Anahtar kelimeler: Gibiçok Hadımköydeki Tirın Tırın Serviste Servise Gaziosmanpaşa Tamir Onarımı Kazançların

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO
: █████████
KARAR NO
: █████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2025
NUMARASI
: ████████ E - ████████ K
DAVANIN KONUSU
: Alacak
KARAR TARİHİ
: █████/2026
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkiline ait olan ve ticari amaçla kullandığı ... plakalı TIR'ın tamir ve onarımı için █████/2023 tarihinde davalı şirkete ait olan Hadımköy'deki servise teslim ettiğini, ancak TIR'ın tamir edilmediği gibi,çok uzun süre serviste bekletildiğini, █████/2024 tarihinde Gaziosmanpaşa 7.Noterliğinden ... yevmiye sayılı ihtarname ile davalı tarafa çalışır halde tırın teslim edilmesi ve mahrum kaldığı kazançların kendisine ödenmesinin talep edildiği, bunun akabinde davalı tarafın müvekkili ile irtibata geçtiğini, araca bir takım işler yapıldığını ancak eksik hususların olduğunun belirtildiği, 95 gündür bıraktığı aracı almaya gittiğinde kendisinden çok yüksek bir rakam talep edildiği, müvekkilinin aracın tamir edilmediğini gördüğü, bu sebeple ödeme yapmayacağını belirtiğini, davalı tarafın ödeme yapılmamasından dolayı aracı teslim etmediğini, aracın kendisine █████/2024 tarihinde teslim edildiğini, aracın teslim edildiği █████/2023 tarihinden █████/2024 tarihine kadar mahrumiyet tazminatının yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde ;davacı yana ait olan aracın ... ... ... marka olup, 2004 model olduğu ve söz konusu aracın üçüncü kişiden ikinci el olarak satın alındığını, ayrıca davaya konu tırın en son 2015 senesinde yetkili servise girdiğini, periyodik bakımının yaptırılmadığını, yetkili serviste bunca zaman işlem görmediğini, bahse konu tırın █████/2023 tarihinde müvekkili şirket servisine getirildiğini, ilk yapılan incelemelerde araçta orijinal olmayan parçalar ve araç üzerinde yetkili olmayan servis işlemleri yapıldığının tespit edildiği, araçta yapılan inceleme ve tespitler sonucunda aracın motor beyni ve kabin beyni arası tesisatının arızalı olduğunun görüldüğü, bunun üzerine komple tesisat araştırılması yapıldığı ,fakat aracın yaşı nazara alındığında söz konusu tesisatın üretimden kalktığı bilgisine ulaşıldığı, bu hususta davacı yana bilgi verildiği ve aracın özel ve astronik şanzıman (ZF) olmasından dolayı hiçbir tesisatın araç üzerine takılamadığının bildirildiği, yetkili serviste kaldığı süre boyunca müvekkili şirket servis çalışanları tarafından sorun tespit edilmeye çalışıldığı, hatta bu süreçte doğrudan ... ... firmasından dahi destek alındığı, fakat aracın neredeyse 20 yaşında eski bir araç olması ve özellikle de orijinal olmayan parçalar ve yetkili servis tarafından yapılmayan işlemler yapılmış olması nedeniyle, araçtaki sorunu bulma noktasında hem üretici firma hem yetkili servis sorunu çözmek için çaba sarf ettiğini, ilgili Yönetmeliğin ekinde yer alan listeye bakıldığında , davaya konu tır cinsi aracın kullanım ömrünün 10 yıl olduğunun belirtildiğini ,bu sebeplerle davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Talep Arttırımı
: Davacı vekili yargılama sırasında verdiği dilekçe ile , "Dava konusu araç, ticari iş amacıyla kullanılan bir araç olup davalı tarafın bu durumu gözeterek tamir edip edemeyeceğini tespit etmesi ve buna göre aracı mümkün olan kısa zamanda müvekkilime teslim etmesi gerekirdi. Ancak davalı taraf bunu yapmayıp aracı 103 gün boyunca uhdesinde tutup 58 gün geç teslim etmiştir. Bu şekilde müvekkilin bu süre zarfında kazanç kaybına uğramasına sebebiyet verilmiştir. Davalı taraf kısa bir sürede araçtaki arıza durumuna karşılık çözüm bulup bulamayacağını tespit edip gerekli bilgilendirme sonrası aracı müvekkile teslim etmesi gerekirdi bunu yapmayarak kusurlu hareket etmiştir. Dolayısıyla aracın geç teslimi nedeniyle ortaya çıkan hak mahrumiyet alacağının davalıdan tahsil edilerek müvekkile ödenmesini, 172.551,85 TL hak mahrumiyet tazminatının (araç mahrumiyet alacağının) aracın davalıya teslim edildiği 27.11.2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, " olarak talebini arttırmıştır.
