Anahtar kelimeler: Akdiyle Teknikeri Arıza Onarım Zincirleme Uğradığı Göremezliğe Bakım Uğradığını Kazası

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 38. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Ankara 56. İş MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkim ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü;I. DAVA1.Davacı vekili asıl dava dilekçesinde özetle, müvekkilinin davalı işverenliğe ait işyerinde arıza bakım onarım elektrik teknikeri olarak hizmet akdiyle çalışmakta iken, 15.01.2015 tarihinde uğradığı iş kazası sonucu geçici ve sürekli iş göremezliğe uğradığını, tüm zincirleme sorumlular yönünden müteselsil sorumluluğa dayandıklarını, müvekkilinin uğradığı maddi zarar hesaplanırken kaza tarihi ile sonrasındaki gerçek ücretinin ve toplu iş sözleşmelerinin gözönünde bulundurulması gerektiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 1.000 TL maddi tazminat alacağının kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.2.Davacı vekili birleşen dava dilekçesinde özetle; asıl dava dosyası kapsamında alınan ek hesap raporu doğrultusunda belirlenen asıl davada talep harici kalan maddi tazminat istemi yönünden davalının sorumluluğunun bulunduğunu ileri sürerek maddi tazminat olarak hesaplanan ve asıl davada ileri sürülen tutarın bakiyesi olarak 1.338.794,12 TL maddi tazminat alacağının kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.3.Davacı vekili asıl dava dosyası üzerinden verdiği 08.02.2022 tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminat talebini 362.133,10 TL olarak artırmış ayrıca başvurma harcını da yatırmak suretiyle 100.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili asıl davaya cevap dilekçesinde özetle; davacının ...'da çalıştığını ve davanın Bursa İş Mahkemelerinde görülmesi gerektiğinden Mahkemenin yetkili olmadığını, davacının, dava dışı ... ...A.Ş.’nin müvekkili şirkete verdiği iş kapsamında, endeks okuma personeli olarak görev yapmakta iken bu görevi esnasında gerekli iş güvenliği önlemlerini almaksızın, tedbirsiz ve dikkatsiz bir şekilde hareket etmesi neticesinde elektrik akımına kapıldığını, müvekkili şirketin alt işveren konumunda olduğunu, müvekkilinin davaya konu iş kazasının meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.Davalı vekili birleşen davaya cevap dilekçesinde özetle, Mahkemenin yetkili olmadığını ve davanın zamanaşımına uğradığını, davanın esası yönünden ise müvekkili şirketin davaya konu iş kazasının meydana gelmesinde kusuru bulunmadığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında "..Dosya kapsamına göre, dava, iş kazası sonucu yaralanma nedeni ile maddi tazminat isteği olarak açılmış olup, daha sonra ıslah dilekçesinde manevi tazminat da talep edilmiş, birleşen dava ise maddi tazminat isteği için ek dava olarak açılmıştır.Davacının, arıza bakım onarım elektrik teknikeri olarak çalışırken 15.01.2015 tarihinde davalı işveren ... ve ... ... A.Ş.'nin ihbar edilen ......'tan 01.01.2014 tarihli Hizmet alım Sözleşmesi ile üstlendiği işler kapsamında Bursa ili ... ilçesi ... Mahallesi... Caddesi ... Sitesi yanında bulunan TR 7 sayılı trafo binasında hat bağlama işi yaparken elektrik akımına kapılarak yaralanması şeklinde meydana gelmiş olan kaza nedeni ile tazminat talep ettiği anlaşılmıştır.Yetki İtirazının Değerlendirilmesi
:Davalı, birleşen her iki davada da yetki itirazında bulunmuştur. Mahkememizin yetkili olup olmadığı hususu incelendiğinde; dava konusu kazanın ...'da gerçekleştiği ancak davalının adresinin Çankaya/Ankara'da olduğu, bu nedenle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 6. maddesindeki "Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir" düzenlemesi gereğince Mahkememiz genel yetkili Mahkeme olduğundan davalının yetki itirazı yerinde görülmemiştir.İş Göremezliğin Tespiti
:Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı İstanbul Kurum Sağlık Kurulunun 22.05.2019 tarihli raporunda davacının iş göremezlik derecesinin %48 olduğu, maluliyet gerektirmediği, yardıma muhtaç olmadığı ve kontrol muayenesi gerekmediği belirtilmiş, Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunun 20.07.2022 tarihli kararında da maluliyet gerekmediği karar altına alınmıştır.Daha sonra Mahkememizce yaptırılan incelemeler sonucunda;ATK 3. İhtisas Kurulundan alınan 20.03.2024 tarihli raporda; davacının 15.01.2015 tarihinde maruz kaldığı yaralanmasının maluliyetine neden olacak düzeyde araz bırakmamış olduğundan meslekte kazanma gücü kaybı oranının %48 olduğu, başka birisinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığına karar verildiği görülmüştür.Bu durumda; açıklanan ATK İhtisas Kurulu raporu ile diğer kurullarının raporu arasında bir çelişki bulunmadığı tespit edildiğinden ATK Üst Kurulundan rapor alınmasına gerek görülmemiş ve davalı tarafın bu yöndeki talebinin reddine karar verilmiştir.Dosyada mevcut geçici iş göremezlik raporlarından davacının 15.01.2015-05.04.2015 tarihleri arasında geçici iş göremez olduğu belirtilmiştir.Kusur Durumunun Tespiti
