Anahtar kelimeler: Moda Konfeksiyon Satımdan Başlattığını Cari Tutar Alacağa Yazim Yapmadığını Borca

T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2024KARAR TARİHİ
: █████/2026YAZIM TARİHİ
: █████/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesinde; ...... Moda ve Konfeksiyon San. Dış. Tic. A.Ş. ile arasındaki ticari ilişki sonunda cari hesap alacağı oluştuğunu, müvekkilinin 263.753,40-TL olan alacağının tahsili için █████/2024 tarihinde İstanbul ...... İcra Müdürlüğü'nün ..... E. sayılı dosyasında icra takibi başlattığını, işbu takibe karşı davalının █████/2024 tarihinde 43.610,59-TL tutarında asıl alacağa ilişkin kısmi ödeme yaptığını ancak geri kalan 224.619,39-TL'lik borca itiraz ettiğinden takibin durdurulduğunu, itirazın iptalini talep ettikleri tutar bakımından davalının ödeme yapmadığını, icra dosyasındaki alacağın likit olması ve davalının itirazı nedeniyle müvekkilinin alacağının tahsilinin geciktiğini, bu nedenle davalının itirazın iptalini talep ettikleri miktar üzerinden %20’den az olmamak üzere icra-inkar tazminatı ödemesi gerektiğini iddia ederek; davalarının kabulünü, İstanbul ..... İcra Müdürlüğü'nün .... E. Sayılı dosyadaki ödeme emri sonrası yapılan ödemenin mahsup edilmesi sonrası hesap edilen tutar üzerinden itirazın iptali ile takibin devamını, davalının %20'den az olmamak üzere icra-inkar tazminatı ödemesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya bırakılmasını talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde; Müvekkili şirket ile davacı şirket arasında yazılı cari hesap sözleşmesi ve/veya düzenlenen herhangi bir cari mutabakat bulunmadığını, müvekkilinin hesap kayıtlarında davacının -takip tarihi itibarıyla- alacağının 43.610,59-TL olduğunu ve bu borcun müvekkili tarafından icra takip tarihinden sonra █████/2024 tarihinde ödendiğini, davacının icra takibinde ve dava dilekçesinde █████/2023 tarihinden icra takip tarihine kadar işleyen 4.476,58-TL işlemiş faiz talebinde bulunduğunu, davacının bu faizi isteyebilmesi için müvekkilinn temerrüde düşmesi gerektiğini ancak düşmediğinden faiz talebinin reddinin gerektiğini, diğer yandan davacının müvekkilinin siparişine uygun kumaş boyaması yapmadığını ve ayıplı ifa yerine getirerek müvekkili şirketi yaklaşık 225.000,00-TL zarara uğrattığını, müvekkilinin maruz kaldığı zarar kadar davacıya iade faturası düzenlediğini ancak davacının iade faturalarını defterine işlemediğini; davacının alacağını kendi eksik defter kayıtlarına dayandırması, alacağın belirli/likit olmaması, alacağın belirsiz olması ve müvekkilinin davacıya borcu olmaması nedenleriyle davacının icra-inkar tazminatının taleplerinin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, işbu davanın itirazın iptali davası olduğunu ve takip tutarının 268.229,98-TL olduğunu ancak sadece 10.000-TL'lik harç ödeyerek ve davanın kısmi dava olduğunu belirterek itirazın iptali davası açılamayacağını iddia ederek; yetkisizlik kararı verilerek dosyanın T.C. Bakırköy Ticaret Mahkemeleri'ne gönderilmesini, mahkeme aksi kanaatteyse dosyanın esastan incelenerek itirazın iptali davasının kısmi dava olarak açılamayacağından dolayı davanın esastan reddine karar verilmesini, esas incelemesi yapılacak ise davacının icra-inkar tazminatı talebinin reddi ile davacının %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerine bırakılmasını talep etmiştir.ARAŞTIRMA;1-İstanbul .... İcra Dairesi'nin ...... Esas sayılı icra takip dosyası UYAP aracılığıyla dosya arasına alınmıştır. İncelendiğinde, davacı ..... Boya ve Tekstil Ürünleri Sanayi Ticaret Limited Şirketi tarafından, davalı..... Moda ve Konfeksiyon Sanayi Dış Ticaret Anonim Şirketi aleyhine başlatılan cari hesap alacağına dayalı ilamsız icra takibi olduğu, 263.753,40-TL asıl alacak, 4.476,58-TL işlemiş faiz olmak üzere takip çıkışının toplam 268.229,98-TL alacak olduğu, davalı (borçlunun) █████/2024 tarihinde borca itiraz dilekçesi verdiği ve takibin durduğu anlaşılmıştır.2-Avcılar Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün █████/2024 Tarih ve ..... Sayılı yazısı ile; davalı tarafın 2024 yılına ait Temmuz ayına ait Ba/Bs formları getirtilmiştir.3-Halkalı Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün █████/2024 Tarih ve ..... Sayılı yazısı ile; davacı tarafın 2023 yılı Ekim ayına ait Ba/Bs formları getirtilmiştir.4-Avcılar Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün █████/2024 Tarih ve ........ Sayılı yazısı ile; davalı tarafın 2023 yılına ait Ba/Bs formları getirtilmiştir.5-Halkalı Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün █████/2024 Tarih ve ....... Sayılı yazısı ile; davacı tarafın 2023 yılına ait Ba/Bs formları getirtilmiştir.6-Mahkememizce SMMM ve tekstil bilirkişisinden rapor aldırılmıştır.█████/2025 Tarihli Bilirkişi Raporunda;1-) Davacının ve Davalının 2023 ve 2024 yılları Ticari defterlerinin, 6102 sayılı TTK. İlgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmuş olduğu,2-) Davacı yanın incelenen ticari defterlerinde, icra takip tarihi olan █████/2024 tarihi itibariyle, davacının davalıdan 263.753,40 TL Alacaklı oldukları, 12.01.2024 tarihli icra takip tarihinden sonra Davalı tarafından 24.01.2024 tarihinde 43.610,59 TL Ödeme yapılmış olduğu, bu ödeme sonrasında davacının davalıdan 220.142,81 TL Alacağı kalmış olduğu,3-) Davalı yanın incelenen ticari defterlerinde, icra takip tarihi olan █████/2024 tarihi itibariyle, davalının davacıya 43.610,59 TL Borçlu oldukları, 12.01.2024 tarihli icra takip tarihinden sonra Davacı yana 24.01.2024 tarihinde 43.610,59 TL Ödeme yapılmış olduğu ve cari hesap bakiyesinin sıfırlanmış olduğu,4-) Taraflar arasında icra takip tarihi itibariyle (263.753,40 TL -43.610,59 TL) 220.142,81 TL Cari hesap bakiye farkı olduğu, bu farkın davacı tarafından davalı yana 29.12.2023 tarihinde düzenlenmiş toplam tutarı 220.142,81 TL olan 2 Adet Temel İade E-Faturasının davalı ticari defterlerinde kayıtlı olmamasından kaynaklanmış olduğu,5-) İlk olarak Davalı tarafından davacı yana 24.10.2023 tarihinde, açıklaması “REKLAMASYONGELİRLERİ-30247 SİP.RENK FARKINA İSTİNADEN FİKRİ BEY BİLGİSİNDE” olan KDV Hariç tutarı 84.150,-TL, KDV Dahil Tutarı 100.980,-TL olan ...... Numaralı Temel İADE E-Faturası ve 24.10.2023 tarihinde, açıklaması “ YANSITMA GELİRLERİ” olan KDV Dahil Tutarı119.162,81 TL olan ..... Numaralı Temel İADE E-Faturası olmak üzere toplam tutarı220.142,81 TL’lik Temel İADE E-Faturaları düzenlenmiş olduğu, Davalı yan tarafından beyan dilekçesiekinde dosyaya Davacı yana düzenlenmiş 119.162,81 TL’lik İade Faturası dayanağı olarak ..... Taşımacılık tarafından Davalı yana 4.134,97 EUR Navlun ve Konşimento ücreti açıklaması ile düzenlenmiş .... Numaralı aşağıdaki Temel E-Faturanın sunulmuş olduğu, işbu faturanın TL Karşılığının (4.134,97 EUR*28,8183 TL) 119.162,81 TL olduğu, bu bedel kadar davalı tarafından davacı yana yansıtma faturası düzenlenmiş olduğu,Tarafların sürekli olarak işbu fatura bedelleri kadar birbirlerine iade faturaları düzenlemiş oldukları, son olarak 29.12.2023 tarihinde davacı yan tarafından davalı yana düzenlenmiş 2 Adet Temel İade E-Faturasının davalı ticari defterlerine kayıt edilmemiş olduğu, taraflar arasındaki ihtilafın ilk olarak davalı tarafından 24.10.2023 tarihinde düzenlenmiş toplam tutarı 220.142,81 TL olan iki iade faturasının davacı tarafından kabul edilmemiş olmasından kaynaklanmış olduğu, enson davacı tarafından davalı yana 29.12.2023 tarihinde düzenlenmiş toplam tutarı 220.142,81 TL olan 2 Adet Temel İADE E-Faturasına davalı yan tarafından itiraz niteliğinde iade faturasına veya Noter kanalı ile veya KEP üzerinden yapılmış itiraz belgesine dosya içeriğinde rastlanmamış olduğu,6-) Davalı yan tarafından cevap dilekçesi ekinde dosyaya sunulu maillerden 02.10.2023 tarihinde gönderilmiş mailde Renk farkından dolayı 495 Adet’in ellerinde kaldığı, yüklemede de geciktiklerine ilişkin bilgi verilmiş olduğu görülmekte olduğu,7-) Birkaç tane numune ürüne bakılarak davacının boyadığı kumaşların ayıplı olduğu sonucuna varılamayacağı, ayıplı olduğu iddia olunan ürünler bilirkişi incelemesine sunulmadığından ve ayıpla ilgili tarafsız kişi veya kurumlarca düzenlenmiş tespit