Anahtar kelimeler: Penye Triko Elyaf Astar Kazak Davaalacak Boyası Örme Sembolik İplik

T.C.

İSTANBUL
14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
:████████ Esas
KARAR NO
:████████
DAVA
:Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
:█████/2025
KARAR TARİHİ
:█████/2026
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı Vekilinin Mahkememize Tevzi Edilen Dava Dilekçesinde Özetle; Davalı ile müvekkili arasında yapılan ticaret kapsamında; triko kazak, penye iplik, örme kumaş, poliviskon iplik, pamuk boyası, astar, elyaf vb. tekstil ürünlerinin satımının gerçekleştiğini, taraflar arasında toplam 894.000.000,00-TL tutarında ticaret gerçekleştiği ve faturanın kesildiğini, yapılan ticaret nedeniyle davalının sembolik ödeme dışında davalının ödemelerini yapacağını beyan etmesine rağmen borcunun büyük kısmını ödemediğini, diğer yandan davalı arabuluculuk aşamalarında ödeme yaptığını beyan etse de ödeme yapılmadığını iddia ederek; davanın kabulünü, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla; davalının arabuluculuk son tutanak tarihi olan █████/2024 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faiziyle 1.000,00TL'nin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı Vekilinin Mahkememize Sunmuş Olduğu Cevap Dilekçesinde Özetle; Öncelikle yetki itirazlarının bulunduğunu, taraflarınca davacıya söz konusu alacağın somutlaştırılmasının bildirildiğini, davacının somutlaştırma yükümlülüğünü yerine getirmediğini, davacının müvekkili ile aralarında bulunan alım satım ilişkisi çerçevesinde yapılan satım işleminin müvekkilince ödenmediğinden bahisle faturaya dayalı alacak olarak huzurda görülmekte olan .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyasını ikame ettiğini, davacının dava dilekçesinde hangi faturalara ilişkin talepte bulunduğunu açıklamadığını ve dava değeri üzerinden hesaplanması gereken peşin harcı ikmal etmediğini, bu nedene davanın işlemden kaldırılması gerektiğini, son olarak müvekkili ticari kayıtlarında göre davacının müvekkilinden dava tarihi itibariyle alacağının bulunmadığının anlaşıldığını iddia ederek; davanın reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya bırakılmasını talep etmiştir.
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin; █████/2025 tarih, ... Esas ve 2025/... Karar sayılı gerekçeli kararı ile yetkisizlik kararı verildiği, davacı vekilinin █████/2025 havale tarihli dilekçesi ile dosyanın yetkili mahkemeye gönderilmesini talep ettiği, dosyanın mahkememize tevzi edilerek ████████ esas sırasına kaydının yapıldığı anlaşılmıştır.
Mali Müşavir Bilirkişinin █████/2026 Tarihli Raporunda Özetle; "Davacı tarafça yasal defter ve dayanak belgeler incelemeye ibraz edilmediğinden dava konusu olaylar yönünden davalı tarafa ait yasal defterler üzerinde inceleme yapılamadığı, davalı tarafından incelemeye ibraz edilen 2023 yılına ait yasal defterlere ilişkin tasdikle ilgili yükümlülüklerin yasal süresinde yerine getirilmediği ve kendi lehine delil olma özelliğine sahip olmadığı,
