Anahtar kelimeler: Akar Şişli Kavşağa Caddesinde Döner Sunmuş Eylemden İhbarına Hasarlı Seyir

T.C.
İSTANBUL16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████DAVA
: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)DAVA TARİHİ
: █████/2025KARAR TARİHİ
: █████/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVA
:Davacı vekili İstanbul ...Asliye Ticaret Mahkemesi'nin...Esas sayılı dosyasına sunmuş olduğu dava dilekçesi ile; müvekkili şirketin ... nolu Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi ile sigortalı ...’ın malik olduğu ... plakalı araca, davalı ... LTD. ŞTİ.'nin malik ve sürücüsünün ... olduğu ... plakalı aracın 29.08.2024 tarihinde, İstanbul İli, Şişli İlçesi, Merkez Mahallesi, Akar Caddesinde seyir halindeyken döner kavşağa geldiği sırada aracının ön kısımları ile çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, müvekkil şirkete vaki hasar ihbarına müteakip hazırlatılan ekspertiz raporuna istinaden sigortalı araçta meydana gelen hasar sonrası aracın onarım bedeli olan 246.203,43-TL maddi hasar tazminatının 22.10.2024 tarihinde ödendiğini, bu ödenen tazminatın 150.260,00-TL poliçeden tahsil edildiğini, kalan bakiye 95.943,43-TL tazminat ödemesi için müvekkili sigorta şirketinin TTK m.1472 hükmü gereği sigortalısının haklarına halef olduğunu, kaza sonucu sigortalıya ait araçta meydana gelen zarar ile ilgili müvekkil şirket tarafından tanzim ettirilen ekspertiz raporunda ... plakalı aracın sürücüsü ..., hasarın meydana gelmesinde %100 oranında kusurlu olduğunu, davalı ...Ltd. Şti.'nin K.T.K bakımından ... plakalı aracın işleteni olduğunu, söz konusu olayda... plakalı aracın kaza tespit tutanağı ile ilgili kanun maddeleri gereğince davalı ... Ltd. Şti'nin araç sahibi/işleteni olarak tespit olunacağının aşikar olduğundan oluşan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, rücuen tazminat alacağı olan 95.943,43-TLlik hasar tazminatının ödeme tarihi olan 22.10.2024 tarihinden itibaren asıl alacağa işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili amacıyla davalı/borçlu aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının yasal süresi içinde borca, faize ve tüm fer’ilerine itiraz ettiğini, davalıların itirazlarının haksız ve hukuka aykırı olduğunu belirterek İstanbul ... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyasında haksız olarak yapılan itirazların iptali ile takibin devamına, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.CEVAP
:Davalı vekili █████/2026 tarihli cevap dilekçesi ile; açılan davayı kabul etmediklerini, öncelikle görev ve yetkiye itiraz ettiklerini, müvekkilinin adresinin Bakırköy İSTANBUL olduğunu, görevli ve yetkili Mahkemenin Bakırköy Adliyesi Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesi görev ve yetki alanında olduğunu, yine söz konusu alacak iddiasının arabuluculuk yoluna gidilmeden davanın ikame edildiğini, bu yönü ile de usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, zamanaşımı itirazı bulunduğunu, davaya konu olayın zamanaşımına uğradığını, bu nedenle de reddi gerektiğini, esasa yönelik itirazlarında; müvekkil şirketin kusurunun bulunmadığını, davanın müvekkili şirketin 3. Şahıs Mali Sorumluluk Sigortasına ve ZMMS da tespit edilecek sigorta şirketine davanın ihbar edilmesini talep ettiğini, dava dilekçesindeki diğer iddiaların haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu belirterek öncelikle davanın usulden reddine, Mahkeme aksi kanaatte ise davacıya kaza nedeni ile ödenen bedellerin tespitine ve mahsup ve takas hükümlerinin uygulanması ile davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:Dava, kasko sigorta poliçesi kapsamında davacı sigorta şirketi tarafından dava dışı sigortalı için ödenen hasar bedelinin rücuen davalıdan tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.