Anahtar kelimeler: Kamyonun Fiilden Yazim İradesindeki Layihalar Sevk Plakalı İzmir Dinlenip İstenmiş

DOSYA NO
: █████████KARAR NO
: ████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: █████/2023NUMARASI
: ███████ Esas - ████████ KararDAVANIN KONUSU
: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)KARAR TARİHİ
: █████/2026KARAR YAZIM TARİHİ
: █████/2026İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin █████/2023 tarih ███████ Esas ████████ Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye .... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVA
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 13.08.2021 tarihinde ... Şirketi'ne ait ve ... sevk ve iradesindeki .... plakalı kamyonun, müvekkil .....'e ait ve onun yönetimindeki .... yabancı plakalı araca çarpması neticesinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, müvekkili ....'in kazanın meydana geldiği ..... İli .... Yolu.. ... Kavşağında hafif sola doğru dönerken, sağ şeridinden gelen ve aynı şekilde hafif sola dönüş yapmayı amaçlayan sigortalı araç sürücüsü ...'ın kendi şeridinden çıktığı ve müvekkilinin seyir halinde olduğu şeride girerek iki şeridi birden kullandığı, sigortalı araç sürücüsünün kullandığı aracın boyut ve cinsine uygun bir şekilde, müvekkili aracının da sağ şeritte bulunduğunu dikkate alarak dar bir kavisle dönmesi gerekirken, seyir halinde olduğu şeritten çıktığı, taraflarca kullanılan taşıt yolunun iki şeritli bir yol olduğu, sigortalı araç sürücüsünün sağ şeritte bulunan müvekkilinin aracını yok saydığı, sola dönüşte çok geniş bir kavisle döndüğü ve dikkatsizliği sonucunda müvekkilinin aracının sol kısımlarına çarptığı, kaza sonrası taraflarca tutulan Kaza Tespit Tutanağından ve kaza anına ilişkin fotoğraflardan da anlaşılacağı üzere sigortalı araç sürücüsünün işbu kazanın meydana gelmesinde tam ve asli kusurlu olduğu, davalı sigorta şirketinin 28.11.2020 - 28.11.2021 tarihleri arasında geçerli olan ZMMS poliçesi ve 02.11.2020-02.12.2021 tarihleri arasında geçerli olan genişletilmiş kasko poliçesinde mevcut İMMS teminatı nedeniyle sigortalı araç sürücüsünün tam ve asli kusuru ile neden olduğu maddi hasarın ZMMS poliçe limitini aşan kısım bakımından sorumlu olduğu hususunun izahtan vareste olduğu, davanın, davalı ...'a kazaya sebebiyet veren sigortalı aracın sürücüsü sıfatıyla, davalı .... Ltd.'ne aracın işleteni sıfatıyla, davalı sigorta şirketine ise kazaya sebep olan aracın ZMMS ve İMMS poliçesini düzenleyen sigorta şirketi sıfatıyla yöneltildiği, davalı.... . Şirketi'nin 28.11.2020 - 28.11.2021 tarihleri arasında geçerli olan 1454891820 poliçe no’lu ZMMS poliçesi ile .... plakalı aracın sigortasını üstlenmesi ve sigorta riskinin gerçekleşmesi nedeni ile maddi zarardan sigorta teminatları dâhilinde sorumlu olduğu, davalı sigorta şirketinin aynı zamanda kazaya sebebiyet veren aracın İMMS Sigortasını üstlendiği için 02.11.2020-02.12.2021 tarihleri arasında geçerli 1038532419 poliçe no'lu genişletilmiş kasko kapsamında mevcut İMMS poliçesi sebebiyle zararın ZMMS poliçe limit tutarını aşan kısmıyla ve İMMS sigorta teminatı dâhilinde sorumlu olduğu, diğer davalıların kusur sorumluluğu ilkelerine göre zararın tamamından sorumlu oldukları, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4. maddesinde, bu kanundan doğan hukuk davalarının ticari dava sayıldığı, aynı kanunun Asliye Hukuk Mahkemesinin vazifesi içinde bulunan ve bu kanunun 4. maddesinde hükmünce ticari sayılan davalara Ticaret Mahkemesinde bakılacağı hususlarının düzenlendiği, yine Türk Ticaret Kanununun 1483. ve devamı maddelerinde zorunlu sorumluluk sigortaları düzenlendiği, bu nedenle Asliye Ticaret Mahkemelerinin iş bu davada görevli olduğu, Karayolları Trafik Kanununun 110. maddesi gereği; motorlu