Anahtar kelimeler: Davamenfi Ittıla İlişkiden Sehven Derhal Hesaba Takipten Sayısına Haberdar Paranın

T.C.

İSTANBUL
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
:████████ Esas
KARAR NO
:████████
DAVA
:Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
:█████/2018
KARAR TARİHİ
:█████/2026
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı tarafından, davacı aleyhine başlatılan takip dosyası .... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayısına kaydedilmiş olup, 30.11.2016 tarihinde sehven hesaba yatırılan paranın iadesi talebine dayandığı belirtildiğini, söz konusu takip dosyası nezdinde davacıya gönderilen tebligatlar usulsüz olup, davacı 24.03.2017 tarihi itibariyle takipten haberdar olmakla birlikte derhal takibe itirazlarını ileri sürerek ıttıla tarihinin 24.03.2017 olarak tespiti talebine dayalı şikayette bulunduğunu, işbu dava .... İcra Hukuk Mahkemesinin 2017/... E. Sayısına kaydedilmekle yapılan yargılama neticesinde dosya üzerinde yapılan incelemeye dayalı olarak davanın reddine karar verildiğini, her ne kadar işbu karar aleyhine istinaf yargı yoluna başvurulmuşsa da İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesinin incelemesi henüz sonuçlanmadığını, bu nedenle işbu menfi tespit davasının açılması zorunluluğu doğduğunu, ... san. ve Tic. Ltd. Şti. Yetkilisi ... ile ... arasında iş ortaklığı protokolü yapıldığını, her ne kadar işbu protokol metninde, ... Yangın - ... firması taraf olarak anılmaktaysa da işbu şirketin bir şahıs şirketi olmasını ve ... tarafından kurulan sair şirketlerle de teamüllere uygun olarak faaliyet gösterilmiş olması nedenleriyle protokol metni ... şirketleri olarak anıldığını, taraflar arasında varılan mutabakat doğrultusunda yapılan yazışmalar ...@... e-posta adresi ile yapılmış olup, anılan adresin Genci Müdür sıfatıyla ... tarafından kullanıldığı anlaşıldığını, Ortaklık Protokol Taslak başlığı altında düzenlenen metne uygun olarak faaliyete başlanmışsa da zaman içerisinde; ... ... ... ile davacı arasında nitekim davalı tarafça düzenlenen .... Noterliğinin 19.12,2016 gün ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile "66.478,00 USD iş avansı ile davacıya sehven havale edilen bedelin taraflar arasında herhangi bir iş ilişkisinin bulunmadığından bahisle" iadesi talep edildiğini, işbu ihtarnameye ise .... Noterliğinin 23.12.2016 gün ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davalıya cevap verildiğini, orada da belirtildiği gibi, sehven verildiği iddia edilen bedel, iş avansı olmayıp, davalının göndermiş olduğu e-postaya dayalı olarak düzenlenip yine davalıya teslim edilen fatura bedeli olduğunu, söz konusu fatura davacıya iade edilmediği gibi bedeli de takibe konu dekont ite Ödendiğini, dolayısıyla artık yapılan ödemenin sehven olduğu iddia olunamayacağını, kaldı ki; yine dava dışı ...'in diğer bir şirketi ... İnş. Taah. AŞ. tarafından düzenlenen .... Noterliğinin 19.12.2016 gün ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesiyle davacı ile aralarındaki sözleşmenin feshedildiği bildirildiğini, oysa .... Noterliğinin 23.12.2016 gün ve 20151 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile verilen cevapta da belirtildiği gibi taraflar arasında imzalanmış herhangi bir yazılı sözleşme bulunmadığını, ve fakat taraflar arasında yapılan yazışmalara istinaden ...'in şirketleri ile ticari ilişki kurulduğunu ve teamüllere uygun olarak da belirlenen koşullarda faaliyet yürütüldüğünü, ... İnş. Taah. A.Ş. ile davacı arasında imzalanan yazılı bir sözleşme olmamasına rağmen davacı ile ilişkili olduğunun kabulü de iddiaları ispatlandığını, öte yandan davalı ile birlikte ... İnş. Taah. A.Ş. Tarafından düzenlenen .... Noterliğinin 23.12.2016 gün ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davacı tarafından düzenlenen faturaların iade edildiği belirtildiğini, işbu ihtarnamenin davalı ile birlikte ...'in diğer firması tarafından birlikte düzenlenmiş olması da taraflar arasındaki organik bağı ortaya koyduğunu, işbu ihtarnameye davacı tarafından .... Noterliğinin 30.12.2016 gün ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile verilen cevapta; "söz konusu faturaların iadesine ilişkin tarafınıza yapılmış herhangi bir tebliğ veya teslim söz konusu olmamakla birlikte, süresinde yapılmış herhangi bir itirazın da olmadığını ve işbu faturaların muhatapların taleplerine uygun olarak düzenlendikleri gibi, herhangi bir yanlış ve hatanın da söz konusu olmadığım" belirttiğini beyanla, öncelikle kötüniyetle açılan takibin tedbiren durdurulmasına ve akabinde iptaline, davacının muaccel bir borcunun bulunmaması dikkate alınarak borçlu olmadığının tespitine ve kötü niyetle hareket ederek davacının ticari hayatına onarılmaz zararlar veren davalının %10 den aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.
