Anahtar kelimeler: Niğdede Mobbing Sistematik Teknikeri Hilafına Projede Psikolojik Taciz Rızası Yapmasına

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 50. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: İstanbul Anadolu 39. İş MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı işyerinde 03.10.2023-09.07.2024 tarihleri arasında elektrik teknikeri olarak çalıştığını, işyerinde fazla çalışma yapmasına rağmen karşılığının ödenmemesi, çalışma koşullarının rızası hilafına değiştirilmesi, sistematik şekilde kendisine mobbing (psikolojik taciz) uygulanması nedenleriyle 09.07.2024 tarihinde Niğde'de bir projede görevli iken davacının diğer iki iş arkadaşı ile birlikte eylemli olarak iş sözleşmesini feshettiklerini, davalının gönderdiği 10.07.2024 tarihli ihtarname ile davacının iş sözleşmesini kendisinin feshettiğini iddia ettiğini, işten çıkış kodunun Kod (50) (İşçinin kendi isteği veya savsaması yüzünden işin güvenliğini tehlikeye düşürmesi, işyerinin malı olan veya malı olmayıp da eli altında bulunan makineleri, tesisatı veya başka eşya ve maddeleri otuz günlük ücretinin tutarıyla ödeyemeyecek derecede hasara ve kayba uğratması) olarak Kuruma bildirdiğini, davacının kendi isteği ile işten ayrıldığını, gerçeği yansıtmayan işten çıkış kodunun değiştirilmesine karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; davacının iş sözleşmesinin davalı tarafından haklı nedenle feshedildiğini, Kuruma bildirilen işten çıkış kodunun davalının fesih sebebine uygun olduğunu, davacının davalı işyerinde elektrik teknikeri olarak çalıştığını, fesihten önce aldığı son ücretin net 60.000,00 TL olduğunu, davacının bir projesinde müvekkili Şirketi 30 günlük ücretiyle karşılanamayacak derecede zarara ve kayba uğrattığını, iş sözleşmesinin davacının ahlak ve iyiniyet kurallarına uymayan davranışları sebebiyle davalı tarafından haklı nedenle feshedildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; işten çıkış kodunun düzeltilmesinin istenmesinde davacının hukuki menfaatinin bulunduğu, somut uyuşmazlıkta, davalı her ne kadar davacının işyerini terk etmek suretiyle davalıyı zarara uğrattığını iddia etmişse de tüm dosya kapsamına göre davacının iş sözleşmesini işyerini terk etmek suretiyle eylemli olarak feshettiği, davalının iddia ettiği zararın ise davacının iş sözleşmesini eylemli olarak feshettiği tarihten sonra meydana gelen bir zarar olduğu, şayet davalının iddia ettiği gibi bir zararı var ise bunun tazminat davasına konu olabileceği, iş sözleşmesinin eylemli olarak feshinden sonra davacının işten çıkış kodunun Kod (...) olarak gösterilmesinin fiilen iş sözleşmesi sona erdikten sonra yapılan ikinci bir fesih işlemi olduğu gerekçesiyle davacının işten çıkış kodunun Kod (...) (istifa) olarak düzeltilmesi gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesi kararının, maddi vakıa, usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı vekili temyiz dilekçesinde;1. Davacının somut davada hukuki yararı bulunmadığından davanın usulden reddi gerektiğini,2. İş sözleşmesinin davalı tarafından haklı nedenle feshedildiğini, davalının oluşan zararının fesih sonrasında değil davacının görev yerini terk etme eylemiyle eş zamanlı olarak ortaya çıktığını, müvekkili Şirketin zararın doğduğu an itibarıyla haklı fesih hakkını kullandığını, işten çıkış bildirimini bu doğrultuda Kod (50) olarak yaptığını ileri sürmüştür.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, davacının Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirilen işten çıkış kodunun fesih şekline uygun olup olmadığına ve düzeltilmesi gerekip gerekmediğine ilişkindir.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeple;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,09.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.