araç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davaların, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde de açılabildiği, dava açılmadan arabuluculuk yoluna başvurulduğu ve dava şartının yerine getirildiği, müvekkiline ait ve Alman trafiğine kayıtlı aracın kaza sonrası tamir masrafının Almanya’da bulunan ... Bilirkişi Bürosu tarafından düzenlenen 06.09.2021 tarihli bilirkişi raporu ile KDV dahil tamir maliyetinin 9.906,48 EUR, müvekkil aracının rayiç değerinin 4.900,00 EUR, hurda değerinin ise 810,00 EUR olarak tespit edildiği, bu durumda aracın total pert olduğu kabul edilerek, müvekkili nezdinde gerçekleşen gerçek zararın, aracın rayiç değerinden hurda değerinin düşülmesi sonucu 4.090,00 EUR olarak belirlendiği, ayrıca müvekkili tarafından rapor tanzimi için 964,85 EUR bilirkişi ücreti ödendiği, iş bu meblağın fiili ödeme günü tarihindeki Merkez Bankası Efektif Satış Kuru üzerinden yargılama giderlerine dâhil edilerek hüküm altına alınması gerektiği, müvekkilinin aracının yabancı plakalı olup yurt dışında tamir edileceğinden zararın plakasının kayıtlı olduğu, Alman rayiç değerlerine göre belirlenmesi gerektiği, nitekim Yargıtay İçtihatlarının da bu doğrultuda olduğu, müvekkilinin zararının tazmininin de Euro üzerinden hesaplanması ve fiili ödeme günündeki kur üzerinden tahsil edilmesi gerektiği, davalı sigorta şirketinin temerrüde düştüğü, müvekkili adına davalı sigorta şirketine yapılan 30.11.2021 tarihli hasar ihbarının aynı gün davalılara teslim edildiği, Tebligat Kanunu'na eklenen ve 19.1.2012 tarihinde yürürlüğe giren 7/A maddesinin 4. fıkrası uyarınca elektronik tebligatın, muhatabın elektronik posta adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda muhataba tebliğ edilmiş sayılacağı, buna göre taraflarınca yapılan hasar ihbarının 06.12.2021 tarihinde davalı sigorta şirketine teslim edildiğinin kabulünün gerektiği, davalıların muhtemel süre uzatım talebinin reddinin gerektiği belirtilerek açıklanan nedenlerle ve fazlaya dair her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla haklı davanın kabulüne, müvekkiline ait araçta meydana gelen, 4.090,00 EUR hasarın davalılar ... ve ... Bakımından zararının tamamı kaza tarihi olan 13.08.2021'den itibaren yabancı para bakımından 3095 sayılı yasanın 4/a maddesine göre yürütülecek değişken faiziyle birlikte ve fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankası Efektif Satış Kuru karşılığı Türk Lirası olarak, davalı sigorta şirketi bakımından ZMMS sigortası sıfatıyla poliçe teminatı ile sınırlı olmak kaydıyla ve ZMMS poliçe teminat liminiti aşan kısmıyla İMMS poliçe teminatı dahilinde 14.12.2021 tarihinde temerrüde düşmesi sebebiyle, bu tarihten itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline, müvekkilinin bilirkişi ücreti olarak ödediği 964,85 EUR’nun fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankası Efektif Satış Kuru karşılığı Türk Lirası olarak yargılama giderlerine dâhil edilerek davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline, arabuluculuk aşaması ile ilgili AAÜT m.16/2-c uyarınca 1080,00 TL vekalet ücreti de dikkate alınarak bu hususta ayrıca hüküm kurulmasına ve kanuni vekâlet ücretinin KDV hariç olarak hükmedilerek yargılama giderleri ile birlikte davalı taraflara yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP
