Anahtar kelimeler: Merası Dedeleri Kadimden Halkının Çayır Meranın Babaları Erzurum Yıllar Tarla

MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Artvin 1. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.Asıl ve birleştirilen davalar; kadastro öncesi nedene dayalı mera sınırlandırması ile tapu iptali ve tescil istemlerine ilişkindir.Kadastro sonucu, asıl davaya ve temyize konu ... ili, ... ilçesi, ... köyü 1 05... parsel sayılı taşınmazın kadimden beri ... köyü halkının merası olduğu, 2001 tarihinde ... köyü merası olarak sınırlandırılan meranın ... köy çalışma alanında kalan kısmı olduğu gerekçesiyle mera olarak sınırlandırıldığı, sınırlandırmanın itiraz edilmeksizin 29.09.2007 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır.Asıl ve birleştirilen davada davacılar; dedeleri ve muris babaları ... tarafından uzun yıllar tarla ve çayır olarak kullanılan, sonrasında kendilerine intikâl eden ... ili, ... ilçesi, ... köyündeki taşınmazlarının kadastro çalışmaları sırasında hatalı olarak 1 05... sayılı mera parseli ile birleştirilen davada davalılar adına kayıtlı 1 05... parsel sayılı tarlaya dahil edildiğini ileri sürerek irsen intikâl ve eklemeli kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine istinaden asıl davada 1 05... parseldeki fen bilirkişi raporunda (A) ve (B) harfli gösterilen kısmın mera sınırlandırmasının iptali, birleştirilen davada 18 parseldeki (C) harfli kısmın tapu kaydının iptali ile davacılar adına tescilini istemişlerdir.Asıl davada davalı Hazine; zamanaşımı ve hak düşürücü sürenin geçtiğini, dava konusu kısmın kadim mera olup olmadığının araştırılması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.Asıl davada davalı köy temsilcisi davayı kabul etmiştir.Birleştirilen davada davalılar; zamanaşımının geçtiğini, 18 parselin muris babaları ...'dan kendilerine intikâl ettiğini belirterek birleştirilen davanın reddini savunmuşlardır.İlk Derece Mahkemesince, komşu köylerden dinlenen mahalli bilirkişilerin dava konusu taşınmazların evveliyatında davacıların babası tarafından önce buğday ekilmek, sonra çayır otu biçilmek suretiyle kullanıldığını, köylünün hayvanlarını dava konusu kısımlara sokmadığını beyan ettikleri, ziraat mühendisi bilirkişi raporunda 1 05... parseldeki (A) ve (B) harfli bölümlerin çayır otu için elverişli olduğu, sınırdaki mera parselinden toprak, bitki örtüsü ve eğim yönüyle ayrıldığı, üzerinde evlerin bulunması ve etrafının çitlerle çevrili olmasına göre mera olarak kullanılmadığının bildirildiği, jeodezi bilirkişisinin raporunda 1958, 19 89... tarihli hava fotoğraflarında dava konusu bölümlerin imar-ihya işlemlerinin tamamlandığının bildirildiği, birleştirilen davada dava konusu bölümün de öncesinde babaları, sonra davacılar tarafından önce arpa buğday, sonra çayırını biçmek suretiyle kullanıldığı, sınırlarının belirgin tumplarla ayrıldığı, davalılar ve murislerinin zilyet olmadıkları gerekçesiyle asıl ve birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiştir.Karara karşı asıl ve birleştirilen davada davacılar vekili ile asıl davada davalı Hazine vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; asıl dava yönünden keşif tutanağındaki beyanlar, teknik bilirkişi raporları ve keşifte çekilen fotoğraflara göre dava konusu bölümler üzerinde ev bulunmadığı gibi etrafının da çitlerle çevrili olmadığı, eğiminin %20-25 olduğu, mera parseli ile dava konusu bölümler arasında sabit ve ayırıcı sınır bulunmadığı, taşınmazların engebeli ve eğimli olduğu, mahalli bilirkişilerin taşınmaz bölümlerinin öteden beri otu biçilmek suretiyle kullanıldığına dair beyanları ve mera sınırlandırmasının da 2006 yılında yapılması karşısında, 1989 ve özellikle 2003 yılında işlemeli tarım yapılmasının mümkün olmadığı, uzun yıllar salt otu biçilen taşınmazın 19 89... hava fotoğraflarında tarım yapılan alan olarak görülemeyeceği, bu nedenle jeodezi bilirkişisinin raporuna itibar edilemeyeceği gerekçesiyle davacıların başvurusunun esastan reddine, davalı Hazine vekilinin başvurusunun kabulüne, hükmün kaldırılmasına, asıl davanın reddine, birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacılar vekilince asıl davada reddine karar verilen 1 05... parsel yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:- K A R A R -Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama kuralları ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 370/1. hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 116,60 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacılardan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 03.03.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.