Anahtar kelimeler: Direnilmiştir Bozulmuş Kesinlik Şartı Direnme Ankara Sayisi Daire Adliye Vekilleri
Hukuk Genel Kurulu         ████████ E.  ,  ████████ K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

    SAYISI
    : █████████ E., █████████ K.
    ÖZEL DAİRE KARARI
    : Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 13.02.2025 tarihli ve
    █████████ Esas, █████████ Karar sayılı BOZMA kararı
    Taraflar arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
    Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
    Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 5. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından Özel Daire bozma kararına karşı direnilmiştir.
    Direnme kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan gündem ve dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
    I. DAVA
    Davacı idare vekili dava dilekçesinde; Ankara-Niğde Otoyolu yol inşaat ve emniyet sahası içerisinde kalan ve kamulaştırılmasına karar verilen davalıya ait Ankara ili, Şereflikoçhisar ilçesi, ...Mahallesi 1805 39... ve 13 parsel sayılı taşınmazların kamulaştırma bedelinin tespiti ile davacı idare adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
    II. CEVAP
    Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı idare tarafından teklif edilen bedelin çok düşük olduğunu ve taşınmazın rayiç değerinin çok altında kaldığını belirterek gerçek değerinin tespit edilmesi gerektiğini savunmuştur.
    III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
    İlk Derece Mahkemesinin 15.08.2022 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile; davanın kabulüne, dava konusu 1805 39... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin 46.548,23 TL, 1805 39... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin 218.351,50 TL olarak tespitine, dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile yol olarak terkinine karar verilmiştir.
    IV. İSTİNAF
    A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
    B. Gerekçe ve Sonuç
    Bölge Adliye Mahkemesinin 06.03.2024 tarihli ve █████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile; değerlendirme tarihi olan 2021 yılı resmî tarım verileri ile istinaf denetiminden aynı bölgeden geçen dosyalarda kuru tarım arazilerinde uygulanan değerler de nazara alındığında buğday veriminin 350 kg, samanın 300 kg, bostan veriminin 1500 kg, buğday satış fiyatının 3,00 TL, samanın 0,85 TL, bostanın 1,75 TL, arazi kirası, değişken masraflar ve genel idare giderleri dâhil edilmeksizin buğday giderinin 288,80 TL, bostan giderinin ise 625,00 TL alınarak değer biçilmesi gerektiğinden bilirkişi kurulundan ek rapor alınmış ise de bostan giderinin resmî verilere göre tarla kirası, değişken masraf faizi ve genel idare giderleri düşülmek suretiyle 469,00 TL olarak alınması gerekirken bunlar düşülmeden hesaplama yapıldığı anlaşıldığından bu husus düzeltilmek suretiyle resen yapılan hesaplama sonucunda 43,62 TL/m2 birim bedeli üzerinden toplam kamulaştırma bedelinin 606.876,34 TL olduğunun tespit edildiği anlaşıldığından, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden karar verilmesi gerektiği gibi, dava konusu taşınmazın davacı idare adına tescili talep edildiği hâlde, tapudan terkinine karar verilmesi hatalı olduğundan ve Anayasa Mahkemesinin 05.04.2023 tarihli ve ███████ Esas, ███████ Karar sayılı kararı ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10. maddesinin 9. fıkrasındaki hükmün 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'na (Anayasa) aykırı görülerek iptaline karar verildiği, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2004/9-602 Esas, ████████ Karar sayılı kararı ve Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararlarında da belirtildiği üzere, Anayasa Mahkemesinin iptal kararları kesinleşmeyen işlemlerde derhal uygulanacağından, kamulaştırma bedeline dava tarihinden karar tarihine kadar geçen süre için kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faiz oranının uygulaması gerektiği gerekçesiyle davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulü ile kamulaştırma bedelinin toplam 606.876,34 TL olarak tespitine, bu bedelin 264.899,73 TL’sine dava tarihinden ilk derece mahkemesinin karar tarihi olan 15.08.2022 tarihine, 341.976,61 TL’sine dava tarihinden iş bu karar tarihine kadar geçen süre için kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faiz oranında faiz işletilmesine, dava konusu taşınmazların tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tesciline karar verilmiştir.
    V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
    A. Bozma Kararı
    1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
    2. Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile;
    ''... 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
    2. Kuru tarım arazisi niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net geliri esas alınarak değer biçilmesi yöntem itibarıyla doğrudur.