raporu da sunulmadığından davalının ayıp iddiasının ispata muhtaç olduğu,8-) Davalının ayıp iddiası ispata muhtaç olduğundan, █████/2024 icra takip tarihi itibariyle, davacının davalıdan 263.753,40 TL alacaklı olduğu, takipten sonra davalı tarafından 24.01.2024 tarihinde 43.610,59 TL yapılan ödeme sonrasında davacının davalıdan 220.142,81 TL alacaklı olduğu,9-) Davacı yan lehine karar alınması durumunda, Davacı yan’ın, icra takip tarihi olan █████/2024 tarihinden itibaren asıl alacağına işleyecek yıllık değişen oranlarda Reeskont Avans Faizi talep edebileceğine ilişkin Takdirin Sayın Mahkemenize ait olduğu,Sonuç ve kanaatine varılmıştır.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;İşbu dava, İstanbul ..... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ..... Esas, ..... Karar sayılı yetkisizlik kararı ile Mahkememize gelmiştir.Dava, taraflar arasındaki kumaş boyama işine dayalı olarak düzenlenen faturalardan kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali ile davacının icra inkar tazminatı, davalının kötü niyet tazminatı istemlerine ilişkindir.Tarafların üzerinde anlaşamadıkları konuların; davacının icra takibindeki tutar kadar davalıdan alacaklı olup olmadığı, davalının icra takibine karşı yaptığı itirazın haksız olup olmadığı, haksızsa icra inkar tazminatı koşullarının bulunup bulunmadığı, davacının davalıya karşı icra takibi başlatmasında kötü niyetli olup olmadığı, kötü niyet tazminatı koşullarının bulunup bulunmadığı, davacı tarafından yapılan işin ayıplı olup olmadığı, ayıbın türü ve niteliği, ayıp nedeniyle davalının ortaya çıkan bir zararının olup olmadığı, varsa ne kadar olabileceği, buna bağlı olarak davalı tarafından icra takibi başladıktan sonra yapılan ödeme tarihi itibariyle davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı noktalarında toplandığı anlaşılmıştır.Mahkememizce icra dosyası, taraflara ait Ba-Bs formları, dosya arasına alınmış, ticari defterler incelenmiş ve diğer tüm deliller toplanmıştır.İstanbul ..... İcra Dairesi'nin ..... Esas sayılı icra takip dosyası UYAP aracılığıyla dosya arasına alınmıştır. İncelendiğinde, davacı ..... Boya ve Tekstil Ürünleri Sanayi Ticaret Limited Şirketi tarafından, davalı ..... Moda ve Konfeksiyon Sanayi Dış Ticaret Anonim Şirketi aleyhine başlatılan cari hesap alacağına dayalı ilamsız icra takibi olduğu, 263.753,40-TL asıl alacak, 4.476,58-TL işlemiş faiz olmak üzere takip çıkışının toplam takip çıkışının 268.229,98-TL olduğu, davalı (borçlunun) █████/2024 tarihinde borca itiraz dilekçesi verdiği, borcun 43.610,59-TL dışında kalan kısmına itiraz edildiği ve takibin durduğu anlaşılmıştır.Davacının, eldeki davayı 10.000,00-TL üzerinden kısmi dava olarak açtığı, şimdilik 10.000,00-TL üzeriden itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür.2004 Sayılı İİK 67. maddesi gereğince itirazın iptali davalarının görülüp hükme bağlanabilmesi için geçerli bir icra takibi bulunması, süresinde borca itiraz edilmesi ve 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılması dava şartı niteliğindedir.İtirazın iptali davası icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir (YHGK. ███████-1634 Esas - ████████ Karar sayılı ilamı).Somut olayda, davacı tarafın iddiası, davalı ile aralarındaki ticari ilişki kapsamında açık cari hesap ilişkisi olduğu, bu kapsamda düzenlenen fatura bedellerinin bir kısmının davalı tarafından ödenmediği iddiasına dayanmakta iken, davalı taraf davacı ile aralarındaki ticari ilişkiyi inkar etmemekle birlikte, davacının işi gereği gibi yapmadığını, kumaşların davacı tarafından ayıplı olarak boyandığını, bu nedenle davalının zarara uğradığını iddia etmektedir.Davalı, cevap dilekçesinden sonra sunduğu █████/2024 tarihli dilekçesi ile, davalının yaklaşık 3 ton ham kumaşı davacı şirkete fason boyama işlemi yapılması için sevk ettiğini, üretim sürecinde yapılan boyama işleminin ayıplı olduğunun ortaya çıktığını, ortaya çıkan problemlerin kanatlar arası renk geçişleri ve metreler arasında renk dalgalanmaları, kol ve beden gibi parçalar arasında bariz renk farklılıkları olduğunu