Anahtar kelimeler: Ölçümlü Karataş Evveliyatının Toplulaştırması Vasıflı Yüzden Yıldır Kiraladığını İhya Tahsisinin

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ E., ████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Karataş 1. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.Dava, kadastro öncesi hukuki nedene dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.Dava konusu ... Mahallesi 1 48... parsel sayılı taşınmazın 186.172,11 m² yüz ölçümlü ve mera vasıflı olarak arazi toplulaştırması neticesi 25.09.2017 tarihinde tescil edildiği, evveliyatının ... köyü 188 parselden geldiği, ... İl Mera Komisyonunun 07.07.2006 tarih ve 23 sayılı kararı ile ... köyü 188 parselin mera olarak tahsisinin yapıldığı anlaşılmıştır.Davacı vekili; davacının 148/1 parsel sayılı taşınmazı davalı Hazineden ecrimisil karşılığı kiraladığını, taşınmazı kullanabilmek için imar ve ihya çalışmaları yaptığını ve 30 yıldır kullandığını, bu yüzden zilyetliğe dayalı olarak söz konusu taşınmazın davacı adına tescilini istemiştir.Davalı Hazine vekili; hak düşürücü sürenin geçmesi nedeni ile davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, tahsis kararlarında belirtilen haklara tahsislerin kesinleştiği tarihten itibaren 5 yıl geçtikten sonra tespitlerden önceki hukuki sebeplere dayanılarak itiraz edilemeyeceğini ve bunlara karşı dava açılamayacağını, davaya konu taşınmazın sınırlarında eylemli biçimde mera niteliği ile sınırlandırılmak suretiyle tespit edilen taşınmaz olup olmadığının araştırılması gerektiğini, dava konusu yerin, 4342 sayılı Mera Kanunu'nun 4. maddesine göre özel mülkiyete konu olamayacağını, zilyetlik sebebine dayanılarak iktisap edilemeyeceğini, kadimden beri mera olarak yararlanılan orta malı taşınmazlardan olduğunu, Kadastro sırasında düzenlenen haritalarda, çevresi kesinleşen ve geleneksel biçimde kullanılagelen mera olarak çevrili olan yerin öncesinin de mera olarak kabülü gerektiğini ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.Davalı ... vekili; öncelikle husumet itirazında bulunduklarını, davalı Belediyenin söz konusu davada taraf sıfatı bulunmadığını, ayrıca zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu, olağanüstü kazandırıcı zamanaşımının usulen tamamlanmadığını savunmuştur.İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu ... Mahallesi 1 48... parsel sayılı taşınmazın 186.172,11 m² yüz ölçümlü ve mera vasıflı olarak arazi toplulaştırması neticesi 25.09.2017 tarihinde tescil edildiği, evveliyatının ... köyü 188 parselden geldiği, ... İl Mera Komisyonunun 07.07.2006 tarih ve 23 sayılı kararı ile ... köyü 188 parselin mera olarak tahsisinin yapıldığı anlaşılmakla; taşınmazın niteliği gereği TMK madde 713/2'deki olağanüstü zamanaşımı yoluyla kazanımın mümkün olmadığı sonucuna varıldığından davanın reddine karar verilmiş; karara karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı Hazine vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu çekişmeli bölümün 1 48... parsel içerisinde kaldığı, tapu kayıtlarına göre bu taşınmazın 1 88... parsel sayılı mera parselinden geldiği, dava konusu kısmın vasfının mera olması nedeniyle özel mülkiyete konu olamayacağı gibi zilyetlikle edinilmesinin de mümkün olmadığı, ayrıca 4342 sayılı Mera Kanunu'nun 21. maddesinin 2. fıkrasında: "Tahsis kararlarında belirtilen haklara tahsislerin kesinleştiği tarihten itibaren 5 yıl geçtikten sonra tespitlerden önceki hukuki sebeplere dayanılarak itiraz edilemez ve bunlara karşı dava açılamaz." hükmü dikkate alındığında dava konusu taşınmazın mera olarak tahsis ve sınırlandırılmasına ilişkin kararın 2006 yılında kesinleştiği, eldeki davanın beş yıllık hak düşürücü süre dolduktan sonra 05.09.2018 tarihinde açıldığının tespiti ile hak düşürücü sürenin dolmuş olması nedeniyle Mahkemece davanın usulden reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden davacı vekili ve davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:-K A R A R-Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 116,60 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.03.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.