Anahtar kelimeler: Feriye Gop Ödemiştir Davaitirazın Durdurduğunu Çıkacağını Kesilmiştir Açıldıktan Makbuz Düşüldükten

T.C.

İSTANBUL
18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
:████████ Esas
KARAR NO
:████████
DAVA
:İtirazın İptali
DAVA TARİHİ
:█████/2022
KARAR TARİHİ
:█████/2026
DAVA
: Davacı vekilince mahkememize ibraz edilen dava dilekçesinde, GOP icra müdürlüğünün 2022/... esas sayılı dosyası ile 48.799,60Euro üzerinden başlatılan takip nedeniyle, ödenen 10.000,00Euro düşüldükten sonra kalan 38.799,60Euro üzerinden itirazın iptali davası açtıklarını belirterek dilekçesinin devamında, müvekkili şirketin davalıdan olan alacağının tahsili için icra takibi başlattıklarını, karşı tarafın haksız yere itiraz ederek takibi durdurduğunu, müvekkilinin ticari defter ve belgeleri üzerinde yaptırılacak inceleme neticesinde alacak miktarının ortaya çıkacağını, davalı borçlu icra takibi açıldıktan sonra 12.09.2022 tarihinde 5.502,72.EURO ( Feriye yönelik kısmı icra vekalet ücreti için ödemiştir. Makbuz kesilmiştir.) yine 16.09.2022 tarihinde müvekkili firma hesabına asıl borca ilişkin 10.000.EURO kısmı ödeme yapıldığını, iptal davası açılırken asıl ödemeye ilişkin meblağın tenzil edildiğini, davalının icra dosyasına itirazında yer alan ürünlerin ayıplı olduğu iddialarını kabul etmediklerini, kabul etmemekle birlikte satış ilişkisinin her iki tarafı da tacir olmakla, TTK 23. Maddesi gereği tacirler için öngörülen ayıpları bildirme sürelerinin kesin ve bağlayıcı olduğunu, bu kesin süreler içinde müvekkiline herhangi bir bildirimde bulunulmadığını, süresinde ihbar yapılmadığını, kaldı ki davalı icra takibinden sonra kısmı ödemeler yaptığını ve karşılıklı imzalı kaşeli hesap mutabakatı yapıldığını belirterek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
: Davalı vekilince mahkememize sunulan cevap dilekçesinde, müvekkili şirketi adresinin .../... olması nedeniyle İstanbul mahkemelerinin yetkili olmayıp ... Mahkemelerinin yetkili olduğunu, müvekkili şirketin davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklı meydana gelen reklamasyonlar nedeniyle müvekkilinin davacıdan alacaklı olduğunu, davacı tarafından müvekkiline şirkete teslim edilen bir kısım ürünlerin gerekli şartları yerine getirmediğini, bu nedenle bir kısım ürünlerin ayıplı olduğunu ve iade edilmesi gerektiğini, ürünlerin gerekli şartları sağlamaması nedeniyle yurt dışında reklamasyonların gerçekleştiğini, müvekkili şirketin tedarik vermiş olduğu şirketlerin uğradıkları zararları müvekkili şirkete rücu ettiğini, rücu sebebiyle müvekkili şirket ve tedarikçi şirketlerin davacı taraftan alacaklı olduğunu, bu nedenle müvekkili şirketin davacı şirkete borcu olmadığını, müvekkili şirketin kendisine davacı şirket tarafından teslim edilen ürünleri yurt dışına gönderdiğini, ürünlerin onaylanmadığı gibi gerekli testleri geçemediğini ve bundan kaynaklı olarak müvekkilinin ayrıca yüksek cezalar ödenmek zorunda kaldığını, davanın ilerleyen aşamalarında reklamasyonlara ilişkin e-mail yazışmalarının, müvekkilinin ödemek zorunda olduğu cezaları ve bu cezalara ait dekontları dosyaya ibraz edeceklerini, müvekkili şirketin sipariş vermiş olduğu kalıp ve