beyan ettiği, bu kapsamda davacıya düzenlen █████/2023 tarihli KDV dahil tutarı 119.162,81-TL olan yansıtma gelirleri açıklamalı ve █████/2023 tarihli KDV dahil tutarı 100.980,00-TL olan reklamasyon gelirleri (renk farkına istinaden) açıklamalı 2 adet faturayı dilekçe ekinde sunduğu görülmüştür.Mahkememizin █████/2024 tarihli duruşmasında verilen ara karar ile davalı vekiline yansıtma faturasına zararlar ile reklamasyon faturasına konu zararlarının neye ilişkin olduğunu beyan etmek ve varsa dayanak fatura, belge vs. sunmak, ayrıca ayıp iddiasına ilişkin ürünlerin bulunduğu adresi bildirmek üzere kesin süre verilmiş, davalı vekili █████/2024 tarihli dilekçesi ile beyanda bulunmuş, ayıp iddiasına konu ürünlerin tamamının bulunmadığını, sadece numune ürünlerin bulunduğunu beyan ettiği görülmüştür.Davaya konu alacağın incelenmesinde; alacağın taraflar arasındaki eser sözleşmesi ilişkisine dayandığı anlaşılmaktadır.6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 470. maddesinde “yüklenicinin bir eser meydana getirmesi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşme” olarak nitelendirilmiş, sözleşmenin tarafları yüklenici ve iş sahibi olarak isimlendirilmiştir.Sözleşmeye ilişkin bu temel unsurlar yanında her sözleşme türünün kendine özgü unsurları bulunmaktadır. Eser sözleşmesinin de kendine özgü olan iki temel unsuru vardır. Bunlar eser ve bedeldir. Bu sözleşme ile bir taraf (yüklenici) istenen özellikle sonucu (eser) meydana getirmeyi, diğer taraf (iş sahibi) ise bu çalışma karşılığında ivaz ödemeyi (bedel) üstlenmektedir..Kural olarak, eser sözleşmesi, zorunlu şekil koşuluna bağlı değildir. Sözleşmenin kurulması için yazılı şekil şartı yok ise de davalı tarafından sözleşme ilişkisi inkâr edildiği takdirde yazılı delille ispata ilişkin kuralların gözetilmesi gerekir. 6100 sayılı HMK 200. maddeye göre bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri ikibinbeşyüz Türk Lirasını geçtiği takdirde senetle ispat olunması gerekir. Bu hukuki işlemlerin miktar veya değeri ödeme veya borçtan kurtarma gibi bir nedenle ikibinbeşyüz Türk Lirasından aşağı düşse bile senetsiz ispat olunamaz. Yazılı sözleşme olmasa da sözleşmenin varlığını ortaya koyan davalının veya onun adına hareket eden kişinin imzasını taşıyan teslim belgesi, irsaliyeli fatura ile de sözleşme ilişkisinin ispatı mümkündür. Yazılı delil niteliğinde olmayan ancak kesin delil niteliğindeki ticari defterler, ikrar veya yemin delilleri ile de sözleşme ilişkisi ispatlanabilir.Eser sözleşmesinde ayıba dair hükümler, 6098 sayılı TBK'nın 474-478. maddeleri arasında düzenlenmiştir. Ayıp eserde olması gereken lüzumlu vasıfların veya sözleşmede kararlaştırılan vasıfların eksikliğini ifade etmektedir.6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun eserin kabulü başlıklı 477. Maddesinde, eserin açıkça veya örtülü kabulünden sonra yüklenicinin her türlü sorumluktan kurtulacağı, ancak yüklenici tarafından kasten gizlenen ve usulüne uygun gözden geçirme sırasında fark edilemeyecek ayıplar için yüklenicinin sorumluluğunun devam edeceği düzenlenmiştir.Eserin teslimi ve kabulü ayrı kavramlardır. Eserin teslimi sözleşmenin konusu olan işlerin iş sahibine verilmesi-teslim edilmesidir. Yüklenici teslim ile sözleşme ile üstlendiği edimi ifa etmiş olur ancak sözleşmeden doğan yükümlülüklerinden kurtulmaz. Yüklenicinin sorumluluktan kurtulması teslim edilen eserin iş sahibi tarafından açıkça ya da örtülü kabulü ile olur.6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 474/1 maddesinde; "İş sahibi eserin teliminden sonra işlerin olağan akışına göre imkan bulur bulmaz, eseri gözden geçirmek ve ayıpları varsa bunu uygun bir süre içinde yükleniciye bildirmek zorundadır. " hükümlerine yer verilmiştir. Eski Borçlar Kanunu'nda da benzer şekilde düzenlemeye verilmiştir.Bilindiği gibi açık ayıp meydana gelen eserde basit bir muayene ile ve çıplak gözle tespit edilebilen ayıplardır. Açık ayıplarda iş sahibi, eserim tesliminden sonra işlerin olağan akışına göre eseri gözden geçirip varsa açık ayıpları tespit ve ayıpları uygun süre