Anahtar kelimeler: Vadesiz Tevzi Vadeli Muris Kartı Birçok Bankacılık Babası Geriye Bankadan

T.C.
İZMİR
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: █████████
KARAR NO
: ████████
DAVA
: Alacak (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2016
KARAR TARİHİ
: █████/2018
Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
İDDİA
: Davacı vekili, mahkememize verdiği █████/2016 tevzi tarihli dava dilekçesi ile ve özetle: müvekkilin babası ...'ın █████/2012 tarihinde vefat ettiğini, geriye mirasçı olarak müvekkili ...'ın kaldığını, muris ...'ın davalı bankadan █████/2007-█████/2011 tarihleri arasında birden fazla ticari kredi kullandığı, ayrıca bankaya ait birçok kredi kartı ve vadesiz, vadeli hesaplara bağlı ek hesap kullandığı, bankacılık ve kredi hizmeti aldığını, rekabet kurulunun █████/2012 tarih ... ... sayılı karar ile 12 bankanın mevduat, kredi ve kredi kartı hizmetleri alanında 4054 sayılı kanunun 4. Maddesini ihlal ettiklerine karar verildiğini, açıklanan nedenler ile muris ...'ın davalı banka nezdinde bulunan tüm vadeli, vadesiz hesaplarının kredi kartlarının ve davalı bankadan almış olduğu hizmetlerin tespitine, muris ...'ın 2007-2011 yılları arasında davalı bankadan kullandığı krediler, aldığı hizmetler ve kredi kartlarının manipülasyon yapılarak ödediği bedelleri ile haksız rekabet yapılmasaydı ödeyeceği bedellerin tespit edilerek 3 katı oranında fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 1.000-TL'nin iade edilmesine, iade edilecek bedelin haksız tahsilatın yapıldığı tarihten itibaren işleyecek reeskont avans faizi ile birliket tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
: Davalı banka vekili █████/2017 tarihli cevap dilekçesinde özetle; bankacılık rekabet kurulu tarafından soruşturma yapılmış olduğunu, soruşturma kapsamında idari para cezası verildiğini, verilen karara karşı idari yargıya başvurulduğunu, red kararı üzerine Danıştay'a temyize gidildiğini, davacının aktif husumet ehliyetinin bulunmadığını, sadece rakip firmaların rekabeti ihlali hussunda dava açılabileceğini bankanın pasif husumet ehliyetinin bulunmadığını, rekabet kurumunun yaptığı incelemede mevduat, kredi ve kredi kartı hizmetlerine ilişkin ihlallerin araştırıldığını, her banka için ayrı ayrı değerlendirme yapıldığını, bankanın kamu mevduatına yönelik bankacılık faaliyetlerine ilişkin denetiminin yapıldığını, zaman aşımının gerçekleştiğini, talebin somut ve anlaşılabilir olmadığını, davacının murisinin bankacılık sözleşmesi yapmakta özgür olduğunu, tazminatın yasal koşullarının oluşmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
DELİLLER
:
Davacı vekili dava dilekçesinde; veraset ilamı, nüfus kaydı, banka kayıtları, bilirkişi incelemesi ve sair hususları delil olarak bildirmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; banka defter ve kayıtları, Rekabet kurulu tarafından verilen █████/2013 tarihli kararı, Rekabet Kurulunun █████/2013 tarih .../... sayılı kararına dayanak soruşturma dosyası, davacının bankadan kullandığı kredilere ilişkin kayıtlar, davacının var ise diğer bankalardan kullanmış oldukları kredilere ilişkin tüm kredi belge ve kayıtları, emsal karar örnekleri, uzman görüşü, bilirkişi incelemesi ve sair hususları delil olarak bildirmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
:
Delillerin toplanmasından sonra mahkememizin █████/2017 tarihli oturumunda bilirkişi incelemesine karar verilmiş, bankacı bilirkişi ibraz ettiği █████/2018 havale tarihli raporunda dosya kapsamı hakkında beyanda bulunduktan sonra sonuç olarak; davalı bankanın ... Şubesi ile muris ... arasında 25.01.2010 düzenleme tarihli Kredi Kartı Üyelik Sözleşmesi ile 08.04.2004 düzenleme 50.000.00-TL limitli Genel Ticari Kredi Sözleşmesi akdedildiği, sözleşme limiti 16.06.2014 tarihinde 75.000.00-TL, 16.05.2016 tarihinde 25.000.00~TL>20.01.2010 tarihinde 60.000.00-TL artırılarak toplam limit: 210.000-TL'ye yükseltildiğini, muris ...'a sözleşmeye istinaden Taksitli Ticari Krediler, BCH kredileri kullandırıldığı ve Kobi(şirket) Kredi kartının kullanıma açıldığını, Çeşme Sulh Hukuk Mahkemesinin ... E., ... sayılı 28.12.2012 tarihli Mirasçılık Belgesi kararında davacı ...