Anahtar kelimeler: Lehdarı Çekle Satımdan Ciranta Tedbiren Men Yasağı Ödemeden İstirdat Yazildiği

TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.DİYARBAKIRASLİYE TİCARET MAHKEMESİGEREKÇELİ KARARESAS NO
:KARAR NO
:HAKİM
:KATİP
:DAVACI
:VEKİLİ
:DAVALI
:VEKİLİ
:DAVA İHBAR OLUNAN
:VEKİLLERİ
:DAVA
: İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2025KARAR TARİHİ
: █████/2026GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH
:Mahkememizde görülmekte olan İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle
: dava konusu edilen keşidecisi .....Ticaret A.Ş., lehdarı .....San. A.Ş. olan, .....Bankası ......'nin .....Şubesine ait, keşide yeri İstanbul, keşide tarihi ....., 1.549.570,44 TL bedelli, .....numaralı çekin davalıdan istirdadına ve müvekkiline iadesine, ayrıca müvekkili şirketin davalı davaya konu çekle ilgili olarak ciranta sıfatıyla borçlu olmadığının tespitine, çek hakkında tedbiren ödemeden men yasağı konulması hususunda ihtiyati tedbir kararı verilmesini, çekin ihtiyati tedbir kararı vazı ile takibe ve davaya konu edilmesinin durdurulmasına kararı verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili dava dilekçesinde özetle; Mahkemenizin dava konusu kıymetli evrakı önce bankaya ibraz ettiği akabinde Diyarbakır İcra Müdürlüğü'nde icra takibinde olduğunu beyan ettiği, Davacı yan da iş bu dava konusu kıymetli evrakların müvekkilinde bulunduğunu bilmesine rağmen kötü niyetle hukuki dayanaktan yoksun ve mesnetsiz bir şekilde huzurdaki davayı ikame ettiğini, kıymetli evrakın zayi olmasına ilişkin davalarda davayı açan kişinin iyi niyetli ve samimi olması esas açısından bir dava şartı olduğunu ancak davacı yan bu noktada iyi niyetli olmayıp zaten müvekkilinde olduğunu bildiği kıymetli evraklar için adli makamları da boşuna harekete geçirerek kanuna karşı hile ile birlikte hakkın kötüye kullanılması yasağına aykırı davrandığını, neticeten dava konusu kıymetli evrak müvekkilinin uhdesinde olduğunu, bahse konu çeke ilişkin yapılan tüm hukuki işlemler hukuka aykırı olduğu gibi tedbirin devam etmesi halinde ticaret hayatını da olumsuz etkileyeceğini, izah edilen ve mahkemenizin re'sen değerlendireceği sebeplerle davanın reddini, itiraz edilen tutar üzerinden %20 kötüniyet tazminatına hükmedilmesini ve diyarbakır icra dairesi .....esas sayılı takibin devamına akabinde yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.İhbar Olunan .....şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkil, .....Bankasının .....şubesine ait .....seri nolu keşide yeri İstanbul olan .....keşide tarihli 1.549.590,44- tl tutarlı çeki davacı .....san. a.ş. emrine keşide ettiğini, .....şirketi söz konusu çekin hamiliyken yaşanan hırsızlık sonucu çek zayi olduğunu, Buna ilişkin olarak .....şirketi tarafından İstanbul .....Asliye Ticaret Mahkemesinin .....esas sayılı dosyası ile çek zayi davası açılmış, tedbiren ilgili çek için ödeme yasağı konulduğunu, müvekkili tarafından keşide edilen çek zayi olduktan sonra davalı .....tarafından .....esas sayılı icra takibi başlatıldığını, yapılan bu icra takibi ile çekin.....Ürünleri Hayvancılık Sanayi ve Tic. Ltd. Şti'ye ve ardından ...... Ltd. Şti'ye, son olarak ise davalı .....T.C. Kimlik numaralı .....ciro edildiği tespit edildiğini, çekte ciro silsilesinin bozulduğunu, ilk cirantanın lehtar olması gerekirken dentaş şirketi çeki ciro etmemişken çekin zayi olduğunu, izah edilen ve re’sen nazara alınacak nedenlerle; tüm beyanları doğrultusunda, müvekkili şirketin davaya ihbar olunan olarak kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.DEĞERLENDİRME