    3. Yargıtay'ın hukukî güvenlik ve hukukî öngörülebilirliğin temini amacıyla içtihat birliğini sağlama görevinin bulunduğu nazara alınarak yapılan değerlendirmeye göre; dava 01.08.2023 tarihinden önce açılmıştır. Anayasa’nın 153 üncü maddesinin beşinci fıkrasında yer alan; “İptal kararları geriye yürümez.” hükmü ve Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun; “Her davada açıldığı tarihte tespit edilen vaziyet hükme ittihaz olunması iktiza eylemesine…” gerekçesini içeren 28.11.1956 tarihli ve █████ sayılı kararı ile “Her dava açıldığı tarihteki fiili ve hukukî duruma göre karara bağlanır.” genel hukukî prensibini hâvi Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.05.2017 tarihli ve 2017/3-990 Esas, ████████ Karar sayılı kararları nazara alındığında tespit edilen kamulaştırma bedeline 2942 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin dokuzuncu fıkrası gereğince davanın açıldığı tarihten 4 ay sonrasından başlamak üzere yasal faiz uygulanması gerekirse de davacı idare vekilinin bu hususa yönelik açık temyiz itirazının bulunmadığı gözetilerek bu husus eleştirilmekle yetinilmiş, bozma sebebi yapılmamıştır.
    4. Buna karşın Dairemiz yerleşik uygulamasına göre; özel ve dikkate alınması gereken haklı bir neden bulunmadıkça tarım arazilerinin olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir üzerinden bilimsel yöntemle yapılacak değerlendirmede münavebeye alınacak ürünler için 2942 sayılı Kanun'un 15 inci maddesinin son fıkrasındaki düzenleme uyarınca, kamulaştırma belgelerinin Mahkemeye verildiği gün itibarıyla dekar başına elde edilecek ortalama verime, üretim giderine ve toptan satış fiyatına ilişkin olarak ciddi istatistiki bilgilere dayalı olduğu bilinen o yerdeki İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü verilerinin esas alınması gerekmektedir.
    5. Buna göre; arazi niteliğindeki dava konusu taşınmaza net gelir yöntemine göre değer tespitinde 2021 yılı Şereflikoçhisar İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü verilerinin dikkate alınması gerekirken bu husus göz ardı edilerek hangi verilere dayanıldığı; ayrıca ve açıkça belirtilmeden İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü verilerinden ayrılmayı gerektiren nedenler varsa bunlar açıklanmadan, denetime imkan vermeyecek şekilde soyut ifadelerle hazırlanan bilirkişi ek raporunun hükme esas alınmış olması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. ....'' gerekçesiyle kararın bozulmasına oy çokluğuyla karar verilmiştir.
    B. Bölge Adliye Mahkemesince Verilen Direnme Kararı
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Yargıtay denetiminden geçen aynı bölgeye ilişkin dosyalarda aynı nitelikteki taşınmazlara uygulanan münavebe şekli ve ürünlerin verim miktarlarının esas alınmasının uygun görüldüğü, bozma kararında dava konusu taşınmazın bulunduğu yerdeki verilerin esas alınması gerektiği belirtilmiş ise de satış fiyatları ve giderler yönünden dosya arasına alınan İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğünün 06.06.2023 tarihli cevabi yazısı ekindeki 2021 yılı verilerine göre bilirkişi kurulundan ek rapor alındığı, ek raporda yapılan hesaplama diğer yönlerden uygun görülmüş ise de bostan gideri yönünden yapılan yanlışlık giderilerek ve 469,00 TL olarak alınıp ek rapordaki diğer unsurlar korunarak resen yapılan hesaplama sonucunda 2021 yılı için taşınmaza biçilen % 4 kapitalizasyon faiz oranı ile 39,65 TL, %10 objektif değer artışı ile 43,62 TL m2 birim değeri bulunduğu, 2942 sayılı Kanun’un 10/8. maddesi gereğince dosyada mevcut resmi veriler ve Özel Dairenin aynı bölgeye ilişkin kararları da gözetilerek alınan ek rapor ile belirlenen bedelin adil ve hakkaniyete uygun olduğu gerekçesiyle direnme kararı verilmiştir.
    VI. TEMYİZ
    A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen direnme kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
    B. Temyiz Sebepleri
    1. Davacı idare vekili; bedel tespiti yapılırken İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğünden dava konusu parsel ve civarında yaygın olarak ekilen münavebe sistemi ve 2021 yılı verileri temin edilerek değer biçilmesi gerekirken daha önce onanan dosyalarda kullanıldığı belirtilerek ve bütün dosyalarda aynı ürün ve aynı verim değerleri kullanılarak kamulaştırma bedelinin belirlenmesinin hatalı olduğunu, kapitalizasyon faiz oranının %4 olarak alınması ve objektif değer artışı uygulanmasının yerinde olmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
    2. Davalı vekili; tespit edilen kamulaştırma bedelinin çok düşük olduğunu, taşınmazın gerçek değerini yansıtmadığını, taşınmazdan arta kalan kısımların değer kaybının dikkate alınmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
    C. Uyuşmazlık
    Direnme yoluyla Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık, kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescil istemine ilişkin eldeki davada; Bölge Adliye Mahkemesince alınan 01.11.2023 tarihli bilirkişi kurulu ek raporunun hüküm kurmaya elverişli nitelikte olup olmadığı, buradan varılacak sonuca göre kuru tarım arazisi niteliğindeki dava konusu taşınmazların net gelir yöntemine göre değerinin tespitinde, 2021 yılı Şereflikoçhisar İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü resmî verilerinin dikkate alınmasının gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır.