: Davalı .... Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde aleyhe olan hususları kabul etmedikleri, bu kazanın meydana gelmesinde müvekkili şirket nezdinde sigortalı ...... plakalı aracın herhangi bir kusurunun bulunmadığı, dava konusu kazaya karıştığı ifade edilen .... plakalı aracın müvekkili şirket tarafından 1454891820 no.lu zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalı olduğu, kesinlikle kabul anlamına gelmemekle birlikte; mahkemece müvekkili şirketin sorumluluğu bulunduğuna kanaat getirilmesi halinde teminat limiti ile sorumluluklarının bulunduğu, öncelikle davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü hususları kabul etmedikleri, dava konusu alacağın zamanaşımına uğradığı, KTK'nın 109/1-a maddesinde "Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrar." hükmünün amir olduğu, söz konusu madde hükmü uyarınca, dava konusu olayın gerçekleşme tarihinden itibaren iki yıllık zamanaşımı süresi dolmuş olduğundan davanın reddinin gerektiği, HMK 6. Madde gereği yetkili mahkemenin davalı tarafın davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri olduğu, bu nedenle davanın yetki yönünden reddi ile dosyanın yetkili İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesî'ne gönderilmesinin talep edildiği, davacı tarafın ibraz ettiği delillerin ve özellikle kaza tespit tutanağının taraflarına tebliğ edilmediği, bu nedenle belge suretleri ve delillerin taraflarına tebliğin talep edildiği, tebliğ edildiğinde cevap verme ve karşı delil ibraz etme haklarını saklı tuttukları, bahsi geçen kazaya ilişkin olarak davacı tarafından müvekkili şirkete herhangi bir başvuru yapılmadığı ve dava şartı olan zorunlu başvuru şartının yerine getirilmediği, kesinlikle kabul anlamına gelmemekle birlikte; davacının talep etmiş olduğu maddi hasar ve değer kaybı tutarının uzman bilirkişi tarafından hesap edilmesinin gerektiği, sigortalı aracın poliçe başlangıç tarihinin 01.06.2015 tarihinden sonra olduğu için yapılacak hesaplamada ZMMS Genel Şartları'ndaki kriterlerin esas alınması gerektiği, araçta meydana gelen değer kaybı hesap edilirken aracın yaşının, daha önce kazaya karışıp karışmadığı, kilometresi gibi hususlar da göz önünde bulundurularak hesaplama yapılması gerektiği, müvekkili şirkete ZMMS Poliçesi ile sigortalı .... plaka sayılı aracın kazanın meydana gelmesinde herhangi bir kusuru bulunmadığı, iş bu nedenle davanın reddinin gerektiği, araç mahrumiyet bedelinin, aracın işletilememesinden doğan kazanç kayıpları gibi yansıma zararların ZMMS teminatı dışında olduğu, ZMMS Genel Şartları'nın A.6/k maddesinde "Gelir kaybı, kâr kaybı, iş durması ve kira mahrumiyeti gibi zarar verici olguya bağlı olarak oluşan yansıma veya dolaylı zararlar nedeniyle yöneltilecek tazminat talepleri"nin ZMMS teminatı dışında olduğu açıkça belirtilmiş olduğundan söz konusu taleplerin reddinin gerektiği belirtilerek açıklanan nedenlerle haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalılar ... ve .... Ltd. Davaya cevap vermemiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre,13.08.2021 tarihinde davalı .... tarafından sevk ve idare edilen .... plaka sayılı araç ile davacı tarafından sevk ve idare edilen .... plaka sayılı araçların maddi hasarlı trafik kazasına karıştıkları, araç sürücülerince kendi aralarında kaza tespit tutanağının tutulduğu, ....tarafından kullanılan ..... plaka sayılı aracın kaza tarihini kapsar biçimde davalı sigorta şirketi nezdinde ZMMS'li ve kasko poliçeli (İMMS'li) olarak sigortalı olduğu ve ayrıca diğer davalı ..... Şti'ye ait olduğu, davacı tarafından dava açılmadan evvel KTK 97 uyarınca davalı yana █████/2021 tebliğ tarihli başvuruda bulunulduğu ve fakat başvuruya dair davacı yana herhangi bir ödeme yapılmadığı, davalı sigorta şirketinin ZMMS sorumluluk sınırının 43.000,00-TL, İMMS sorumluluk sigorta limitinin sınırsız olduğun, davacı ve davalı sigorta şirketi tarafından bilirkişi raporuna karşı itiraz ile özellikle sigorta şirketi tarafından yeni bir rapor alınması talep edildiği ancak araç onarım miktarı, rayiç değeri ve sovtaj değeri yönünde kök ve ek raporlar arası bir fark olmadığı ve buna dair itirazların Mahkememizce de kabul edildiği üzere hali hazırda ek rapor ile karşılandığı, ek raporun denetime elverişli ve yeterli teknik