İstanbul ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin... Esas ...Karar sayılı █████/2026 tarihli kararı ile görevsizlik kararı verilerek dosya Mahkememize gönderilmiş ve Mahkememizin ████████ Esas sırasına kaydı yapılarak yargılamasına devam olunmuştur.6100 sayılı HMK’nın 2. maddesinin 1.fıkrası gereğince malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça Asliye Hukuk Mahkemesidir. Yine 2.maddenin 2.fıkrası uyarınca HMK’da ve diğer kanunlarda aksine düzenleme bulunmadıkça, Asliye Hukuk Mahkemesi diğer dava ve işler bakımından da görevlidir. Göreve ilişkin bu genel düzenlemeler yanında bazı kanunlarda belirli kişiler arasında çıkan uyuşmazlıklara veya belli bir çeşit uyuşmazlıklara bakmak üzere kurulmuş özel olarak görevli mahkemeler de belirlenmiştir.Ticari davalar TTK’nın 4/1.maddesinde tanımlanmıştır. Ticari davalar, mutlak ticari davalar, nispi ticari davalar ve yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç gruba ayrılır.Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. Ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK’nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez. TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür.Sigortacının halefiyete dayalı olarak açacağı rücuen tazminat davasında, görevli mahkemenin belirlenmesi konusunda; 22.03.1944 tarih, 37 Esas, 9 Karar sayılı (03.07.1944 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan) Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararında "sigortacının halefiyete dayalı açtığı davanın aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur" ilkesi benimsenmiştir. Buna göre; sigortacının halefiyete dayalı olarak açtığı davada, davanın nitelendirmesi yapılırken, davacının sigortalısı ile zarara neden olduğu iddia edilen arasındaki hukuki ilişkiye bakılması gerekmektedir.Somut olayda davacı sigorta şirketi, sigortalısı gerçek kişiye halef olarak (-sigortalı araç hususi araçtır-) açmış olduğu davada görevli mahkeme, sigortalı ile davalı arasındaki ilişkiye göre belirlenecektir. Davacının halefi olduğu sigortalısı gerçek kişi ile davalı arasındaki ilişki haksız fiile dayalı olup, az yukarıda yapılan açıklamalar gereğince dava nispi yada mutlak ticari davada olmadığından ve bu durumda görevli mahkemenin genel görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesi olması gerektiği (Emsal Karar: İstanbul BAM 8 H.D. █████████ esas █████████ karar) anlaşılmakla mahkememizin görevsizliğine, görevli mahkemenin İstanbul 37. Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna, HMK'nın 114/1-c ve HMK'nın 115/2 maddesi uyarınca davanın usulden reddine, dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davanın mahkememizin görevsizliği sebebiyle HMK'nın 114/1. maddesi göndermesi ile HMK'nın 115/2 maddesi uyarınca USULDEN REDDİNE,2-Görevli mahkemenin İSTANBUL 37. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ OLDUĞUNUN TESPİTİNE,3-Mahkememiz kararı istinaf edilmeksizin kesinleşmesi halinde 6100 sayılı HMK m.21/1-c gereğince İstanbul 37. Asliye Hukuk Mahkemesi ile mahkememiz arasında olumsuz görev uyuşmazlığı çıktığından kararın kesinleşmesinden sonra dava dosyasının MERCİ TAYİNİ için İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi'ne GÖNDERİLMESİNE,4-Kararın taraflarca süresinde istinaf edilmesi halinde ise dosyanın ilgili BAM Hukuk Dairesi'ne gönderilmesine,5-Harç, vekalet ve yargılama giderlerinin HMK'nın 331/2 maddesi uyarınca yetkili mahkemece değerlendirilmesine,Dair, tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize verilecek ya da gönderilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde karar verildi. █████/2026Katip¸e-imzalıdırHakim¸e-imzalıdır