Anahtar kelimeler: Ardından Özelleştirmenin Aşnin Bakırköy İşçisi Başladığını Kesinlik Şartı Eksiklikleri Süreli

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 41. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Bakırköy 35. İş MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 20.05.2002 tarihinden itibaren davalı ... AŞ'nin (...) işçisi olarak çalışmaya başladığını, 2013 yılında özelleştirmenin ardından belirsiz süreli iş sözleşmesi ile çalışmaya devam ettiğini, iş sözleşmesinin 26.04.2016 tarihinde feshedildiğini, bunun üzerine müvekkili tarafından açılan işe iade davasının kabul edildiğini ve kararın Yargıtay incelemesinden geçmek suretiyle kesinleştiğini, işe iade sonrasında yasal süresi içerisinde işe iade talebinde bulunulduğunu, ... tarafından işe başlatılmayarak davacıya bir kısım ödemeler yapıldığını ancak ödemelerin eksik yapıldığını, 2019 Ocak ayında işe başlatılması gereken müvekkilinin 2016 yılındaki fesih tarihine göre daha yüksek ücretle işe başlayacağını iddia ederek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, iş güvencesi tazminatı ve noter ihtarname masrafının davalılardan tahsilini talep etmiştir.II. CEVAPDavalılar vekili cevap dilekçesinde; taleplerin zamanaşımına uğradığını, davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, müvekkili Şirket ile yüklenici firmalar arasındaki ilişkinin asıl işveren alt işveren ilişkisi olarak yorumlanamayacağını ayrıca davacının 01.08.2013 tarihinden sonraki çalışmasının da diğer müvekkili ... Enerji Dağıtım ve Perakende Satış Hizmetleri AŞ (... Enerji AŞ) nezdinde gerçekleştiğinden davalı ... açısından davanın husumetten reddi gerektiğini, davalı Şirket tarafından davacının işe başlatılması uygun bulunmadığından 04.01.2019 tarihinde davacının hak ettiği tazminat ve alacaklarının banka kanalı ile eksiksiz olarak kendisine ödendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının Bakırköy 27. İş Mahkemesinin ████████ Esas, 2017/8 Karar sayılı dosyasında işe iadesine karar verildiği, kararın Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 19.11.2018 tarihli ve █████████ Esas, ██████████ Karar sayılı ilâmı ile ortadan kaldırılarak feshin geçersizliğine 4 aylık boşta geçen süre ücreti ve diğer haklar alacağı ile 5 aylık iş güvencesi tazminatından davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğuna karar verildiği, Bakırköy 40. Noterliğinin 14.12.2018 tarihli ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesini keşide ederek davacının işe başlatılmasını ihtar ettiği, ihtarnamenin 18.12.2018 tarihinde ... Enerji AŞ'ye tebliğ edildiği, davalı tarafından 04.01.2019 tarihinde banka aracılığı ile tazminat ve alacaklarına mahsuben bir kısım ödeme yapıldığı, davalının davacıyı işe başlatmadığı ve iş sözleşmesinin haklı ve geçerli neden olmadan feshedildiğinin kesinleştiği, davacı tarafça talep edilen ihtarname masrafının da yargılama gideri kapsamında olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesi kararının yerinde olduğu gerekçesiyle davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalılar vekili temyiz dilekçesinde;1. Taleplerin zamanaşımına uğradığını,2. Gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğini,3. Dava dışı yüklenici şirketler ile müvekkili Şirket arasında asıl işveren alt işveren ilişkisi olmadığını, muvazaanın her dönem, kişi ve olay açısından ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiğini,4. Davacının hizmet süresine eklenen 4 aylık boşta geçen sürenin boşta geçirilip geçirilmediği noktasında araştırma yapılmadığını,5. İşyeri devri üzerinden 2 yıl geçtiğinden, devreden Şirketin taleplerden sorumlu olmadığını,6. Davacının hesaplamalara esas alınan ücretinin hatalı tespit edildiğini, işe başlatılmadığı tarihteki ücret belirlenirken bir zam yapılacaksa eğer asgari ücrete oranlama yapılarak değil, ... işçi bordroları temin edilerek bu bordrolara göre zamlandırma yapılması gerektiğini ayrıca giydirilmiş ücretin de hatalı tespit edildiğini,7. Talep edilen alacaklardan davalı ...'ın sorumluluğu olmadığı hâlde tüm ödemelerin eksiksiz yapıldığını,8. Noter ihtarname masrafının yargılama giderlerine eklenemeyeceğini,9. Hükümde faiz türü ve başlangıç tarihlerinin hatalı belirlendiğini ileri sürmüştür.