incelemeyi içerdiği bu nedenle yeniden bir inceleme yapılması gerekli görülmediği ve raporun hüküm kurmaya elverişli olduğu, kazanın davalı .... tarafından sevk ve idare edilen ..... plaka sayılı aracın ... ili ... yolu ... Kavşağı ışıklı kavşakta sola dönüş yapar iken aracın sağ ön köşe kısımları ile aynı istikamette ve aynı kavşakta sağ tarafta olup sola dönüş yapacak davacı sevk ve idaresindeki... plaka sayılı aracın sol yan kısımlarına çarpması ile meydana geldiği, trafik kazasında davalı ...'nin dikkatini gereği gibi yola ve seyir yönüne verip aracının hızını yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmadığı, görüş mesafesinin açık olduğu yolda girdiği kavşakta aracın özelliğini bilerek ve diğer araçları tehlikeye düşürmeden dönüş yapması gerekirken buna uymadığı şeklindeki eyleminin 2918 sayılı yasanın 84/1-j ve 67/1-a bendine aykırılık teşkil ettiği, davacı yanın ise herhangi bir kural ihlalinde bulunmadığı davalı.....'nin bu kazada tam kusurlu olduğu, davacının ise kusursuz olduğu kanaatine varıldığı, söz konusu kusurlu hareket neticesinde .... plaka sayılı araçta yedek parça ve işçilik olmak üzere toplam 9.906,48 Euro hasar meydana geldiği, davacı yana hasara yönelik herhangi bir ödeme yapılmadığı, söz konusu hasar ile kaza arasında illiyet bağının bulunduğu ve ...'nin davranışının hukuka aykırı olduğu anlaşılmakla işbu dava açısından davacı tarafın lehine haksız fiilin koşulların oluştuğu, davacı aracında toplamda 9.906,48 Euro hasar meydana geldiği, aracın piyasa rayiç değerinin 3.900,00 Euro olduğu, normal şartlarda araç rayiç değerinin % 50'si hasar bedelinin aşması halinde aracın pert olarak değerlendirilmesi gerektiği, somut olayda hasar bedelinin rayiç değerin de üzerinde olması nedeniyle evleviyetle bu yönde değerlendirme yapılması gerektiği, gerçek zararın sovtaj değeri ile rayiç değer arası fark olacağından Euro olarak takdir edildiği anlaşılmakla davacının söz konusu kaza nedeniyle gerçek zararının 3.900,00 Euro rayiç bedelden 810,00 Euro sovtaj bedelinin düşülmesi ile 3.090,00 Euro olacağı, bahse konu zarar miktarı karşılanmamakla davalı sigortanın bu tutardan 2918 sayılı yasanın 91. maddesi gereği, davalı.....'nin 6098 sayılı yasanın 52 vd maddeleri gereği ve davalı ..... Şti'nin ise 2918 sayılı yasanın 85. maddesi gereği sorumlu olacağı, davalı sigortanın aynı zamanda sınırsız İMMS sorumluluğunun da bulunduğu, davalı.. ....ve ......Şti'nin olay tarihi itibariyle temerrüte düşecekleri, davalı sigortanın ise; ZMMS yönünden █████/2021 tarihli başvuruya 8 iş günü eklenmekle █████/2021 tarihinde, İMMS yönünden ise yasa ve genel şartlar uyarınca bir süre belirlenmediğinden başvurunun ertesi günü olan █████/2021 tarihi itibariyle temerrüte düşeceği, hasara yönelik her ne kadar aksi iddia edilmekte ise de davacı faiz talebinin yerinde görüldüğü anlaşılmakla açılı davanın kısmen kabulü ile davaya konu █████/2021 tarihli trafik kazası nedeniyle; 3.090 Euro hasar bedelinin davalılar ... ve ..... Şti'den olay tarihi olan █████/2021 tarihinden, davalı ..... AŞ'den ise ZMMS sorumluluğu miktarı yönünden temerrüt tarihi olarak takdir edilen █████/2021 tarihinden İMMS sorumluluk limiti yönünden ise █████/2021 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesine göre yürütülecek değişken faizi ile birlikte ve fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankası efektif satış kuru üzerinden TL cinsinden hesaplanan karşılığının davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin hasar bedeli talebinin reddine, davacı zararı yargılama sonucu ortaya çıktığından davadan evvel davacı yanın harici ekspertiz incelemesi yaptırmasında hukuki yararının bulunduğu, söz konusu ekspertiz ücretinin Almanya koşullarına göre makul olduğu gözetilerek ekspertiz ücreti olan 964,85 Euro yargılama giderleri olarak davalıdan tahsili bakımından da davacı talebinin yerinde olduğu kanaatiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.İSTİNAF NEDENLERİ
