Anahtar kelimeler: Saygın Davaitirazın Gidilerek Lojistik Yurtiçi Borçludan Kara Unvan Sektörün Hiz

T.C.
İSTANBUL20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
:████████ EsasKARAR NO
:████████DAVA
:İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)DAVA TARİHİ
:█████/2025KARAR TARİHİ
:█████/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:TALEP
: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket yurtiçi ve yurtdışı kara, deniz, hava yolu taşımacılığı alanında hizmet veren, ait olduğu sektörün saygın kuruluşlarından olduğunu, müvekkilinin unvanı ... Hiz. İç ve Dış. Tic. A.Ş.'den 08.05.2024 tarihinde unvan değişikliğine gidilerek ... Lojistik A.Ş. olduğunu, müvekkili şirketin, davalı şirket ile arasındaki ticari ilişkiden dolayı davalıya verilen taşıma hizmeti neticesinde müvekkili şirketin, davalı borçludan ..., ... numaralı faturalara istinaden 5.500-Euro tutarında alacağı bulunduğunu, müvekkili şirket, davalıya ait taşıma işlemlerini gerçekleştirdiğini, bu taşıma ilişkisi sonucu müvekkili şirketin vermiş olduğu hizmetin karşılığı olarak davalının ödemesi gereken navlun bedeli borcu doğduğunu ancak davalı/borçlu borcunu ödemediğini, alacağın tahsili için davalı tarafa yazılı ve sözlü olarak defalarca kez müracaat edildiğini, herhangi bir olumlu netice elde edilemediğini ve bunun üzerine davalı tarafa karşı .... İcra Müdürlüğü 2024/... Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını ancak davalı/borçlunun haksız ve hukuka aykırı itirazı üzerine söz konusu takibin durduğunu, davalının haksız itirazları neticesinde durdurulan icra takibinin devamı amacıyla müvekkili şirket tarafından ilk olarak arabuluculuk başvurusu yapıldığını, anlaşma sağlanamadığını, bu sebeplerle; fazlaya ilişkin tüm dava ve talep hakları saklı kalmak kaydı ile davalı/borçlunun haksız ve kötüniyetli borca,masrafa, faize ve tüm ferilerine itirazlarının iptali ile takibin devamına, davalı/borçlu aleyhine %20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP
: Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Dava dilekçesi ve delil listesi HMK’nın emredici hükümleri gereğince usulüne uygun olmadığını, davacının dava dilekçesindeki iddia ve beyanlarını ispat ile mükellef olduğunu, delillerini sunması gerektiği halde, dava dilekçesi içinde, davaya konu somut olayı ve taleplerini ispatlayan yeterli belge veya evraklar sunulmadığını, sunulan delillerin hangi iddiayı desteklediği açık bir şekilde dile getirilmediğini, takibe konu genel taşımacılık sözleşmesi, ticari satış ve irsaliye faturaları içeriğinden/dayanağından dolayı müvekkilinin takip talebinde alacaklı olarak gözüken davacı şirkete hiçbir borcu mevcut olmadığını, faiz başlangıç tarihinin neye göre saptandığı, hangi tarihler arası faiz işletildiği açıklanmadığını, bu itibarla, hangi dönemi kapsadığı belli olmayan işlemiş ve işleyecek faize itiraz edildiğini, davacı tarafın iddiasının aksine %20’ı oranında icra inkar tazminatı şartları oluşmadığını, alacağın likit ve belirlenebilir olmadığını, ispat yükünün davacı tarafta olduğunu ve takip dayanağından dolayı alacaklı olduğunu ispat etmesi gerektiğini, bu sebeplerle, davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLER
: .... İcra Müdürlüğünün 2024/... Esas sayılı icra dosyasının UYAP kayıtları, fatura, taşımaya ilişkin evraklar ve tebliğ-teslim evrakları, gümrük belgeleri, cari hesap ekstresi, taraflara ait ticaret sicil kayıtları, bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:Mahkememizce yapılan yargılama, taraf beyanları, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Dava, davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine taraflar arasındaki taşıma hizmetine dayalı düzenlenen faturadan kaynaklı alacağa ilişkin .... İcra Müdürlüğünün 2024/... Esas sayılı dosyası üzerinden başlatılan takibe davalı tarafından yapılan itirazın haklı olup olmadığı, icra inkar tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığından ibaret itirazın iptali istemine ilişkindir.Davacı taraf vekili; davalı şirket ile yapılan anlaşma kapsamında davalı şirkete taşıma hizmeti verildiğini, bu anlaşmaya dayalı olarak müvekkil şirketin taşıma işlemini yerine getirdiğini ancak karşılığında düzenlenen fatura bedelinin davalı yan tarafından ödenmediğini, ödenmeyen fatura bedeline ilişkin başlatılan icra takibine davalı borçlu tarafça yapılan itirazın iptaline, takibin devamına, kötüniyetli karşı tarafın icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı taraf vekili; davacı yan tarafından sunulan faturaların karşılığı olan hizmetin davacı tarafından yapıldığının kanıtlanması gerektiğini, davacı yana borcunun bulunmadığını, davacı tarafın alacaklı olduğunun ispat etmesi gerektiğini tüm bu sebeplerle haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir..... İcra Müdürlüğü'nün 2024/... E. Sayılı icra dosyasının dosyamız arasına alındığı anlaşıldı..... İcra Müdürlüğü'nün 2024/... E. Sayılı █████/2019 takip tarihli icra dosyasının incelemesinde; faturalar alacağı olmak üzere toplam 5.500,00-EURO asıl alacak borcun ödenmesi amacıyla █████/2024 tarihinde icra takibi başlatıldığı, borçluya çıkartılan ödeme emrinin █████/2024 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun █████/2024 tarihinde icra takibine itiraz ettiği, takibin durdurulmasına karar verildiği, davanın süresi içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.Dava zorunlu arabuluculuğa tabi davalardan olup davacı tarafça dosyaya sunulan █████/2025 tarihli arabuluculuk son anlaşmazlık tutanağı ile davacı tarafça zorunlu arabuluculuk dava şartının yerine getirildiği ve tarafların anlaşamadığı anlaşılmıştır.Davacı ve davalı tarafın sunmuş oldukları tüm deliller dosya içerisine alınmış, mahkememizce davaya konu icra takip dosyası celp edilerek incelenmiş ve davacıya ait ticari defter ve kayıtları üzerinde mali müşavir ve taşımacılık uzmanı tarafından bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiştir.Mali Müşavir Bilirkişi ... ve Taşıma Uzmanı Bilirkişi ... tarafından █████/2025 tarihinde düzenlenen bilirkişi heyet raporuna göre; "Dava konusu, taraflar arasındaki ticari ilişki çerçevesinde, davacı tarafından davalı adına düzenlenmiş ve takibe konu edilen 07.05.2024 tarihli, ... numaralı, “Navlun Bedeli” açıklamalı, 2.750,00 EUR (95.423,08 TL) tutarlı, 08.05.2024 tarihli, ... numaralı, “Navlun Bedeli” açıklamalı, 2.750,00 EUR (95.344,70 TL) bedelli faturaların davalıdan tahsili talebiyle yürütülen takibe karşı yapılan itirazın iptali talebinden ibaret olduğu, Davacının, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 64/3 maddesi ve Vergi Usul Kanunu'nun 182. maddesi uyarınca tutulması zorunlu olan defterlerinin, 2024 yılı itibarıyla E-Defter uygulamasına geçmiş olduğu, bu uygulamada, yalnızca Envanter Defteri'nin noter onayına tabi olduğu ve davacının 2024 yılı envanter defteri açılış onayının yasal süreler içinde yapıldığı, ayrıca davacı 2024 yılında E-Defter kullanıcısı olarak tuttuğu elektronik defterlerin beratlarını yasal süreler içinde Gelir İdaresi Başkanlığı sistemine başarıyla yüklenmiş ve onaylandığı, 2024 yılına ait beratların zamanında ve eksiksiz olarak tamamlandığı görülmekle sahibi lehine delil olma vasfı Sayın Mahkemenin takdirlerine bırakıldığı, Davacının ticari defterleri incelendiğinde, davacı yan tarafından davalı adına düzenlenen ve takibe konu edilen 07.05.2024 tarihli, ... numaralı, 'Navlun Bedeli” açıklamalı, 2.750,00 EUR (95.423,08 TL) tutarlı, 08.05.2024 tarihli, ... numaralı, “Navlun Bedeli” açıklamalı, 2.750,00 EUR (95.344,70 TL) tutarlı faturaların davacının ticari defterlerinde 120 hesap kodu altında kaydedilmiş olduğu; bu faturalardan kaynaklı davacının, takip tarihi (29.11.2024) itibarıyla davalıdan toplam 5.500,00 EUR (199.854,05 TL) alacaklı olduğu, söz konusu alacağın tahsil edilememesi üzerine, davacı şirket