davacı tarafından davalı adına kesilen dava dilekçesi ekindeki fatura listesinde olan faturaların davalı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, ancak bu faturaların davacı ticari defterlerinde kayıtlı olup olmadığının tespit edilemediği, iş bu faturalara davalı tarafından itiraz edilmediği, faturalara iade işlemi yapılmadığı, davalının yasal defter kayıtlarını yansıtan cari hesap ekstresinden de anlaşılacağı üzere taraflar arasında yoğun bir ticari ilişkinin mevcut olduğu, davacı tarafça kesilen faturalar karşılığında davalının çek ve banka yolu ile ödeme yaptığı, tarafların bildirimlerin birbirini doğruladığı, dava dosyasında mevcut alacak konusu faturaların GİB tarafından davacı ve davalı şirkete ait Ba-Bs formlarında bildirildiği, davalı ticari defterlerinde davalının davacıdan 2.418,63-TL alacaklı olduğu, davacının dava tarihi itibariyle davalıdan alacaklı olduğu hususunun ispata muhtaç olduğu" görüş ve kanaatine varılmıştır
DELİLLER
:
-.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası
-Davacı yanca sunulan; dava konusu fatura suretleri,
-Davalı vekili tarafından sunulan;
-... Vergi Dairesi Müdürlüğü'nden gelen davalıya ait BA/BS formlarını içerir müzekkere cevabı
-... Vergi Dairesi Müdürlüğü'nden gelen davacıya ait BA/BS formlarını içerir müzekkere cevabı
-... Sosyal Güvenlik Merkezi Müdürlüğü'nden gelen davacıya ait aylık prim hizmet cetvelini içerir müzekkere cevabı
-... Ticaret Sicili Müdürlüğü'nden gelen davacının ticaret sicil bilgilerini içerir müzekkere cevabı
-... Sosyal Güvenlik Merkezi Müdürlüğü'nden gelen davalıya ait iş yeri tescil ve ayrıntı bilgilerini içerir müzekkere cevabı
-... Sosyal Güvenlik Merkezi Müdürlüğü'nden gelen davalı şirkete ilişkin; çalışan listesi, SGK kayıt dökümü ve tescil bilgilerini içerir müzekkere cevabı
-... Sosyal Güvenlik Merkezi Müdürlüğü'nden gelen davalı şirkete ilişkin; işyeri tescil bilgileri ve aylık priz hizmet belgesi listesi içerir müzekkere cevabı
-... Sosyal Güvenlik Merkezi Müdürlüğü'nden gelen ... ... ... San ve Tic. Ltd. Şti'ye ait; işyeri tescil bilgi listesi ve çalışan listesi içerir müzekkere cevabı
-Tarafların beyan ve dilekçeleri
-Davacı yana ait ticari defter ve kayıtlar
-Bilirkişi raporu
-Arabuluculuk son tutanağı
-Tüm dosya kapsamı
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, satım sözleşmesi ve mal teslimine dayalı açık cari hesapten doğduğu iddia edilen alacağın tahsili istemine ilişkindir.
Davacıya tensiben ve diğer ara kararlarla açık cari hesaba dayandırılan alacak iddiasının dönem ve faturalar itibariyle sınırlandırılıp somutlaştırılması gerektiği bildirilmiş, birçok kere süre verilmesine rağmen net bir uyuşmazlık dönemi bildirmemiş, inceleme ticari defterlere ve dosyaya yansıdığı kadarıyla yapılmıştır.
Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre fatura emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır (229. md.). Fatura malın teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren azami "yedi gün" içinde düzenlenir. Bu süre içerisinde düzenlenmeyen faturalar hiç düzenlenmemiş sayılır (231/5. md.). 6102 sayılı TTK'da da fatura konusunda hükümler vardır. Ticari işletmesi bağlamında bir mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olan tacirden, diğer taraf, kendisine bir fatura verilmesini ve bedeli ödenmiş ise bunun da faturada gösterilmesini isteyebilir.” (6102 Sayılı TTK 21/1)
Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır (6102 Sayılı TTK 21/2). Faturanın onu teslim alan kişiyi borç altına sokabilmesi için taraflar arasında borç doğurucu bir ilişkinin varlığı ve faturanın da bu ilişki nedeniyle düzenlenmiş olması gerekir. Borç münasebeti olmaksızın düzenlenen ve muhatap tarafından her nasılsa teslim alınan faturaya sekiz günde itiraz edilmemiş olması onu borç altına sokmaz. Ancak TTK 21/2 maddesi uyarınca, faturalara 8 gün içerisinde itiraz edilmediği takdirde faturadaki gösterilen bu bedeli kabul edilmiş sayılır.
