Anahtar kelimeler: İtirazname Kanunî İtiraza Silahlı Görüşü Örgütüne Olma Terör Aleyhe Üye
3. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  ██████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
SUÇ
: Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM
: TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanun'un 5/1, TCK'nın 62, 53/1, 2, 3,
58/9, 63. maddeleri uyarınca verilen mahkumiyet kararına ilişkin
istinaf başvurusunun esastan reddi
İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ
: Onama
İTİRAZA KONU KARAR
: Bozma
İTİRAZ EDEN
: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
Yargıtay 3. Ceza Dairesinin, 26.03.2025 tarih, ██████████ esas ve █████████ sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 13.07.2025 tarihli ve 3-██████████ sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 308. maddesinin birinci fıkrasında belirtilen kanunî süresinde yapılan aleyhe itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308. maddesinin ikinci fıkrası gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İTİRAZ SEBEPLERİ
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz başvurusu; sanığın, iflas eden şirketindeki sermayenin Örgüte ait olduğunun anlaşıldığı, örgütün inanıp güvenmedikleri bir kişiye örgüt sermayesini teslim etmelerinin mümkün olmadığı, yine sanığın örgüte müzahir kapsamı ve faaliyetlerinin niteliği dikkate alındığında, ..... Eğitim Şirketin'de de ortaklık yapısında yer aldığı, sanığın himmet adı altında örgüte yardım ettiği, hatta en çok yardımı sanığın şirketinin yaptığının tanık tarafından ifade edildiği, sanığın örgütün mütevelli toplantılarına katıldığı, örgütün üst düzey oldukları iddiasıyla çatı davada yargılanan kişilerle telefon trafiği olduğu, sanığın örgüte müzahir ..... derneğinde yönetici pozisyonunda görev aldığı, benzer suçtan hakkında işlem yapılan kişilerle seyahat ve toplantılar yaptığı, Örgütün Brezilya Sorumlusu olduğu iddia edilen .....'in dizlerini döverek "...." diyecek kadar sanığın örgütle organik bağ içinde olduğu, tanığın istikrarlı beyanları yalan söylemesini gerektirecek bir husumetin dosyaya yansımadığı ayrıca sanık ile benzer durumda olan bir dosyada Sakarya 5. Ağır Ceza Mahkemesi'nce 2018/1 55... /373 karar sayılı kararında ''..... ilinde FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütüne iltisaklı dershanelerin bağlı olduğu Özel .... Eğitim A.Ş' ye sanığın ortaklığı bulunduğu ve sanığın bir dönem şirket yönetim kurulu başkanlığı yaptığı ve yurt içi yurt dışı gezilerine göre örgütün sözde lideri ....'in Amerika' da ziyaretine gittiği, bu şekilde sanığın terör örgütü ile organik bağ kurarak, bu şekilde gerçekleşen ve örgütsel faaliyet olarak kabul edilen bu eylemlerinin, sanığın örgüt hiyerarşisine organik bağ ile dahil olduğunu gösterir biçimde çeşitlilik, süreklilik ve yoğunluk içerdiği, üzerine atılı FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunun oluştuğu anlaşılmakla, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan mahkumiyetine dair hükmün onanmasına karar verilmesi talebine ilişkindir.
II. GEREKÇE
Kuruluş, amaç, örgüt yapılanması ve faaliyet yöntemleri (kapatılan) 16. Ceza Dairesi'nin 2015/3 esas sayılı kararında anlatılan ve nihai amacı, Devletin Anayasal nizamını cebir ve şiddet kullanarak değiştirmek olduğu anlaşılan FETÖ/PDY terör örgütünün başlangıçta bir ahlak ve eğitim hareketi olarak ortaya çıkması ve toplumun her katmanının büyük bir kesimince de böyle algılanması, amaca ulaşmak için her yolu mübah gören, fakat sözde meşruiyetini sivil alanda dinden, kamusal alanda ise hukuktan aldığı izlenimi vermek için yeterli güce ulaşıncaya kadar alenen kriminalize olmamaya özen göstermesi gerçeği nazara alındığında, ByLock kullanıcısı olmayan, kod adı kullanmayan sanığın örgütle organik ilişki içine girip süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gösteren örgütsel eylem ve faaliyetlerde bulunduğuna ilişkin her türlü şüpheden uzak, kesin ve yeterli delil bulunmadığı, dosyaya yansıyan mevcut deliller göz önünde bulundurulduğunda sanığın eylemlerinin örgüte sempati düzeyinde olduğu değerlendirildiğinden, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır.
III. KARAR
1. Gerekçe bölümünde belirtilen nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ oy çokluğuyla REDDİNE,
2. 5271 sayılı Kanun’un 308 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Yargıtay 3. Ceza Dairesinin, 26.03.2025 tarihli ve ██████████ esas, █████████ sayılı bozma kararı ile ilgili itirazı incelemek üzere dava dosyasının, Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.12.2025 tarihinde karar verildi.