tarafından bu tutarın 128 Şüpheli Ticari Alacaklar Hesabına aktarılmış olduğu, Davalı █████/2025 günü saat 14:10'da Mahkemeniz duruşma salonunda yapılan incelemeye katılmamış, ticari defter ve belgelerini ibraz etmediği, Dosya kapsamındaki inceleme neticesinde, davacı tarafından davalı adına düzenlenmiş olan faturaların davacı şirketin yasal ticari defterlerine kaydedilmiş olduğu, söz konusu faturaların içerikleri incelendiğinde "Navlun Bedeli” ne ilişkin olduğu, faturanın e-fatura sistemi üzerinden davalıya gönderildiği ve davalı tarafından kabul edildiği, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 21. maddesinin 2. fıkrası uyarınca, bir mal veya hizmetin teslimine ilişkin olarak düzenlenmiş faturalara, faturanın tebliğinden itibaren sekiz gün içinde yazılı olarak itiraz edilmemesi hâlinde, fatura içeriğinin kesin delil niteliği kazanacağı hükme bağlandığı, aynı şekilde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 222. maddesi gereği, taraflar arasında usulüne uygun şekilde tutulmuş ticari defterlerin, davayı açan taraf lehine delil oluşturacağı hüküm altına alındığı, incelenen dosyada, davalı tarafa tebliğ edilen söz konusu faturaların hiçbirine, TTK m.21/2'de öngörülen yasal süre içerisinde yazılı bir itirazın yapılmadığı, bu durum, faturaların içeriği ve bedelinin davalı tarafından zımni olarak kabul edildiği, ayrıca, fatura içeriğiyle ilgili herhangi bir iade faturası, ihtarname veya ödeme yönünden bir çekince beyanı da dosyada mevcut olmadığı, sonuç olarak, davacı tarafından düzenlenen faturaların davalının bilgisi ve rızası dahilinde düzenlenmiş olduğu, bu faturalara yasal süresi içerisinde itiraz edilmemiş olması nedeniyle fatura içeriklerinin davalının bilgisi dahilinde olduğu, Neticeten; Rapor içeriğinde yapılan açıklamalar doğrultusunda, davacı tarafından davalı şirket adına düzenlenen 07.05.2024 tarihli, ... numaralı, “Navlun Bedeli” açıklamalı, 2.750,00 EUR (95.423,08 TL) tutarlı, 08.05.2024 tarihli, ... numaralı, “Navlun Bedeli” açıklamalı, 2.750,00 EUR (95.344,70 TL) tutarlı takibe konu faturaların davacının ticari defter ve kayıtlarında mevcut olduğu, söz konusu faturalardan kaynaklı olarak davacı takip tarihi (29.11.2024) itibariyle davalıdan 5.500,00 EUR (199.854,05 TL) tutarında alacaklı olduğu," şeklinde rapor düzenlenmiştir."...6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre: Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4).Taraflar, kendilerinin veya karşı tarafın delil olarak dayandıkları ve ellerinde bulunan tüm belgeleri mahkemeye ibraz etmek zorundadırlar. Elektronik belgeler ise belgenin çıktısı alınarak ve talep edildiğinde incelemeye elverişli şekilde elektronik ortama kaydedilerek mahkemeye ibraz edilir (HMK 219/1). Ticari defterler gibi devamlı kullanılan belgelerin sadece ilgili kısımlarının onaylı örnekleri mahkemeye ibraz edilebilir (HMK 219/2).İbrazı istenen belgenin, ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu ikrar ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için kesin bir süre verir (HMK 220/1). Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir (HMK 220/3).Bu kurallar birlikte değerlendirildiğinde ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK'nın 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri yasada belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir. Aksinin kabulü halinde davacının ticari defterleri tek başına delil niteliği taşımadığından dayanılan böyle bir delilin incelenmesine gerek de olmayacaktır. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK'nın 220/3. maddesi gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir. Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'daki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır..." (Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin █████████ Esas █████████ Karar sayılı ilamı).Mahkememizce yapılan yargılama neticesinde toplanan deliller, davacı beyanları, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Taraflar arasında taşıma hizmetinden kaynaklı olarak ticari ilişki bulunduğu, davacı tarafından davalıya taraflar arasındaki ticari ilişki neticesinde davacı tarafından fatura düzenlendiği, davacının ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, faturanın davacının ticari defterlerinde kayıtlı bulunduğu, davacı tarafça davalı taraf lehine dava konusu e-faturaların düzenlendiği ve icra takibine konu edildiği, davacının alacağına dayanak olan faturaların e-fatura niteliğinde olduğu, ve faturaların davalıya tebliğ edildiği, faturalara itiraz olmadığı, faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunun davacı tarafça kanıtlanmış olduğu ve sadece fatura içeriğinin kesinleştiği, bunun aksinin yani faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığının ve kesinleşmediğinin kanıt yükünün bu kez davalıya geçtiği, davalı taraf defterlerini sunmayarak davacının ticari defter kayıtlarının HMK'nun 222. maddeye göre lehine delil oluşturup oluşturmadığının tam olarak incelenebilmesine engel olduğundan sunulmayan ticari defterlerinde de davacının alacaklı olduğuna dair kayıtların mevcut olduğu halde sunulmadığının ve bunun sonucunda da davacının incelenen defter kayıtlarının davacı lehine delil oluşturduğunun kabulü gerekmektedir. Davalının TTK 21/2 maddesi gereği süresinde faturaları iade etmediği faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır ve fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerektiği, bu haliyle davacı taraf takip konusu fatura alacağından dolayı davalıdan alacaklı olduğunu ispat ettiği, yine sunulan taşıma ve sevk evrakı ile fatutalara göre davacının davalının alıcısı olduğu iki parti menkul mal taşımasında taşıma hizmeti verdiğinin malların satın alınması FCA -free carrier-alıcının bulduğu taşıyıcı marifetiyle taşıma şeklinde olduğu anlaşıldığından aksini ispat yükünün davalıda olduğu anlaşılmakla, düzenlenen uzman bilirkişi raporunun da mahkememizce dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli bulunması nedeniyle davacı tarafın davalıdan takip konusu fatura alacağından kaynaklanan 5.500,00-EURO alacağının bulunduğu sabit olmuş, davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.KARAR
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-)Davacı tarafça açılan DAVANIN KABULÜ ile;a) Davacı tarafın başlattığı .... İcra Müdürlüğü'nün 2024/... Esas sayılı icra dosyasında borçlu davalı tarafından 5.500,00 euro alacağa yapılan İTİRAZIN İPTALİNE, takibin takip tarihinden itibaren fiili ödeme tarihindeki TC Merkez Bankası efektif satış kuru üzerinden 3095 Sayılı Kanunun 4.a maddesi uyarınca devlet bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı ile birlikte devamına,b) Takip tarihindeki kur üzerinden belirlenen asıl alacağın %20'si (40.102,92 TL) oranında icra inkar tazminatının borçlu davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,2-)Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 15.527,89-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 2.862,97-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 12.664,92-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,3-)Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 4.600,00-TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,4-)Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,5-)Davacı tarafından yapılan; 615,40-TL Başvuru Harcı, 2.862,97-TL Peşin/nisbi Harcı, 11.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 135,00-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 14.613,37-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,6-)Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nın 333. maddesi uyarınca resen yatırana iadesine,Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda HMK'nın 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. █████/2026Katip ...e-imzalıdırHakim ...e-imzalıdır