Anahtar kelimeler: Muavin Dökümündeki Aralık İlişkide Cari İstirdat Defter Bakirköy Menfi Defterlerine

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: █████████ Esas
KARAR NO
: ████████ Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
NUMARASI
: ████████ Esas- ████████ Karar
TARİH
: █████/2023
DAVA
: Menfi Tespit, İstirdat, Maddi ve manevi tazminat
KARAR TARİHİ
: █████/2026
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
DAVA
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili (...) ile davalı davalı arasındaki ticari ilişkide, müvekkilinin ticari defterlerine ve muavin defter dökümündeki kayıtlara göre Aralık 2019 öncesi dönemde müvekkilinin davalıdan 127.997,90 TL açık hesap alacağının bulunduğunu, Aralık 2019'da davalının, müvekkiline toplam 1.709.124,30 TL tutarlı 5 adet fatura düzenlendiğini, faturaların toplam tutarından müvekkilinin cari hesaptan kaynaklanan 127.997,90 TL alacağı mahsup edilerek, kalan tutar olan 1.581.000,00 TL için, müvekkilinin ...Şubesine ait; ... çek sıra nolu, 30.05.2020 keşide tarihli ve 200.000,00 TL bedelli, ...çek sıra nolu, 30.05.2020 keşide tarihli ve 200.000,00 TL bedelli, ..... çek sıra nolu, 30.06.2020 keşide tarihli ve 200.000,00 TL bedelli, ... çek sıra nolu, 30.06.2020 keşide tarihli ve 200.000,00 TL bedelli, ...çek sıra nolu, 30.07.2020 keşide tarihli ve 200.000,00 TL bedelli, ..... çek sıra nolu, 30.07.2020 keşide tarihli ve 200.000,00 TL bedelli, ...... çek sıra nolu, 30.08.2020 keşide tarihli ve 200.000,00 TL bedelli, ..... çek sıra nolu, 30.08.2020 keşide tarihli ve 181.000,00 TL bedelli çekleri verdiğini, taraflar arasındaki açık hesabın bu şekilde kapatıldığını, bu çeklerin belirtilen faturaların bedeli karşılığında düzenlendiğini ve fatura üzerine de fatura bedellerinin çekle ödendiğinin yazıldığını, faturalar üzerinde yazılı olmasından ve davalı şirketin kaşesini ve yetkilisinin imzasını taşıyan 03.01.2020 tarihli tahsilat makbuzunda çekle ödemelerin yazılı olmasından, müvekkilinin çekle yaptığı fatura ödemelerinin davalı tarafça da kabul edildiğin anlaşıldığını, hal böyle iken davalı tarafın; Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/.... d.iş sayılı dosyasından haksız ve gerçek dışı beyanlarla ihtiyati haciz başvurusunda bulunduğunu, mahkemeden aldığı ihtiyati haciz kararını Bakırköy ..... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasından uyguladığını, müvekkilinin malvarlığı üzerine hacizler konduğunu, ticari işlerini yürütemez hale geldiğini ve maddi ve manevi zarara uğradığını beyanla ........ İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasından yapılan takipte müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine, dosyaya haciz baskısı altında ödenen 15.423,38 TL paranın müvekkiline iadesine ve paranın dosyaya yattığı tarihten itibaren işleyecek avans faizinin davalıdan tahsiline, davalının haksız ve kötüniyetli yaptığı icra takibi ve ihtiyati haciz tatbikinden dolayı müvekkilinin zarar görmüş olmasından, %20'den az olmamak üzere icra kötüniyet tazminatının davalıdan tahsiline, davalının haksız ve kötüniyetli icra takibi ve ihtiyati haciz tatbiki ile müvekkilinin ticari imkan ve kabiliyetinin uzun dönemde telafi edilemez derecede zarar görmesinden dolayı fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydıyla 250.000,00 TL maddi tazminatın yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, müvekkilinin uğradığı manevi zararın yoğunluğu ve ağırlığı ile davalının ağır kusurlu hali değerlendirilerek müvekkilinin manevi zararlarını bir nebze de olsa telafisi için 300.000,00 TL manevi tazminatın yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama harç ve gideri ile yasal vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki alacak-borç ilişkilerinden dolayı, cari hesap alacakları haricinde ek bir protokol düzenlendiğini, çeklerin bu protokol ve protokol harici doğmuş olan borçların bir kısmını kapatabilmek amacıyla verildiğini, davacı ile müvekkili arasında ticari ilişkinin 2019 Ocak ayında başladığını, müvekkili tarafından borç olarak nakit para vermek dahil ticari güven çerçevesinde bütün yardım ve desteklerde bulunulduğunu ancak davacının basiretli bir tacir gibi davranma-dığını, ödeme güçlüğüne düştüğünü, müvekkili şirket yetkilisi tarafından davacıya ayrıca taşınmaz satışı da yaptığını, bu satışa ilişkin olarak halen ödeme yapılmadığını beyan ederek davanın reddine, davayı açmakta kötü niyetli olan davacının %20'den aşağı olma-mak kaydı ile kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ
