Anahtar kelimeler: Reddikararı Mahsuba Ağrı Erzurum Sürücü Görüşü Taksirle Öldürme İstemlerinin Neticesinde

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI
: █████████ E., █████████ K.SUÇ
: Taksirle öldürmeHÜKÜM
: İstinaf başvurularının esastan reddikararıTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasıErzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 11.04.2022 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararının, sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine yapılan inceleme neticesinde;Ağrı 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 04.04.2019 tarihli kararı ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 62/1, 53/6, 63. maddeleri uyarınca 5 yıl 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 1 yıl 6 ay süre ile geri alınmasına ve mahsuba karar verildiği, kararın istinaf edilmesi üzerine Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 31.10.2019 tarihli kararı ile bozulmasına karar verildiği, bozma üzerine Ağrı 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 05.11.2020 tarihli kararı ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan TCK'nın 85/2, 62/1, 53/6, 63. maddeleri uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 2 yıl süre ile geri alınmasına ve mahsuba karar verildiği, kararın istinaf edilmesi üzerine Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 11.04.2022 tarihli kararı ile sanık hakkında istinaf başvurularının esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır.5271 sayılı CMK'nın 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde bölge adliye mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hâllerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre Ağrı 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 04.04.2019 tarihli, ███████ Esas - ████████ Karar sayılı dosyasında verilen mahkumiyet hükmüne yönelik o yer Cumhuriyet savcısının, sanık müdafiinin ve katılanlar vekilinin istinaf istemleri üzerine yapılan inceleme neticesinde, Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 31.10.2019 tarihli, █████████ Esas - █████████ Karar sayılı kararı ile kusura ilişkin raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi amacıyla tekrar rapor aldırılarak sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği ve sanık hakkında fazla ceza tayin edildiği gerekçeleriyle hükmün bozulmasına karar verildiği, ancak bozma kararında belirtilen hukuka aykırılığın aynı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince davanın yeniden görülmesine karar verilmek suretiyle yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı verilmesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı,Nitekim Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 Esas, ████████ Karar sayılı kararında “…bölge adliye mahkemelerinin, kanuni dayanağı bulunmayan (5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sayılanlar hariç) bozma kararları ile iş bu bozma kararına istinaden ilk derece mahkemesince tesis edilen kararların, görevsiz mahkeme tarafından verilmiş olmaları nedeniyle hukuka açık ve ağır aykırılıkla malul olduklarından hükümsüz sayılmaları gerektiğinin…” kabul edildiği, keza Anayasa Mahkemesinin 12.06.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 09.01.2025 tarihli ve ██████████ sayılı kararı ile de “İstinaf Dairesi kanunda açıkça öngörülmüş hâller dışında bir nedenle bozma kararı vermiş, bunun sonucunda başvurucunun temyiz kanun yoluna başvurma hakkının elinden alınmasına yol açmıştır. Böylelikle istinaf kanun yolu incelemesine ilişkin kuralların İstinaf Dairesince yapılan yorumun kişilerce öngörülebilecek belirlilikte olmadığı ve kanunun lafzıyla çeliştiği görülmüştür. Diğer bir ifadeyle İstinaf Dairesinin bu kararıyla başvurucunun mahkemeye erişim hakkına kanuni dayanağı bulunmayan bir müdahalede bulunulmuştur. Açıklanan gerekçelerle İstinaf Dairesinin 5271 sayılı Kanun'da sınırlı olarak sayılı hâller dışında bir sebeple bozma kararı vermesiyle gerçekleşen müdahalenin kanuni dayanağının olmaması nedeniyle başvurucunun Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine...” hükmedilmekle yukarıda anılan şekilde verilen bozma kararlarının “hukuka açık ve ağır aykırılıkla malûl” olduğunun teyit edildiği dikkate alınmak suretiyle;Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 31.10.2019 tarihli, █████████ Esas - █████████ Karar sayılı bozma kararı, bozma üzerine verilen Ağrı 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 05.11.2020 tarihli, ████████ Esas - ████████ Karar sayılı kararı ve kararın istinaf edilmesi üzerine Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 11.04.2022 tarihli, █████████ Esas - █████████ Karar sayılı istinaf başvurusun esastan reddine dair kararlarının hukukî değerden yoksun olduğu belirlenerek yapılan incelemede;5271 sayılı CMK'nın 280. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendi uyarınca davanın yeniden görülmesine karar verilerek, duruşma açılıp, taraflar çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre hukuka aykırılığın Bölge Adliye Mahkemesince giderilmesi sonucunda yeniden hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi,Hukuka aykırı olup, sanık müdafiinin ve katılanlar vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği Tebliğnâme'ye aykırı olarak BOZULMASINA,Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2. maddesi uyarınca Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,23.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.