İstinaf Konusu Mahkeme Kararı ;
Mahkemece yapılan yargılama sonunda ; " Tüm dosya kapsamından; 13.06.2014 tarihli 29029 Sayılı Resmi Gazetede yayımlanan “Satış Sonrası Hizmetler Yönetmeliği”nin m. 4/1-g bendi uyarınca kullanım ömrü, malın, tüketiciye teslim tarihinden başlayan ve bu Yönetmeliğe ekli listede yer alan her mal grubu için tespit edilen süreleri ifade etmekte olup, Yönetmelik ekinde yer alan listenin "Taşıtlar" başlıklı 10. Bölümünde dava konusu taşıtın kullanım ömrünün 10 yıl olduğu, aynı Yönetmeliğin m. 4/1-a bendi uyarınca ise azami tamir süresinin bu Yönetmeliğe ekli listede yer alan her mal grubu için tespit edilen süreleri ifade ettiği, Yönetmelik ekinde yer alan listede dava konusu taşıtın azami tamir süresinin 45 iş günü olduğu, mezkur Yönetmeliğin "Servis İstasyonlarının Sorumlulukları" başlıklı 10. Maddesinin 4. Fıkrasında malın yetkili servis istasyonlarındaki bakım ve onarım süresinin azami tamir süresini geçemeyeceğine dair kuralın malın kullanım ömrü süresine özgülendiği; dava konusu taşıtın kullanım ömrü olan 10 yılı doldurduğu, bu suretle davalının dava konusu taşıtın bakım ve onarım süresine ilişkin yasal bir kısıtlama altında bulunmadığı, taşıtın davalı servise teslim tarihinde 1.583.000 km'de olduğu, dosyada bulunan servis kayıtlarına göre son servise yaklaşık 8 yıl önce başvurduğu hususları da göz önüne alınarak, davalının dava konusu taşıtın teslim tarihine dair sorumluluğu bulunduğuna dair mahkememiz nezdinde kanaat oluşmadığı " şeklindeki gerekçe ile DAVANIN REDDİNE karar verilmiştir.
İstinaf Başvurusu ;
Mahkemece verilen kararı,davacı vekili istinaf etmiştir.
Davacı vekilince verilen istinaf dilekçesinde; " Dava konusu aracın 10 yıllık ekonomik ömrünü tamamlamış olması ve üretilmeyen bir araç için yetkili servisten onarım süresi için azami onarım süresi olarak 45 gün kriterinin uygulanamayacağı gerekçeleri, mahrumiyet zararının servis tarafından giderilmek zorunda olmadığı anlamına gelmemektedir. Zira yetkili servis olan davalı taraf, müvekkilin tamir için bıraktığı aracın kilometresini ve kullanım ömrünü görerek aracı servise kabul etmiştir. Burada müvekkile başlangıçta aracın tamir edilebileceği söylenmiş ve müvekkil de davalının sözüne güvenerek hareket etmiştir. Kaldı ki Satış Sonrası Hizmet Yönetmeliği'nin ilgili maddeleri oldukça dar yorumlanmıştır. Burada kullanım ömrü süresi tamamlanan araçlar için azami tamir süresinin uygulanmayacağına dair herhangi bir yasal düzenleme söz konusu değildir. Müvekkilimin aracının kullanım süresinin 10 yılın üzerinde olması ve dava konusu aracın üretilmiyor olması demek davalı tarafın tamir süresinde keyfi davranacağı anlamına gelmemektedir. Servise kabul edilen ve tamir sözü verilen dava konusu araçta müvekkilime gerekli bilgilendirmeler yapılmamış, müvekkilimin çabaları sonrasında bir takım açıklamalar yapılmış ancak uzunca bir süre aracın tamiri için bekletilen müvekkilimin aracı onarılmamıştır.
