Anahtar kelimeler: Süreç Görüşü Hukukî Taksirle Olmaması Sabit Neticesinde Yaralama Geçildi Cezalandırılmasına

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI
: ████████ E., █████████ K.SUÇ
: Taksirle yaralamaHÜKÜM
: BeraatTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasıİlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:I. HUKUKÎ SÜREÇİlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 89/1, 22/3, 89/2-a-b, 62, 52/2 ve 52/4 maddeleri uyarınca 9.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince sanığın istinaf başvurusu üzerine hükmün kaldırılarak sanık hakkında suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeniyle 5271 sayılı CMK'nın 223/2-e maddesi gereğince beraatine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca katılan vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİKatılan vekilinin temyiz sebepleri, hükmün adalete ve hakkaniyete aykırı olduğuna, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporlarının göz ardı edildiğine, Adli Tıp Kurumu raporunun bilirkişi raporlarına üstünlük tanınmasının gerekçesinin belirtilmediğine, sanığın aracı kaza günü ehliyetsiz bir şekilde kullanmasının bile salt kusurlu olduğunun göstergesi olduğuna, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin yanlış uygulandığına, sanığın kazanın meydana gelmesinde kusurlu olduğuna ve cezalandırılmasına gerektiğine ilişkindir.III. OLAY VE OLGULAR1.İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 30.10.2019 tarihinde saat 14.30 sıralarında, sanık ..., sevk ve idaresindeki 17... plaka sayılı otomobil ile gündüz vakti, yerleşim yeri içerisinde, bölünmüş, 2 şeritli, yol platform genişliği 8 metre olan, asfalt kaplama, düz ve eğimsiz, açık havada, kuru zeminli, görüşün açık olduğu, hız limitinin 50 km/s olan dört yönlü sinyalize kavşakta, Valibey Caddesini takiben seyir halinde iken kaza mahalli olan sinyalize kavşağa geldiği esnada aracının ön kısmıyla, seyir istikametine göre sol tarafındaki kavşak kolunu takiben gelen katılan sürücü ... yönetimindeki 17... plakalı motosikletin sağ yan kısmına çarpması neticesinde ...'in yaralanması ile sonuçlanan olayda, soruşturma evresinde adli trafik bilirkişisi tarafından 15.12.2020 tarihinde hazırlanan bilirkişi raporunda, 17... plaka sayılı otomobil sürücüsü olarak sanık ...'ün 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (2918 sayılı Kanun) 84/a (kırmızı ışıklı trafik işareti) ve 47/1-b (trafik ışık kurallarına uymak zorunludur) maddelerinde yazılı kuralı ihlal ederek asli kusurlu, 17... plakalı motosiklet sürücü ...'in herhangi bir kural ihlali yapmadığından kusurunun bulunmadığının mütalaa edildiği, kovuşturma evresinde Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesi tarafından 28.10.2021 tarihinde hazırlanan bilirkişi raporunda, katılan sürücünün yeşil ışıkta geçiş yaptığının kabulü halinde; sanık sürücü ... sevk ve idaresindeki otomobil ile kendisine hitaben yanan kırmızı ışıkta geçiş yaparak kazanın oluşumuna sebebiyet verdiği anlaşılmakla, kazanın oluşumunda dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışı ile asli kusurlu, katılan sürücü ... yönetimindeki motosiklet ile kendisine yanan yeşil ışıkta geçiş yaptığı sırada karıştığı kazada atfı kabil bir kusurunun bulunmadığı, sanık sürücünün yeşil ışıkta geçiş yaptığının kabulü halinde; sanık sürücü ... sevk ve idaresindeki araçla kendisine yanan yeşil ışıkta geçiş yaptığı sırada karıştığı kazada atfı kabil bir kusurunun bulunmadığı, katılan sürücü ... yönetimindeki motosiklet ile kendisine hitaben yanan kırmızı ışıkta geçiş yaparak kazanın oluşumuna sebebiyet verdiği anlaşılmakla, kazanın oluşumunda dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışı ile asli kusurlu olduğunun mütalaa edildiği, İlk Derece Mahkemesince, sanık ...'