Anahtar kelimeler: Sulakyurt Miktardan Ret Hakkın İrtifak Sayisi Dayanan Ankara Adliye Derece
5. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

SAYISI
: █████████ Esas, █████████ Karar
KARAR
: Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Sulakyurt Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ███████ Esas, ████████ Karar
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun)10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının davacı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf dilekçesinin miktardan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekilince süresi içerisinde temyiz edilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince 12.12.2025 tarihli ek kararla davacı idare vekilinin temyiz isteminin miktardan reddine karar verilmiştir.
Ek karar davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Dosya içeriğine göre Bölge Adliye Mahkemesince dava miktarı dikkate alınarak temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar verilmiş ise de 15.04.2022 tarihli ve 31810 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 24.02.2022 tarihli ve ███████ Esas, ███████ Karar sayılı kararı ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 341 inci maddesinin ikinci fıkrasının birinci cümlesinin “kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkin davalar” yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verildiği gözetildiğinde; temyiz yoluna başvurulabilen kararları düzenleyen 6100 sayılı Kanun'un 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi için de aynı hususun uygulanması gerektiğinden temyiz incelemesine konu edilen kararın miktar itibarıyla kesinlik sınırına bakılmaksızın temyizinin olanaklı bulunduğu kabul edilmelidir.
Kaldı ki, 2942 sayılı Kanun'un 19.04.2018 tarih ve 7139 sayılı Kanun'un 26 ncı maddesi ile değişik 8 inci fıkrasında tarafların bedele ilişkin istinaf veya temyiz haklarının saklı olduğu hükmü vaz edilmiş olmakla, ilgili fıkrada ve Kanunun genelinde mahkemece verilen karara karşı taraflardan herhangi birince kanun yollarına başvurulmasını kısıtlayıcı herhangi bir hüküm bulunmamaktadır.
Bu durumda temyiz dilekçesinin miktardan reddine ilişkin ek kararın hatalı olduğu anlaşılmakla, Bölge Adliye Mahkemesinin 12.12.2025 tarihli ek kararının kaldırılması gerekir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı davacı idare vekilince temyiz edilmekle; ek kararın kaldırılmasına karar verildikten sonra süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda,
Yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda davacı idare vekilinin İlk Derece Mahkemesince verilen ek karara karşı yaptığı istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi ek kararının kaldırıldıktan sonra istinaf başvurusunun esasına girilip bir karar verilmesi gerektiğinden kararın bozulması gerekmiştir.
KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davacı idare vekilinin temyiz isteminin kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesinin 12.12.2025 tarihli ek kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf dilekçesinin reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının sair hususlar incelenmeksizin BOZULMASINA,
Dosyanın 6100 sayılı Kanun'un 373 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 05.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!