CEVAP
:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından açılan huzurdaki davanın haksız ve mesnetsiz olduğunu, müvekkili Tasfiye Halinde ... İhr. İth. A.Ş. tarafından alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine karşı davacının .... İcra Hukuk Mahkemesi’nin 2017/... Esas sayılı dosyasında yaptığı şikayetin reddedildiğini ve dosyanın istinaf aşamasında derdest olduğunu, davacının tebligatın usulsüz olduğu iddiasına dayanarak süresinden sonra borca itiraz ettiğini ve kesinleşmemiş şikayet sürecine rağmen işbu davayı açtığını, davacının borcu ödediği ve borçlu olmadığı yönündeki iddialarının gerçeği yansıtmadığını, icra dosyası ile .... İcra Hukuk Mahkemesi’nin 2017/... Esas sayılı dosyası kapsamındaki deliller ve müvekkil şirketin ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılacak inceleme neticesinde davacının müvekkile borçlu olduğunun ortaya çıkacağını beyan ederek haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine, davanın kötü niyetle açılmış olması nedeniyle %10’dan aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
:
Dava;İcra takibinden sonra açılan İcra İflas Kanunun 72. maddesine dayalı menfi tespit davasıdır.
Davacı vekili delil ve belgelerini ibraz etmiş davada;E- posta yazışmaları, ihtarname suretleri, .... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı Takip Dosyası, bilirkişi incelemesi, tanık ve her türlü delile dayanmıştır.
Davalı vekili delil ve belgelerini ibraz etmiş davada;Müvekkili şirket defter ve kayıtları, cari hesap, faturalar, sözleşmeler, yazışmalar, ihtarname, tanık beyanları, bilirkişi incelemesi delillerine dayanmıştır.
Davaya dayanak .... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasında; alacaklı Tasfiye Halinde ... İhracat İthalat Anonim Şirketi tarafından borçlu ... San. Ve Tic. Ltd. Şti. aleyhine 66.478,00 USD alacağın tahsili için ilamsız genel haciz yoluyla takibe girişildiği, borçluya ödeme emrinin tebliğ edildiği ve takibin derdest olduğu anlaşılmaktadır.
Mahkememiz tarafından .... İcra Hukuk Mahkemesi'ne müzekkere yazılarak 2017/... Esas sayılı dosyasının incelenmek üzeremahkememize gönderilmesi istenilmiş olup .... İcra Hukuk Mahkemesi tarafından cevaben 2017/... Esas sayılı dosyasının UYAP suretinin Mahkememize gönderildiği bildirilmiştir.
Mahkememiz tarafından .... Asliye Hukuk Mahkemesi'ne müzekkere yazılarak 2017/... Esas sayılı dosyasının incelenmek üzere mahkememize gönderilmesi istenilmiş olup .... Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından cevaben 2017/... Esas sayılı dosyasının UYAP suretinin Mahkememize gönderildiği bildirilmiştir.
