Anahtar kelimeler: Stanbul Gelene Davatazminat Özetledava Lojistik Mahrumiyet Mahrumiyeti Sunmuş İlçesinde Kiraya

T.C.

STANBUL
18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
:████████ Esas
KARAR NO
:████████
DAVA
:Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
:█████/2026
KARAR TARİHİ
:█████/2026
Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle;Dava konusu █████/2025 tarihinde İstanbul ili, ... İlçesinde meydana gelene trafik kazası nedeniyle davacı ... aleyhine, davalı ... tarafından ... Esas dosyası üzerinden tazminat davası açıldığı, davacı ...'nun sunduğu █████/2026 tarihli cevap dilekçesi ve karşı dava dilekçesi ile karşı dava açtığı, açılan karşı davada müvekkiline ait ... plakalı aracın lojistik faaliyeti kapsamında kiraya verildiğini, meydana gelen trafik kazası nedeniyle müvekkilinin araç hakkında mahrumiyet meydana geldiğini, bu nedenle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100,00TL araç hak mahrumiyeti tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; Dava, trafik kazasından kaynaklı araç mahrumiyet bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Somut olayda; 15.07.2025 tarihinde İstanbul İli, ... İlçesinde ... adına kayıtlı, sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile ... adına kayıtlı ... plakalı araç arasında meydana gelen trafik kazası neticesinde ...'a ait aracın perte ayrılmış olduğundan bahisle HMK m.107 hükmü uyarınca şimdilik 100 tl araç hak mahrumiyet zararı ile 100 TL pert farkı tazminatının kaza tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte ... ve ...'ın aleyhine ... tarafından mahkememizin ... Esas sayılı dosyasından dava açılmış olduğu, davalı ... vekili tarafından ibraz edilen cevap dilekçesi ile birlikte davacı ... aleyhine araç mahrumiyet bedelinin tahsili istemiyle karşı dava açıldığının bildirilerek bu kapsamda dilekçenin ibraz edilmiş olduğu, dilekçe içeriğinde davacı- karşı davalı ile arabuluculuk yoluna gidildiği, tutanağın düzenlenmesi akabinde ibraz edileceğinin bildirildiği, █████/2026 tarihli beyan dilekçesi ile birlikte arabuluculuk tutanağının aslının mahkememize ibraz edildiği, karşı dava bakımından mahkememizin █████/2026 tarihli celsesinde dosyanın tefriki ile yeni bir esasa kaydına karar verildiği ve dosyanın işbu esasa kaydının yapılmış olduğu görüldü. görüldü.
6100 Sayılı HMK'nın "Dava şartlarının incelenmesi" başlığını taşıyan 115. Maddesinin 1. Fıkrası "(1) Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler." uyarınca yargılamanın her aşamasında dava şartlarının bulunup bulunmadığının re'sen incelenmesi gerektiğinden aynı kanunun "Dava şartları" başlığını taşıyan 114. Maddesi uyarınca " (1) Dava şartları şunlardır:
a) Türk mahkemelerinin yargı hakkının bulunması.
b) Yargı yolunun caiz olması.
c) Mahkemenin görevli olması.
ç) Yetkinin kesin olduğu hâllerde, mahkemenin yetkili bulunması.
d) Tarafların, taraf ve dava ehliyetine sahip olmaları; kanuni temsilin söz konusu olduğu hâllerde, temsilcinin gerekli niteliğe sahip bulunması.
e) Dava takip yetkisine sahip olunması.
f) Vekil aracılığıyla takip edilen davalarda, vekilin davaya vekâlet ehliyetine sahip olması ve usulüne uygun düzenlenmiş bir vekâletnamesinin bulunması.
g) Davacının yatırması gereken gider avansının yatırılmış olması.
ğ) Teminat gösterilmesine ilişkin kararın gereğinin yerine getirilmesi.
h) Davacının, dava açmakta hukuki yararının bulunması.
ı) Aynı davanın, daha önceden açılmış ve hâlen görülmekte olmaması.
i) Aynı davanın, daha önceden kesin hükme bağlanmamış olması.
(2) Diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklıdır."
Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 2. Fıkrasının "(2) Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." şeklindeki düzenlemesi, Türk Ticaret Kanununun 5/A maddesinin 1. Fıkrasının "(1) Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." şeklindeki düzenlemesi ve HMK'nın dava şartlarını düzenleyen 114 ve 115. Maddeleri uyarınca re'sen yapılan inceleme sonucunda zorunlu arabuluculuğa tabi işbu davada dava açılmadan önce arabuluculuk yoluna başvuru yapılarak düzenlenen son tutanağın mahkememize dava dilekçesi ile birlikte ibraz edilmesi gerekmekte olup işbu davada (karşı davada) davacı ...'nun davasını █████/2026 tarihinde açmış olduğu (bu tarihte sunulan cevap dilekçesi ile birlikte karşı dava olarak açtığı) Arabuluculuk son tutanağının ise dava tarihinden sonra █████/2026 tarihinde düzenlenmiş olduğu görülmekle bu hali ile dava şartının davadan önce giderilmemiş olması sebebiyle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar vermek gerekmiş, davanın kısmi dava oalrak açıldığı göz önünde bulundurulduğunda HMK m.341 hükmü uyarınca kesin olmak üzere aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM
:Gerekçesi yukarıda açıklanmış olduğu üzere;
1-Davacının davasının 6100 Sayılı HMK m.114/2 hükmünün atfıyla 6325 Sayılı Kanunun 18/A maddesinin 2. Fıkrası uyarınca dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE,
2-Alınması gerekli olan 732,00-TL karar ilam harcının davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Yargılama giderlerinin davacı üzerine bırakılmasına,
4-Davalı yargılama esnasında kendisini vekil ile temsil ettirmediğinden bu hususta hüküm kurulmasına yer olmadığına,
5-Davacı tarafça yatırılan gider avansın arta kalan kısmı karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,
Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda tarafların yokluğunda, HMK madde 341 hükmü uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi. █████/2026
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!