ürünlerin hatalı üretildiğini, müvekkili şirketin davacı tarafından bu şekilde zarara uğratıldığını, ayrıca, müvekkili şirketin davacı tarafa bir kısım ürünleri iade ettiğini, bir kısım ürünlerin ise davacı tarafa ödeme yapıldığı halde müvekkili şirkete teslim edilmediğini, davanın ilerleyen aşamalarında iade edilen ürünlerin listesinin, müvekkili şirketin parasının ödediği ancak müvekkiline teslim edilmeyen kalıpların listesini ve ödemenin yapıldığına dair ödeme dekontların sunulacağını, müvekkili şirketin üretim için sipariş ettiği ve müvekkiline özgü üretilen ve bedeli fatura edilmiş kalıpların değeri söz konusu takip borcunun kat be kat üzerinde olduğunu, bu kalıpların müvekkiline teslim edilmesi gerektiğini, müvekkili tarafından ödenen cezalar , ayıplı mallar , davacı şirketin teslim etmediği mal ve kalıpların olması nedeniyle müvekkili şirketin alacaklı durumda olduğunu, bu nedenle takas ve mahsup talebinde bulunduklarını, ürünlerin ayıplı olması hususu ile ilgili olarak istinabe yolu ile keşif yapılması gerektiğini, ayıbın davacı şirkete yazılı olarak bildirildiğini, ayıplı ürünlerin Almanya'da bulunan depoda muhafaza edildiğini, kabul etmemekle birlikte iddia edilen alacağın muaccel olmadığını belirterek davacının davasının reddine karar verilmesini istemiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
: Dava, alacağın tahsili için başlatılan ilamsız takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Deliler ; GOP İcra Müdürlüğünün 2022/... esas sayılı dosyası, ticari defter ve belgeleri, BA-BS formları, mutabakat belgesi, zorunlu arabuluculuk tutanağı, kısmi ödeme dekontları, tanık, bilirkişi incelemesi.
Uyuşmazlık noktaları; taraflar arasındaki sözleşme BK 470 - 486 maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesi niteliğinde olup, davacı tarafından üretilen ürünlerin ayıplı olup olmadığı, ayıp var ise açık ayıp mı yoksa gizli ayıp mı olduğu - buna göre ayıp ihbarlarının süresinde yapılıp yapılmadığı (BK474 maddesi), üretilen ürünler ayıplı ise BK 475 maddesine göre ayıp nedeni ile ürünün tamamen kullanılmaz durumda olup olmadığı, aşırı bir masraf gerektirmeden onarımının mümkün olup olmadığı, bu ihtimalde tamir masrafının ne kadar olması gerektiği, sonuç itibari ile davacının davalıdan alacağının olup olmadığı varsa miktarının tespiti noktalarında toplanmaktadır.
GOP İcra Müdürlüğünün 2022/... esas sayılı dosyası alınıp incelendiğinde, ......AŞ tarafından ... Sanayi ve Tic Ltd Şti (yeni ünvanı : ......Ltd Şti )aleyhine 48.799,60Euro alacağın tahsili için █████/2022 tarihinde ilamsız takip yapıldığı, borçlu tarafından süresinde icra müdürlüğünün yetkisine, ... İcra Müdürlüğünün yetkili olduğu gerekçesi ile itiraz edildiği yine ürünlerin ayıplı olduğu iddia edilerek borca itiraz edildiği ve takibin durdurduğu görülmüştür.
Davalının icra dairesinin yetkisine ve mahkememizin yetkisine karşı itiraz ettiği görülmekle, davacının alacağının para alacağı olması ve taraflar arasında sözleşme olduğu, davalı tarafça sözleşmenin inkar edilmediği de dikkate alınarak BK 89/1-1 maddesi gereğince icra dairesinin ve mahkememizin yetkili olduğu anlaşılmakla yetki itirazlarının reddine karar verilmiştir.