    D. Gerekçe
    1. İlgili Hukuk
    4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kanun'un 11. maddesi,
    2. Değerlendirme
    1. Konunun açıklığa kavuşturulması için öncelikle 2942 sayılı Kanun'un “Kamulaştırma bedelinin tespiti esasları” başlıklı 11. maddesine değinmek gerekmektedir.
    2. Anılan maddede; “15 inci madde uyarınca oluşturulacak bilirkişi kurulu, kamulaştırılacak taşınmaz mal veya kaynağın bulunduğu yere mahkeme heyeti ile birlikte giderek, hazır bulunan ilgilileri de dinledikten sonra taşınmaz mal veya kaynağın;
    a) Cins ve nevini,
    b) Yüzölçümünü,
    c) Kıymetini etkileyebilecek bütün nitelik ve unsurlarını ve her unsurun ayrı ayrı değerini,
    d) Varsa vergi beyanını,
    e) Kamulaştırma tarihindeki resmi makamlarca yapılmış kıymet takdirlerini,
    f) Arazilerde, taşınmaz mal veya kaynağın (İptal edilen ibare ANY. MAH. 26.05.2016 T. ███████ E. ███████ K.) mevkii ve şartlarına göre ve olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelirini,
    g) Arsalarda, kamulaştırma gününden önceki özel amacı olmayan emsal satışlara göre satış değerini,
    h) Yapılarda, (İptal Edilen İbare ANY. MAH. 09.04.2003 T. ███████ E. ███████ K.) resmi birim fiyatları ve yapı maliyet hesaplarını ve yıpranma payını,
    (Değişik bent RGT
    : 28.04.2018 RG NO: 30405 Kanun No: ███████)
    ı) (İptal edilen ibare RGT
    : 14.05.2019 RG NO: 30774 ANY. MAH. 10.04.2019 T. ████████ E. ███████ K.) (İptal Edilen İbare RGT: 14.05.2019 RG No: 30774 ANY. MAH. 10.04.2019 T. ████████ E. ███████ K.) her bir ölçünün etkisi açıklanmak kaydıyla bedelin tespitinde etkili olacak diğer objektif ölçüleri,
    Esas tutarak düzenleyecekleri raporda bütün bu unsurların cevaplarını ayrı ayrı belirtmek suretiyle ve ilgililerin beyanını da dikkate alarak (Eklenmiş İbare RGT: 24.11.2016 RG No: 29898 Kanun No: ███████) Sermaye Piyasası Kurulu tarafından kabul edilen değerleme standartlarına uygun, gerekçeli bir değerlendirme raporuna dayalı olarak taşınmaz malın değerini tespit ederler.
    Taşınmaz malın değerinin tespitinde, kamulaştırmayı gerektiren imar ve hizmet teşebbüsünün sebep olacağı değer artışları ile ilerisi için düşünülen kullanma şekillerine göre getireceği kar dikkate alınmaz.
    Kamulaştırma yoluyla irtifak hakkı tesisinde, bu kamulaştırma sebebiyle taşınmaz mal veya kaynakta meydana gelecek kıymet düşüklüğü gerekçeleriyle belirtilir. Bu kıymet düşüklüğü kamulaştırma bedelidir." şeklinde düzenlemeye yer verilmiştir.
    3. Bu maddeye göre tarım arazisi niteliğindeki taşınmazın mevkii ve şartlarına göre olduğu gibi kullanılması hâlinde ekilecek ürünler ve münavebeye alınan bu ürünlerin elde edilmesi için yapılacak harcamalar göz önünde tutularak net gelirin hesaplanması ve bilimsel yolla değerinin bulunması, bedel tespitinde etkisi olan diğer tüm unsurlar da dikkate alınarak her unsurun gerekçeleri ve değere katkı oranları ayrı ayrı belirtilip gösterilmek suretiyle kamulaştırma karşılığının tespit edilmesi gerektiği gibi, bu unsurların dayanakları olan belgelerin de getirtilmesi zorunludur.
