Anahtar kelimeler: Küpürlerinin Eczanesinin Reçetelerin Mesul Reçete Yakınına Yazısıyla İlaçların İlaçlara Hasta

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: İzmir 4. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili; müvekkilinin ... Eczanesinin sahibi ve mesul müdürü olduğunu, davalı Kurumun 02.11.2012 tarihli yazısıyla; sahte olarak düzenlenen reçetelerin fatura edildiği, reçete arkasında yer alan imzaların reçete sahibine veya ilaçların teslim edildiği yakınına ait olmadığı, hasta veya yakınına teslim edilmeyen ilaçlara ait fiyat küpürlerinin yer aldığı reçetelerin fatura edildiği gerekçesiyle; 20 08... yılı Protokollerinin (6.3.3.), (6.3.10.) ve (6.3.19.) maddeleri uyarınca Sözleşmenin 2 yıl süreyle feshedildiğinin ve toplam 268.807,15 TL cezai şart uygulandığının, ayrıca reçete bedeli olan 33.893,53 TL'nin müvekkilinin Kurumda tahakkuk eden alacaklarından mahsup edileceğinin bildirildiğini, davaya konu reçetelerin hasta ve yakınlarına Protokole uygun olarak teslim edildiğini, bilgisi dışında gerçekleşen sahtecilik durumundan müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını ileri sürerek; Kurum işleminin iptalini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili; Kurum tarafından yapılan inceleme neticesinde uygulanan cezai şart ve fesih işleminde, Protokol ve mevzuata aykırılık bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI1. Davanın açıldığı Alaşehir 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin yetkisizlik kararı üzerine, davaya bakan İlk Derece Mahkemesinin 07.07.2020 tarihli kararıyla; alınan bilirkişi raporu doğrultusunda, davacı hakkında açılan ceza davasında beraat kararı verildiği, eczacı ve eczane çalışanlarının, sahte rapor ve reçete düzenleyen kişilerle işbirliği içerisinde olduğuna dair herhangi bir tespit veya somut bulguya rastlanmadığı, bu nedenle davalı Kurum taralından düzenlenen cezai işlemin yerinde olmadığı gerekçesiyle; davanın kabulüne, Kurum işleminin iptaline karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin 03.06.2022 tarihli kararıyla; eczacı ve doktor bilirkişiden oluşan heyetten alınan raporun karar vermeye yeterli olmadığı, dava konusu kurum işlemine ilişkin eylemin gerçekleştiği dönemde yürürlükte bulunan sözleşme ve diğer mevzuat hükümleri ile sonradan yürürlüğe giren Protokol hükümleri de gözetilerek, yapılan kesintilerin hukuka uygun olup olmadığının belirlenebilmesi için SUT uygulamalarına vakıf eczacı, SGK uzmanı ve Sayıştay denetçisinden oluşacak bilirkişi kurulundan rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği, kararın gerekçesine dayanak yapılan Alaşehir Ağır Ceza Mahkemesinin ████████ E., ████████ K. sayılı kararın ise henüz kesinleşmediği gerekçesiyle; istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yeniden yargılama yapılmak üzere Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.2. İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; yeniden alınan bilirkişi raporu doğrultusunda, davacı hakkında resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından açılan kamu davasında, Alaşehir Ağır Ceza Mahkemesinin ████████ E., ████████ K. sayılı kararı ile delil yetersizliğinden beraat karar verildiği, dava konusu reçetelerin 2012 yılı öncesine ait olduğu için eczacı ve personelinin kimlik doğrulama zorunluluğunun olmadığı, bu nedenle reçete arkası imzaların hasta veya hasta yakınına ait olup olmadığı konusunda eczacının sorumluluğunun ve kusurunun bulunmadığı, dinlenen tanık beyanları ile de ilaç alanların çoğunluğunun kendi veya yakını adına ilaçları teslim aldıkları, dolayısıyla Kurum zararının oluşmadığı gerekçesiyle; davanın kabulüne, Kurum işleminin iptaline karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.IV. İSTİNAFBölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Mahkemece verilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı vekili; davaya konu reçetelerin 2008, 20 09... yıllarına ait olduğunu, SUT'un 3. Sağlık Hizmeti Sunucularına Müracaat ve Kimlik Tespiti İşlemleri maddesinin (6) numaralı bendi uyarınca davacı eczacının reçeteleri karşılama ve gerekli kimlik kontrolünü yapma zorunluluğunun bulunduğunu, davacının 20 16... yılı Protokollerinin uygulanması yönünde bir talebinin bulunmadığını, hak sahipleri veya tedavileri ile ilgilenen yakınlarının ifadeleri, yapılan yazışmalar ve hastaların reçete ile ilaç geçmişleri birlikte değerlendirilerek cezai işlem uygulandığını, davacının ceza davasında delil yetersizliğinden beraat ettiğini, hukuk hakiminin beraat kararı ile bağlı olmadığını, Kurum işleminin hukuka uygun olduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, davacı eczacı hakkında 20 08... yılı Protokolleri uyarınca davalı tarafından uygulanan fesih, cezai şart ve reçete bedeline ilişkin Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.1. Temyiz edilen kararın dayandığı bilgi ve belgelere, hükme esas alınan bilirkişi raporunun, tanık olarak dinlenen sigortalıların ifadeleri esas alınarak ve lehe Protokol hükümleri doğrultusunda değerlendirme yapılarak hazırlanmış olmasına göre; davalı vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.2. Somut uyuşmazlıkta; davacı eczacının, sahte reçeteleri davalı Kuruma fatura etmesinde kusurunun olmadığı, ceza yargılaması neticesinde verilen beraat kararı ile sabittir. Dairemizin bu konuda yerleşen uygulamasına göre; davacı eczacının söz konusu sahte ilaçlara ilişkin reçete bedelini, sorumlu olmayan davalı Kurumdan tahsil etmesi mümkün değildir. Zira, üçüncü kişilerin suç teşkil eden eylem ve fiillerinden davalı Kurum sorumlu tutulamaz. Davacı eczacı, reçete bedelini ancak sahtecilik yapan kişilerden isteyebilir.Bu nedenle, İlk Derece Mahkemesince; 2008 Protokolünün (4.3.7.) ve 2009 yılı Protokolünün (4.3.6.) maddeleri uyarınca uygulanan reçete bedelinin tahsilinin iptaline ilişkin talep yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile davanın tümden kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;1. Davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine,2. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373/1 maddesi uyarınca ORTADAN KALDIRILMASINA,3. İlk Derece Mahkemesi Kararının aynı Kanunun 371. maddesi uyarınca davalı yararına BOZULMASINA,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,15.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.