Dava dilekçesinden, taraflar arasındaki ilişkinin satış mı yoksa eser sözleşmesi olduğu anlaşılamadığından , taraflar arasında sözleşme var ise ibraz edilmesi yok ise taraflar arasındaki ticari ilişkinin açıklanması hususunda taraf vekillerine süre verilmiş, davacı vekili HMK 31.maddesi kapsamında sunmuş olduğu █████/2023 tarihli dilekçesinde, dava konusu olayda, davalı şirket tarafından müvekkiline kalıp ölçüleri verildiğini ve kendileri tarafından belirtilen ölçü ve kriterlerde aliminyüm profiller üretildiğini iddia etmesi nedeniyle, taraflar arasında sözleşmenin eser sözleşmesi olduğu anlaşılmıştır.
Davacı vekilince dava dilekçesinde, kaşeli imzalı mutabakat olarak bahsedilen cari hesap ekstresi incelendiğinde, cari hesap ekstresinin altında ...... Ltd Şti kaşesi ve imza bulunduğu, cari hesap ekstresine göre █████/2021 tarihi itibari ile borç miktarın 50.274,01Euro göründüğü tespit edilmiştir.
Davalı vekilince dosyaya sunulan █████/2023 tarihli dilekçe incelendiğinde, müvekkili şirkete ait ticari defter ve belgelerin yerinde incelenmesinin talep edildiği ayrıca söz konusu ticari iş kapsamında icra takibi yapıldıktan sonra10.000,00Euro ödendiğini yine █████/2023 tarihinde 14.980,00Euro olmak üzere toplamda 24.980,00Euro ödeme yaptıklarını, malların bulunduğu Almanya'daki deponun adresinin bildirdiklerini, talimat yolu ile keşif yapılmasını talep ettikleri görülmüştür.
Davalı tarafın takas ve mahsup iddiasında bulunmasına rağmen bu hususu netleştirmediği görüldüğünden, takas ve mahsuba konu ettiği hususları ve miktarlarını kalem kalem açıklaması için süre verilmiş, yerine getirilmemesi üzerine davalı vekiline kesin süre verilerek , kalem kalem açıklanmadığı takdirde takas ve mahsup definden vazgeçmiş sayılacağı ihtar edilmiş, davalı vekilince sunulan █████/2023 tarihli dilekçe de, yine genel ifadeler kullanılarak açıklama yapılmadığı talebini netleştirmediği görülmüştür.
Davalı tarafın ayıp iddiası nedeniyle taraflarca gösterilen tanıkların dinlenmesi yönünde ara karar kurulmuş olup, duruşmada dinlenen ;
Davacı tanığı ... beyanında ; "Ben davacı şirkette muhasebeci olarak çalışırım, çalıştığım şirket öncelikle sipariş gelince siparişi ürütmek için gerekli olan kalıbın imalatını yapar, davaya konu olayda üretilmesi istenilen çelik kalıpların bilgileri dosya halinde davalı tarafından bize iletildi, bizimde kalıphane imalat bölümümüz kalıpların imalatını tamamladı, kalıp tamamlanınca önce istenilen aliminyum profil numuneleri üretilir, üretilen numuneler ya sipariş veren firmaya gönderilir yada firma yetkilileri gelerek bizim üretim yerimizde inceleme yaparlar ancak dava konusu olayda buna ilişkin seyrin nasıl geliştiğini hatırlamıyorum, numunelere karşı tarafça onay verildikten sonra üretim aşaması başlar, üretim tamamladıktan sonra sevk irsaliyesi faturalarda hazırlanarak sipariş veren firmaya teslim edilir, dava konusu olayda yine biz üretimimizi tamamlayarak ürünleri karşı tarafa teslim ettik, kesinlikle üretmiş olduğumuz ürünlerin ayıplı olduğuna ilişkin sözlü yada yazılı olarak karşı taraftan ayıp ihbarı yapılmamıştır. Hesap mutabakatı yapılmıştır, bizim tarafımızdan hazırlanarak karşı tarafa mail üzerinden gönderildi, karşı taraf ta ıslak imzalı mutabakatı bize göndermiştir. Ben davalı taraftan davalı firmanın üretiminden sorumlu soyadını hatırlamadığım ... isimli biri ile ayrıca tam emin olmamakla birlikte yöneticisi olduğunu hatırladığım ve soy ismini bilmediğim Faruk Bey ile görüştüm, görüşmelerimiz sadece alacak miktarı ile ilgiliydi ayıpla ilgili hiçbir görüşme olmadı." