Anahtar kelimeler: Süreyle Süreç Sürücü Görüşü Hukukî Taksirle Öldürme İstemlerinin Neticesinde Belgesinin
12. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI
: █████████ E., ███████ K.
SUÇ
: Taksirle öldürme
HÜKÜM
: İstinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii ve katılanlar vekilleri tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 22/3, 62/1 ve 53/6 maddeleri uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve sürücü belgesinin 2 yıl süreyle geri alınmasına, TCK'nın 179/3. maddesi bakımından ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince sanık müdafiinin ve katılanlar vekillerinin istinaf başvurularının vekalet ücreti yönünden düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık müdafiinin ve katılanlar vekillerinin temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi; kararın eksik araştırmaya dayalı olduğuna, bilirkişi raporları arasında çelişki bulunduğuna, maddi gerçeğin ölen ...'a kimin çarptığı konusunda ortaya çıkarılamadığına, kazanın ölen sürücü ...'ın ters istikamette seyretmesi nedeniyle meydana geldiğine, sanığın alkollü olmasının kazanın meydana gelmesinde etkenlik arzetmediğine ve sair sebeplere, katılanlar ..., ... ve ... vekilinin temyiz istemi; kararın eksik araştırmaya dayalı olduğuna, temel cezanın üst sınırdan belirlenmesi ve takdiri indirim uygulanmaması gerektiğine, sanığın TCK'nın 179/3. maddesi kapsamında da cezalandırılması gerektiğine, katılan ... vekilinin temyiz istemi; ceza miktarına, bilinçli taksir artırım oranının üst sınırdan belirlenmesi ve takdiri indirim uygulanmaması gerektiğine, katılan ... vekilinin temyiz istemi; ceza miktarına, takdiri indirim uygulanmaması gereltiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 24.02.2019 günü saat 20.00 sıralarında kazadan yaklaşık bir saat sonra yapılan ölçümde 1,68 promil alkolü olduğu tespit edilen sanık idaresindeki otomobil ile bölünmüş üç şeritli, asfalt kaplama, azami hız limitinin 80 km/s olduğu, hava durumunun karlı, zeminin ıslak olduğu, meskun mahal sınırları içindeki yolda seyri sırasında direksiyon hakimiyetini kaybederek, bankette ters istikamette bulunan sürücü ...'ın idaresindeki aracın ön kısımlarına çarpması ve yine bankette yaya olarak bulunmakta olan ...'a çarpması sonucunda, sürücü ... ile yaya ...'ın ölümü ve sanığın aracında yolcu olarak bulunan bir kişinin yaralanmasıyla sonuçlanan trafik kazasının meydana gelmesinde kaza tespit tutanağında; sürücü ...'in alkollü şekilde araç kullanarak 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 52/1-b gereğince kural ihlalinin bulunduğunun belirtildiği, ... Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı'nın 11.02.2020 tarihli raporunda, sürücü ...'ın bankette duraklama yahut ters istikamette seyretme ihtimalleri dahilinde alternatifli kusur dağılımına gidildiği, buna göre kazanın sürücü ...'ın bankette beklemekte iken meydana geldiğinin kabulü halinde sanık sürücünün asli kusurlu, ölen sürücünün kusursuz, bankette yaya olarak bulunan ...'ın kusursuz olduğu, kazanın sürücü ...'ın bankette ters istikamette seyri sırasında meydana geldiğinin kabulü halinde sanık sürücünün asli, ölen sürücünün kendi ölümü üzerinde tali, ölen yayanın ise kendi ölümü üzerinde alt düzeyde tali kusurlu olduğu, ölen yaya ...'ın bankette beklemekte iken çarpmaya maruz kalması halinde ise kendi ölümü üzerinde atfı kabil kusurunun bulunmadığının mütalaa edildiği, Yerel Mahkemece, her ne kadar ölen ...'ın ölen ...'ın kullandığı aracın içinde bulunduğuna ilişkin görüntü inceleme raporu düzenlenmiş ise de, tanık beyanı ve ...'ın kaza yerinden sürüklendiğine dair CD görüntüsü birlikte değerlendirildiğinde ...'ın yaya pozisyonunda bulunduğunun kabulü gerektiği, yine görüntü bilirkişisinin raporuna göre, ölen araç sürücüsü ...'ın saat 20:15:25'de ters yöne girdiği, 20:15:41'de kaza anından sonra ölen ...'ın yerde sürüklenerek kamera açısına girdiğinin görüldüğü, ancak çarpma anının tam olarak görülemediği, sanığın savunmasında sürücü ...'ın ters yönde seyrettiğini beyan ettiği, sanık savunmasının aksine sürücü ...'ın bankette durur vaziyette olduğuna dair delil bulunmadığından sanık beyanlarına itibar edilmesi gerektiği, bu haliyle Adli Tıp Kurumu raporunda ikinci ihtimal olarak gösterilen durumun hükme esas alındığı, bu durumda da sanığın ölümlerden asli oranda kusurlu olduğu, 29.07.2019 tarihli Adli Tıp Kurumu 5. İhtisas Dairesi raporuna göre sanığın kazanın meydana geldiği esnada 1,83 promil alkollü olduğunun da sabit olduğu, buna göre eylemini bilinçli taksir altında işlediği kabulü ile sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/2. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir.
2.Bölge Adliye Mahkemesince yerel mahkemenin olayın sübutuna ilişkin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemiş, hükmün vekalet ücreti yönünden düzeltilmesi suretiyle düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE ve KARAR
A. Katılanlar ..., ... ve ... vekilinin sanık hakkında ceza verilmesine yer olmadığına ilişkin karara yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde;
Yapılan yargılama sonucunda, ilk derece mahkemesince, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 179/3 maddesi kapsamında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmiş olup, karara karşı yapılan istinaf başvurusu üzerine bölge adliye mahkemesince istinaf başvurusunun vekalet ücreti yönünden düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. 5271 sayılı CMK'nın 286/2-h maddesi uyarınca, davanın düşmesine, ceza verilmesine yer olmadığına, güvenlik tedbirine ilişkin ilk derece mahkemesi kararları ile ilgili olarak bölge adliye mahkemesince verilen bu tür kararlar veya istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararlar temyizinin mümkün olmaması ve incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, katılanlar vekilinin temyiz istemlerinin 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B.Sanık hakkında verilen mahkumiyet kararına yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin ve katılanlar vekilinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
Meydana gelen kaza nedeniyle yaralanan ...'ın talimat mahkemesince alınan beyanında davaya katılmak istemediğini belirtmiş olmasına karşın, karar başlığında katılan olarak yer verilmesi ve lehine vekalet ücretine hükmedilmesi,
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1-f maddesi gereği hükmün D fıkrasının (a) bendinin tamamen çıkarılması suretiyle, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca İstanbul Anadolu 10. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.02.2026 tarihinde karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!