içerisinde iş sahibine bildirmek zorundadır. Eski Borçlar Kanunu ve yeni Türk Borçlar Kanunu'nda muayene ve ihbar süreleri açıkça belirlenmemiş olup işin niteliği ve olayın özelliği ve imal edilen şeyin büyüklüğü, genişliğine göre süreler farklı olacak ve olayın niteliğine göre belirlenecektir. Muayene ve gözden geçirmeyi iş sahibi bizzat yapabileceği gibi 818 sayılı Borçlar Kanunu 359/2 ve Türk Borçlar Kanunu 474/2 maddesi hükümlerine göre mahkeme aracılığı ile tespit ettirebilir.Açık ayıplarda iş sahibi muayene ve ihbar yükümlülüğünü ihmal ederse eseri kabul etmiş sayılır ve yüklenici açık ayıplarla ilgili sorumluluktan kurtulur.Gerek 818 sayılı BK gerekse 6098 sayılı TBK'da eserdeki açık ve gizli ayıpların yükleniciye ihbarının şekli ile ilgili bir düzenleme yapılmamıştır. Ayıp ihbarının yazılı olarak yapılmış olması ihbar kolaylığı sağlar ise de sözleşmede veya eklerinde bu husus kararlaştırılmamışsa, taraflar tacir olsa dahi ayıp ihbarının her türlü delille, tanık beyanı ile de ispatlanabileceği Yargıtay tarafından içtihatlar ile kabul edilmiştir. (Örn. Yargıtay. 15 H.D █████/2011 █████████ Esas █████████ Karar sayılı ilamı)Davacı tarafın dava dilekçesi ile ticari defterlere delil olarak dayandığı görülmektedir.6102 sayılı Türk Ticaret Kanun' da ticari defterlerle ispata ilişkin hükümlere yer verilmemiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 222. maddesi “Ticari Defterlerin İbrazı ve Delil olması” başlığı altında ticari defterlerle ispata ilişkin hükümler getirmiştir.Hukuk Muhakemeleri Kanunu 222. Maddesinde; "(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-███████ md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." hükümlerine yer verilmiştir.Yargıtay uygulamasına göre; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 222. maddesi gereğince; ticari davalarda, yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasa'da delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delildir (Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin █████/2018 tarih █████████E. █████████K. sayılı ilamı).Türk Ticaret Kanunu faturayı tanımlamış değildir. Ancak kanun faturanın düzenlenmesi hakkında bazı kurallara yer vermiştir. Fatura tanzim edilmesinin öncelikli koşulu, tacirin ticari işletmesi bağlamında mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olmasıdır. Bu koşul, faturanın nitelik itibarıyla sözleşmenin ifa safhası ile ilgili bir belge olmasının da gereğidir. Dolayısıyla taraflar arasında bir sözleşme olmadan gönderilen belge, faturanın şekil şartlarını taşısa bile, gerçek anlamda bir fatura olmayıp, öneri (teklif) niteliğinde bir yazıdır. Şüphesiz, taraflar arasındaki sözleşmenin hukuken geçerli olması gerekir. Bu anlamda batıl bir sözleşmeye dayanılarak gönderilen faturaya süresi içinde itiraz edilmemesi, fatura içeriğinin kabul edilmiş sayılması sonucunu doğurmaz. Fatura içeriğinin kabul edilmiş sayılmasına ilişkin karinenin uygulanması temel borç ilişkisi doğuran bir sözleşmenin varlığı halinde söz konusu olabilir. Taraflar arasında sözleşmenin bulunup bulunmadığı hususu çekişmeli ise, ispat yükü kuralları çerçevesinde öncelikle sözleşmenin varlığı ispat edilmelidir (Özçelik, Volkan; Fatura İçeriğinin Kabul Edilmiş Sayılması, TBB Dergisi 2018 (138), s. 212 vd.).Faturanın delil olması ile ticari defterlerin delil olması birbirinden farklıdır. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddeye göre faturaya itiraz edilmemiş ise içeriği kesinleşir ise de akdî ilişkinin yazılı delillerle ispatı gerekir. Fatura ticari defterlere kayıt edilmiş ise artık faturanın delil olmasıyla ilgili bu maddeye değil ticari defterlerin delil olmasıyla ilgili TTK'nın 222. maddeye bakmak gerekir. Bu nedenle ticari defterlere kaydedilmiş fatura akdi ilişkinin varlığını da kanıtlar. Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır ve fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir.Bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır (6102 Sayılı TTK 21/2).Mahkememiz dosyası, tarafların ticari defter ve belgeleri ile davalının ayıp iddiasına konu ürünler incelenerek uyuşmazlık hususunda bilirkişi raporu düzenlenmesi amacıyla SMMM ve Tekstil Mühendisi bilirkişilerden oluşan bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişi yukarıda deliller kısmında özetine yer verildiği üzere █████/2025 tarihli raporlarını dosyaya sunmuştur.Bilirkişi raporu taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, Mahkememizce alınan rapor dosya kapsamına uygun, denetime elverişli ve kanaat verici bulunmuştur.Yukarıda yer verilen açıklamalar doğrultusunda somut olay değerlendirildiğinde; her iki tarafın iddia ve savunmalarına göre, davacının, davalının göndermiş olduğu kumaşlara fason boyama işi yaparak davalıya teslim ettiği, buna göre taraflar arasında eser sözleşmesi kapsamında ticari ilişki bulunduğu, tarafların incelemeye sunulan ticari defterlerin usulüne uygun tutulup sahibi lehine delil vasfı taşıdığı, davacı tarafın ticari defterlerine göre takip tarihi olan █████/2021 tarihi itibariyle davacının davalıdan 263.753,40-TL alacaklı olduğu, takip tarihinden sonra davalının █████/2024 tarihinde 43.610,59-TL ödeme yaptığı, davacının kalan alacak tutarının 220.142,81-TL olduğu, davalının ticari defter kayıtlarına göre ise, icra takip tarihi itibariyle davalının davacıya 43.610,59-TL borçlu olduğu, █████/2024 tarihinde söz konusu tutarın davalı tarafından davacıya ödenmesi neticesinde cari hesap bakiyesinin sıfırlanmış olduğu, buna göre, taraflar arasında icra takip tarihi itibariyle (263.753,40 TL - 43.610,59 TL) 220.142,81-TL carihesap bakiye farkı olduğu, bu farkın davacı tarafından davalıya 29.12.2023 tarihindedüzenlenmiş toplam tutarı 220.142,81-TL olan 2 Adet Temel İade E-Faturasının davalı ticari defterlerinde kayıtlı olmamasından kaynaklandığı, ilk olarak davalı tarafından davacıya 24.10.2023 tarihinde, açıklaması “reklamasyonGelirleri-30247 Sip.renk Farkına İstinaden ..... Bey Bilgisinde” olan KDVHariç tutarı 84.150,-TL, KDV Dahil Tutarı 100.980,00-TL olan ..... NumaralıTemel İADE E-Faturası ve 24.10.2023 tarihinde, açıklaması “ Yansıtma Gelirleri” olanKDV Dahil Tutarı 119.162,81-TL olan ..... Numaralı Temel İADE E-Faturasıolmak üzere toplam tutarı 220.142,81-TL’lik Temel İADE E-Faturaları düzenlenmiş olduğu,tarafların sürekli olarak işbu fatura bedelleri kadar birbirlerine iade faturaları düzenlemişoldukları, son olarak 29.12.2023 tarihinde davacı tarafından davalıya düzenlenmiş 2 AdetTemel İade E-Faturasının davalı ticari defterlerine kayıt edilmemiş olduğu, taraflar arasındakiihtilafın ilk olarak davalı tarafından 24.10.2023 tarihinde düzenlenmiş toplam tutarı 220.142,81-TL olan iki iade faturasının davacı tarafından kabul edilmemiş olmasından kaynaklanmış olduğu,en son davacı tarafından davalı yana 29.12.2023 tarihinde düzenlenmiş toplam tutarı 220.142,81-TL olan 2 Adet Temel İADE E-Faturasına davalı tarafından itiraz niteliğinde iade faturasına veya Noter kanalı ile veya KEP üzerinden yapılmış itiraz belgesine dosya içeriğinderastlanmadığı anlaşılmıştır. Bu çerçevede, taraflar arasındaki ihtilaf ve cari hesap farkı, davalı tarafından, davacının ayıplı boyama yaptığı iddiası ile davacıya düzenlenen 24.10.2023 tarihinde, açıklaması “reklamasyonGelirleri-30247 Sip.renk Farkına İstinaden ..... Bey Bilgisinde” olan KDVHariç tutarı 84.150,-TL, KDV Dahil Tutarı 100.980,-TL olan ..... NumaralıTemel İADE E-Faturası ve 24.10.2023 tarihinde, açıklaması “ Yansıtma Gelirleri” olanKDV Dahil Tutarı 119.162,81 TL olan ..... Numaralı Temel İADE E-Faturasının düzenlenmesi ve bunların davacı tarafından kabul edilmemesinden kaynaklandığı anlaşıldığından, davalının ayıp iddiasının ve buna dayalı düzenlenen iade faturalarının yerinde olup olmadığının incelenmesi gerekmektedir.Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri hakkını dayandırdığı olguların varlığını kanıtlamakla yükümlüdür (TMK m.6). İleri sürdüğü bir olaydan kendi yararına haklar çıkarmak isteyen kimsenin, iddia ettiği olayı kanıtlaması gerekir (HMK m.190). Buna göre, somut olayda ayıp iddiasında bulunan davalının, ürünlerin ayıplı olduğunu ispat etmesi gerekmektedir. Yukarıda belirtildiği üzere, davalının ayıp iddiasına konu ürünlerin tekstil mühendisi bilirkişi tarafından incelenmesi için davalı tarafa ürünlerin bulunduğu adresi bildirmek üzere süre verilmiş, davalı adres bildirmiş, ancak ürünlerin tamamının mevcut olmadığının sadece numunelerin olduğunu beyan etmiştir. Tekstil mühendisi bilirkişi tarafından yapılan inceleme neticesinde, bilirkişi raporunda, "➢ 30247 order nolu wood green siparişi ürünlerde kullanılacak 150 kg kumaşta yağ lekesiolduğu davalı tarafından 18.09.2023 tarihli e-maille davacıya bildirilmiştir. Davalıtarafından bu yağ lekesi ayıplı 150 kg kumaşın yerine 300 kg şeker kasarlı kumaşınboyanması istenmiştir. Kumaşta yağ lekesi örme işleminden kaynaklanan bir hata olup,boyama işlemini yapan davacının hatanın oluşumunda kusuru bulunmamaktadır. Zatendavalının yağ lekesi nedeniyle davacıya zarar yansıtması yapmadığı (reklamasyonfaturaları yağ lekesi nedeniyle değil, renk farkı nedeniyledir), yağ lekesi ayıplıkumaşların yerine başka kumaş göndererek boyattığı anlaşılmaktadır.➢ 30247 order nolu wood green siparişi ürünlerde kullanılan kumaşlarda kumaş toplarıiçerisinde renk farkı hatasının olduğunun tespit edildiği ve 495 adet ürünün renk farkınedeniyle hatalı olarak ayrıldığı davalı tarafından davacıya bildirilmiştir.Davalı davacının boyadığı kumaşlarda kanat farkı nedeniyle renk farlılığınınbulunduğunu ve kumaştaki renk farklılığı nedeniyle 495 adet ürünün ayıplı hale geldiğini iddiaetmektedir. Davalı 495 adet ürünün ayıplı olması nedeniyle zarara uğradığı iddiasıyla 100.980,00TL tutarındaki 24.10.2023 tarihli ...... nolu reklamasyon faturasını düzenlemiştir.119.162,81 TL tutarındaki 24.10.2023 tarihli ..... nolu “yansıtma gelirleri” konulufaturayı da ayıplı olduğunu iddia ettiği 495 adet ürünün yerine yeni ürün imal edildiğindenmüşterisine teslimde oluşan gecikme nedeniyle düzenlediğini iddia etmektedir.Davacının boyadığı kumaşların renk farklılığı nedeniyle ayıplı olduğunu gösteren tarafsızkişi veya kurumlarca düzenlenmiş tespit raporu sunulmamıştır. Davalı vekili 19.12.2024 tarihlidilekçesinde ayıplı olduğunu iddia ettikleri ürünleri bilirkişi incelemesine sunamayacaklarını,sadece numune ürünleri bilirkişi incelemesine sunabileceklerini beyan etmiştir. Davalı vekilinin19.12.2024 tarihli dilekçesine göre davacının boyamış olduğu kumaşlardan 5.183 adet ürünkesilmiştir. Kumaş boyamada kumaş malzemesi, boyarmadde, kimyasallar, su ve işçilik gibinedenlerle sıfır hatalı işlem mümkün değildir. Tekstilde boyama işlemlerinde sakat kumaş payıolarak %3 fire kabul edilen bir orandır. Birkaç tane numune ürüne bakılarak davacının boyadığıkumaşların ayıplı olduğu sonucuna varılması mümkün değildir. Ayıplı olduğu iddia olunanürünler bilirkişi incelemesine sunulmadığından ve ayıpla ilgili tarafsız kişi veya kurumlarcadüzenlenmiş tespit raporu sunulmadığından davalının ayıp iddiası ispata muhtaç olduğu" belirtilmiştir.Tüm bu hususlar dikkate alındığında, davalı he ne kadar 150 kg kumaşta yağ lekesi olduğunu iddia etmiş ise de, somut olayda uyuşmazlığa neden olan ve davalının iade faturasına konu ayıp iddiasının, yağ lekesine dayalı olmadığı, ihtilaf konusu ayıbın boyama işleminde hata olduğu iddiasına dayalı olduğu, nitekim davalının yağ lekesi olankumaşların yerine başka kumaş göndererek davacıya boyattığı, buna dair taraflar arasında bir ihtilaf bulunmadığı (█████/2024 tarihli dilekçesinde de davalı vekili ayıp iddialarını açıklarken renk farklılıklarına dayalı olduğunu beyan etmiştir), düzenlenen iade faturalarının konusunun da renk farkına dayalı olduğu, yağ lekesine dayalı düzenlenmiş bir iade faturası bulunmadığı, bu davada yağ lekesinin tartışma konusu olmadığı, bu nedenle davalının bu husustaki beyan ve itirazlarının yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Davalının, davacının yaptığı boyama işleminin ayıplı olduğu iddiası yönünden ise, yukarıda belirtildiği üzere bu hususta ispat yükünün davalı üzerinde olduğu, davalının bu hususta yaptırdığı bir tespit ve somut bir delil bulunmadığı, ayıp iddiasının yerinde olup