: Mahkemece; davanın, borçlu olunmadığının tespiti, istirat, maddi ve manevi tazminat taleplerinden ibaret olduğu, davaya konu edilen faturalar üzerinde ödeme olarak belirtilen vadeli çeklerin, vadesinden önce ihtiyati tedbir amaçlı hukuki süreç işletildiği, alacaklıya verilmek üzere borçlu ...tarafından .... İcra Müdürlüğünün ... Esas dosyasına 03.02.2020 tarihinde 3.926,63 TL+11.496,75 TL olmak üzere toplam 15.423,38 TL ödendiği, davalı tarafın beyanında ...adına gayri-menkul satışı gerçekleştiğinden bahsettiği, taraflar arasında yapılan cari hesap bakiye ve ödemeler şeklinde karşılıklı hesaplama-lar sonucunda bakiye kaldığı ve taraflarca imzalı olarak bulunan protokol olduğu, taraflarca protokolün varlığına, karşılıklı imzalanma-sına itiraz edilmediği, itibar edilen █████/2023 tarihli uzman görüşü raporunda, dava konusu edilen taşınmazın tescile tabi olması nedeni göz ardı edilerek şirket ortağı ve şirketle irtibatı olmayan şahıstan tapu tescil işlemi yapılmadan şirket aktiflerine kaydedilme-sinin 213 sayılı V.U.K. ve 6102 sayılı TTK hükümlerine aykırı olan bir alım işleminin gerçekleştirildiği, bu alıma ait herhangi bir fatura ve gider pusulasının alınan kişi adına düzenlenmediği, buna ait bir tespitin yapılmadığının tespit edildiği, ayrıca taraflar arasındaki protokol içeriği incelendiğinde bu protokolün taşınmaz ile ilgili olmadığı, protokolde hangi tarafın borçlu ve alacaklı olduğunun belirlenmediği, protokol kaydına ilişkin şirket aktiflerine taşınmazın kaydedildiği, borçlandırma ile ilgili olarak davacı tarafa herhangi bir fatura düzenlenmediği, 21.01.2019 tarihli protokolün şirketlerle irtibatlandırılamayacağı, bu protokolün şahıslar arasında imza altına alındığı, protokol içerisinde şirketleri ilgilendiren bir açıklamanın bulunmadığı, şirketlerin 5 adet fatura ve çeklerle ticari ilişkinin devam ettiği, protokol içeriğinde gayrimenkul satışından kaynaklandığına dair bir ibarenin de bulunmadığı, 3.kişiye ait taşınmazın satışından kaynaklı bir alacak iddiasının varlığının da kabulünün mümkün olmayacağı, tapu devrinde bedelin 300.000 TL olarak belirlendiği, davalı şirket defterine tek taraflı kaydedildiği, davacının bilirkişilerce incelenen ticari defterlerinde böyle bir kayda rastlan-ılmadığı, borçlanmaya ait bilirkişilerce herhangi bir tespitin yapılmadığı, toplam alacak ve borç tutarının belirlenmediği, alınan bilirkişi raporlarında ve karşılaştırmalı bilirkişi raporunda davacı ve davalı taraf arasındaki bakiyenin 126,40 TL tutarında olduğu tespit edil-miş olup, çeklerin takastan ödenmesi sebebi ile taraflar arasında çeklerin ödenmemesi ile ilgili bir husumetin kalmadığı, davacının ....İcra Müd. ... Esas sayılı dosyası bakımından davalıya borçlu olmadığı, ödediği 15.423,30 TL'nin iadesinin gerektiği;
Davacı taraf her ne kadar maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuş ise de; davalı şirketin faturalar karşılığında aldığı vadeli çekler ile ilgili ihtiyati tedbir kararını mahkeme kararı ile takibe konu ettiği, süreç dahilinde takip ve icrai işlem yapıldığı, davacının iş yerlerinde icrai işlem esnasında icra tespitine konu olan emtianın işyeri dışına çıkarılmadığı, taşınmadığı, satışa konu olmadığı, icrai işlemlerin satışa veya el koyma şeklinde mağduriyet doğurmadığı, davacı tarafın maddi-manevi zararı ile ilgili somut belge, zarar –ziyan tespiti-manevi zarar etkisi olarak raporlar gibi somut evrak ve belgeler de sunmadığı gerekçesi ile davacının menfi tespit ve istirdat taleplerinin kabulüne, davalı aleyhine kötü niyet tazminatına ve maddi-manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmiş, karara karşı taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.