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, istinaf sebepleri de dikkate alındığında davalıların sorumluluğu, davacının işe başlatılmama tarihindeki ücretinin miktarı, giydirilmiş ücret, zamanaşımı ve ihtarname masrafına ilişkindir.1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalılar vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.2. İşçinin işe iade sonrasında başvurusuna rağmen işe başlatılmaması hâlinde, işe başlatılmayacağının sözlü ya da eylemli olarak açıklandığı tarihte veya bir aylık başlatma süresinin sonunda iş sözleşmesi işverence feshedilmiş sayılır. İş güvencesi tazminatının da fesih tarihindeki ücrete göre hesaplanması gerekir.İşçinin işe başlatılmaması fesih niteliğinde olduğundan, iş güvencesi tazminatı, yıllık ücretli izin, kıdem tazminatı ve koşulları varsa ihbar tazminatı belirtilen fesih tarihindeki ücrete göre hesaplanır. Ücret miktarının ispat yükü davacıda olduğundan, işe başlatmama suretiyle fesih tarihindeki ücretin ispat yükü de davacıya aittir. İşçinin işe başlatmama suretiyle fesih tarihindeki ücretinin belirlenmesinde, davacı ile aynı işyerinde çalışmakta olan ... işçi ücreti dikkate alınır. İspat yükünün dağılımına göre, davacının kendisine ... olabilecek işçiyi veya işçileri bildirmesi gerekir. ... işçinin belirlenmesinde ilk şart, bu işçinin hem geçersiz sayılan (ilk) fesih tarihinde hem de başlatmama suretiyle fesih tarihinde aynı işyerinde çalışmakta olmasıdır. Bu özelliği taşıyan işçinin varlığı hâlinde ise ... işçinin davacı ile eşdeğer görevde çalışıp çalışmadığı, kıdeminin davacının kıdemi ile aynı veya kıdemine yakın olup olmadığı gibi kriterler yönünden araştırma yapılmalı, bu araştırmanın sonucuna göre o işçinin ... işçi olarak kabul edilip edilemeyeceği belirlenmelidir. ... işçi ücretinin belirlenememesi yahut ... işçinin bulunmaması, bir diğer ifade ile işçinin ispat yükünü yerine getirmemesi durumunda ise işçinin işe başlatmama suretiyle fesih tarihindeki ücretinin, geçersiz fesih tarihindeki ücretten daha fazla olduğu yönündeki iddiasını ispat edemediği kabul edilmelidir. Diğer yandan işverence işyerinde çalışanların ücretlerine genel bir zam yapılması hâlinde, işçinin başlatmama suretiyle fesih tarihindeki ücretinin tespitinde bu zam oranı dikkate alınır.Somut olayda davacının işe başlatılmama suretiyle fesih tarihindeki ücretinin, geçersiz fesih tarihindeki ücretin asgari ücrete oranlanmasıyla tespit edildiği ve Mahkemece bu ücret miktarı üzerinden hesaplanan alacakların hüküm altına alındığı anlaşılmaktadır. Bu yöntemle ücret tespiti, yukarıda açıklanan ilke ve esaslara aykırı olup karar öncelikle bu yönüyle hatalıdır.Davacı, işe başlatılmadığı tarihteki güncel ücretine göre hesaplama yapılmasını talep etmiştir. Bu durumda Mahkemece davacının ... işçi ücretini ispat etmesi gerektiği göz önünde bulundurularak gerekli araştırma ve inceleme yapılmalı, ... işçi ücretinin ve/veya işyerinde çalışanların ücretine genel bir zam uygulandığının ispat edilememesi durumunda, geçersiz fesih tarihindeki ücret, işe başlatılmama suretiyle fesih tarihindeki ücret miktarı olarak kabul edilerek sonuca gidilmelidir. Eksik inceleme ve hatalı hukuki değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup kararın bu sebeple bozulması gerekmiştir.3. Diğer yandan 4857 sayılı İş Kanunu'nun 21/6 hükmü şöyledir:"İşçi kesinleşen mahkeme veya özel hakem kararının tebliğinden itibaren on işgünü içinde işe başlamak için işverene başvuruda bulunmak zorundadır. İşçi bu süre içinde başvuruda bulunmaz ise, işverence yapılmış olan fesih geçerli bir fesih sayılır ve işveren sadece bunun hukuki sonuçları ile sorumlu olur."Söz konusu hükme göre işe başlamak isteyen işçi, kanun gereği işverene başvuruda bulunmak zorundadır. Başvuru herhangi bir şekil koşuluna tâbi değildir. Bununla birlikte işçi masraf gerektiren bir başvuru yolunu tercih etmiş olabilir. Bu durumda işçi açısından bu başvuruya ait masraf, katlanılması gereken bir külfettir. Söz konusu masrafın işverenden tahsili mümkün değildir.Somut uyuşmazlıkta dava öncesi davacı tarafından işe iade talebiyle davalı işverene başvuru için gönderilen ihtarnameye dayalı noter masrafı, yargılama gideri olmadığından Mahkemece yargılama giderlerine eklenmesi suretiyle davalı aleyhine fazla yargılama giderine hükmedilmesi isabetli olmamıştır.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,10.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.