: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Davacının gerçek zararının belirlenmesinde aracın kaza tarihindeki rayiç değerinin esas alınması gerektiğini, bilirkişi raporunda inceleme tarihindeki rayiç değerin esas alındığını, bu hususun mahkemece resen dikkate alınması gerektiğini, aracın 1996 model olduğu, kaza tarihinde 25 yaşında olduğu ve bilirkişi raporunun düzenlendiği tarihte 26 yaşına geldiği, bu nedenle kaza tarihi itibariyle oluşan zararın eksik hesaplandığını, bilirkişi raporunda aynı nitelikte bir araçla değerlendirme yapılması gerektiği halde 26 yaşında ve hatta daha yaşlı araçların emsal olarak kabul edildiğini, kaza tarihi ile rapor düzenlenme tarihi arasında gerçekleşen değer azalmasının dikkate alınması gerektiğini, Yargıtay kararlarına göre aracın rayiç değerinin kaza tarihine göre belirlenmesi gerektiğini, yurtdışı ekspertiz giderine ilişkinin fatura bedelinden kesinti yapılmasının mümkün olmadığını, bilirkişi tarafından yurtdışı ekspertiz ücretinin 412,50-Euro olarak belirlendiğini, mahkemece hasar boyutu dikkate alınarak ekspertiz ücretinden kesinti uygulanmasının yerinde olmadığını, davacı tarafından ödenen 1.165,49-Euro'nun kesinti uygulanmaksızın tamamen davalı tarafa yükletilmesi gerektiğini istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.GEREKÇE
:Dava, yabancı plakalı aracın Türkiye'de meydana gelen hasarından dolayı zarar veren aracın sürücüsü, işleteni, ZMMS ve İMMS sigortacısından maddi tazminat istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.Davacının Almanya'da ikamet edip, geçici olarak Türkiye'ye getirdiği aracının trafik kazası sonucunda hasara uğradığı anlaşılmakta olup, davacı aracının onarımını Türkiye'de yapması konusunda zorlanamaz. Aracını Türkiye'de veya ikamet ettiği ülkede tamir ettirmek konusunda seçimlik hakka sahip olup, araç sahibinin bu seçimlik hakkını ikamet ettiği ülkede tamir ettirme yönünde kullanması durumunda, yurt dışı tamirine dair gerçek hasar bedelinin tespit edilerek bu bedelin Türk Lirası karşılığının tazminine karar verilmesi gerekmektedir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 24.06.2015 tarih ███████-28 Esas █████████ Kararı)Sigorta şirketi poliçeden kaynaklanan tazmin borcunu yerine getirirken gerçek zararı ödemekle yükümlü olduğundan, aracın onarımı yapılsın yada yapılmasın onarıma ilişkin fatura olsun yada olmasın hasar bedeli üzerinden hesaplanan KDV'yide zarar görene ödemek zorundadır. (Yargıtay 17 HD'nın 05.06.2014 tarih ve █████████ E. - █████████ K. ) Hasar bedeli araç rayicini % 50'si aştığı durumlarda aracın tamirinin ekonomik olmadığı açıktır. Bu durumda, araç pert total kabul edilerek aracın sovtaj bedeli de belirlenmek sureti ile hasarsız piyasa rayici ile sovtaj bedeli arasındaki farkın hasar miktarı olarak belirlenmesi gerekir. ( Yargıtay 17. HD'nın 18.05.2016 tarih ve █████████ E. - █████████ K. ) Motorlu aracın işletilmesi sırasında meydana gelen zararlardan dolayı sorumluluk zarar görenin uğradığı gerçek zarar ile sınırlıdır. BK’nun 42. (6102 sayılı Kanun 50. Md.) 6762 sayılı TTK'nın 1283. ( 6102 sayılı TTK'nın 1427 vd ) maddeleri gereğince sigortacı, sigorta ettiren veya sigortadan yararlananın uğradığı gerçek zararı tazminle yükümlü olup motorlu aracın neden olduğu zarar nedeniyle meydana gelen gerçek zarar giderilmelidir. Gerçek zarar, zarar gören şeyin eski hale getirilebilmesi için gereken onarım ve işçilik giderlerini kapsar. Davalı sigorta şirketi gerçek zarardan sorumlu olup araç hiç tamir edilmemiş olsaydı dahi zarar gören kişinin gerçek zararına göre tazminat miktarı hesaplanması gerekmektedir. Zira, zarar