Anahtar kelimeler: Gizleme Açılarak Süreç Defteri Defter Görüşü Hukukî Ret İstemlerinin Beraatına

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI
: █████████ E., █████████ K.SUÇ
: Defter, kayıt ve belgeleri gizlemeHÜKÜM
: MahkumiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Ret, temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasıİlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun (5271 sayılı Kanun) 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:I. HUKUKÎ SÜREÇİlk Derece Mahkemesince, sanık hakkında defteri kayıt ve belgeleri gizleme suçundan 5217 sayılı Kanun'un 223/e maddesi gereğince beraatına karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince Cumhuriyet Savcısının ve katılan vekilinin istinaf başvurusu üzerine duruşma açılarak yapılan incelemede İlk Derece Mahkemesinin kararındaki beraat hükmünün kaldırılmasına, sanığın 213 sayılı Kanun'un 359/a-2, 7394 sayılı Kanun'un 4. maddesi ile değiştirilen 213 sayılı Kanun'un 359 ek fıkra ve geçici 34/2 maddesi, 5237 sayılı Kanun'un 62, 58... maddeleri uyarınca 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına,tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ve cezanın ertelenmesine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanığın temyiz isteminin reddi, katılan vekilinin de temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİ1.Sanığın temyiz istemi; sanık kararı temyiz etmek istediğini, gerekçeli temyiz dilekçesi sunmak üzere tarafına tebliğ edilmesini beyan etmiştir.2.Katılan vekilinin temyiz istemi; erteleme kararının hukuka aykırı olduğuna, erteleme şartlarının gerçekleşmediğine, kararın bozulmasına ilişkindir.III. OLAY VE OLGULARİlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; sanığın ... Plastik Kauçuk İnşaat Gıda Makine İth. İhr. San. Ve Tic. Ltd Şti isimli şirketin sahibi olduğu, şirketin resen terk tarihinin █████/2017 tarihi olduğu, şüphelinin 2016 yılına ait hesap dönemi defter ve belgelerinin incelenmesinini istendiği, şüpheliye e tebligat yoluyla defter belge isteme yazısının gönderildiği, yine şüphelinin mernis adresine söz konusu defter ve belge isteme yazısının iki defa tebligat yoluyla gönderildiği ve şüphelinin 15 günlük yasal süre geçmesine rağmen herhangi bir defter, belge ya da zayi belgesi ibraz etmediği, olay, ile ilgili olarak alınan şüpheli ifadesinde şüpheli ...'un kimsenin kendisi ile iletişime geçerek bilgi ve belge istemediğini beyan ederek üzerine atılı suçlamayı kabul etmediği, kolluk tarafından ifadesinin alınması anında olaydan haberdar olan sanığın Vergi Dairesine giderek olay nedeni ile hakkında düzenlenen cezaları ödediği, defter ve belgeleri ibra etmekten kaçınmasını gerektirir herhangi bir sebebin olmadığı ve vergi dairesince de defter ve belge ibra etmeme cezası dışında sanık hakkında herhangi bir işlem yapmadığı, dosya içerisinde mevcut tebliğ evraklarının incelenmesinde tebliğ şerhlerinde sanığın adresine fiziki olarak gidildiğine ve sanığın evde olmadığına dair gerçek bir araştırma yada bilgi bulunmadığı, bu nedenle yapılan tebliğler ile sanığın haberdar edildiğine dair her türlü şüpheden uzak kesin yeterli ve inandırıcı delil elde edilemediği gerekçesi ile sanığın beraatına karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesince yapılan incelemede; ... Denetim Kurulu ... Küçük ve Orta Ölçekli Mükellefler Grup Başkanlığı'nın 22.03.2021 tarih ve E.10244 sayılı yazısı gereğince sanığın 2016 takvim yılı hesaplarının sahte belge kullanma yönünden incelenmesi gerektiğinden 23.03.2021 tarihli istem yazısının e-tebligat olarak 28.03.2021 tarihinde tebliğ edildiği, mükellef kurumun ortak ve yetkilisi olan sanığın mernis adresine söz konusu defter belge isteme yazısının 1. ve 2. tebligat olarak posta yoluyla gönderildiği, ancak ibraz süresi içinde herhangi bir defter ve belgenin ibraz edilmediği, sanığın 2016 takvim yılına ilişkin ... .Noterliği'ne ait tasdik bilgileri bulunan yevmiye ve envanter defterlerinin bulunduğu, yine matbaa basım bilgileri bulunan fatura, gider