    4. Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde, İlk Derece Mahkemesince kuru tarım arazisi niteliğindeki dava konusu taşınmazların kamulaştırma bedelinin tespiti amacıyla yapılacak değerlendirmeye esas olmak üzere Şereflikoçhisar İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğünün 2021 yılına ait maliyet ve münavebe ürünleri tablosu dosya içerisine getirtilmiştir. Mahallinde yapılan keşif sonucu düzenlenen ve hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda, münavebe ürünleri olarak buğday ve bostan (kavun) ürünleri esas alınarak net gelir yöntemine göre kamulaştırma bedeli hesaplanmıştır.
    5. İlk Derece Mahkemesi kararının istinaf incelemesi sırasında Bölge Adliye Mahkemesince, başka bir dosya içerisinde bulunan İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü verileri dosya arasına alındıktan sonra tensip ara kararı ile, aynı kamulaştırma kapsamında 2021 değerlendirme yılı olan dosyalarda kuru tarım arazilerinde uygulanan veriler rakam olarak tek tek belirtilmek suretiyle bu rakamlar esas alınarak değer biçilmesi ve kamulaştırma bedelinin hesaplanması amacıyla bilirkişi kurulundan ek rapor alınması için İlk Derece Mahkemesine yazı yazılmasına karar verilmiştir. Alınan 01.11.2023 tarihli bilirkişi kurulu ek raporunda belirtilen veriler esas alınarak kamulaştırma bedeli hesaplanmış, Bölge Adliye Mahkemesince bu ek rapor hükme esas alınarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
    6. İlk Derece Mahkemesince dosya içerisine getirtilen İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğünün 2021 yılı verileri ile Bölge Adliye Mahkemesince başka bir dosya içerisinden dosya arasına alınan verilerin ve yine Bölge Adliye Mahkemesince daha önce 2021 değerlendirme yılı olan dosyalarda kuru tarım arazilerinde uygulanan veriler olduğu belirtilen rakamların karşılaştırılmasında; münavebeye alınan buğday ve bostan (kavun) ürünlerinin kilogram başına dekara ortalama verim miktarlarının, satış fiyatlarının ve üretim giderlerinin birbiri ile uyumlu olmadığı, bu haliyle aralarında çelişki bulunduğu değerlendirilmiştir.
    7. Bu durumda kuru tarım arazisi niteliğindeki dava konusu taşınmazların net gelir yöntemine göre kamulaştırma bedelinin tespitinde, münavebeye alınacak ürünler için değerlendirme yılı olan 2021 yılı İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü resmi verilerinin esas alınması gerekirken, hangi verilere dayanıldığı ayrıca ve açıkça belirtilmeden, daha önce denetimden geçen dosyalarda uygulandığı belirtilen veriler uygulanmak suretiyle bilirkişi kurulundan ek rapor düzenlenmesi istenerek denetime imkân vermeyecek şekilde soyut ifadelerle hazırlanan bu ek raporunun hükme esas alınmış olması yerinde değildir.
    8. Öte yandan direnme kararında, net gelir yöntemine göre kamulaştırma bedelinin hesaplandığı, Yargıtay denetiminden geçen aynı nitelikteki taşınmazlarda uygulanan münavebe şekli ve ürünlerin verim miktarlarının esas alınmasının uygun görüldüğü, satış fiyatları ve giderler yönünden dosya arasına alınan Şereflikoçhisar İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğünün 06.06.2023 tarihli cevabi yazısı ekindeki 2021 yılı verilerine göre bilirkişi kurulundan ek rapor alındığı belirtilmiştir. Özel Daire bozma kararında ise sadece resmî veriler dikkate alınarak taşınmazların değerinin belirlenmesi gerektiğine değinilmiş ancak dosya kapsamında bulunan veri tabloları ile Bölge Adliye Mahkemesinin tensip ara kararıyla belirtilen verilerin birbiri ile uyumlu olmadığı, mevcut çelişkinin giderilmesi gerektiği hususlarına değinilmemiş ise de, yukarıda belirtilen hususlar yanında, 2021 yılına ilişkin resmî veriler İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğünden getirtilip, dosya kapsamındaki veri tabloları ile aralarında çelişki bulunması hâlinde çelişkinin giderilmesi ve daha sonra bilirkişi kurulundan resmî verilerin uygulanması suretiyle ek rapor düzenlenmesinin istenmesi ve oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekmektedir.
    9. Hâl böyle olunca, direnme kararının, Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararında belirtilen nedenler yanında yukarıda açıklanan genişletilmiş gerekçe ve nedenlerle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
    VII. KARAR
    Açıklanan sebeplerle;
    Direnme kararının Özel Daire bozma kararında belirtilen ve yukarıda açıklanan genişletilmiş gerekçe ve nedenlerden dolayı, 6100 sayılı Kanun’un 371. maddesi gereğince BOZULMASINA,
    İstek hâlinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine,
    Dosyanın 6100 sayılı Kanun’un 373. maddesinin 2. fıkrası uyarınca kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine
    08.04.2026 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!