Anahtar kelimeler: Dvalı Satımdan Durduğunu Cari İlamsız Borcunun Takibe Fatura Borcun Den

T.C.

İSTANBUL
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2024
KARAR TARİHİ
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Dava
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, borçlu ... A.Ş. 'nin müvekkili şirkete 1.369.847,29 TL borcunun bulunduğunu, bu borcun █████/2023 tarihli ... no-lu fatura, █████/2023 tarihli ... no.lu fatura, █████/2023 tarihli ... no.lu fatura ve █████/2023 tarihli ... no.lu faturalardan kaynaklandığını, borçlu şirketin takibe konu cari hesap borcunun müvekkili nezdinde sabit olduğunu, dvalı aleyhine ... 33. İcra Dairesi ... E. sayılı dosyasında 1.369.847,29 TL ilamsız icra takibi başlatıldığını, takibe davalı tarafından itiraz edildiğini ve takibin durduğunu belirterek, itirazın iptaline, takibin devamına, davalı aleyhine %20'den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Cevap; Dava dilekçesi davalıya tebliğ edilmesine rağmen davalı cevap dilekçesi sunmamıştır.
Delillerin Değerlendirilmesi, Davanın Hukuki Niteliği ve Gerekçe ;
... 33. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası, takibe esas faturalar, cari hesap ekstresi, BA-BS formları, ticari defter ve belgeler celp edilmiş incelenmiştir.
SMMM Bağımsız Denetçi ... █████/2026 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle ve sonuç olarak; "...Tüm dosya kapsamı ve tarafların sunmuş olduğu 2022, 2023 ve 2024 yıllarına ait yasal ticari defter kayıtları ve dayanağı belge ve bilgiler üzerinde yapılan incelemede,incelenen ticari defterlerin açılış ve kapanış tasdiklerinin yasal sürede yapıldığı, 07.06.2024 icra takip tarihi itibarıyla davacı Arta Tekstil'in davalı ...'tan 3.172.973,00 alacaklı gözüktüğü, bu tutarın, 1.068.507,08 kısmının takibe konu edildiği, kök raporumuzda “Davacı tarafından icra takibine konu edilen 1.068.507,08 TL'nin, icra takip tarihi itibariyle ödendiği şeklinde davalı lehine kayıt oluşturulduğu ve icra takibinin konusuz kaldığı kanaatine varılmıştır.” şeklindeki kanaatimiz, davalının inceleme sırasında 128 no.lu şüpheli alacaklar hesabının sunulmaması nedeniyle varılmış hatalı bir kanaat olduğu, ek rapor tanzimi sırasında incelenmek üzere sunulan 128.16.002 no.lu şüpheli alacaklar hesabının incelenmesi neticesinde; davacının icra takip tarihi itibariyle davalıdan 4.241.480,07 TL alacağının bulunduğu, bu alacağın 1.068.507,08 TL kısmının 128.16.002 no.lu şüpheli alacaklar hesabındaki bakiyeden kalan 3.172.973 TL tutarın ise 120.01.619 no.lu cari hesabın bakiyesinden oluştuğu, takibe ve davaya konu edilen tutarın 128 no.lu şüpheli Alacaklar hesabının bakiyesi olan 1.068.507,07 TL olduğu kanaatine varılmıştır..." tespit edilmiştir.
Dava, ticari satım sözleşmesinden doğan açık hesap usulü işleyen cari hesap ve dayanak fatura alacaklarının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
... 33. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyası celp edilip incelendiğinde, takip alacaklısının davacı takip borçlusunun davalı olduğu, davacının toplam 1.068.507,07 TL (dört adet fatura) Asıl Alacak ve toplam 301.340,22 TL İşlemiş Faiz olmak üzere 1.369.847,29 TL için davalı hakkında ilamsız icra takibinde bulunduğu, davalının borca itirazı üzerine icra takibinin durdurulduğu, duran takibe devam edilmesi amacıyla İİK m. 67/1 uyarınca bir yıllık hak düşürücü süre içinde işbu itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmış, davanın esasının incelenmesine geçilmiştir.
Taraflar arasında akdi ilişkinin varlığı noktasında çekişme bulunmamaktadır.
Davacı, tekstil satışı yaptığını, ürünlerin teslim edildiğini ancak fatura bedellerinin ödenmediğini belirterek takibe dayanak faturalar sebebiyle alacaklı olduğunu ileri sürmektedir.