:Dava, İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) istemine ilişkindir.7155 sayılı Kanun'un 20. maddesi ile 6102 sayılı TTK'ya eklenen dava şartı olarak arabuluculuk başlıklı 5/A maddesinde; "(1) Bu kanunun 4'üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." düzenlemesi getirilmiştir.Ticarî davalarda arabulucuya başvuru zorunluluğu getiren TTK m. 5/A(1) hükmü █████/2023 tarihli ve 7445 sayılı Kanunun 31 inci maddesiyle bu fıkrada yer alan “paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında” ibaresi “para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında,” şeklinde değiştirilmiştir.█████/2023 tarihinde yürürlüğe giren 7445 sayılı Kanun'un m. 31 hükmü ile değişik 6102 sayılı TTK m. 5/A hükmünün son hâli "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." şeklinde olup, eldeki davanın .....tarihinde açılmış olması nedeniyle olayda uygulanması gereken hüküm budur.Bu hükümlerden anlaşılacağı üzere, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talebi içeren ticari davalarda arabuluculuk başvurusunun dava şartı olduğu ve başvuru sonucunda düzenlenen son tutanağın dava dilekesine eklenmesinin zorunlu olduğu, arabulucuya başvuru yapılmadan dava açıldığının anlaşılması halinde ise herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın dava şartı yokluğundan usulden reddedileceği öngörülmüştür.Eldeki davada; davacı vekili tarafından dava açılırken hem menfi tespit hem de istirdat talebinde bulunulduğu, Mahkememizce .....tarihli celsenin 2 nolu ara kararı ile menfi tespit ve istirdat taleplerinin ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiği kanaati ile istirdat talebi yönünden davanın tefrikine karar verildiği ve bu amaçla istirdat talebi yönünden davanın tefrik edildiği görülse de yeniden yapılan incelemede dava dilekçesi ekinde arabuluculuk son tutanağının sunulmadığı gibi dava dilekçesinde arabuluculuğa başvurulduğuna dair bir ibareye yer verilmediği anlaşıldığı, Mahkememizin .....tarihli ara kararı ile "6325 sayılı yasanın 18/a maddesi gereğince, taraflar arasında iş bu davaya konu arabuluculuk görüşmeleri neticesinde anlaşmaya varılamadığına dair arabuluculuk son tutanağının aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış suretini ibraz etmesi için davacı vekiline bu günden itibaren 1 haftalık kesin süre verilmesine, 1 haftalık kesin süre içerisinde son tutanağı ibraz etmediği takdirde 6325 sayılı yasanın 18/a maddesi gereğince davanın usulden reddedileceğinin ihtaratı yapıldığı" kesin süreye rağmen davalı ile gerçekleştirilen arabuluculuk son tutanağının sunulmadığı bu durumda aralubulucuya başvuru yapılmadan davanın açıldığı anlaşılmakla davanın HMK. 114 ve 115. Maddeleri gereğince usulden reddine karar vermek gerekmiştir. (Emsal niteliğinde Yargıtay 11. HD █████/2024 tarih ve : █████████ E ve █████████ K sayılı kararı, Ankara BAM 22. HD █████/2025 tarih ve ████████ E ve ████████ K sayılı kararı )Mahkememizce işbu davanın tefrik edildiği .....Esas Sayılı dava dosyasında vekalet ücretine ilişkin hüküm kurulduğu anlaşıldığından davalı taraf lehine yeniden vekalet ücreti tesisi takdiren uygun görülmemiş aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davanın 6100 sayılı HMK'nın 114/2. ve 115/2. maddeleri gereğince dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE,2-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,3-Davacı tarafça ödenen harçların ve yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirse de tefrik edilen dosyada vekalet ücreti takdir edilmekle bu dosyada yeniden vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.Katip Hakim