DAVACI VEKİLİNCE İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ; davalının almış olduğu ihtiyati haciz kararı ile bu karar üzerine yapılan icra takibi ve uygulanan hacizlerin haksız ve davalının kötü niyetli olduğu, davalının müvekkilinden herhangi bir alacağının bulunmadı ğı ve kötü niyetli olduğunun ispat edildiği, müvekkilin bu sebeplerle maddi zarara uğradığı, ticari hayatının sekteye uğradığı, banka hesaplarına haciz ve bloke konulması nedeniyle bir günde bile yüz binlerce lira zarara uğradığı, dava dilekçesinde açık olarak delillerin bildirildiği, delillerin toplanması ile müvekkilinin zararının tespiti gerektiği, aynı şekilde müvekkili Türkiye genelinde ticari faaliyette bulunan saygın bir tacir olduğu, aleyhine alınan ve uygulanan haksız haciz kararı ile ticari itibarının zedelendiği, banka hesaplarına bloke konması ile finans çevrelerinde itibarının zedelendiği, kredi puanının düştüğü, iş yaptığı çevrede işlerinin bozuldu -ğuna dair söylentiler çıktığı, bu sebeplerle müvekkilinin manevi olarak da yıprandığının açık olduğu, bu sebeplerle müvekkili lehine manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği, manevi tazminata hükmedilmesi için icra takibinin haksız olduğunun anlaşılmasının yeterli olduğu, maddi tazminat talebinin reddi nedeniyle hükmedilen vekalet ücretinin hatalı olduğu, maktu vekalet ücretine hükmedil mesi gerektiğine ilişkindir.
DAVALI VEKİLİNCE İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ; Müvekkili ile davacı arasında ticari ilişki bulunduğu ve bu ticari ilişkinin 2019 yılında başladığı, taraflar arasında bir hesap çıkarıldığı ve çeklerin bu hesaba göre verildiği, çeklerin bedellerinin müvekkilinin alacağını karşılamadığı, davacının bu süreçte borçlarını ödeyemez duruma düşmesi nedeniyle müvekkilinin icra takibi başlattığı, taraflar arasında cari hesap ilişkisi dışında bir de protokol olduğu ve çeklerin bu protokol ve protokol harici borçların bir kısmının kapatılması gereği verildiği, █████/2020 tarihli bilirkişi raporunda davacının müvekkiline borçlu olduğunun tespit edildiği, bilirkişi raporları ile taraflar arasındaki protokolün geçerli olduğu tespit edilmesine rağmen Mahkemece hangi gerekçe ile davacının menfi tespit talebinin kabulüne karar verildiğinin anlaşılamadığı, ayrıca müvekkili tarafından davacıya bir taşınmaz da satıldığı, bu satışa ilişkin de herhangi bir ödeme yapılmadığı, fatura karşılığı çek alınmış olması ile mevcut borcun yenilenmiş sayılmayacağı ve alacak-lının faturaya dayalı olarak icra takibi başlatmasına engel bir durum olmadığı, faturalarda bedellerin çekle ödendiğine dair bir ibare olmadığı, çeklerin verilmesi ile faturadan doğan borcun sona ermediği, bu sebeplerle kararın kaldırılması ve davanın tümden reddine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık varsa resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, faturaya dayalı alacağın tahsili için başlatılan ilamsız icra takibi nedeniyle borçlu olmadığının tespiti, icra dosyasına haciz baskısı altında yapılan ödemenin istirdadı ve kötü niyet tazminatı ile haksız haciz nedeniyle maddi ve manevi tazminat taleplerine ilişkindir. Mahkemece, yukarıda açıklanan gerekçe ile menfi tespit ve istirdat talepleri ile kötü niyet tazminatı talebinin kabulüne, maddi ve manevi tazminat taleplerinin ise reddine karar verilmiş, karara karşı taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuşlardır. Dosya kapsamından; davalı tarafından, davacı aleyhine Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ███████ değişik iş sayılı dosyası üzerinden, toplam 5 adet faturaya dayalı olarak 1.582,522 TL alacak için ihtiyati haciz talep edildiği, Mahkemece █████/2020 tarihli karar ile talebin kabulü ile davacı aleyhine talep edilen miktarla sınırlı olmak üzere ihtiyati haciz kararı verildiği, davalı tarafından █████/2020 tarihinde, aynı faturalara ve ihtiyati haciz kararına dayanılarak işlemiş faiz ve diğer giderler ile birlikte davacı aleyhine .