Anahtar kelimeler: Sıfat İçişleri Sunulduğu Süreç Edenin Görüşü Hukukî Sebebine Yokluğundan Neticesinde
4. Ceza Dairesi         ████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI
: █████████ E. █████████ K.
ŞİKAYETÇİ
: İçişleri Bakanlığı
SUÇ
: Hakaret
HÜKÜMLER
: Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi Sıfat yönünden temyiz talebinin reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde;
Sanık hakkında kurulan hükme yönelik olarak şikâyetçi Kurum vekilinin istinaf yoluna başvurması üzerine sıfat yokluğundan istinaf başvurusunun reddine dair verilen Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının itiraz yoluna tabi olduğu,
Sanık hakkında verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde sunulduğu ve temyiz dilekçesinde temyiz sebebine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince verilen mahkumiyet hükmüne yönelik yapılan başvuru üzerine Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince vekalet ücretinin çıkarılması suretiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; hükmün usul ve yasaya aykırı olduğuna, suçun oluşması için mağdurun belli veya belirlenmesinin olanaklı bulunması gerektiğine, hiç kimseyi hedef almadığına, yüksek de olsa bir ihtimale göre mahkumiyet hükmünün kurulamayacağına, bu nedenlerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.
III. GEREKÇE
5271 sayılı Kanun'un 252/1. maddesinde, "251. madde uyarınca verilen hükümlere karşı itiraz edilebilir. Süresi içinde itiraz edilmeyen hükümler kesinleşir." şeklinde ve aynı maddenin altıncı fıkrasında "Birinci fıkradaki itirazın, süresinde yapılmadığı veya kanun yoluna başvuru hakkı bulunmayan tarafından yapıldığı mahkemesince değerlendirildiğinde dosya, 268/2. maddesi uyarınca itirazı incelemeye yetkili olan mercie gönderilir. Mercii bu sebepler yönünden incelemesini yapar ve kararın gereği için mahkemesine gönderir." şeklindeki düzenlemelere göre; itiraz üzerine mahkemece öncelikle itiraz edenin kanun yoluna başvuru hakkı bulunup bulunmadığı hususunda değerlendirme yapılması gerektiği, kanun yoluna başvuru hakkı bulunmayan tarafından itiraz edildiğinin kabulü halinde, kararın gereği için dosyanın merciine gönderilmesi, aksi durumda ise duruşma açılmak suretiyle genel hükümlere göre yargılama yapılması gerekmektedir.
Somut olayda; Mahkemece yargılamanın basit yargılama usulüne göre yapılmasına karar verilerek, müştekilere davetiye tebliğ edilmek suretiyle beyanlarını yazılı olarak 15 gün içerisinde bildirmesi, bu süre sonunda duruşma yapılmaksızın karar verilebileceği, sanıktan şikayetçi olup olmadıkları ve davaya katılmak isteyip istemedikleri hususlarının beyanları ile birlikte mahkemeye bildirilmesinin şikayetçiler ..., ... ile İçişleri Bakanlığı'na tebliğ edilerek ihtar olunduğu, ancak basit yargılama usulüne göre karar verilmeden önce şikayetçiler tarafından dosyaya sunulan yazılı bir beyan olmadığı gibi davaya katılma yönünde de bir taleplerinin bulunmadığı, sadece İçişleri Bakanlığı vekili tarafından davaya katılma taleplerinin bulunduğu ve basit yargılama usulü uygulanarak verilen karara karşı İçişleri Bakanlığı vekili tarafından itiraz edilerek hükmün kaldırıldığı, ancak yargılama konusu hakaret suçunun, yalnızca gerçek kişilere karşı işlenen suçlardan olduğu, tüzel kişilerin bu suçun mağduru olamayacakları, İçişleri Bakanlığı'nın suçtan doğrudan zarar görmediği ve bu nedenle davaya katılma ve bu suçtan kurulan hükme itiraz hakkı bulunmadığı anlaşılmakla; bu kapsamda şikayetçi İçişleri Bakanlığı vekilinin Torbalı 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.03.20 21... /68 Esas, ████████ Karar sayılı kararına karşı itiraz hakkının bulunmadığı gözetilerek itirazın reddi yerine yazılı şekilde kabulüne karar verilmek suretiyle genel hükümlere göre yargılama yapılması hukuka aykırı görülmüştür.
IV. KARAR
A. Şikayetçi Kurum Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden,
Hakaret suçundan sanık hakkında kurulan hükme yönelik olarak şikâyetçi Kurum vekilinin istinaf talebinin, sıfat yokluğundan reddine dair verilen İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesi'nin 24.10.2023 tarihli kararına yapılan itirazın, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Usulü Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 279/1.(b) bendi gereğince İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesince 17.11.2023 tarihinde reddedildiği, anılan kararın 5271 sayılı Kanun'un 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olup temyizinin mümkün bulunmadığı ve olağan kanun yolunun bu şekilde tüketilmesi nedeniyle, Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin 15.11.2023 tarihinde "temyiz talebinin reddi" kararı verilmesinin, anılan kararın temyiz incelemesinin yapılmasını mümkün kılmayacağı anlaşılmakla, dava dosyasının, İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,
B. Sanığın Temyiz İstemine Yönelik,
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği, sair yönleri incelenmeksizin Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca, Torbalı 2. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.02.2026 tarihinde karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!