Anahtar kelimeler: Usulünce Teşkilinin Aktarılan Bozulmuştur İlamına Kesinlik Sağlanması Şartı Eksiklikleri Uyularak

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI
: 2018/5 E., ███████ K.Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen kadastro tespitine itiraz (aktarılan) davasında İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince bozulmuştur.İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verilmiştir.İlk Derece Mahkemesi kararı davacı ... mirasçısı ... ve ... vekili, davalılar ... vekili ve Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:K A R A RYargıtay bozma ilamında özetle; "taraf teşkilinin usulünce sağlanması ve bundan sonra yapılacak keşif ile tapu kayıtlarının keşfen tatbiki suretiyle orman ve zilyetlik araştırmasının yeniden yapılması" gereğine değinilmiştir.İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; davacının davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine, asli müdahilin davasının kabulüne, ... ili ... ilçesi ... köyünde bulunan dava konusu 1 05... , 47, 55... parsel sayılı taşınmazlara davalı ... tarafından yapılan müdahalenin önlenmesine, 1 05... parsel sayılı 3.041,18 m² yüzölçümlü ahşap ev ve bahçe niteliğindeki taşınmazın, 1 05... parselde 6.045,47 m² yüzölçümlü tarlanın, 1 05... parsel sayılı 14.464,23 m² yüzölçümlü tarlanın ve 1 05... parsel sayılı 11.247,37 m² yüzölçümlü tarlanın tamamının 480 pay üzerinden ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... , ..., ... , ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... adlarına tesciline; aynı köyde bulunan dava konusu 1 17... parsel sayılı 3.524,13 m² yüzölçümlü tarla niteliğindeki taşınmazın; 1 12... parsel sayılı 13.224,66 m² yüzölçümlü tarla niteliğindeki taşınmazın; 1 05... parsel sayılı 19.224,77 m² yüzölçümlü tarla niteliğindeki taşınmazın; 1 05... parsel sayılı 7.746,38 m² yüzölçümlü tarla niteliğindeki taşınmazın; 1 05... parsel sayılı 1.875,87 m² yüzölçümlü ahşap ev ve bahçe niteliğindeki taşınmazın ve 1 05... parsel sayılı 834,80 m² yüzölçümlü iki katlı kargir ev ve bahçe niteliğindeki taşınmazın tamamının 4 pay kabul edilerek bu taşınmazların ..., ..., ... ve ... adlarına tesciline; dava konusu 1 05... parseldeki iki katlı kargir evin ...’e, 1 05... parseldeki ahşap evin ise ...’e ait olduğunun tapunun beyanlar hanesine şerh edilmesine; dava konusu 1 17... parselde 4.608,93 m² yüzölçümlü tarla niteliğindeki taşınmazın tamamının ise 64 pay kabul ederek, ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... adlarına tesciline; dava konusu 1 05... parsel sayılı 3.079 m² yüzölçümlü ahşap samanlık ve harman niteliğindeki taşınmazın tamamının 960 pay üzerinden ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... adlarına tesciline, taşınmaz üzerinde bulunan ahşap samanlığın ise ...’in mirasçıları olan ..., ..., ... ve ...’e ait olduğuna dair tapuya şerh verilmesine; dava konusu 1 05... parsel ile 1 12... parselde bulunan tarla niteliğindeki taşınmazların tamamının 240 pay üzerinden ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... adlarına tesciline karar verilmiş, hüküm, davacı ... mirasçısı ... ve ... vekili, davalılar ... vekili ve Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3. maddesinin 2. fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin 2. fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalılar ... vekili ve Hazine vekilin 1 05... , 53, 54, 56, 69... , 1 12... , 5, 1 17... ve 13 parsellere yönelik temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.2. Davacı ... mirasçısı ... ve ... vekilinin ise 1 05... , 47, 55... parsel sayılı taşınmazlara ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; İlk Derece Mahkemesince, dava konusu taşınmazların ...'e ait olduğu, ... mirasçılarından ..., ... ve ...'in ise miras paylarını davalı ...'in çocukları olan ... ve ...'e bedeli karşılığında sattıkları gerekçesiyle veraset ilamı ve satışlar göz önünde tutularak sicil oluşturulmuş ise de, verilen karar dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Şöyle ki; dava konusu taşınmazların ...'e ait olduğu dosya kapsamıyla sabit olmakla beraber, taşınmazların satış tarihinde iştirak halinde olduğu kuşkusuzdur. Satış günü itibarı ile ... terekesi iştirak halinde mülkiyet hükümlerine tabi olduğundan, muris ... mirasçıları tarafından 3. kişi konumundaki ... ve ...'e yapılan satış işlemi geçersiz olup, satışlara değer verilerek sicil oluşturulması da bu sebeple isabetsizdir.Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 25/1. maddesi hükmü gözetilerek, mirasçıları lehine tescil hükmü kurulan ...'in veraset ilamı, bu davaya özgü olmak üzere Kadastro Mahkemesi hakimi tarafından düzenlenmeli ve ardından veraset ilamına atıf yapılarak, pay ve payda toplamı eşit olacak şekilde, adına tescil kararı verilen mirasçının / mirasçıların pay miktarı, adı, soyadı, baba adı ve mümkün ise T.C. Kimlik Numarası hüküm yerinde açıkça belirtilmek suretiyle, infazı kabil ve doğru sicil oluşturmaya elverişli bir hüküm kurulmalıdır.İlk Derece Mahkemesince, bu husus gözetilmeksizin, 3402 sayılı Kanun'un 1. maddesi hükmüne aykırı davranılarak, infazı kabil olmayacak şekilde hüküm tesisi usul ve Kanuna uygun bulunmadığından hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.SONUÇ
: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalılar ... vekili ve Hazine vekilin 1 05... , 53, 54, 56, 69... 1 12... , 5 1 17... ve 13 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının reddi ile İlk Derece Mahkemesi kararının bu parseller yönünden ONANMASINA,Davacı ... mirasçısı ... ve ... vekilinin, dava konusu 1 05... , 47, 55... parsel sayılı taşınmazlara ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının, yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı Kanun'un 428. maddesi uyarınca bu parseller yönünden BOZULMASINA,80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 534,70 TL'nin temyiz eden davalı ...'den alınmasına,Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,Peşin harcın istek halinde temyiz eden davacılara iadesine,1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,26.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi