Anahtar kelimeler: Mop Şaibeli Kopukluklar Lehdarı Silsilesinde Devirler Satımdan Vadesi Sunmuş Açmak

T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2025
KARAR TARİHİ
: █████/2026
KARARIN
YAZILDIĞI TARİH
: █████/2026
Davacı tarafından mahkememizde açılan davada yapılan yargılama sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin lehdarı olduğu ..... bank .... Şubesine ait, ..... seri numaralı, 31.05.2025 keşide tarihli ve 600.000,00-TL bedelli çekin vadesi beklenirken zayi olduğunu, çekin iptali için açılan Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ..... Esas sayılı dosyasında davalı .... Mop... Ltd. Şti.’nin asli müdahil olarak çekin kendisinde olduğunu beyan ettiğini, mahkemece tarafına çekin iadesi için istirdat davası açmak üzere süre verildiğini; yapılan incelemede çekin ciro silsilesinde kopukluklar ve şaibeli devirler bulunduğunu, davalının çeki kötü niyetli veya ağır kusurlu olarak iktisap ettiğini ileri sürerek; dava konusu çekin davalıdan istirdadı ile müvekkiline iadesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin temizlik malzemeleri ticareti yaptığını, dava konusu çekin davacı şirket ve ..... Ltd. Şti. yetkilileri tarafından müvekkili şirketten alınan 651.555,00-TL tutarındaki temizlik malzemesi karşılığında bizzat teslim edildiğini, bu işleme ilişkin 05.02.2025 tarihli tahsilat makbuzu ve faturaların mevcut olduğunu; davacının iddia ettiğinin aksine çekin rıza ile müvekkiline verildiğini ve müvekkilinin iyiniyetli meşru hamil olduğunu, davacının çek bedelini ödememek ve zaman kazanmak amacıyla kötü niyetli olarak bu davayı açtığını, nitekim Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ..... Esas sayılı zayi nedeniyle iptal davasında da "Karar Verilmesine Yer Olmadığına" dair hüküm kurulduğunu savunarak; davanın reddine, çek üzerindeki ödeme yasağının kaldırılarak çekin müvekkiline iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, TTK’nun 792. maddesine dayalı çekin istirdadı istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, davaya konu çekin davacı tarafından davalıdan istirdatını talep edebilme koşullarının somut olayda mevcut olup olmadığı noktasında toplandığı anlaşılmıştır.
TTK'nun 792. maddesinde,"Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790 ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür." düzenlemesi mevcuttur. Açıklanan kanun hükmü uyarınca davacının, kendisinin yetkili hamili olduğunu kanıtlaması yanında, yeni hamilin çeki kötü niyetle iktisap etmiş olduğunu veya iktisapta ağır kusurlu bulunduğunu da kanıtlaması gerekip, çeki elinde bulunduran davalı yeni hamil, çeki edinme nedenini kanıtlamakla yükümlü değildir.
6102 sayılı yasanın 792. maddesi ve 687. maddesi uyarınca; davacı tarafından, çekin hamili olan davalının bu çeki ciro yoluyla iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olduğunun, başka bir deyişle kötü niyetli ve iktisapta ağır kusurlu olduğunun kanıtlanması gerekir. Bu durum karşısında davada ispat yükü, çekin istirdadına karar verilmesini isteyen davacı üzerinde olup, aksinin kabulü kıymetli evrakın soyutluk ilkesini ortadan kaldıracaktır.
Somut olayda davacı yan dava dilekçesinde davaya konu çekin çek teslim bordrosu karşılığında █████/2025 tarihinde .... Hijyen Plastik Tic. Ltd. Şti.'den teslim alındığını, ancak vadesi gelmeden kaybolduğunu veya çalındığını iddia etmiştir. Yukarıda yapılan açıklamalar uyarınca işbu davada davacı yan, çekin davalı tarafça iktisabının kötü niyetli veya ağır kusurlu olarak gerçekleşmiş olduğunu ispat yükü altındadır. Bu noktada davacı yan davalının kötü niyet ve ağır kusurunun varlığını ispat sadedinde herhangi bir soruşturma dosyası bildirmemiş, yine bu yönde ispata haiz herhangi bir delili de dosyaya sunmamıştır. Davalı taraf ise ispat yükü üzerinde olmamasına rağmen davaya konu çeke ilişkin tahsilat ve çıkış bordrolarını dosyaya sunmuş, çek lehtarı ile dahi ticari ilişkisinin varlığını da sunmuş olduğu delillerle ortaya koymuş olduğu görülmüştür. HMK’nin ispat yükünü düzenleyen 190. maddesine göre ispat yükü; kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Türk Medeni Kanunu'nun 6. maddesi gereğince de, "Kural olarak, herkes iddiasını ispat etmekle yükümlüdür." düzenlemeleri mevcuttur. Buna göre; dosyada mevcut belgelere göre ispat yükü üzerinde olan davacının davasının ispatlanamadığı anlaşılmakla davanın reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM-Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 732,00 TL ilam harcından peşin alınan 10.246,50 TL harcın mahsubu ile bakiye 9.514,50 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 4.600,00 TL arabulucu ücretinin davacıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 96.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine,
6-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine,
Dair, davalı vekilinin yüzüne karşı davacının yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.█████/2026
Katip ....
e-imzalıdır
Hakim ....
e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!