KARŞI OY
Sayın çoğunluğun Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının reddine dair kararına tarafımızca iştirak edilmemiş olup itirazın yerinde olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
İncelenen dosya kapsamında, sayın çoğunluk ile aramızdaki ihtilaf "sanığın dosya kapsamına yansıyan eyleminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkindir.
Ayrıntıları Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesi'nin █████████ esas ve █████████ sayılı kararında ve Dairemizce de benimsenen, istikrar kazanmış yargısal kararlarda açıklandığı üzere;
Örgüt üyesi, örgüt amacını benimseyen, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olan ve bu suretle verilecek görevleri yerine getirmeye hazır olmak üzere kendi iradesini örgüt iradesine terk eden kişidir. Örgüt üyeliği, örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Örgüt üyesi örgütle organik bağ kurup faaliyetlerine katılmalıdır. Organik bağ, canlı, geçişken, etkin, faili emir ve talimat almaya açık tutan ve hiyerarşik konumunu tespit eden bağ olup, üyeliğin en önemli unsurudur. Örgüte yardımda veya örgüt adına suç işlemede de, örgüt yöneticileri veya diğer mensuplarının emir ya da talimatları vardır. Ancak örgüt üyeliğini belirlemede ayırt edici fark, örgüt üyesinin örgüt hiyerarşisi dahilinde verilen her türlü emir ve talimatı sorgulamaksızın tamamen teslimiyet duygusuyla yerine getirmeye hazır olması ve öylece ifa etmesidir.
Silahlı örgüte üyelik suçunun oluşabilmesi için örgütle organik bağ kurulması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması aranmaktadır. Ancak niteliği, işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, örgütün amacı ve menfaatlerine katkısı itibariyle süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk özelliği olmasa da ancak örgüt üyeleri tarafından işlenebilen suçların faillerinin de örgüt üyesi olduğunun kabulü gerekir. Örgüte sadece sempati duymak ya da örgütün amaçlarını, değerlerini, ideolojisini benimsemek, buna ilişkin yayınları okumak, bulundurmak, örgüt liderine saygı duymak gibi eylemler örgüt üyeliği için yeterli değildir (Evik, Cürüm işlemek için örgütlenme, Syf 383 vd.).
Örgüt üyesinin, örgüte bilerek ve isteyerek katılması, katıldığı örgütün niteliğini ve amaçlarını bilmesi, onun bir parçası olmayı istemesi, katılma iradesinin devamlılık arz etmesi gerekir. Örgüte üye olan kimse, bir örgüte girerken örgütün kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla kurulan bir örgüt olduğunu bilerek üye olmak kastı ve iradesiyle hareket etmelidir. Suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olmak suçu için de saikin "suç işlemek amacı" olması aranır (Toroslu özel kısım syf.263-266, Alacakaptan Cürüm İşlemek İçin Örgüt syf.28, Özgenç Genel Hükümler syf.280).
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde;
Sanığın ortağı olduğu Özel .... Eğitim Hizmetleri A.Ş bünyesinde ....'da bulunan örgüte ait bütün eğitim kurumlarının (Özel ...., Özel ...., Özel .... Erkek öğrenci yurtları ile Özel .... dersanesi Çarşı şubesi, Özel .... dersanesi .... şubesi, Özel ..... Yükseköğretim Kız Öğrenci Yurdu, Özel ..... Eğitim ve Ticaret A.Ş, Özel .... ..... Dersanesi, ..... Dil Kursu) bulunduğu, sanığın örgüte müzahir ....Girişimci İş Adamları Derneği'ne (.....) 2003 yılında üye olduğu, 25.11.2015 yılında üyelikten ayrıldığı, bu dernekte yönetimde görev aldığı, dosya arasında bulunan ve hükme esas alınan tanık .....'nın hazırlık aşamasında sanığın esnaf olduğunu, halen örgüte yardımda bulunduğunu, kovuşturma aşamasında mahkeme huzurunda alınan beyanında ise örgütün Brezilya sorumlusu olan .....'nin düzenlenen bir sohbet toplantısında sanığın iflas etmesi ile ilgili geçen bir konuşmada sanığın örgüte ait şirketi batırdığını ifade ettiğine ve sanığın tüm mütevelli toplantılarına katıldığını, son olarak da 2014 yılının yaz aylarında düzenlenen toplantıda gördüğünü ifade etmesi karşısında eyleminin bu güne kadar Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesi ve 3. Ceza Dairesinin istikrarlı ve süreklilik gösteren kararlarında da görüleceği üzere "silahlı terör örgütüne üye olma" suçunu oluşturacağından sayın çoğunluğun "Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının reddine" karar verilmesi yönündeki düşüncesine iştirak edilmemiştir.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!