladığını, tapuda yapılan araştırma sırasında dava konusu gayrimenkulün davacının vekaletname vermesinden bir gün sonra davalı ...'a satış yoluyla devredildiğini öğrendiğini, taşınmazın piyasanın çok altında değerle davalıya devredildiğini ve satış bedelinin gönderilmediğini, vekalet görevinin kötüye kullanılarak muvazaalı ve hileli bir işlem ile vekil ile fikir ve eylem birlikteliği içinde davacıyı zarara uğrattıklarını ileri sürerek dava konusu bağımsız bölümün tapu kaydının iptali ile davacı adına hissesi oranında tapuya tesciline, aksi halde taşınmazın satış tarihindeki rayiç bedeli üzerinden davacının miras payına düşen miktarın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili; davacının 2011 yılında Türkiye'ye geldiğini, kendisine intikal eden tüm miras payını kastederek kendisinin Türkiye'de taşınmaza ihtiyacı olmadığını, hayatını Amerika'da sürdürdüğünü ve paraya ihtiyacı olduğunu beyan ederek davalıdan kendi hisselerini satın almasını istediğini, davacının 25.000,00 USD bedelle miras payının tamamını davalıya sattığını, davacının satış bedelinin ödenmesi akabinde devir işlemleri ile uğraşamayacağını beyan ederek ...'a vekalet verdiğini, davacının bilgisi ve isteği doğrultusunda taşınmazı devraldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin 09.02.2021 tarihli ve ████████ Esas, ███████ Karar sayılı kararıyla; davacının taşınmazın satışından yaklaşık 8 yıl sonra davayı açmış olması karşısında hata ve hile yönünden 1 yıllık hak düşürücü sürenin dolduğu, dava konusu taşınmazın satımı için verilen vekaletnamede satış miktarının belirlenmediği, satım bedelinin satış tarihi itibariyle bariz bir farkının olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karara karşı süresi içinde davacı vekilinin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 27.03.2024 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararıyla; davalı tanıklarının davalı tarafından davacıya yapılan ödemeye ve miktarına ilişkin görgüye dayalı bilgilerinin bulunmadığı, davalının ödeme savunmasının ispatlanmadığı, ancak davalının tanık beyanları yanında açıkça yemin deliline de dayandığı, Mahkemece davalıya dava konusu taşınmaz hissesinin temlik bedelinin davacıya ödendiği savunmasına ilişkin olarak yemin delilinin hatırlatılmadığı gerekçesi ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Kaldırma kararı sonrası İlk Derece Mahkemesi ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; tanık beyanlarının davalı tarafından yapılan taşınmazın satın alımında para ödediği hususunu ispatlayacak mahiyette olmaması ve teklifi yapılan yeminde ise davacının davalıdan dava konusu taşınmazın satımında hiçbir bedel almadığı yönündeki yeminli ifadesi dikkate alınarak davanın kabulü ile, ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 3 78... parsel, 2. Kat 16 numaralı bağımsız bölümün davalı adına olan tapu kaydının iptal edilerek davacının 1/3 hissesi oranında tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; karara karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının dava konusu taşınmazların davalıya devrine yönelik talimatının, onayının olduğunun ispatlanamadığı, bedelin davalı ve vekil tarafından davacıya ödenmediği gibi akitte gösterilen bedelin de bilirkişi raporu ile tespit edilen değerin çok altında kaldığı, bu hususlar gözetilerek vekil tarafından vekalet görevinin kötüye kullanıldığı, davacının vekili tanımadığı, davalı ve vekilin arkadaş oldukları ve davalının vekilin vekalet görevini kötüye kullandığını bilen ve bilmesi gereken kişi olduğu, satış bedelinin ödendiği hususunun da ispatlanamadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
- K A R A R -
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 4.098,60 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.03.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!