Dava konusu araç, ticari iş amacıyla kullanılan bir araç olup davalı tarafın bu durumu gözeterek tamir edip edemeyeceğini tespit etmesi ve buna göre aracı kısa zamanda müvekkilime teslim etmesi gerekirdi. Ancak davalı taraf bunu yapmayıp 150 gün kadar aracı uhdesinde tutup, müvekkilin kazanç kaybına uğramasına sebebiyet vermiştir. Davalı taraf kısa bir sürede araçtaki arıza durumuna karşılık çözüm bulup bulamayacağını tespit edip gerekli bilgilendirme sonrası aracı müvekkile teslim etmesi gerekirdi bunu yapmayarak kusurlu hareket etmiştir. Oysaki sorunun tespit edilmesi ve çözülemediğinin anlaşılması yetkin bir servis tarafından 10-15 gün içerisinde anlaşılabilir. Şirket yetkilisi tarafından, müvekkilin kendilerine gönderdiği ihtarnameden sonra dönüş yapılmış ve araç için sorunun çözülemediği bildirilmiştir. Servise teslim edilen dava konusu araç onarılmaksızın 152 gün sonra müvekkile olduğu gibi geri teslim edilmiştir. Yani araçtaki arıza ve şikayetlere davalı tarafça herhangi bir çözüm bulunmadığı gibi araç, anlamsızca aylar sonra teslim edilmiştir. Bu şekilde müvekkilin bu süre zarfında kazanç kaybına uğramasına sebebiyet verilmiştir. Dolayısıyla aracın geç teslimi nedeniyle ortaya çıkan hak mahrumiyet alacağının davalıdan tahsil edilerek müvekkile ödenmesi gerekmektedir." şeklindeki istinaf sebepleri ile kararın usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek, kaldırılması istenmiştir.
HMK.nun 355. maddesi uyarınca, kamu düzeni yönünden ve ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda;
Dava , araç tamiri ile ilgili ayıplı hizmet iddiasına dayalı tazminat talebine ilişkindir.
Dosyadaki bilgi ve belgelere göre ; davacıya ait 2004 model TIR aracının, davalı servise █████/2023 tarihinde tamir için bırakıldığı, █████/2024 tarihinde teslim edildiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece yargılamada makine mühendisi ve bir borçlar hukuku alanında uzman /nitelikli hesaplamalar uzmanı bilirkişi kurulundan raporlar alınmıştır.
Mahkemece alınan bilirkişi kurulu raporunda özetle;Dava konusu ... plakalı, ... şasi nolu, 2004 model, ... marka, ... ... model araç olduğu, dava konusu araç 2004 model olması itibariyle davalı servise █████/2023 geliş tarihli olarak takribi 19 yıl olmak üzere 10 yıllık ekonomik ömrünü doldurmuş olarak başvurduğu ve aynı zamanda dava dosyasında bulunan servis kayıtlarına göre servise takribi 8 yıl önce 1.583.000 km - 910.000 km - 673.000 km. kullanımdan sonra ve bu arada hangi periyodik bakımların yapıldığı anlaşılmadan başvurduğu; Dava konusu aracın Satış Sonrası Hizmetler Yönetmeliği madde 4 a) Azami tamir süresi: 45 işgünü kabul edileceği, fakat aynı yönetmelik g) Kullanım ömrü: Malın, tüketiciye teslim tarihinden başlayan ve bu Yönetmeliğe ekli listede yer alan her mal grubu için tespit edilen süreleri, olmak üzere 10 yıl olarak belirtilen süreyi geçmiş olduğu, üreticinin malı ve yedekparçayı üretmeme hakkı bulunduğunun anlaşıldığı, diğer taraftan aynı yönetmelik madde 10 / 4 kısmında “Kullanım ömrü süresince, malın yetkili servis istasyonlarındaki bakım ve onarım süresi azami tamir süresini geçemez” olarak belirtildiği ve dava konusu aracın 10 yıllık kullanım ömrünü geçmiş olmakla birlikte üretilmeyen bir araç için yetkili servisten onarım Süresinin azami tamir süresi olan 45 günü geçmesi itibariyle ayıplı servis hizmeti verildiği şeklinde değerlendirilemeyeceği" görüşü bildirilmiştir.