pusulası ve sevk irsaliyelerinin bulunduğu, sanığın ilk derece yargılaması sırasında alınan beyanında defter ve belgelerin istenmesine ilişkin yazının kendisine tebliğ edilmediği yönünde beyanda bulunduğu, Dairemizce alınan beyanında ise işyerini 2016 yılında devraldığını, işyerinin 7-8 ay kadar faal kaldığını, daha sonra işyerini kapattıklarını, işyerinin kapanışının yapılması esnasında bütün defter ve belgelerin ... Vergi Dairesine ibraz edildiğini ve kendilerinde hiçbir defter ve belge kalmadığı yönünde savunmada bulunması üzerine Dairemizce mükellef kurumun bağlı olduğu vergi dairesine yazılan yazıya verilen 04.05.2023 tarih, 201260 sayılı cevapta mükellefe ait defter ve belgelerin vergi dairesinde bulunmadığının bildirildiği, sanığı savunmasının devamında vergi müfettişliğinin yazısından kolluk tarafından ifadesi alınması sırasında haberdar olması üzerine elinde olan defter ve belgeleri kaçakçılık dairesine götürdüğünü, onların belgeleri vergi dairesi müdürlüğüne sunmasını istemeleri üzerine belgeleri ... Vergi Dairesi Müdürlüğüne götürdüğünü ancak defter ve belgeleri sistem üzeinden gördüklerini ve yapılacak bir işlem kalmadığını belirterek belgeleri almadıklarını beyan ettiği, olay nedeni ile hakkında düzenlenen cezaları ödediği, defter ve belgeleri ibraz etmekten kaçınmasını gerektirir herhangi bir sebebin olmadığı ve vergi dairesince de defter ve belge ibraz etmeme cezası dışında sanık hakkında herhangi bir işlem yapmadığı, dosya içerisinde mevcut tebliğ evraklarının incelenmesinde tebliğ şerhlerinde sanığın adresine fiziki olarak gidildiğine ve sanığın evde olmadığına dair gerçek bir araştırma yada bilgi bulunmadığı, bu nedenle yapılan tebliğler ile sanığın haberdar edildiğine dair her türlü şüpheden uzak kesin yeterli ve inandırıcı delil elde edilemediği gerekçesiyle ilk derece mahkemesince sanık hakkında beraat kararı verilmiş ise de, sanığın vergi incelemesine esas olmak üzere defter ve belgelerini ibraz etmesine ilişkin vergi müfettişliğinin 23.03.2017 tarihli ve E.13136 sayılı yazısının vergi yükümlüsü sanığa e-tebligat olarak 28.03.2021 tarihinde tebliğ edildiği, ayrıca defter ve belgelerinin ibraz edilmesine ilişkin vergi müfettişliğinin yazısının sanığın merniste kayıtlı ikamet adresine tebliğe çıkarıldığı, bu yazının ikamet adresinde tebligat yapılacak kimsenin bulunmaması nedeniyle 31.03.2021 tarihinde bila ikmal iadesine müteakip aynı yazının ikinci kez aynı adrese tebliğe çıkarıldığı ve ikinci kez çıkarılan tebligatın 213 sayılı Kanunun 102.maddesine ve 485 Sıra Nolu Vergi Usul Kanunu Genel tebliğine uygun olarak █████/2021 tarihinde tebliğ edildiği, buna karşın sanığın 5 yıl süre ile saklamak ve istendiğinde ibraz etmekle yükümlü olduğu 2016 yılına ait noter tasdikli envanter defteri ve yevmiye defteri ile anlaşmalı matbaada basımı yapılan fatura, sevk irsaliyesi ve gider pusulalarını haklı bir özrü olmaksızın yasal süresi içerisinde ibraz etmemek suretiyle üzerine atılı suçu işlediği gerekçesi ile İlk Derece Mahkemesi kararını kaldırılarak sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmiştir.IV. GEREKÇE VE KARAR1.Sanığın temyiz istemine ilişkin yapılan incelemede;13.06.2023 tarihinde Bölge Adliye Mahkemesince sanık huzurdayken karar verildiği, duruşma sonunda sanığın temyiz iradesi gösterdiği ve gerekçeli kararın gerekçeli temyiz dilekçesi sunmak üzere tarafına tebliğini talep ettiği hususunun duruşma tutanağına derçedildiği, bunun üzerine 5271 sayılı Kanunun 295 maddesinde yer alan şerhi içeren tebligatın 03.07.2023 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen kanuni süre içerisinde temyiz nedenlerini içeren gerekçeli temyiz dilekçesini sunmadığı anlaşılmakla, sanığın temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,2.Katılan vekilinin temyiz istemine ilişkin yapılan incelemede;Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve Kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Menemen 2.Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.02.2026 tarihinde karar verildi.