Anahtar kelimeler: Binaen Yaparken Akabinde Zimmet Müdür Müfettişleri Bankadan İstifa Ayrılmasının Şubesinde

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Bursa 7. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: 2017/5 09... /175 KararBölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı bankanın ... Şubesi'nde müdür olarak görev yaparken 2010 yılında istifa ederek başka bankaya geçtiğini, davalı bankadan ayrılmasının akabinde banka müfettişleri tarafından düzenlenen soruşturma raporuna binaen hakkında zimmet suçundan haksız şekilde ceza davası açıldığını, Bursa 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2012/3 67... /477 sayılı dosyasında müvekkili hakkında verilen beraat kararının kesinleştiğini ve şikayetin dayanaksız olduğunun tespit edildiğini, bu haksız iddia nedeniyle son görev yaptığı bankadan ayrılmak zorunda kaldığını, gelir kaybına ilişkin maddi zararının ve kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi zararının meydana geldiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 1.000,00 TL maddi tazminat ile 40.000,00 TL manevi tazminatın ceza davasının kesinleştiği tarih olan 10.04.2017 tarihinden işleyecek yasal faizi ile beraber davalıdan tahsili talep edilmiş; ıslah ile maddi tazminat talebi 687.847,40 TL'ye yükseltilmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, soruşturma raporundaki tespitler değerlendirilerek Anayasal şikayet hakkının kullanıldığını, şikayet hakkının yasal sınırlarının aşılmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı hakkında davalı banka müfettişleri tarafından düzenlenen teftiş raporlarında, davalı banka ve müşterileri aleyhine şüpheli işlemler gerçekleştirdiği yönünde tespitlerin yer aldığı, bu tespitler ışığında davalı bankanın davacı hakkında ihbarda bulunduğu, bu ihbar neticesinde savcılıkça başlatılan soruşturma kapsamında iddianame düzenlenerek zimmet suçundan ceza davasının açıldığı, teftiş raporu uyarınca suç duyurusunda bulunmanın banka bakımından yasal bir zorunluluk olup, gereğini yapmamanın banka açısından cezai sorumluluk doğuracağı, kaldı ki davacı hakkında yapılan ceza yargılaması sonrası verilen beraat kararının ihbarı haklı gösterecek emarelerin var olduğu gerçeğini değiştirmeyeceği, davacının suçsuzluğunu bilerek ve onu zarara uğratmak amacıyla bu ihbarın davalı tarafça yapıldığını gösteren bir bilgi ve belge ya da delilin dosyada bulunmadığı, maddi ve manevi tazminat talebinin yasal koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı banka tarafından, teftiş sonrası düzenlenen rapor kapsamında davacının çalıştığı dönemde yaptığı bir takım işlemlerde bankacılık uygulamasına aykırı hareket ederek bankayı zarara uğrattığından bahisle suç duyurusunda bulunulduğu ve Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından davalının şikayeti üzerine dava açılmaya yeterli şüphe bulunması nedeniyle iddianame ile davacı hakkında cezalandırılması istemi ile kamu davası açıldığı, ceza mahkemesi tarafından beraat kararı verilmesinin şikayeti başlı başına haksız hale getirmediği; davalının, davacı hakkında şikayetçi olması için yeterli emarenin bulunduğu ve davacıyı zararlandırma kastıyla hareket ettiğinin ispatlanamadığı, şikayetin hak arama özgürlüğü kapsamında kaldığının kabulü ile maddi ve manevi tazminat talebinin reddine dair ilk derece mahkemesi kararının yerinde olduğu ancak vekalet ücreti yönünden hükmün düzeltilmesi gerektiği gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının vekalet ücreti yönünden düzeltilerek yeniden hüküm kurulmasına, maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili temyiz dilekçesinde; şube yöneticisi olan müvekkilinin tek başına imza ile bankayı temsil ederek bankayı zarara uğratmasının mümkün olmadığını, bu durumun da davalının şikayetinde haksız ve kötü niyetli olduğunu gösterdiğini, hakkında verilen beraat kararının kesinleştiğini, bu hususun kararda değerlendirmeye alınmadığını, banka müfettiş raporu emare kabul edilmişse de müfettişin banka yönetiminin istek ve talebi dışında rapor düzenlemesinin beklenemeyeceğini, müvekkilinin bu suçlama nedeniyle görevden ayrılmak zorunda kaldığını, maddi ve manevi zararın ispatlandığını, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık; haksız şikayet nedeniyle maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere; davalı tarafından Anayasa ile güvence altına alınan hak arama özgürlüğünün sınırlarının aşılmadığının, davalının eyleminin yasal şikayet hakkı kapsamında kaldığının, davacıya zarar vermek kastı ile hareket edilmediğinin, maddi ve manevi tazminatın koşullarının oluşmadığının anlaşılmasına göre, usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,26.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.