Anahtar kelimeler: Dairelik Üvey Tenkis Murisleri Site Payını Veraseten Sinin Gittiğini Muris
1. Hukuk Dairesi         ████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

SAYISI
: █████████ E., █████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Ankara 39. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ███████ E., ████████ K.
Dava, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde tenkis istemine ilişkindir.
Asıl davada davacılar; murisleri ...'ın 13.06.2012 tarihinde öldüğünü, murisin, ikinci eşi olan ... ’dan veraseten intikal eden 835 parseldeki 1/4 miras payını 12.10.2001 tarihinde 2.000,00 TL bedelle üvey oğlu davalı ...'a temlik ettiğini, 835 parsel için yapılan kat karşılığı inşaat sözleşmesine göre bağımsız bölümlerin % 47’sinin arsa sahibine, % 53'nün yükleniciye isabet edeceğinin kararlaştırıldığını, 835 parselin imar uygulaması ile 608 80... , 608 78... ve 609 12... parsellere gittiğini, 94 dairelik bir site yapıldığını ve bağımsız bölümlerin ... mirasçıları olan davalılar adına tescil edildiğini, muris tarafından ...’a yapılan temlikin muvazaalı olduğunu ileri sürerek 608 80... ve 608 78... parselde murisin payına isabet eden taşınmazların tapu kayıtlarının iptaline ve miras payları oranında adlarına tesciline, olmadığı takdirde tenkise karar verilmesini talep etmişlerdir.
Birleştirilen davada davacılar; murise veraseten intikal eden 155, 1 56... parsellerdeki miras payını eşi ... 'ın öz oğlu ...'a satış suretiyle muvazaalı olarak temlik ettiğini, devirlerin muris muvazaası sebebiyle geçersiz olduğunu, ayrıca asıl davaya konu 835 parselin imar uygulaması 609 12... parsele de gittiğinin tespit edildiğini ileri sürerek taşınmazların tapu kayıtlarının iptaline ve miras payları oranında adlarına tesciline, olmadığı takdirde tenkise karar verilmesini talep etmişlerdir.
Davalılar; 1922 yılında doğan ...'ın ilk ve tek evliliğini 53 yaşında 09.05.1975 tarihinde ... ile yaptığı ve bu evliliğinden çocuğunun olmadığını, davacıların annesi olduğu anlaşılan ... ’ın ise ana adının ... , ... , baba adının ise ... olarak düzeltildiğinin anlaşıldığını, ancak vukuatlı Nüfus Kayıtlarında ...'ın ana ve baba adına ilişkin kayıtların düzeltilmesine ilişkin bilgiye yer verilmediğini, ... . Noterliğinin ... yevmiye nolu mirasçılık belgelerinin gerçeğe aykırı olarak düzenlendiğini, davacıların ...’ın torunları olup olmadıklarının öncelikle ele alınmasının gerektiğini, muvazaa iddiasının doğru olmadığını, işlem tarihlerinde murisin bilinen mirasçısı olmadığını, satış tarihleri itibarıyla yasal mirasçısı bulunmayan murisin satış işlemini mirasçılarını miras hakkından yoksun bırakmak amacıyla yaptığından bahsedilemeyeceğini, murisin geçim ve iaşesini sağlamak amacı ile hareket ettiğini, nitekim 90 yaşında gerçekleşen ölümüne kadar tüm bakım ve yaşlılıktan kaynaklanan sağlık ve tedavi işlemlerinin ... ve ailesi tarafından karşılandığını, murisin minnet duygusu ile hareket ettiğini, satış bedellerinin ödendiğini belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
İlk Derece Mahkemesinin tarih ve sayısı yukarıda belirtilen kararı ile; murisin 1975 yılında ikinci eşi davalı ...'ın babasıyla evlendiği, 13.06.2012 tarihinde öldüğü, murisin, ikinci eşi birlikte ve ikinci eşi öldükten sonra da ...'la birlikte yaşadığı, bakım ve giderlerinin de ... tarafından karşılandığı, düzenli gelirinin olmadığı, davalı ... tarafından bakıldığı, minnet duygusu ile 1/4 miras payını temlik ettiği, davalı ...'ın taşınmazları devralacak ekonomik gücünün bulunduğu, akabinde arsa vasfındaki taşınmazların kat karşılığı inşaat sözleşmesine konu edildiği, taşınmazlar 20 01... yıllarında devredildikten sonra da yaklaşık 10 yılı aşkın sürede muris ...'nin üvey oğlu ile birlikte yaşadığı, bakıp gözetildiği, murisin mirasçılardan mal kaçırmak amacı ile değil, ölünceye kadar bakıp gözetildiği için minnet duygusu ile hareket ettiği, tenkis koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, İlk Derece Mahkemesi kararının asıl ve birleştirilen davada davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin tarih ve sayısı yukarıda belirtilen kararı ile; murisin iradesinin mirasçılardan mal kaçırmak amacıyla ve muvazaalı yapıldığının ispat edilemediği gerekçesi ile davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleştirilen davada davacılar vekili tarafından duruşma istekli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 10.03.2026 Salı günü duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde temyiz eden asıl ve birleştirilen davada davacılardan ... ve vekili Avukat ... ile temyiz edilen asıl ve birleştirilen davada davalılardan ..., ... ve vekilleri Avukat ... ve Avukat ... geldiler. Davetiye tebliğine rağmen başka gelen olmadı. Yokluğunda duruşmaya başlandı. Gelen asil ve vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. Temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup özellikle iddianın HMK'nın 190. ve TMK'nın 6. maddeleri uyarınca usulünce kanıtlanamadığı, murisin saklı payı zedeleme kastı ile hareket ettiğinin de ispatlanamadığı anlaşılmakla temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, 04.11.2025 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca gelen temyiz edilen davalılar vekilleri için 40.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin temyiz eden asıl ve birleştirilen davada davacılardan alınmasına, Asıl ve birleştirilen davalar için aşağıda yazılı 304,40’er TL bakiye onama harcının temyiz eden asıl ve birleştirilen davada davacılardan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 10.03.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!