Anahtar kelimeler: Yönüden Sayaca Abone Sunmuş Eylemden Tesisat Faturayla Yazildiği Usulsüz Bakirköy

T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: Menfi Tespit (Abone Sözleşmesi), İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ
: █████/2024
BİRLEŞEN İSTANBUL ..... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN ..... ESAS ..... KARAR SAYILI DOSYASI YÖNÜDEN
DAVA
: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ
: █████/2025
KARAR TARİHİ
: █████/2026
KARARIN
YAZILDIĞI TARİH
: █████/2026
Davacı tarafından mahkememizde açılan davada yapılan yargılama sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; Usulsüz Elektrik Tespit Tutanağına istinaden müvekkili şirkete ait .... Tesisat nolu sayaca son ödeme tarihli 24.06.2024 Tarihli iki faturayla toplam 755.626,26 TL Para cezası verilmiş olup , verilen bu usulsüz kaçak elektrik tespit tutanağındaki para cezasının iptali ile birlikte müvekkilinin bu kadar kaçak elektrik kullanmadığının tespiti ile, kira kontratında anlaşılacağı üzere müvekkili şirketin dava konusu taşınmazı 01.09.2023 Tarihinde kiralamış olup,bu işyerinde atık ve hurda toptan ticaretini yapmakta olduğunu, dava konusu bu ticarethane de toplam iki kişi gündüz saatinde çalışmakta olup, elektrik tüketimini sağlayacak bir buzdolabı ,çay sema vırı, televizyon ile kantar olduğu bilirkişi raporuyla ispatlanacağını, davalı şirketin çalışanı haksız kazanç sağlamak için müvekkili ve çalışanının olmadığı bir saate kaçak tespit tutanağını keyfi düzenleyerek para cezası verilmiş olduğunu, müvekkili şirketin kiralamış olduğu iş yerine kısa süre içinde bu kadar kaçak elektrik borcunun gelmesinin hukuka aykırı ve sırf müvekkili maddi yönden mağdur etmek için yapılmış haksız kazanç olduğu bilirkişi incelemesiyle ortaya çıkacağını, müvekkilinin hak kaybına uğramaması için önceden arabuluculuğa başvurmuş olduklarından dolayı ilerki aşamada arabulucu tutanağı sunulacağını, tüm bu nedenlerden dolayı davalı şirketin hukuka aykırı verdiği para cezasının iptali ile birlikte müvekkilimin bu kadar kaçak elektrik kullanmadığının tespiti ile açtıkları bu davanın sonuçlanmasına kadar davalı şirketin müvekkilin elektriğinin kesmemesi için bir an önce ihtiyadi tedbire karar verilmesini, vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; Davaya konu "...... Mahallesi ..... Sokak No:1 Hurdacı Avcılar/İstanbul" adresinde mevcut bulunan işletmede kurulu bulunan ..... hizmet numaralı tüketim noktasına ait EPDK Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin 42. Maddesinin 1/b bendine göre ilgili kullanım yerinde dağıtım sistemine müdahale ederek ayrı bir hat çekmek suretiyle sayaçtan geçirilmeksizin mevzuata aykırı bir şekilde elektrik enerjisi kullanıldığı tespit edilmiş olduğunu, 11.06.2024 tarihli ..... seri numaralı kaçak elektrik tespit tutanağı ile kaçak elektrik kullanıldığına ilişkin tutanak düzenlenmiş olduğunu, kaçak elektrik hesap bülteni, kaçak elektrik tespit tutanağı, faturaların mahkemeye sunulduğunu, tüm açıklamalar doğrultusunda müvekkili şirketçe yapılan tespit ve tahakkukta herhangi bir hata bulunmamakta, tüm tespit ve tahakkuklar ilgili mevzuata uygun şekilde yapılmış bulunmakta olduğunu, kaçak elektrik tutanakları aksi sabit oluncaya kadar geçerli olan evraklardan olup kaçak kullanım tespit tutanağının geçersizliğine ilişkin herhangi bir delil sunulmamıştır. Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği, kaçak elektrik kullanımı durumunda yapılacak kaçak tahakkukunun nasıl olması gerektiğini kesin sınırlarla belirlemiş olduğunu, bu hesaplamanın, şirketin serbest tasarruf alanının olmadığını, tamamen yönetmelikteki çarpanlara ve yönteme göre yapılan bir işlem olduğunu, işbu faturaların nasıl hesaplandığını gösterir kaçak hesap bülteni ekte sunulduğunu, müvekkili tarafından yapılan tüm hesaplamaların mevzuat kapsamında yapılmış olup davacı tarafından yapılan farazi hesaplamaların ve iddialarının hiçbir dayanağı bulunmamakta olduğunu, müvekkili şirket tarafından yapılan hesaplamaların mevzuata uygun olduğunu, asılsız ve mesnetsiz davanın esastan reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen İstanbul ..... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ..... Esas ..... Karar Sayılı Dosyası Yönünden; Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; davacı şirket ekiplerince 11.06.2024 tarihinde yapılan incelemede; davalının; "..... MAH. ..... SK. NO :1/ HURDACI AVCILAR/İSTANBUL" adresinde Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşması mevcutken ayrı bir hat çekmek suretiyle dağıtım sistemine müdahale ederek sayaçtan geçirilmeksizin elektrik enerjisi tüketimi yaparak, mevzuata aykırı bir şekilde kaçak enerji kullandığı tespit edildiğini, davacı şirket yetkililerince yapılan tespite istinaden Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin 42. maddesinin 1/b bendi uyarınca ..... tahakkuk numaralı kaçak elektrik kullanım tespit tutanağı düzenlendiğini, davalının işbu kaçak elektrik kullanımına istinaden, davalı/borçlu adına; Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin ilgili maddeleri doğrultusunda ..... numaralı fatura ile 68400.000 KWH enerji tüketimi karşılığı 466.756,87 TL ve .... numaralı fatura ile 70300.000 KWH enerji tüketimi karşılığı 288.869,39 TL tutarında Toplam 755.626,26 TL kaçak tüketim faturası tahakkuk ettirildiğini, yansıtılan kaçak elektrik kullanımının karşılığı davalı yan tarafından ödenmediğinden davacı şirket, alacağının tahsili amacıyla İstanbul .... İcra Dairesi .... E. sayılı takip dosyaları nezdinde davalı aleyhine icra takipleri başlatıldığını, davalı taraf haksız ve hukuka aykırı olarak, davacı şirket tarafından başlatılan icra takiplerine itiraz ettiğini, ancak davalı yan tarafından yapılan itiraz haksız, hukuka aykırı, kötü niyetli ve müvekkili zararı uğratmaya yönelik olduğunu, davalının İstanbul ...... İcra Dairesi .... E.
sayılı dosyalarına yapmış olduğu haksız ve kötü niyetli itirazının iptali ile icra takibinin devamını, alacağını teminen borçlunun taşınmaz, taşınır malları ile 3. kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczini, davalı'nın %20 den az olmamak üzere icra inkâr tazminatı ödemesine hükmedilmesini, Bakırköy ...... Asliye Ticaret Mahkemesi ..... E. Sayılı dosyası ile huzurda açılan davanın HMK madde 166 gereği birleştirilmesini, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememiz dosyasına Elektrik Mühendisi bilirkişi .....'dan rapor aldırılmış, bilirkişi sunmuş olduğu █████/2025 tarihli raporunda özetle; " .... tarafından 11.06.2024 tarihinde .... Mahallesi, .... Sok. No:1, Hurdacı, Avcılar, İstanbul adresinde .... adına EPDK Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği 42 Madde, Vb bendine göre ilgili kullanım yerinde sayacın ölçüm sistemine müdahale ederek ayrı bir hat çekmek suretiyle elektrik enerjisi kullanımı nedeni ile 11.06.2024 tarih, .... no.lu Kaçak tutanağı düzenlendiği, .... Elektrik Perakende Satış A.Ş. ve .... Elektrik Dağıtım A.Ş. İlgi yazılarında ..... adına dava konusu .... Mahallesi .... Sokak No:1 Hurdacı Avcılar, İstanbul adresinde perakende satış sözleşmesi olduğuna dair bir bilgi- belge görülmediği, ayrıca ..... hizmet no.lu tüketim nokt. tarihi öncesi ve sonrasında abonelik durumu hakkında da bir bilgi Perakende satış sözleşmesi ikili anlaşma olmaksızın dağıtım sistemine müdahale ederek elektrik enerjisi tüketmesinin ilgili Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği (Resmi Gazete 30 Mayıs 2018 tarih, 30436 sayı) 42/1-a hükmü uyarınca Kaçak Elektrik Kapsamına girdiği, ..... Kaçak Tahakkuk Hesap Bülteni ile 11.06.2024 tarih, .... Seri Numaralı Kaçak tutanak tahakkukunun; 11.06.2024 tutanak tarihi ile 180 gün öncesi 14.12.2023 tarihi arasındaki dönem için 68400 kWh kaçak, 14.12.2023 ile 185 gün öncesi 11.06.2023 arasındaki dönem için 70300 kWh kaçak ek tahakkuk suretiyle yapıldığı, Davacı Vekilinin dava dilekçesinde sunulduğu bildirilen kira kontratı tarihi esas alınarak 01.09.2023 ile tutanak tarihi 11.06.2024 tarihi arasındaki 284 gün için Perakende satış sözleşmesi ikili anlaşma olmaksızın dağıtım sistemine müdahale ederek elektrik enerjisi tüketimi nedeni ile sadece kaçak tahakkuku yapıldığı, ..... no.lu Kaçak/Usulsüz Elektrik Tespit Tutanağı kaçak tahakkukunun EPDK. 01.01.2024 tarihinden itibaren geçerli elektrik tarifeleri doğrultusunda mükerrer olmayan tek terimli, tek zamanlı aktif enerji ve dağıtım tarifesi üzerinden 9020 KDV dahil 439.110,06 TL (Dört Yüz Otuz Dokuz Bin Yüz On Lira, Altı Kuruş) olarak hesap edildiğini" belirtmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE;
Asıl dava davalı tarafından kesilen kaçak elektrik tutanağı sebebiyle davacının davalıya borcunun bulunmadığı iddiası ile açılan menfi tespit istemine, birleşen dava ise aynı tutanaklara dayalı alacakların tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunun 4. maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için ya uyuşmazlık konusu işin, tarafların her ikisinin birden ticari işletmesi ile ilgili olması yada tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesi ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunun veya diğer kanunlarda o davaya Asliye Ticaret Mahkemesinin bakacağı yönünde düzenleme bulunması gerekir.