Mahkememizin █████/2020 tarih ... sayılı kararı ile "davanın reddine" karar verildiği , davacı vekili tarafından kararın istinaf edilmesi üzerine , İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi'nin █████████ Esas ███████ Karar sayılı ilamıyla "Dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki sözleşme feshedilmiş olduğuna göre, taraf taleplerinin tasfiye kapsamında değerlendirilmesi gerekmektedir. Bunun için de, davalı alacaklı söz konusu ödemenin sehven olduğunu ileri sürmüş ise de, yukarıda belirtildiği üzere yapılan bu ödemenin taraflar arasındaki yukarıda belirtilen sözleşme kapsamındaki ticari ilişkinin devam ettiği dönemde yapıldığı anlaşılmakla, öncelikle bu ödemenin iş bedeline mahsuben yapıldığı kabul edilmelidir. Bu durumun aksinin ispat yükü davalıda olup, bu karinenin aksini kesin delillerle ispat etmesi gerekmektedir. Davalının bu hususu ispat edememesi halinde, davacı yüklenicinin en azından davaya konu takip tutarı kadar iş yaptığını ispat etmesi ve ispat edilecek bu işin bedelinin (taraflar arasında sözlü bir akdi ilişki bulunduğu kabul edildiğinden); "alanında uzman bilirkişi heyeti eşliğinde mahallinde usulüne uygun keşif yaptırılmak suretiyle, yapıldıkları tarihteki mahalli piyasa rayiçleri dikkate alınarak belirlenmesi (piyasa rayiçlerine KDV'nin de dahil olduğu gözetilerek ayrıca KDV eklenmemesi), sonrasında davacıya bu işler kapsamında yapıldığı belirlenen ihtilafsız tüm ödemelerin belirlenen bu bedelden mahsup edilerek davacının talep edebileceği bakiye bir iş bedeli alacağının bulunup bulunmadığının ortaya konulması" şeklinde belirlenmesi sonrasında varılacak sonuca göre davanın esası hakkında bir karar verilmesi gerekmekte olup, Mahkemece bu yol ve yönteme uygun bir tahkikat ve değerlendirme yapılmadan karar verilmiş olması yerinde olmamıştır.Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına" karar verilerek dosyanın mahkememize gönderilmesi sonucu ████████ Esas sırasına kaydedildiği anlaşılmıştır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalı iş sahibidir.
Dava, davalı iş sahibi tarafından davacı yüklenici aleyhine "sehven hesaba yatırılan paranın (iş avansının) iadesi talebiyle" .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyası üzerinden başlatılan icra takibinin usulsüz tebligatlar ile kesinleştiği, bu takibe konu 66.478,00 USD'nin iş avansı olmayıp, taraflar arasında yapılan yazışmalara istinaden kurulan ticari ilişki kapsamında davalının göndermiş olduğu e-postaya dayalı olarak düzenlenip davalıya teslim edilen fatura bedeli olduğu iddiasıyla, işbu takibin iptali ve davacının davalıya borçlu olmadığının tespiti talebine ilişkindir.
Davacı, ... Yangın/...'in şahıs firmasıyla █████/2015 tarihli Taşeronluk Sözleşmesi ile başlattığı "Yangın Sistemleri Malzeme Tedarik ve Montaj İşlerine" ilişkin ticari ilişkiyi aynı kişinin aşamalarda kurduğu diğer şirketlerle devam ettirdiğini ve en son olarak da kuruduğu davalı şirketle bu işi tamamladığını iddia ederek, davaya konu takip alacaklısı (davalı) tarafından yapılan 66.478,00 USD'lik ödemenin bu sözleşme ilişkisi gereğince iş bedeline mahsuben yapıldığından, bu para gönderimi nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir.
Davalı ise, kendisi ile bir iş ve sözleşme ilişkisi bulunmadığı, takibe konu ödemenin sehven yapıldığını savunmuştur.