görenin çıkma ve eşdeğer parçalarla aracı tamir etmesi beklenemeyeceği gibi gerçek zarar ancak aracın onarımında tamamen orijinal parçalar kullanılmak suretiyle karşılanır. Hasar bedeli tespit edilirken davalı sigorta şirketiyle servis arasında yapılan anlaşma vb nedenlerle yedek parça ve işçilik bedellerinin değerinde indirim yapılmaksızın meydana gelen gerçek zarar giderilmelidir. ( Yargıtay 17 HD'nın 15.12.2011 tarih █████████ E. ██████████ K., 28.03.2016 tarih ██████████ E. █████████ K., 04.04.2016 tarih ██████████ E. █████████ K., 17.03.2014 tarih █████████ E. █████████ K.)Somut uyuşmazlıkta davacı vekili tarafından aracın rayiç değerinin kaza tarihine göre belirlenmemiş olduğundan bahisle gerçek zararın eksik hesaplandığı hususu istinaf nedeni olarak gösterilmiş ise de, 07.04.2022 tarihli bilirkişi ek raporunda aracın rayiç değerinin kaza tarihinden rapor düzenleme tarihine kadar geçen süre dikkate alınarak düzenlendiği açıkça belirtilmekle rayiç değerin kaza tarihindeki değere göre belirlendiği anlaşılmaktadır. Bilirkişi rapor ve ek raporunda davacıya ait araçtan daha eski ve daha yeni araçların birlikte değerlendirilerek rayiç değerin tespit edildiği, özellikle araç üzerinde fiziki inceleme imkanı bulunmadığı dikkate alındığında düzenlenen raporun dosya kapsamına ve yerleşik yargısal içtihatlara uygun olduğu anlaşıldığından mahkemece rapora itibar edilerek verilen kararda bir hukuka aykırılık görülmemiştir.Davacı vekilinin ekspertiz ücretine yönelik istinaf itirazlarının incelenmesinde, ekspertiz gideri yargılama giderlerinden olup yargılama giderlerine eklenerek davanın kabul ve red oranına göre karar verilmesi gerekir.( Yargıtay 17. HD'nın 21.10.2019 tarih ve █████████ E.- █████████ K. ) Somut uyuşmazlıkta ilk derece mahkemesince davacı tarafça talep edşlen 964,84-Euro ekspertiz ücretinin kabul ve ret oranına göre 728,94-Euro'luk kısmı davalılar üzerine yükletilmiş olup ekspertiz ücreti giderinin mahiyeti itibariyle yargılama giderlerinden sayılması nedeniyle davanın kabul ve reddi oranına göre hesaplanarak hüküm altına alınmasında bir isabetsizlik bulunmadığından davacı vekilinin bu yöndeki istinaf itirazlarının da reddi gerekmiştir.Toplan tüm deliller ile hukuki ve maddi vakıalar karşısında; ilk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporu ve ek raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmasına, davacının aracında oluşan zarar dolayısıyla hasar tazminatına hak kazanmasına, kusur ve hasarın olayın oluş şekli ve dosya kapsamına uygun olarak belirlenmesine, davacının gerçek zararının kaza tarihindeki rayiç değerlere göre belirlendiğinin anlaşılmasına, dava değerini oluşturan hasar bedeli yönünden yabancı para alacağının fiili ödeme günündeki Türk Lirası karşılığı üzerinden davalıların sorumluluğu cihetine gidilmesine, tazminata taleple bağlı olmak üzere yabancı para alacağına davalıların sıfatına göre belirlenenen temerrüt tarihinden 3095 sayılı Kanun gereğince faiz yürütülmesine, dava değeri yapılan yabancı paranın dava tarihindeki efektif döviz kuru karşılığı olan Türk Lirası esas alınarak kabul edilen miktar üzerinden harç ile karar tarihindeki tarifeye göre vekalet ücreti hesaplanmasına, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine göre davacı vekilinin istinaf itirazlarının reddi gerekmiştir.Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuran davacı vekilinin dilekçesinde yer verdikleri itirazların açıklanan gerekçeler ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davacı yönünden istinaf karar harcı olan 732,00 TL'den peşin alınan 269,85 TL'nin mahsubu ile bakiye 462,15 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,3-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere █████/2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.