Diğer taraftan 6102 sayılı TTK'nın 19/2 maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin, diğeri içinde ticari iş sayılması davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira, 6102 sayılı TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar dışında, ticari davayı ticari iş esasına göre değil ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.
6335 Sayılı Kanununun 2. maddesi ile değişik 6102 Sayılı TTK'nın 5. maddesi uyarınca, ticari davalar Asliye Ticaret Mahkemelerince görülerek karara bağlanır.Diğer taraftan aynı düzenleme gereğince, Asliye Ticaret Mahkemeleriyle diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki 6762 Sayılı Türk Ticaret Kanunununda ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 6335 Sayılı kanunla yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil görev ilişkisidir. Göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 sayılı HMK'nın 1. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin olduğundan, mahkemelerce re'sen incelenir.
Bu durumda eldeki davanın Asliye Ticaret Mahkemesince görülüp karara bağlanabilmesi için uyuşmazlığın, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması ve bu bağlamda tarafların her ikisinin birden tacir olması zorunludur.
Bilindiği üzere; 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 73.maddesine göre ; tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda Tüketici Mahkemeleri görevlidir.
Aynı Kanunun 3/l bendinde ise; tüketici işlemi Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi, olarak tanımlanmıştır.
6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 2. maddesinde kanunun kapsamı “bu Kanun, her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar” şeklinde açıklanmıştır. Aynı kanunun 3. maddesinde tüketici işlemi, “Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder” biçiminde tanımlanmıştır. 6502 sayılı TKHK'nın 73. maddesi uyarınca tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğacak uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemesi görevli kılınmıştır. Bir hukuki işlemin 6502 sayılı Kanun kapsamında kaldığının kabul edilmesi için taraflardan birinin tüketici olması ve uyuşmazlığın bu Kanun kapsamında bulunması gerekir.
28.05.2014 tarihi itibariyle yürürlüğe giren 6502 sayılı Yasa'nın 3/k maddesinde "Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi" tüketici, 3/ı maddesinde ise "Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem" tüketici işlemi olarak tanımlanmıştır. Aynı Yasa'nın 73/1. maddesinde tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemelerinin görevli olduğu belirtilmiş, 83/2. maddesinde ise taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve 6502 sayılı Yasa'nın görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasının engelleyemeyeceğine değinilmiştir. HMK'nın 1. maddesinde ise görev hususunun kamu düzenine ilişkin olduğu, mahkemece yargılamanın her aşamasında resen gözetileceği düzenlenmiştir.
Somut olayda; davacı-birleşen davalının tacir olmadığı, davanın mutlak ticari dava olarak nitelenebilmesinin de mümkün olmadığı, salt elektrik aboneliği grubunun ticari olmasının davayı ticari dava olarak nitelemeye yetmeyeceği, davacı-birleşen davalı ile davalı-birleşen davacı arasında abonelik ilişkisinin bulunduğu, bu bakımdan uyuşmazlığın Tüketici Mahkemesinde çözümlenmesinin gerekmekte olduğu anlaşılmakla, açıklanan nedenlerle, HMK'nun 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince mahkememizin görevsizliğine, görevsizlik nedeniyle davanın usulden reddine dair karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM-Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-HMK'nun 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, görevsizlik nedeniyle davanın usulden REDDİNE,
2- Görevli mahkemenin Bakırköy Tüketici Mahkemesi olduğunun tespitine, HMK. 20 madde gereği süresi içerisinde kararın kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten itibaren, kanun yoluna başvurulmuş ise bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde ve taraflardan birinin kararı veren mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dava dosyasının görevli Bakırköy Tüketici Mahkemesine gönderilmesine, aksi halde mahkemece davanın açılmamış sayılacağına karar verileceğinin ihtarına,
3-Yargılama, harç ve giderleri konusunda HMK. 331/2 madde gereğince görevli mahkemece değerlendirme yapılmasına,
4-Davacı tarafından yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın hükmün kesinleşmesinden sonra görevli mahkemeye aktarılmasına,
Dair,davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
█████/2026
Katip .....
¸e-imzalıdır
Hakim .....
¸e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!