olmadığının, varsa ne kadar ürünün ayıplı olduğunun, bu kapsamda davalının uğradığı zararın tespit edilebilmesi için ise davalı tarafından tüm ürünlerin incelemeye sunulması gerektiği, ancak davalının ürünleri incelemeye sunmadığı, tekstilde boyama işlemlerinde sakat kumaş payıolarak %3 firenin kabul edilebilir olduğu da düşünüldüğünde, sadece numune ürünler üzerinde inceleme yapılarak ayıp iddiasının ispat edilmesinin mümkün olmadığı, sonuç olarak, davalının kumaşların davacı tarafından ayıplı olarak boyandığını ve davacıya düzenlenen 24.10.2023 tarihinde, açıklaması “reklamasyonGelirleri-30247 Sip.renk Farkına İstinaden ..... Bey Bilgisinde” olan KDVHariç tutarı 84.150,00-TL, KDV Dahil Tutarı 100.980,00-TL olan ..... NumaralıTemel İADE E-Faturasının ve 24.10.2023 tarihinde, açıklaması “ Yansıtma Gelirleri” olanKDV Dahil Tutarı 119.162,81-TL olan ..... Numaralı Temel İADE E-Faturasının düzenlenmesinin dayanağını ispat edemediği anlaşılmıştır.Buna göre, davalı ayıp iddiasını ve bunun sonucu olarak da ayıp iddiasına dayalı olarak davacıya düzenlediği iki adet yukarıda belirtilen iade faturalarının dayanağını ispat edemediğinden, sonuç olarak açık cari hesap ilişkisinde davacının davalıdan 220.142,81-TL alacaklı olduğu, ancak davacının iş bu davayı kısmı dava olarak 10.000,00-TL üzerinden açtığı, herhangi bir ıslah dilekçesi sunulmadığı anlaşılmakla, davanın kabulüne, İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ..... esas sayılı takip dosyasında davalının yaptığı itirazın kısmen iptali ile, davacının dava dilekçesindeki talebi ile bağlı kalınarak, takibin 10.000,00-TL asıl alacak ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi yürütülmek suretiyle devamına karar vermek gerekmiştir.Davacı vekili, itirazın iptali talebi ile birlikte icra inkar tazminatı talebinde bulunmuştur. Borçlu aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için likit ve belirlenebilir bir alacağın mevcut olması gerekmektedir. Likit bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması, böylece borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir.Buna göre, somut olayda, davalı tarafın ayıp iddiasında bulunduğu, bu hususta mahkememizce teknik inceleme yapılmasına ihtiyaç duyulduğu ve davalı ayıp iddiasını ispat edemediğinden davanın kabulüne karar verildiği, bu nedenlerle, alacağın tereddütsüz bir şekilde likit ve belirlenebilir olmadığı, icra inkar tazminatı koşullarının oluşmadığı anlaşıldığından, davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.HÜKÜM; Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere:1-Davanın KABULÜNE,İstanbul ..... icra Müdürlüğünün ...... esas sayılı takip dosyasında davalının yaptığı itirazın kısmen iptali ile, davacının dava dilekçesindeki talebi ile bağlı kalınarak, takibin 10.000,00-TL asıl alacak ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi yürütülmek suretiyle DEVAMINA,Davacının icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE,2-Alınması gereken 732,00-TL karar harcından daha önce Mahkememiz dosyasına yatırılan 427,60-TL peşin harcının indirilmesi ile geriye kalan 304,40-TL eksik harcın davalıdan alınması ile Hazine'ye gelir kaydına,3-Davacı tarafından yatırılan 427,60-TL peşin harç ve 427,60-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 855,20-TL harcın davalıdan alınması ile davacıya verilmesine,4-Davacı tarafından yapılan 11.905,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınması ile davacıya verilmesine,5-Arabuluculuk ücreti 3.600,00-TL'nin davalıdan alınması ile Hazine'ye gelir kaydına,6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen tutar üzerinden hesaplanan 10.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınması ile davacıya verilmesine,7-Kullanılmayan avansın kararın kesinleşmesinden sonra yatıran tarafa geri verilmesine,Dair, kabulüne karar verilen kısım yönünden istinaf sınırının altında kaldığından kesin olmak üzere verilen karar davacı vekili ve davalı vekilinin (e-duruşma) yüzlerine karşı açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026Katip .....e-imzalıdırHakim ....e-imzalıdır