Davalı, cevap dilekçesi sunmadığından yasal olarak inkar eden konumundadır.
Davacının tekstil ürünleri satışı sebebiyle faturalar düzenlendiği, ibraz edilen takibe konu faturalar tamamının "e-fatura" şeklinde tanzim edildiği, dolayısıyla davalıya tebliğ edildiği hususunda duraksama bulunmadığı, davalının faturaları tebliğ almasına rağmen yasal süresi içinde herhangi bir itirazda bulunmadığı, bu faturaları davacı tarafa iade etmediği çekişmesiz olup, davacının edimini yerine getirdiği ve faturalara konu ürünlerin teslim edildiği (BA formları da nazara alınarak) sabit görülmüştür.
Uyuşmazlık, takibe dayanak faturalar sebebiyle davacının alacaklı olup olmadığı, varsa alacağın miktarı noktasında toplanmaktadır.
Delil olarak, ticari defter ve belgelere dayanılmıştır.
Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK 222.maddede yer almaktadır.
Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK m.222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK m.222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir (HMK m.222/3) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (HMK m.222/4).
Mahkememizce, tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Mali bilirkişi raporunda, hem davacının hem de davalının ticari defter ve belgelerinin kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulduğu, açılış ve kapanış onaylarının yaptırıldığı, defter kayıtlarının birbirini doğruladığı, davacı ve davalı lehine delil olma vasfını taşıdığı, takibe konu dört adet faturanın tamamının tarafların ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davalının kendi ticari defter ve belgelerine göre takip tarihi itibariyle davacıya 599.577,68 TL borçlu gözüktüğü, ancak davalı tarafından keşide edilen iki adet çekin iade olması (292.225,00 TL + 176.704,37 TL) ve bu çek bedellerinin tahsil edilememesi karşısında davalının ticari defter ve belgelerinde kayıt altına alındığı üzere davalının kendi defterlerinde davacıya toplam 1.068.507,05 TL borçlu oluğu, davacının kendi defterlerinde ise yapılan virman işlemi sebebiyle takip tarihi itibariyle davalıdan herhangi bir alacağının olmadığı gözüktüğü, kök raporda virman işleminin muhasebesel dayanağın incelenmediği, hem davacının itirazları hem de eksik tahkikatın tamamlanması amacıyla mali bilirkişiden ek rapor alındığı, mali bilirkişinin █████/2026 tarihli ek raporda yeniden inceleme sonucunda kök raporda belirtilen virman işleminin gerçek bir ödemeye dayanmadığı, nitekim takibe konu fatura alacaklarının ödendiği noktasında taraf defterlerinde herhangi bir ödeme belgesi ve dayanağının bulunmadığı, kök raporda şüpheli alacaklar hesabının sunulmaması sebebiyle davacı defterleri yönünden hatalı sonuca ulaşıldığı, şüpheli alacaklar hesabı da incelendiğinde davalı tarafından verilen iki adet çekin karşılıksız çıkması sebebiyle davacının 120.01.619 no.lu cari hesap kodundan virman işlemi yapılarak 128.16.002 no.lu şüpheli alacaklar hesabına aktarım yapıldığı, takibe konu fatura alacaklarının çeklerin karşılıksız çıkması sebebiyle davacı defterlerinde şüpheli alacaklar hesabına virman yapıldığı ve bu hesapta takibe konu faturalar sebebiyle davacının takip tarihi itibariyle davalıdan 1.068.507,07 TL alacaklı olduğu, bu suretle esasen tarafların ticari defter ve belgeleri arasında herhangi bir farklılık bulunmadığı, faturaların her iki tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, tarafların birbirini teyit eden ticari defterleri uyarınca davacının takip tarihi itibariyle takibe konu edilen faturalar sebebiyle davalıdan 1.068.507,07 TL alacaklı olduğu ispatlanmıştır. Fatura alacaklarının davalı tarafça ödendiğine yönelik ticari defter ve belgelerde herhangi ödeme belgesinin bulunmadığı, tam aksine davalı tarafça verilen çeklerin karşılıksız çıkması ve çek bedellerinin tahsil edilemediğinin defter kayıtları ile sabit olduğu, bu nedenle davacının takip tarihi itibariyle davalıdan 1.068.507,07 TL alacaklı olduğu sonucuna varılmıştır.