Sözkonusu rapora davacı tarafça itiraz edilmesi ve seçenekli rapor hazırlanması talebi üzerine hazırlanan ek raporda ; "günümüzde rapor tarihi itibariyle yani 27.02.2025 itibariyle 200.000,00 TL olan tazminatın parasal değer olarak █████/2023 geliş tarihinden 45 işgünü sonrası olan 29.01.2024 tarihindeki değerinin hesaplanması gerekmektedir.27.02.2025 tarihinde 200.000,00 TL nin değeri 29.01.2024 itibariyle ne kadar olacağının hesaplanması gerekiği, buna göre; TÜFE:-Yİ-ÜFE Ortalama Değişim Oranlarına göre 2024 ın Ocak ayında 148.979,19 TL olan parasal değer 03.06.2024 dava tarihi 172.551.885 TL olduğu..."görüşü bildirilmiştir.
Somut olayda 13.06.2014 tarihli 29029 Sayılı Resmi Gazetede yayımlanan “Satış Sonrası Hizmetler Yönetmeliği” hükümlerinin dikkate alınması gereklidir.
Bilirkişi kurulu raporunda ve Mahkemenin karar gerekçesinde de ifade edildiği üzere ; Anılan Yönetmeliğin m. 4/1-g bendi uyarınca kullanım ömrü, malın, tüketiciye teslim tarihinden başlayan ve bu Yönetmeliğe ekli listede yer alan her mal grubu için tespit edilen süreleri ifade etmekte olup, Yönetmelik ekinde yer alan listenin "Taşıtlar" başlıklı 10. Bölümünde dava konusu taşıtın kullanım ömrünün 10 yıl olduğu, aynı Yönetmeliğin m. 4/1-a bendi uyarınca ise azami tamir süresinin bu Yönetmeliğe ekli listede yer alan her mal grubu için tespit edilen süreleri ifade ettiği, Yönetmelik ekinde yer alan listede dava konusu taşıtın azami tamir süresinin 45 iş günü olduğu, mezkur Yönetmeliğin "Servis İstasyonlarının Sorumlulukları" başlıklı 10. Maddesinin 4. Fıkrasında malın yetkili servis istasyonlarındaki bakım ve onarım süresinin azami tamir süresini geçemeyeceğine dair kuralın malın kullanım ömrü süresine özgülendiği; dava konusu taşıtın servis istasyonuna tamir için bırakıldığı tarihte kullanım ömrü olan 10 yılı doldurduğu anlaşılmıştır.
Davalı savunması ve dosyadaki deliller ile dosyaya sunulan özel mütalaa ve bilirkişi kurulu raporu uyarınca ,sözkonusu araçla ilgili yedek para temin edilemediği, aracın ekonomik ömrünü tamamlayan bir araç olduğu, azami tamir süresinin aşılmasına ilişkin hükümlerin somut olayda uygulanamayacağı, tazminat talep etme koşullarının mevcut olmadığı sonucuna varılmıştır.
Böylece, mahkemece verilen kararda maddi vakıa ve hukuki denetim yönlerinden usul ve hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı tarafın istinaf talebinin HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir.
K A R A R
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine,
Alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, (Harç tahsil müzekkeresinin temyiz edilen dosyalarda Dairemizce, temyiz edilmeden kesinleşen dosyalarda İlk Derece Mahkemesince ilgili Vergi Dairesine yazılmasına,)
İstinaf masrafının istinaf eden üzerinde bırakılmasına,
İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,
Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. █████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!