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, icra takibinin kesinleşmesi ile davacının malvarlığı ile ilgili haciz işlemlerinin yapıldığı, davacının takip dosyasına iki ayrı kalemde 15.425,38 TL ödediği ve iş bu dava ile takip dosyası nedeniyle davalıya borçlu olmadığının ve haczin haksız olduğunun tespiti ile tazminat ve istirdat taleplerinde bulunduğu, Mahkemece tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yaptırılmak suretiyle alınan bilirkişi raporlarında, taraflar arasında dava ve takip konusu faturalardan önce de ticari ilişki olduğu, davalı tarafından düzenlenen 5 adet faturanın ve davacı tarafından davalıya verilen çeklerin tarafların ticari defterlerinde kayıtlı oldukları, çeklerin vadelerinde ödendikleri ve faturalar nedeniyle davacının davalıya borcunun kalmadığı ancak davalının defterlerinde, taşınmaz satışı nedeniyle de borç kaydının yapıldığı, bu kaydın davacının ticari defterlerinde olmadığının tespit edildiği, davalı tarafından, taraflar arasında cari hesap ilişkisi dışında protokol ve taşınmaz satışı nedeniyle de borç alacak ilişkisi olduğu savunması kapsamında sunulan belgede, davacı şirketin kaşe ve imzasının olmadığı, söz konusu belgenin neye ilişkin olarak düzenlendiğinin anlaşılmadığı, kaldı ki bizzat davalının ihtiyati haciz dosyasına sunduğu talep dilekçesinin ekinde yer alan tüm faturaların irsaliyeli fatura oldukları, üzerlerinde bedellerinin ödenmesi için verilen çeklerin yazılı olduğu ve davalının imzasını taşıdıkları, tarafların ticari defterlerinde bu faturalar dışında bir cari hesap ilişkisinin ise bulunmadığı, çek bir ödeme aracı olup mevcut borcun ödenmesi için verildiğinin kabulü gerektiği, davalı tarafından çeklerin, takibe ve ihtiyati haciz kararına konu ettiği faturalar dışında bir borcun ödenmesi için verildiğinin, protokol olduğu iddia edilen belge de dahil olmak üzere, yazılı delille ispat edilemediği, davacının faturalara karşılık verdiği tüm çekler vadelerinde ödendiğinden, davacının davalıya takip nedeniyle borçlu olmadığı ve haciz baskısı altında yapılan ödemenin istirdadının gerektiği, bu minvalde Mahkemece menfi tespit ve istirdat taleplerinin kabulüne dair verilen kararda isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmış, davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf başvurusu haksız bulunmuştur. Davacı taraf, davalının haksız olarak başlattığı icra takibi nedeniyle malvarlığı üzerinde haciz işlemlerinin uygulandığı ve maddi olarak zarara uğradığını iddia etmiş ise de, uğradığını iddia ettiği zarara ilişkin somut bir iddia ve delil sunmadığı, Mahkemece re'sen, davacının tüm ticari kayıtlarının, banka hesaplarının, müşterileri ile olan ilişkilerinin incelenmesi ve hacizler nedeniyle bir zarara uğrayıp uğramadığının tespitinin mümkün olmadığı, davacının, örneğin kredilerini ödeyememesi, fazladan bir faiz borcu altına girmesi gibi sebeplerle somut olarak zarara uğradığını ortaya koyması ve ispat etmesi gerektiği, dosyada bu yönde somut bir veri bulunmadığı ve Mahkemece davacının maddi tazminat talebinin reddine karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu, her ne kadar davalı tarafından başlatılan takip haksız ise de, manevi tazminata hükmedilebilmesi için aynı zamanda TBK'nın 58. maddesinde belirtilen şartlar dahilinde kişilik haklarına yönelik bir saldırının mevcudiyetinin gerektiği, somut olayda davacının taşınmazları ve banka hesapları üzerine hacizler konulmuş ise de bu hacizlerin kısa bir süre içerisinde kaldırıldığı, bu süre içerisinde davacının banka kredibilitesinin bozulduğu, ticari hayatı ile ilgili söylentilerin olduğu ve kişilik haklarının zedelen -diğine dair somut bir delil olmadığı, bu itibarla Mahkemece şartları oluşmayan manevi tazminat talebinin reddine karar verilmesinin de usul ve yasaya uygun olduğu, yine Mahkemece reddolunan maddi ve manevi tazminat talepleri yönünden ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi, manevi tazminat talebi tümü ile reddedildiğinden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT'nin 10/3. maddesi uyarınca aynı tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde yer alan maktu vekalet ücretine hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı ancak tümü ile reddolunan maddi tazminat talebi yönünden de karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/4. maddesi