ün, ...'in basit bir tıbbi müdahale ile giderilemez, vücuttaki kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarına etkisi 3 (orta) derecede, duyu ve organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflaması neden olacak şekilde yaralanması ile sonuçlanan trafik kazasının meydana gelmesinde asli ve tam kusurlu olduğu, sanığın eylemini kırmızı ışık ihlali yaparak gerçekleştirdiğinden eylemini bilinçli taksir altında işlediği kabul edilerek 5237 sayılı TCK'nın 89/1. maddesindeki taksirle yaralama suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir.2. Bölge Adliye Mahkemesince İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen kararın kaldırılarak yapılan yargılama sonucunda, "soruşturma aşamasında alınan 15.12.2020 tarihli bilirkişi raporunda sanığın kavşağa girdiği sırada kırmızı ışıkta geçtiğinden bahisle asli kusurlu olduğu, katılanın ise herhangi bir kural ihlalinin bulunmadığının tespit edildiği, yine aynı bilirkişi tarafından düzenlenen 05.08.2021 tarihli ek raporda sanığın kendisine yanan yeşil ışık bittikten sonra solunda bulunan ve katılan ...'in kullandığı motorlu bisikletin geldiği 116 kavşağından gelen akım koluna yeşilin yandığı yapılan tespite dayanarak ve sanığın kullandığı aracın yeşil ışığa yetişmek için gelmesine rağmen yetişemeyerek kırmızı da geçtiği kanaatine varıldığının bildirildiği, mahkemece tarafların kusur oranlarının tayini açısından Adli Tıp Kurumundan alınan 28.10.2021 tarihli raporda her iki sürücünün de yeşil ışıkta geçiş yaptıklarını beyan ettiklerini dikkate alındığında hangi sürücünün ışık ihlali yaptığı hususunda kesin bir kanaate varılamadığı bu nedenle alternatifli kusur dağılımına gidilerek; katılan sürücünün yeşil ışıkta geçiş yaptığının kabulü halinde, sanığın asli kusurlu olduğu katılanın ise kusurunun bulunmadığı; sanık sürücünün yeşil ışıkta geçiş yaptığının kabulü halinde, sanığın kazada kusurunun bulunmadığı katılanın ise asli kusurlu olduğunun rapor ve tespit edildiği anlaşılmış olup sanığın tüm aşamalarda istikrarlı biçimde yeşil ışıkta geçiş yaptığını beyan ettiği, tanıklar ... ve ...'ün beyanlarında da sanığın yeşil ışıkta geçtiğini beyan ettikleri, dosya içerisinde çarpma anına ilişkin kamera ve görüntü kaydı bulunmadığı, olayın sanık ve katılanın beyanlarından ibaret kaldığı anlaşıldığından sanığın olay sırasında kırmızı ışık ihlali yaptığına ve kusurlu bulunduğuna dair mahkumiyetine yeterli derecede kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği anlaşılmakla sanığın beraatine" gerekçesi ile sanık hakkında 5271 sayılı CMK'nın 223/2-e maddesi gereğince beraatine karar verilmiştir.IV. GEREKÇE VE KARARYargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı ancak;Sanığı tüm aşamalarda istikrarlı biçimde yeşil ışıkta geçiş yaptığını beyan etmesi, tanıklar ... ve ...'ün beyanlarında da sanığın yeşil ışıkta geçtiğini beyan etmeleri, dosya içerisinde çarpma anına ilişkin kamera ve görüntü kaydının bulunmaması, olayın sanık ve katılanın beyanlarından ibaret kalması nedeniyle sanığın olay sırasında kırmızı ışık ihlali yaptığına ve kusurlu bulunduğuna dair mahkumiyetine yeterli derecede kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği gerekçesine dayalı olarak sanığın beraatine karar verilmiş ise de 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu kapsamında yeşil ışığın yolun trafiğe açık olduğunu ve aksine bir işaret yoksa araçların geçebileceğini bildirdiği, yeşil ışık yanarken bile kavşağa dikkatli girilmesi ve yaya geçidindeki yayalara öncelik verilmesi gerektiği, yeşil ışığın "yolun trafiğe açık olduğu" anlamına gelse de kavşağa girerken ve çıkarken önce yavaşlayıp trafiği kontrol etmenin gerekli olduğu, yeşil ışıkta dahi kontrollü geçmenin gerektiği, sanığın yeşil ışıkta geçiş yaptığının kabulü halinde bile dikkat ve özen yükümlülüğünün bulunduğu ve neticeyi öngörebilmesine rağmen de dikkat ve özen yükümlülüğünü yerine getirmediği, sanığın üzerine düşen dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranması nedeniyle kusurlu olduğu, sanığın kusuru nedeniyle katılan ...'in basit bir tıbbi müdahale ile giderilemez, vücuttaki kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarına etkisi 3 (orta) derecede, duyu ve organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflaması neden olacak şekilde yaralanması ile sonuçlanan olayda, İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet kararının bu yönden isabetli olduğu gözetilmeden beraat kararı verilmesi,Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2. maddesi uyarınca Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,26.03.2026 tarihinde karar verildi