:Mahkememizce kusur yönünden yaptırılan incelemeler sonucunda;İş güvenliği uzmanlarından oluşan 3 kişilik bilirkişi kurulundan alınan 16.06.2020 tarihli ilk raporda; tarafların kusura etkili olan durum ve davranışları ayrıntılı olarak açıklanarak, olayda davalı şirketin %40 oranında, davacı işçinin ise %60 oranında kusurlu olduğu belirtilmiş, itiraz üzerine alınan ek raporda da aynı sonuç bildirilmiştir.İtiraz üzerine başka bir heyetten alınan 01.04.2021 tarihli raporda da aynı değerlendirme yapılmış ve ilk bilirkişi heyetinin raporuna katıldıkları görülmüştür.Bu durumda; Mahkememizce yapılan değerlendirmede her iki bilirkişi heyetinin raporunda aynı tespitlerin yapıldığı, rapordaki açıklama ve tespitlerin de dosya kapsamına, toplanan kanıtlara ve olayın oluşuna uygun olduğu kanısına varılmış ve bu raporlar hükme esas alınmıştır.Hesaplama, Sonuç ve Kanaat
:SGK'dan getirtilen kayıtlarda, davacının iş göremezlik derecesinin %48,00 olması nedeniyle gelir bağlandığı, bağlanan gelirlerin ilk peşin sermaye değerinin 91.406,19 TL olduğu, geçici iş göremezlik ödemesinin ise 3.491,91 TL olduğu bildirilmiştir.Hesap bilirkişisi Av. ...'dan tarafından düzenlenen ve karar vermeye yeterli görülen raporda; davacının davalı iş yerinde uygulanan TİS'ten yararlandığı, dosyaya alınan TİS kayıtları ve ücret bordroları dikkate alınarak ücret ve sosyal hakların belirlendiği açıklanmak suretiyle kusur oranına ve iş göremezlik derecesine göre hesaplama yapılmış olup, son olarak alınan 21.01.2025 tarihli ek raporda davacının geçici iş göremezlik nedeni ile oluşan maddi zararı 556,68 TL, sürekli iş göremezlik nedeni ile oluşan zararı 1.700.370,54 TL olmak üzere toplamda 1.700.927,22 TL maddi zararının bulunduğu hesaplanmış olup, davacının da asıl ve birleşen davada toplam olarak bu miktar maddi tazminat istediği görüldüğünden maddi tazminat isteğinin kabulüne karar verilmiştir.Davalı yan, zamanaşımı def'i ileri sürmüş ise de pandemi sürecinde duran süreler de dikkate alınarak 10 yıllık zamanaşımı süresinin her iki dava yönünden dolmadığı anlaşılmıştır..." gerekçesiyle,1.Maddi tazminata yönelik olarak; birleşen her iki davanın kabulü ile bilirkişi incelemesi ile belirlenen 556,68 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 1.700.370,54 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere ve 362.133,10 TL kısmı ilk davada, 1.338.794,12 TL kısmı ise birleşen davada talep edilmiş olan toplamda 1.700.927,22 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 15.01.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,2.Islah ile ileri sürülen manevi tazminat talebi bakımından usulüne uygun açılmış bir dava bulunmadığından dava açma hakkı saklı kalmak kaydı ile bu talebe ilişkin ıslah isteminin reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde, usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesi ile yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA.Temyiz SebepleriDavalı vekili temyiz dilekçesinde, müvekkilinin iş kazasının gerçekleşmesinde her türlü iş sağlığı ve güvenliği önlemini almış olması nedeniyle kusurlu olmadığını, SGK müfettişi raporunda davacının %100 oranında kusurlu olduğunu, dosya kapsamında alınan raporla çelişkinin olduğunu, maddi tazminatın hesabında esas alınan hesap raporundaki bakiye ömür tablosunun içtihatlara aykırı olarak belirlendiğini, ücretin nasıl belirlendiğinin tespit edilemediğini, içtihatlar gereğince tespit edilecek net ücretin asgari ücrete oranlanıp asgari ücret katı bulunması gerekirken, bilirkişi tarafından çıplak ücrete eklenen yemek yardımı, sosyal yardım, taşıma yardımı dikkate alınarak fahiş bir miktar belirlendiğini, ücret tespitinde belirlenen kat oranlarının hatalı ve belirsiz olduğunu, işten çıkış tarihinden sonraki ücretin neye göre belirlendiğinin açık olmadığını, maddi tazminatın fahiş olarak belirlendiğini, SGK tarafından bağlanan gelirin belirlenmesinde kusur oranı dikkate alındığı halde, rücuya kabil kısmının tespiti için yeniden kusur uygulanmak suretiyle daha az bir miktarın tazminat alacağından indirilmesinin hatalı olduğunu, gelire faiz işletilerek tenzilat yapılması gerektiğini, sürekli iş göremezlik oranının Adli Tıp Kurumu 2. Üst Kurulundan alınacak raporla tespit edilmesi gerektiği halde bu kuruldan rapor alınmamasının hatalı olduğunu,mahkemece yetki ve zaman aşımı itirazlarının değerlendirilmediğini belirterek kararı temyiz etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, iş kazasına dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.2.Temyizen incelenen kararın, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle, dosya kapsamında toplanan bilgi ve belgelere, delil ve ispat durumuna göre, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenlerin istinaf sebepleri olarak da dermeyan edildiği ve Bölge Adliye Mahkemesi kararında gerekçesi açıklanarak itirazların karşılanmış olmasına göre, ileri sürülen temyiz sebeplerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiş olması karşısında, temyiz kapsam ve nedenlerine göre hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle,Davalı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgiliye yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,11.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.