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davalı tarafından bildirilen tanıklardan ...'nin dinlenmesi için ... Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılmış , bildirilen adreste tanınmadığı gerekçesi ile dinlenememiş, davalı vekiline tanığın yeni adresini HMK 240/3.maddesine göre bildirmesi için kesin mehil verilmiş ancak yeni adres bildirilmemiştir. Davalı tarafından bildirilen bir diğer tanığın adresinin Almanya olması nedeniyle HMK 246.maddesi gereğince soru kağıdı gönderilerek dinlenmesine karar verilerek, gerekli evrakların ve taraflarca bu tanığa yöneltilecek soruların Almanca'ya tercüme ettirilmesi için davalı vekiline süre verilmiş yine ayıplı ürünlerin bulunduğu adresin Almanya olması nedeniyle istinabe yolu ile keşif yapılması yönünde ara karar kurulmuş, gerekli belgelerin tercümesinin yaptırılması için davalı vekiline kesin mehil verilmesine rağmen, hem tanığın dinlenmesi için tercüme evrakları, hemde keşif yapılması için gereken tercüme evrakları kesin mehile rağmen davalı tarafından yaptırılmadığından davalı tanığı dinlenemediği gibi ürünlerin ayıplı olup olmadığı hususunda Almanya makamlarına keşif hususunda istinabe yapılamamıştır.
Tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılması hususunda ara karar kurulmuş, davacının ticari defter ve belgeleri üzerinde mali müşavir bilirkişi vasıtası ile inceleme yaptırılarak alınan rapor dosyaya bırakılmıştır. █████/2025 tarihli rapor incelendiğinde, davacı şirketin ticari defter ve belgelerinin usulüne uygun şekilde tutulduğunu, taraflar arasındaki ticari ilişkinin █████/2018 tarihinde başladığını, bu ticari iş neticesinde █████/2022 tarihi itibari ile davacı şirketin davalı şirketten 858.492,23TL karşılığı 48.799,60Euro alacağının olduğunun tespit edildiğini, taraflar arasındaki hesap mutabakatı ile ilgili belge incelendiğinde, ... tarafından davacıya gönderilen 2021 yılı hesap ekstresinin onaylanarak ilişikte sunulduğu belirtilen cari hesap ekstresinin alt tarafında ...'in kaşesinin ve imzasının bulunduğu, █████/2021 tarihi itibari ile davalı şirketin davacı şirkete olan borç miktarının 50.274,01Euro olarak göründüğünü, davacının defterlerine göre ise █████/2022 tarihi itibari ile davalı şirket tarafından gönderilen 3 adet iade faturasının düzenlendiğini ve bunun davacı defterlerine kayıt edilmesi nedeniyle █████/2022 tarihi itibari ile davacının davalıdan 48.799,60Euro alacaklı göründüğünü, takipten sonra davadan önce █████/2022 tarihinde 10.000,00Euro ödendiğini, ayrıca █████/2022 tarihinde de 5.502,72Euro avukat vekalet ücreti ödendiğini, dava açıldıktan sonra ise davalı tarafından █████/2023 tarihinde 14.980,00Euro'nun davalı tarafça ödendiğinin raporda belirtildiği görülmüştür.
Davacı vekilince rapora itiraz edilerek özellikle 14.980,00Euro'luk ödeme kabul edilmemiş, bunun üzerine ilgili bankadan söz konusu ödemeye ilişkin ekstreler alınarak dosyaya bırakılmıştır. Davacı tarafın itirazı nedeniyle, aynı bilirkişiden ek rapor alınmış, bilirkişi ek raporunda 14.980,00Euro'luk ödemenin davalı tarafından yapıldığını belirterek kök rapordaki görüşünde ısrar etmiştir. Davacı vekili daha sonra sunmuş olduğu █████/2025 tarihli dilekçesinde 14.980,00Euro'luk ödemenin dava açıldıktan sonra yapıldığını kabul etmiştir.