Tarafların iddia ve savunmaları, toplanan deliller, aldırılan bilirkişi raporu, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi'nin █████████ Esas ███████ Karar sayılı kaldırma ilamı ve tüm dosya kapsamında yapılan değerlendirmeler sonucunda; mahkememizce davalı vekiline dosya kapsamında yer alan BAM ilamı doğrultusunda ispata yönelik tespitlere ilişkin varsa delil / belgeleri sunmak üzere 2 haftalık kesin süre verildiği, sunulmaması halinde dosyanın mevcut delil durumuyla değerlendirileceğinin ihtar edildiği, davalı alacaklı söz konusu ödemenin sehven olduğunu ileri sürmüş ise de, yukarıda belirtildiği üzere yapılan bu ödemenin taraflar arasındaki yukarıda belirtilen sözleşme kapsamındaki ticari ilişkinin devam ettiği dönemde yapıldığı anlaşılmakla, öncelikle bu ödemenin davalı tarafından aksi ispat edilemediğinden iş bedeline mahsuben yapıldığı kabul edilerek yargılamaya devam edildiği daha sonra davacı yüklenicinin en azından davaya konu takip tutarı kadar iş yaptığını ispat etmesi ve ispat edilecek bu işin bedelinin (taraflar arasında sözlü bir akdi ilişki bulunduğu kabul edildiğinden); "alanında uzman bilirkişi heyeti eşliğinde mahallinde usulüne uygun keşif yaptırılmak suretiyle, yapıldıkları tarihteki mahalli piyasa rayiçleri dikkate alınarak belirlenmesi (piyasa rayiçlerine KDV'nin de dahil olduğu gözetilerek ayrıca KDV eklenmemesi), sonrasında davacıya bu işler kapsamında yapıldığı belirlenen ihtilafsız tüm ödemelerin belirlenen bu bedelden mahsup edilerek davacının talep edebileceği bakiye bir iş bedeli alacağının bulunup bulunmadığının ortaya konulması gerektiği İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi'nin █████████ Esas ███████ Karar sayılı kaldırma ilamında bahsedildiğinden, tarafların iddia ve savunmaları, daha önce aldırılan bilirkişi raporlara, raporlara yapılan beyan ve itirazlar, toplanan tüm deliller ve özellikle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi'nin █████████ Esas ███████ Karar sayılı kaldırma ilamında yapılan tespitler doğrultusunda, davacı yüklenicinin takibe konu işin bedelinin, yapıldıkları tarihteki mahalli piyasa rayiçleri dikkate alınarak belirlenmesi (piyasa rayiçlerine KDV'nin de dahil olduğu gözetilerek ayrıca KDV eklenmemesi) için davacı vekilinin █████/2025 tarihli beyan dilekçesinde belirttiği adreslerde yangın hizmetleri alanında uzman bilirkişi eşliğinde keşif yaptırılarak rapor düzenlenmesi için Gebze Asliye ticaret Mahkemesine talimat yazılmasına, keşif günün taraf vekillerine tebliğ edilmesinin istenmesine, keşfe müteakip mali müşavir bilirkişi ve yangın alanında uzman bilirkişinin heyet olarak raporu düzenlemelerinin istenmesine, mali müşavir bilirkişice taraflarca sunulan dayanak kayıtlar, daha önce mahkememizce yaptırılan bilirkişi incelemelerinin de dikkate alınarak BAM ilamı doğrultusunda raporu düzenlemesinin istenmesine karar verildiği ; ancak davacı tarafça verilen ihtaratlı kesin süre içerisinde bilirkişi ücreti ve keşif masraflarının yatırılmadığı , İspat kuralına ilişkin TMK.m.6 hükmüne göre: "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür". HMK.m.190/1 hükmüne göre: "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukukî sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir". Bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf o vakıayı ispat etmeye mecburdur. Dolayısıyla anılan hükümler uyarınca ve dosya kapsamında tüm delillerin değerlendirilmesi sonucunda, davacı yüklenicinin en azından davaya konu takip tutarı kadar iş yaptığını ispat etmesi davada ispat yükünün davacı tarafta olduğu davacı yanın ihtaratlı kesin süreye rağmen bilirkişi ücretini yatırmadığı dosyadaki diğer delillerle de iddianın kanıtlanması mümkün olmadığından kanıtlanamayan davanın reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmış ve aşagıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
:
1-)Davanın REDDİNE,
2-)Harçlar yasası uyarınca alınması gereken 732,00 TL maktu harcın, 4.022,19 TL peşin harçtan düşümü ile artan 3.290,19 TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde yatırana geri verilmesine,
3-)Davacının karşıladığı yargılama harç ve giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-)Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı; davalı/vekilinin yokluğunda; tarafların gerekçeli kararı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri dilekçe ile HMK 341. madde uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yoluna başvurma hakları hatırlatılmak suretiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026
Katip ...
(E-imzalı)
Hakim ...
(E-imzalı)

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!