Anahtar kelimeler: İkram Başakşehiristanbul Özetledavacı Mutfak Ödemeyi Akdedilmiştir Vade Temizlik Düzeni İfa

T.C.
İSTANBUL3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████DAVA
: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2026KARAR TARİHİ
: █████/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamaları sonunda :GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVA
: Davacı vekili tarafından Mahkememize sunulan dava dilekçesinde özetle;"Davacı müvekkil şirket ile davalı şirket arasında, davalının Başakşehir/İstanbul adresindeki işyerinde kullanılmak üzere temizlik, ikram ve mutfak personeli hizmetlerinin davacı tarafından sağlanmasına ilişkin yazılı hizmet alım sözleşmesi akdedilmiştir. Sözleşme uyarınca davacı, davalının talep ettiği personel hizmetlerini belirlenen dönemlerde fiilen ifa etmiş; davalı da bu hizmetler karşılığında sözleşmede belirlenen bedeli ödemeyi taahhüt etmiştir. Sözleşmede açıkça, hizmetin konusu, personel sayısı, çalışma düzeni, bedel, vade ve ödeme yöntemi düzenlenmiştir. Özellikle sözleşmenin bedel ve ödeme hükümlerine göre, davacı tarafından kesilecek aylık faturaların vadesinin 60 gün olduğu kararlaştırılmıştır. Taraflar arasında akdedilen sözleşme ticari iş niteliğindedir. Tarafların her ikisi de tacir olup uyuşmazlık, her iki tarafın ticari işletmesini ilgilendiren para alacağından kaynaklanmaktadır. Davacı şirket, sözleşmeden doğan edimini yerine getirerek ocak, şubat ve mart 2025 dönemlerine ilişkin hizmetleri sunmuş; bu hizmetlere karşılık düzenlenen faturalar davalıya gönderilmiş ve ticari ilişki kapsamında borç muaccel hale gelmiştir. Buna rağmen davalı şirket, vadesi gelen borçlarını ödememiştir.Davalı, ticari ilişki kapsamında doğan borcunu ödememiş; sonra da hiçbir somut hukuki gerekçe ileri sürmeksizin icra takibine itiraz ederek tahsil sürecini sürüncemede bırakmıştır. Bu nedenle itirazın iptali ile Küçükçekmece ... Dairesi’nin ...Esas sayılı dosyasında takibin asıl alacak, takip tarihinden itibaren işleyecek ticari faiz ve tüm fer’ileriyle birlikte devamına karar verilmesi.." talep ve dava etmiştir.CEVAP; Davalı vekili tarafından Mahkememize sunulan cevap dilekçesinde özetle; "Sayın Mahkemenizinde bildiği üzere yetki, hukuk yargılamasında tabi bir iş veya veya davaya hangi yer mahkemesinin bakacağının belirlenmesidir. Mevzuat gereğince kesin yetkinin öngörülmediği tüm hukuk davalarında taraflar kendi aralarında yetkili mahkemeyi belirleyebilme serbestinine sahiptirler. Somut olayda; taraflar arasında imzalanan sözleşme incelendiğinde, sözleşmenin tacir sıfatını haiz taraflar arasında akdedildiği, yazılı şekilde düzenlendiği, uyuşmazlığın kaynağı olan hukuki ilişkinin belirli olduğu ve ayrıca yetkili mahkemenin açık ve tereddüde mahal bırakmayacak şekilde belirlendiği görülmektedir. Bununla birlikte, sözleşme konusu itibariyle tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyeceği bir husus bulunmadığı gibi, kesin yetki halleri de söz konusu değildir. Bu itibarla, taraflar arasında akdedilen sözleşmede yer alan münhasır yetki şartı geçerli olup, uyuşmazlığın çözümünde sözleşme ile belirlenen mahkemeler yetkilidir. Açıklanan nedenlerle; işbu davada mahkemenizin yetkisizliğine, uyuşmazlığın çözümünde yetkili mahkemenin sözleşme ile belirlenen İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunun tespitine ve davanın yetki nedeniyle usulden reddine karar verilmesini talep