6102 sayılı TTK'nun 1530. maddesi, gerekçesinde de belirtildiği üzere, tedarik sözleşmeleri için getirilmiş bir hüküm olduğundan satış sözleşmesinde uygulanması söz konusu değildir. İcra takibindeki işlemiş faizlere karar verilmesi için davalının takip öncesinde temerrüte düşürüldüğünün ispatlanması gerekir, Aksi halde, dava konu fatura alacakları yönünden davalının icra takibi ile birlikte temerrüte düşecektir. Öte yandan, alacağın muaccel olması ile temerrüt birbirinden farklı olgulardır. VUK hükümlerince faturanın muhteviyatı belirlenmiş olup, fatura üzerinde yazılı bulunan vadenin alacağın muaccel olduğu tarihi göstermesi ve salt faturaya itiraz edilmeyerek ticari defterlere işlenmesi taraflarca kararlaştırılmış kesin vade olarak kabul edilemez. Somut olayda, icra takibinde her bir fatura için vade tarihinden takip tarihine kadar faiz işletilmiş ise de, her bir fatura için ayrı ayrı ve tek tek takip öncesinde bir temerrüt ihtarının bulunmadığı sabittir. Bu nedenle, davacının faturalara ayrı ayrı işlettiği işlemiş faiz tutarları - bu yöndeki talebi yerinde görülmemiştir.
Mali bilirkişinin █████/2026 tarihli bilirkişi ek raporu ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli olup, muhasebesel yönden sunulan bilimsel mütalaanın isabetli ve dosya kapsamındaki bilgi, belge ve delillerle uyumlu olduğu tespit edilmiş ve ek raporun içeriği de denetlenerek hükme esas alınmıştır.
Yapılan açıklamalar karşısında, hükme esas alınan █████/2026 tarihli bilirkişi ek raporu uyarınca davanın kısmen kabul kısmen reddine, davalının ... 33. İcra Müdürlüğünün ....Esas sayılı takip dosyasına yönelik yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin 1.068.507,07 TL Asıl Alacak üzerinden takip talebinde gösterilen şartlarla devamına, davacının fazlaya ilişkin (işlemiş faiz) talebinin reddine, ayrıca alacağın faturalara dayanması, likit bir alacak olması ve 2004 s. İİK 67/2. maddesi uyarınca yasal koşulları oluştuğundan davacı lehine icra inkar tazminatına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: (Ayrıntısı ve Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere);
Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile,
1-Davalının ... 33. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı takip dosyasına yönelik yapmış olduğu İTİRAZIN İPTALİ ile, takibin 1.068.507,07 TL Asıl Alacak üzerinden takip talebinde gösterilen şartlarla DEVAMINA, davacının fazlaya ilişkin (işlemiş faiz) talebinin REDDİNE,
2-Alacağın likit ve muayyen olduğu anlaşılmakla, hükmedilen asıl alacağın ( 1.068.507,07 TL ) %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
3-Kabul edilen dava değeri üzerinden alınması gereken 72.989,71 TL harçtan başlangıçta peşin alınan 16.544,33 TL harcın mahsubu ile eksik kalan bakiye 56.445,38 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
4-Davacı tarafından yargılama nedeniyle yapılan 16.544,33 TL peşin harç, 9.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 270,00 TL posta masrafı olmak üzere toplam 25.814,33 TL yargılama giderinden kabul ve ret oranına göre hesaplanan 20.135,67 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, bakiye kalan yargılama giderinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
5-Davacı yargılama sırasında kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen dava değeri üzerinden hesaplanan ve karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/1. maddesi uyarınca belirlenen 166.276,06 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
6-Davalı yargılama sırasında kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden reddedilen dava değeri üzerinden hesaplanan ve karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/1. maddesi uyarınca belirlenen 48.214,44 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
7-6183 sayılı Kanuna göre dava şartı arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk sarf ücretinin tarafların haklılık durumlarına göre;
a) 2.808,06 TL'sinin davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
b) 791,94 TL'sinin davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
8-HMK'nın 333.maddeesi uyarınca taraflarca yatırılan anacak kullanılmayarak artan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde resen ilgili tarafa veya vekiline İADESİNE,
Dair, davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki (2) haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı.█████/2026
Katip
Hakim

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!