ın murisin tek mirasçısı olduğunun tespitine karar verildiği, davacı, muris ...'m davalı bankadan kullandığı kredilerle ilgili olarak kartel faizi uygulandığı gerekçesiyle iş bu davayı açtığı, Rekabet Kurulu gerekçeli kararında Belge 6 değerlendirmesi bölümünde geçen İhtiyaç Kredileri Başlıklı 168 ve 169 paragraflarında ve tablo 14 de yaptığı tespite göre İhtiyaç- konut-taşıt kredilerinde kartel oluşturan bankalar anmada ... Bankası A.Ş'nin mevcut olmadığı, Mevduat ile ilgili Belge 34 sayılı ve 278 paragrafında mevduat faiz oranlan bazında kartele iştiraki olduğu, ticari krediler bazında da iştirakinin olmadığını, Danıştay ... Dairesinin davalı banka ile ilgili ... E-... K sayılı kararının son paragrafında: Davacı teşebbüsün, soruşturma kapsamında elde edilen Belge 2'den ve belgeye dayalı yapılan iktisadi analizlerden varlığı açıkça anlaşılan centilmenlik anlaşmasına taraf olduğu, Belge-3 ve Belge- 4 île bu belgelere dayalı yapılan analizlerden mevduat faizlerindeki orana dair anlaşmaya katıldı. Belge -14, Belge-16, Belge -20 ve Belge-21 den kamu sermayeli bankaların aralarında rekabeti bozucu amaç taşıyan anlaşma yaptıkları, davacının da bu anlaşmaya dahil olduğunun anlaşılmaktadır" şeklinde açıklandığını, ticari Kredi faizleri yönünden davalı banka ile ilgili gerek Rekabet Kurulu karan ve gerek Danıştay Kararlarında açıklandığı üzere kartele iştiraki olmaması nedeniyle, davacının davalı bankadan kullandığı ticari krediler yönünden herhangi bir faiz zararının bulunmadığı kanaatine varıldığını bildirmiştir.
Davacı vekili █████/2018 tarihli rapora beyan dilekçesinde itirazlarını bildirmiş olup sonuç olarak; bilirkişi raporuna itirazlarının kabulü ile bilirkişiden ek rapor alınmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı taraf, rapora beyanda bulunmamıştır.
Dosya kapsamı itibariyle bilirkişi raporu yeterli görüldüğünden ek rapor alınmasına gerek görülmemiştir.
Toplanan deliller, bütün dosya kapsamı ve alınan bilirkişi raporuna göre; Davalı banka aktif husubet ve pasif husumet iddiasında bulunmuş ise de davacının dava açmaktaki amacı murisin kullanmış olduğu ticari krediler kapsamında bankanın rekabetin korunması hakkındaki yasaya aykırı davranışı sebebiyle oluştuğunu ileri sürdüğü zararın tahsilini talep etmiş olduğundan zarar talebindeki tanımlaması mahkememiz için bağlayıcı olmadığından aktif husumet itirazının yerinde olmadığı, davacı murisi banka ile ticari kredi kullandığından pasif husumet itirazının yerinde olmadığı, zamanaşımı definde bulunmuş ise de davacının murisinin banka ile genel kredi sözleşmeleri yapmış olduğu, sözleşme ilişkisinin 2016 tarihine kadar devam ettiği, BK'nun 146. Maddesine göre genel zamanaşımı süresinin 10 yıl olduğu düşünüldüğünde zamanaşımı süresinin geçmediği bu sebeple davalı bankanın zamanaşımı definin yerinde olmadığı anlaşılmıştır.
Davacının murisi ...'ın raporun 5. Sayfasında belirtildiği şekilde davalı banka ile birden fazla ticari kredi sözleşmesi yaptığı, bu sözleşmeler kapsamında krediler kullandığı, kredi kartı kullanmış olduğu, ek hesaplar açtırdığı, bankacılık hizmetleri aldığı murisin banka ile bu ilişkileri kapsamında bankanın rekabetin korunması hakkındaki yasayı ihlal ettiğini iddia etmiş olup alınan bankacı bilirkişi raporuna göre rekabet kurulu gerekçeli kararının 168 ve 169. Paragraf ve tablo 14' de yapılan tespite göre ; ihtiyaç - konut- taşıt kredilerinde kartel oluşturulan bankalar arasında ... Bankası A.Ş'nin mevcut olmadığını, mevduat ile ilgili belge 3-4 sayılı 278. Paragrafında faiz oranları bazında kartele iştirakı olduğu, ticari krediler bazında iştirakının olmadığı, ticari kredileri faizleri yönünden davalı banka ile ilgili gerek rekabet kurulu kararı ve gerekse Danıştay kararlarında açıklandığı üzere kartele iştirakının olmadığı, davacının davalı bankadan kullandığı ticari krediler yönünden herhangi bir faiz zararının bulunmadığı tespit edilmiş olduğundan davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü zarar oluştuğuna ilişkin iddiası yerinde görülmediğinden davanın reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan gerekçeye göre;
1-Davanın reddine,
2-Alınması lazım gelen 35,90-TL harcın peşin alınan 29,20-TL'nin mahsubu ile bakiye 6,70-TL'nin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,
3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre red edilen kısım üzerinden hesaplanan 1.000-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
Dair davacı vekili ile davalı vekilinin yüzlerine karşı miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2018
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!