gereğince maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, tarifenin üçüncü kısmı uyarınca hesaplanan nispi vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğu anlaşılmış, davacı vekilinin yalnız bu yöndeki istinaf sebebi haklı bulunmuştur. Sonuç olarak, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere göre, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğin ce esastan reddine, davacının istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile, mahkemece deliller toplanılmış olup, yeniden yargılama yapılmasını gerektirir bir husus bulunmadığından HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılma-sına, Dairemizce esas hakkında yeniden karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davalının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Davacının istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜ İLE, ..... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .../███████ tarihli, 2021/.. Esas ve 2023/....Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, Dairemizce esas hakkında yeniden hüküm kurulmak suretiyle,
3-Davanın Kısmen Kabul Kısmen Reddine;
Davacının menfi tespit talebinin Kabulü ile ...... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında davalıya borçlu olmadığının tespitine,
Davacının istirdat talebinin Kabulü ile ....... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına █████/2022 tarihinde ödediği toplan 15.423,30 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
Takip tarihindeki alacak miktarı olan 1.710.965,50 TL'nin %20'si oranında hesaplanan 342.193,1‬0 TL kötü niyet tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, verilmesine,Davacının maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine,
İLK DERECE MAHKEMESİ YÖNÜNDEN;
4-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 117.929,62 TL harçtan peşin alınan 38.611,64 TL harcın mahsubu ile eksik 79.317,98 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
5-Davacı tarafından yapılan 3.211,30 TL yargılama giderinden davanın red ve kabul edilen kısımları dikkate alınarak hesaplanan 2.435,45 TL yargılama gideri ile 38.679,44 TL peşin yatırılan harçların davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı tarafından yapılan 2.700,00 TL yargılama giderinden davanın red ve kabul edilen kısımları dikkate alınarak hesaplanan 652,32 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, bakiye kısmın davalı üzerinde bırakılmasına,
7-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap edilen 185.319,44 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
8-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 10/3 maddesi uyarınca manevi tazminatın reddi yönünden 9.200,00 TL, 13/4. maddesi uyarınca maddi tazminatın reddi yönünden 9.200 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
9-Arabuluculuk sonuç tutanağı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan tarifeye göre tahakkuk eden 1.320 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
10-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
İSTİNAF YÖNÜNDEN
:
11-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davalı ve davacı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harçlarının hazineye gelir kaydına,
12-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 117.929,62 TL istinaf karar harcından istinaf eden davalı tarafından peşin olarak yatırılan 29.482,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 88.447,22 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
13-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,
14-Davacı tarafından istinaf aşamasında sarf edilen 738,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ve dosyanın istinafa gidiş dönüş gideri 179,00 TL toplamı 917,90 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
15-İstinaf eden davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
16-Kullanılmayan gider avansı bulunduğu takdirde karar kesinleştiğinde avansı yatıran ilgili tarafa iadesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere █████/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi. █████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!