Faturanın tebliği şekle bağlı değildir, yazılı veya sözlü herhangi bir şekilde yapılabilir. Muhatap hazır ise kendisine elden verilmesi, değil ise herhangi bir şekilde gönderilmesi mümkündür. Ancak, uyuşmazlık halinde ispat kolaylığı açısından, fatura tebliğinin noter aracılığıyla ya da imza karşılığı elden tebliğ yolu ile ya da telgraf, teleks yolu ile veya PTT aracılığıyla ya da faks çekilmesi yahut güvenli elektronik imza ile elektronik posta gönderilmesi şeklinde yapılması uygundur.
Faturaların borçluya tebliğ edilip edilmediği, itiraza uğrayıp uğramadığı belirlenmeli, faturaların tebliğ edilmiş ve 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraz edilmemiş olduğunun tespiti halinde faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunun alacaklı tarafça kanıtlanmış olduğu ve sadece fatura içeriğinin kesinleştiği, bunun aksinin yani faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığının ve kesinleşmediğinin kanıt yükünün bu kez borçluya geçtiği kabul edilmelidir.
Faturanın delil olması ile ticari defterlerin delil olması birbirinden farklıdır. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddeye göre faturaya itiraz edilmemiş ise içeriği kesinleşir ise de akdî ilişkinin yazılı delillerle ispatı gerekir. Fatura ticari defterlere kayıt edilmiş ise artık faturanın delil olmasıyla ilgili bu maddeye değil ticari defterlerin delil olmasıyla ilgili TTK'nın 222. maddeye bakmak gerekir. Bu nedenle ticari defterlere kaydedilmiş fatura akdi ilişkinin varlığını da kanıtlar. Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır ve fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir.
Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması başlıklı HMK’nın 222. maddesinde “ Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır” düzenlemesi yer almaktadır.
Ticari davalarda, yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK'nın 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri yasada belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin diğer tarafın defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır.
Davaya konu edilen faturalarda mal teslimine dair teslim alan imzaları bulunmamaktadır. Malın teslim edildiğini ispat yükü satıcı davacı üzerindedir. Bununla birlikte ticari ilişki davalı defterlerinden incelendiğinde davalının ödeme ve borçsuzluğa dair savunmasının defterlerinden görüldüğü, defterler kısmen usulüne uygun tutulmasa da davalı aleyhine bir kayıt içermediği, tarafların ba/bs bildirimlerinin de uyumlu olduğu, davacının bildirdiği fatura listesinin davalı defterlerinde kayıtlı olduğu, ödemelerin çek ve havale yoluyla yapıldığı, alacak iddiasının somutlaştırılmaması nedeniyle, bu haliyle, tek tek çek ve havale ödemelerinin irdelenmesinin mümkün olmadığı, buna somutlaştırma yükünü yerine getirmeyip karşılıklı inceleme için defterlerini ibraz etmeyen davacının sebebiyet verdiği, davalının defterlerine kaydettiği faturalar itibariyle ödemelerini gerçekleştirdiği, bunun haricinde davacının somut bir fatura ile ilişkilendirilmeyen ve somutlaştırılmayan alacak iddiasının dayanaksız olduğu, buna karşın davacının usulüne uygun ihtarata rağmen ticari defterlerini ibraz etmediği, dolayısıyla ispat yükü üzerinde bulunan davacının alacağın varlığını ve miktarını karşılığının ödendiğine dair kaydın aksini ispatlayamadığı anlaşılmakla davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Gerekçesi Yukarıda Ayrıntılı Açıklandığı Üzere;
1-Davanın reddine,
2-Alınması gereken harçtan 615,40-TL peşin harcın düşümü ile eksik kalan 116,60-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 1.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
5-6325 sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan zorunlu arabuluculuk gideri olan 3.600,00-TL'nin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına,
6-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde resen ilgilisine iadesine,
Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu kabil olmak üzere verilen karar alenen okunup usulen anlatıldı. █████/2026
Katip ... Hakim ...
e-imza e-imza

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!