Anahtar kelimeler: Kesinlik Şartı Eksiklikleri Ankara Sayisi Atılan Adliye Hazırlanan Derece Vekillerince

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ Esas, █████████ KararKARAR
: Yeniden esas hakkında verilen kararİLK DERECE MAHKEMESİ
: Ankara 11. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: ████████ Esas, ████████ KararTaraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacılar vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu Ankara ili, .... ilçesi, ... Mahallesi 212 50... parsel (imar uygulaması ile 217 46... parsel) sayılı taşınmaza 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında okul alanı olarak ayrılmak suretiyle el atıldığını ileri sürerek taşınmaz bedelinin davalı idareden tahsilini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; imar planında eğitim alanı olarak ayrılan yerlerin kamulaştırma işlemlerinden imar planını yapmaya ve uygulamaya yetkili olan Belediye veya Valiliğin (İl Özel İdaresinin) sorumlu olduğu yönündeki 3194 sayılı İmar Kanunu'ndaki değişikliğin dikkate alınması gerektiğini, talep edilen tazminat bedelinin fahiş olduğunu ileri sürmüştür.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve el atma tazminatının davalı idareden tahsil edilerek davacıya ödenmesine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFA. İstinaf Yoluna Başvuranlarİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.B. İstinaf Sebepleri1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın diğer paydaşlarınca açılan davalarda belirlenen metrekare birim değerleri dikkate alındığında tespit edilen bedelin düşük olduğunu ileri sürmüştür.2. Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın belirsiz alacak davası veya kısmi dava olarak açılmasında hukuki yararın bulunmadığını, imar planına dayanan kamulaştırmasız el atma davalarında mülkiyet hakkının 5 yıl süreyle kısıtlanmış olması gerektiğini, buna karşın dosyaya sunulan imar belgelerine göre 5 yıllık dava açma süresinin henüz dolmadığını, dava konusu taşınmaz için belirlenen bedelin yüksek olduğunu, emsal seçimi ve karşılaştırmasının kanunun aradığı şartlara uygun olarak yapılmadığını, uzlaşma dava şartı yerine getirilmeden açılan davanın reddine karar verilmesini, ıslah yoluyla artırılan miktara ıslah tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasını, 7421 sayılı Kanun ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’na (2942 sayılı Kanun) eklenen Ek Madde 4 gereği davacı taraf lehine maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.C. Gerekçe ve SonuçBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın 1990 onay tarihli 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında "lise alanı" olarak ayrıldığı, taşınmaz üzerinde plandaki amacına uygun davalı idare tarafından yapılan herhangi bir yapının bulunmadığı ve fiili el atmanın mevcut olmadığı anlaşılmış ise de uzun yıllar programa alınmayan imar planının hayata geçirilmemesi nedeniyle kamulaştırma ya da takas cihetine gitmeyen davalı idarece pasif ve suskun kalınmak ve işlem tesis edilmemek suretiyle taşınmaza müdahale edildiği, bu haliyle idarenin mülkiyet hakkının özüne dokunan bu eylemi ile kamulaştırmasız el koyma olgusunun gerçekleştiğinin kabulü gerektiği, kamulaştırmasız el koyma olgusunun varlığının doğal sonucu, idarenin hukuka aykırı eylemiyle mülkiyet hakkı engellenen taşınmaz mal sahibi davacının, dava yoluyla kamulaştırmasız el koyma hükümleri doğrultusunda mülkiyetin bedele çevrilmesini, eş söyleyişle idareden değer karşılığının verilmesini isteyebileceği açık olup bu itibarla arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak bedelinin tespit edilmesinde yöntem olarak bir isabetsizlik görülmemiş olmakla birlikte dava konusu taşınmazın paydaşlarınca açılan dava sonucu Dairelerine intikal eden Ankara 12. Asliye Hukuk Mahkemesinin ███████ Esas, ████████ Karar sayılı dosyasında dava konusu taşınmaza Ocak 2022 değerlendirme tarihi itibarıyla 2.235,00 TL/m² olarak biçilen birim bedelin Dairelerinin ████████ Esas sayılı kararı ile uygun bulunduğu ve Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin █████████ Esas sayılı kararı ile onandığı da dikkate alındığında, güçlü delil niteliğindeki bu bedel eldeki dava dosyasına eskale edildiğinde bulunan bedel ve bedeli uygun bulunan paydaş dosya da dikkate alındığında, eldeki davada dava konusu taşınmaza Haziran 2023 tarihi itibarıyla sözü edilen paydaş dosyadaki bedelden daha az değer biçilmesinin nedenlerinin yeterli, inandırıcı ve somut gerekçelere dayanılarak ve paydaş dosya değerleri ile yeknesaklık sağlanması gerektiği de gözetilerek açıklanması hususunda bilirkişi kurulundan ek rapor alınmış, alınan ek raporda yeniden yapılan değerlendirme ve kıyaslama sonucunda Haziran 2023 değerlendirme tarihi itibarıyla taşınmazın metrekare birim bedelinin 4.595,00 TL/m² olduğu, toplam bedelin ise 808.720,00 TL olacağı bildirilmiş olup, alınan ek raporun hüküm kurmaya elverişli bulunduğu, buna göre toplam 808.720,00 TL bedele hükmedilmesi gerektiği, ancak ıslahla talep edilen miktarın 634.480,00 TL olduğu ve Dairelerince talep gibi hüküm kurularak fazlasının saklı tutulmasına karar verilmesi gerektiğinin anlaşıldığı, ayrıca dava konusu taşınmazın karardan sonra uygulama görerek aynı ada 2 parsel sayılı taşınmaz olarak tescil edildiği, davacının dava konusu 1 parsel sayılı taşınmazdaki payının aynen iş bu parsele taşındığı ve tescil edildiği, imar planındaki kullanım amacında değişiklik olmadığı anlaşılmış olup tescil kamu düzenine ilişkin olduğundan infazda duraksamaya yer verilmemesi için bu husus da resen dikkate alınarak taraf vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Yoluna BaşvuranlarBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.B. Temyiz Sebepleri1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.2. Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiş; ayrıca müvekkili idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.C. Gerekçe1. Uyuşmazlık ve Hukuki NitelendirmeUyuşmazlık, ... olarak davacı tapu maliki ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin tahsili hususundadır.2. Değerlendirme1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.2. Arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesi ve alınan rapor uyarınca bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesi isabetlidir.3. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin tüm, davalı idare vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.4. 26.11.2022 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan 7421 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi ile 2942 sayılı Kanun'a eklenen Ek Madde 4 ile ''Bu Kanun kapsamında açılan davalarda verilen bedel ve tazminat kararlarına ilişkin mahkeme ve icra harçları, davalı idare tarafından ödenmek üzere maktu olarak belirlenir." hükmü ve Dairemizin yerleşik uygulamaları gereği maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin düşünülmemesi bozmayı gerektirir.Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;1. Davacı vekilinin tüm, davalı idare vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,2. Davalı idare vekilinin temyiz itirazının kısmen kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (B) harfi ile gösterilen bendinin vekâlet ücretine ilişkin (8) numaralı alt bendinde yer alan "99.172,00" sayısının hükümden çıkartılmasına, yerine "30.000,00" sayısının yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,Davacıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,05.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.