ederiz.Davacının icra inkâr tazminatı talebi hukuki dayanaktan yoksundur. Zira müvekkil şirketin itirazı, açıkça tartışmalı, inceleme gerektiren ve gereği gibi ifa edilmemiş bir alacağa ilişkin olup, kötü niyetli veya haksız bir itirazdan söz edilmesi mümkün değildir.Somut uyuşmazlık, davacının iddia ettiği gibi doğrudan belirlenebilir bir alacak ilişkisinden ibaret değildir. Taraflar arasındaki ticari ilişki, süreklilik arz eden hizmet ifaları, bu hizmetlere ilişkin farklı dönemlere ait faturalar ve bu süreçte yapılan çeşitli ödemelerden oluşan bir yapıdadır. Bu çerçevede davacı ile müvekkil şirket arasındaki alacak - borç ilişkisi ancak davaya konu edilen faturaların dayanağının araştırılması ve tüm bu unsurların birlikte değerlendirilmesi ile mümkün olabilecektir. Bu nitelikte bir uyuşmazlıkta alacak likit olmadığı gibi alacağın miktarının ve hatta varlığının dahi tek başına faturalar ile ispatı mümkün değildir. Bu durum karşısında müvekkil şirketin icra takibine yaptığı itirazın haksız veya kötü niyetli olduğundan söz edilemeyeceği gibi, davacının icra inkâr tazminatı talebinin de hukuki şartları oluşmamıştır.Hiçbir şekilde davacı iddia ve taleplerini kabul anlamına gelmemekle birlikte davacı talepleri karşısında zamanaşımı def’inde bulunuyoruz. Davacı taleplerinin bu yönü ile de reddine karar verilmesini..."talep etmiştir.(II) YARGILAMA SÜRECİNDE TOPLANAN DELİLLER:(1) Y a z ı l ı D e l i l l e r ;Küçükçekmece...Dairesi'ne müzekkere yazılarak ... Esas sayılı dosyasının mahkememize gönderilmesi istenilmiş olup gelen cevap dosyamız arasına alınarak incelenmiştir.Tarafların bağlı bulunduğu vergi dairelerine müzekkere yazılarak 2025 yılına ait BA/BS araştırılarak mahkememize gönderilmesi istenilmiş olup gelen cevap dosyamız arasına alınarak incelenmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:Dava; taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmesinden kaynaklı alacağın tahsili amacıyla başlatılan Küçükçekmece ... Dairesi’nin ...Esas Sayılı icra takibine davalı tarafça yapılan itirazın iptali ile takibin devamına ve alacağın en az % 20'si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesi istemine ilişkindir.HMK'nın 17. maddesinde "Tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşme ile yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşme ile belirlenen bu mahkemelerde açılabilir." şeklinde düzenleme yapılmıştır.Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. █████████ K. ██████████ T. 4.7.2012 tarihli ve sayılı kararında özetle; ''Yetki sözleşmesi tacirler veya kamu tüzel kişileri arasında yapıldığı takdirde HMK.m.17 uyarınca geçerlidir. Taraflar sözleşmeyle yetkili kıldıkları mahkeme yanında kanunen yetkili olan genel ve özel yetkili mahkemelerin de yetkisinin devam etmesini istiyorlarsa bunu da sözleşmede belirtmelidirler. Aksi halde davanın yalnız sözleşme ile belirlenen mahkemede açılması gerekir.'' şeklinde belirtilmiştir.Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2017/(13)3-1991 Esas, ████████ Karar sayılı kararında vurgulandığı üzere "... Tarafların, belli bir dava (uyuşmazlık) için kanunen yetkili olmayan (aslında yetkisiz olan) bir mahkemeyi yetkili kılmak için yaptıkları sözleşmeye yetki sözleşmesi denir. Bu sözleşme usul hukukuna ilişkin bir sözleşmedir, zira asıl etkisini usul hukuku alanında gösterir (Kuru, B.: Hukuk Muhakemeleri Usulü, 6. Baskı, C.1, s. 555)... Anılan Kanun’un 17. madde hükmüne göre tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyecekleri konular ile kesin yetki hâllerinin söz konusu olmaması kaydıyla ve (HUMK düzenlemesinde bu yöne ilişkin ayrım bulunmamaktayken) yalnızca tacirler veya kamu tüzel kişileri yetki sözleşmesi yapabilir ve taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava ancak sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılabilir. HMK’nın 17. maddesinin “Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır.” şeklindeki ikinci cümlesi hükmüne göre, yetki sözleşmesi (veya yetki şartı) yapan taraflar, aksine bir düzenleme yapmamışlarsa yetki sözleşmesinde gösterilen mahkemenin, kanunda bu tabir kullanılmamış ise de münhasır yetkili mahkeme olacağı kabul edilmelidir. Münhasır yetki sözleşmesinden kasıt, tarafların yetki sözleşmesi ile kararlaştırılan mahkemeden başka bir mahkemede dava açılamaması üzerinde anlaşmalarıdır. Görüldüğü üzere, HUMK hükümlerinden farklı olarak HMK uygulamasında, taraflar salt bir münhasır yetki sözleşmesiyle, kanunun öngörmüş olduğu genel ve özel yetkili mahkemelerin yetkisini kaldırabilmektedirler. Taraflar, bu sonucun ortaya çıkmasını istemiyorsa, yani genel ve özel yetkili mahkemelerin yetkisinin devam etmesini istiyorlarsa yetki sözleşmesinde bunu ayrıca belirtmek zorundadırlar...".Somut olayda, taraflar yetki sözleşmesini geçerli bir şekilde akdetmeye ehil taraflar olup, taraflar arasındaki █████/2025 tarihli sözleşmenin "İhtilafların Halli" başlıklı 12. Maddesi, "Anlaşmazlıkların çözümünde İstanbul Anadolu Mahkemeleri ve İcra Müdürlükleri yetkilidir" yönünde düzenlenerek yetki anlaşması yapılmış; İstanbul Anadolu Mahkemelerinin yetkili olduğu kararlaştırılmış, davalı vekili cevap süresinde yetkili mahkemenin İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu belirterek mahkemenin yetkisine itiraz etmiştir. HMK'nın 116. ve 117. maddesinde, kesin yetki kuralının bulunmadığı hallerde yetki itirazının ilk itiraz olarak cevap dilekçesinde ileri sürülmek zorunda olduğu, aksi halde dinlenmeyeceği hususları düzenlenmiştir. Taraflar genel veya özel yetkili mahkemelerin de yetkisinin devam etmesini istediklerine ilişkin sözleşmeye herhangi bir ibare koymamışlardır. Davalının süresinde yetki itirazı nedeniyle davanın yetki sözleşmesinde kararlaştırılan İstanbul Anadolu Mahkemelerinde görülmesi gerektiği kanaatine varılmış, davalının yetki ilk itirazının kabulü ile mahkemenin yetkisizliğine karar verilerek aşağıda yazılı hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :1-Mahkememizin yetkisizliğine, yetkili mahkemenin İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesi OLDUĞUNA,2-HMK 20. maddesi gereğince gerekçeli kararın taraflara tebliği ile kararın kesinleşmesinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde talep edilmesi halinde dava dosyasının yetkili ve görevli İSTANBUL ANADOLU NÖBETÇİ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNE gönderilmesine,3-Belirtilen 2 haftalık süre içerisinde talepte bulunulmaması veya süresinden sonra talepte bulunulması halinde mahkememizce davanın açılmamış sayılacağına karar verileceğinin ihtarına,4-HMK 331. maddesi gereğince harç, vekalet ücreti ve yargılama giderlerin yetkili mahkemece karara bağlanmasına,Gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize veya bulunulan yer asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı karar verildi. █████/2026KatipE-imzalıdırHakimE-imzalıdır