Davalı tarafın ticari defter ve belgelerinin incelenmesi için ... Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılmış olup, talimat mahkemesince atanan mali müşavir bilirkişi tarafından mahkememize gönderilen "Tutanak"başlıklı evrak incelendiğinde, mali müşavir bilirkişinin davalı tarafın, ilgili ticaret sicil müdürlüğü tarafından bildirilen merkez adresine gidildiğini, bu adresin güncellenmesi nedeniyle, güncellenen adrese de gittiğini, buna ilişkin görselleri tutanağa eklediğini ancak söz konusu adreste herhangi bir iş yerinin bulunamadığını, etraftan sorulduğunu, davalı şirketin sokakta veya civarda faaliyet gösterdiğine dair herhangi bir bilgi elde edilemediğini belirtmiştir.
Toplanan tüm deliller , alınan bilirkişi raporu, e posta üzerinden davalı tarafından gönderilen cari hesap şeklindeki mutabakat belgesi, davacı tarafın ticari defter ve belgelerine göre, davalı tarafın ayıp iddiasını ispat edemediği, davacı şirketin takip tarihi itibari ile davalıdan 48.799,60Euro alacağının bulunduğu, takip başlatıldıktan sonra davalı vekilinin de █████/2023 tarihli dilekçesinde belirttiği üzere 10.000,00Euro ödeme yapıldığı, takipten sonra davadan önce davacının 38.799,60Euro alacağının kaldığı, davacı tarafın yapılan kısmi ödemeyi asıl alacaktan düşerek 38.799,60Euro üzerinden itirazın iptali davası açıldığı, bu nedenle davalı tarafın itirazının haksız olması nedeniyle 38.799,60Euro üzerinden açılan itirazın iptali davasının kabulü gerektiği, dava tarihinden sonra █████/2023 tarihinde davalı tarafından yapılan 14.980,00Euro'nun icra müdürlüğünce infazda nazara alınması gerektiği, itirazın haksız alacağında likit olması nedeniyle, 38.799,60Euro'nun icra takip tarihindeki T.C. Merkez Bankası'nın efektif satış kurunun 1 Euro = 18.3357TL olmasına rağmen , davacı vekilince takip talebinde 1 Euro = 18.2744TL'den hesaplandığından, daha az olan davacı tarafça belirlenen TL karşılığına göre hesaplama yapılarak %20'si oranında saptanan 141.807,88TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının davasının kabulü ile, davalının ... İcra Dairesinin 2022/... esas nolu takip dosyasına yapmış olduğu itirazın, 38.799,60 EURO asıl alacak üzerinden iptali ile takibin 38.799,60 EURO asıl alacak ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren kamu bankalarınca 1 yıl vadeli EURO cinsinden açılan mevduat hesabına uygulanacak en yüksek faiz oranının uygulanması suretiyle takibin devamına,
Davalı tarafından █████/2023 tarihinde ödenen 14.980,00 EURO'nun icra müdürlüğünce infazda nazara alınmasına,
141.807,88 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Şartları oluşmayan davalının takas ve mahsup talebinin reddine,
3-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden 112.356,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak, davacı tarafa verilmesine,
4-Davacı tarafından peşin yatırılan 7.682,13TL peşin karar ve ilam harcının davalıdan alınarak , davacı tarafa verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 92,20TL ilk masraf, 14.000,00TL bilirkişi ücreti, 1.945,25TL tebligat ve tezkere gideri olmak üzere toplam 16.037,45TL yargılama giderinin davalıdan alınarak, davacı tarafa verilmesine,
6-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
7-Gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde yazı işleri müdürü tarafından ilgilisine resen iadesine,
8-Zorunlu arabuluculuk kapsamında Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen, 3.120,00TL arabulucu ücretinin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
9-Bu dava sebebiyle 50.965,61TL karar ve ilam harcı alınması gerektiğinden peşin alınan (dava da 7.682,13TL + icra da 4.426,51TL=) 12.108,64TL'nin mahsubu ile kalan 38.856,97TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
Davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı. █████/2026
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!