Anahtar kelimeler: Pülümür Bölündüğünü Parçaya Tapulu Büyüklüğündeki Zilyet Ekindeki Erzurum Krokide Vasfıyla
1. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi

SAYISI
: █████████ E., █████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Pülümür Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ███████ E., ███████ K.
Dava, kadastro öncesi hukuki nedene dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Kadastro çalışmaları sonucunda, ... ili, ... ilçesi, ... köyü çalışma alanında bulunan 1 04... parsel sayılı taşınmaz, Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğu belirtilerek hali arazi vasfıyla 26.07.2012 tarihinde kesinleşerek Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir.
Davacı; zilyet ve tasarrufunda bulunan, dava dilekçesi ekindeki krokide ve eski tapu kaydında 23... parselde gösterilen, ... İşleri Genel Müdürlüğü tarafından 1951 yılında verilen 6.1 28... büyüklüğündeki taşınmazın tapulu olduğunu ancak kadastro tespiti sırasında 2 parçaya bölündüğünü, 1 04... parselin adına tespit gördüğünü, 1 04... nolu parselin ise ham toprak vasfı ile davalı Hazine adına tespit gördüğünü ileri sürerek Hazine adına olan tapu kaydının iptali ile adına tescilini istemiştir.
Davalı Hazine temsilcisi; yapılan kadastro tespitinde bir hata olmadığını, taşınmazın hali arazi vasfında olduğunu bu nedenle davacının zilyetliği bulunmadığını savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu taşınmazın davacı tarafın dayandığı tapu kaydı kapsamında kaldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş; karara karşı süresi içinde davalı Hazine temsilcisi tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; İlk Derece Mahkemesince delillerin takdirinde usul ve yasaya aykırılık görülmemesine, her ne kadar tapu kayıt uygulaması yetersiz ise de zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarının davacı taraf yararına gerçekleştiğinin ziraat bilirkişi raporu içeriğinden anlaşılmış olmasına göre davalı Hazine temsilcisinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun değişik 13. maddesinin “j” bendi gereğince temyiz eden davalı Hazine harçtan muaf bulunduğundan, bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.03.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!