Anahtar kelimeler: Mahsuba Süreç Sürücü Görüşü Hukukî Taksirle Öldürme İstemlerinin Neticesinde Belgesinin

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI
: █████████ E., █████████ K.SUÇ
: Taksirle öldürmeHÜKÜM
: İstinaf başvurularının esastan reddi kararıTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasıİlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü;I. HUKUKÎ SÜREÇİlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 22/3, 62/1, 63/1 ve 53/6. maddeleri uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, mahsuba ve sürücü belgesinin 2 yıl süre ile geri alınmasına karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince sanık müdafiinin ve katılanlar vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık müdafiinin ve katılanlar vekilinin temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİKatılanlar vekilinin temyiz sebepleri; sanığın meydana gelen kazada tam kusurlu olduğuna, cezanın üst sınırdan verilmesi gerektiğine, hakkında indirim uygulanmaksızın sanık aleyhine mahkumiyet kararının bozulması gerektiğine ilişkindir.Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; kazanın meydana geldiği yerin vadi konumunda ve rampa olduğu, havanın kaza günü çok yağışlı olması nedeniyle yol birikintilerinin fark edilmesinin zor olduğu gözetildiğinde, sanığın asli ve tam kusurlu olarak kabul edilemeyeceğine, ölenlerin emniyet kemerlerinin takılı olmaması nedeniyle çarpmanın sonucunun bu kadar ağır olduğuna ve onlarında kusurlu olduklarına, alt sınırdan uzaklaşılarak ceza verilmesinin hukuka aykırı olduğuna ve anılan gerekçeler ile mahkûmiyet kararının usûl ve kanuna aykırı olması nedeniyle bozulmasına karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.III. OLAY VE OLGULAR1. İlk Derece Mahkemesince, 10.01.2019 tarihinde saat 23.30-23.40 sıralarında, sanık ...'nın, sevk ve idaresindeki 22... plaka sayılı araç ile Uzunköprü... karayolu üzerinde seyir halindeyken, Yeni Çevre Yolu D 550-01 (41+ 942) km'de aracının direksiyon hakimiyetini kaybedip yolun sağ kısmında köprü girişinde bulunan levha ve beton bloğa aracın sağ ön kısmı ile çarparak kaza yaptığı, sanığın aracının içerisinde yolcu olarak ... ve ...'ın bulunduğu, aracın ön sağ yolcu koltuğunda bulunan...'in olay yerinde hayatını kaybettiği, aracın arka koltuğunda oturan ... ile sanığın yaralı bir şekilde hastaneye sevk edildikleri, 11.01.2019 tarihinde saat 01.35 sıralarında ...'ın yapılan ölü muayene işleminde, trafik kazası sonucunda meydana gelen travmaya bağlı öldüğünün değerlendirildiği, ...Adli Tıp Kurumu Morg İhtisas Dairesi'nin 27.06.2019 tarihli kesin ölüm raporunda kanında 223 mg, göz sıvısında 218 mg etanol (alkol) bulunan ...'ın ölümünün genel beden travmasına bağlı pelvis ve sternum kemik kırıkları ile birlikte iç organ ve büyük damar yaralanmasından gelişen iç kanama sonucu meydana geldiği kanaatini bildirir rapor düzenlendiği, yaralı olarak ...Devlet Hastanesi'ne kaldırılan ...'nın ise 14.01.2019 tarihinde trafik kazası sonucu tedavi gördüğü hastanede öldüğü, ölü muayene işleminde şahsın ölüm sebebinin trafik kazası sebebiyle kafa travmasından meydana geldiğinin belirlendiği, ...Adli Tıp Kurumu 1. İhtisas Kurulunun 27.05.2019 tarihli kesin ölüm raporunda ...'nın ölümünün genel beden travmasına bağlı iç organ laserasyonu, beyin kanaması, beyin doku harabiyeti ve gelişen komplikasyonlar sonucu meydana geldiği, 10.01.2019 tarihinde maruz kaldığı trafik kazasına bağlı yaralanmasıyla ölümü arasında illiyet bağının bulunduğunun tespit edildiği, 28.02.2019 tarihinde ...Adli Tıp Kurumu Başkanlığı tarafından düzenlenen raporda sanığın vücudunda 183 mg etanol bulunduğunun tespit edildiği, 10.01.2019 tarihinde düzenlenen kaza tespit tutanağına göre kaza yerinde yapılan incelemede havanın yağışlı, zeminin ıslak olduğu, aydınlatmanın olmadığı, köprü girişinde köprü başı levhası, ayrıca çarpma noktasının 9 m ve 48 m T-33 yön verme levhasının olduğu, yol üzerinde herhangi bir fren izinin olmadığının tespit edildiği, bu kazanın oluşumunda sanık sürücü ...'nın havanın yağışlı, zeminin ıslak ve aydınlatmanın olmadığı kara yollarında daha dikkatli ve tedbirli gitmesi gerekirken dikkatsiz ve tedbirsiz araç kullandığından 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nda yer alan 52/1b (aracın hızının, aracın yük ve teknik özelliğinin, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uymamak) maddesini ihlal ettiği kanaatine varıldığı, 11.01.2019 tarihinde düzenlenen olay yeri inceleme raporunda araç içerisinde boş plastik bardakların bulunduğu, zemin üzerinde bir adet içi boş içki şişesinin bulunduğunun tespit edildiği, 21.03.2019 tarihinde düzenlenen adli trafik bilirkişisi raporuna göre sanığın almış olduğu yüksek orandaki alkolün etkisiyle direksiyon hakimiyetini kaybederek kazanın oluşumuna sebebiyet verdiği anlaşılmakla sanığın 2918 sayılı KTK'nın 47, 48, 52. maddelerine riayet etmeyerek kusurlu olduğu kanaatine varıldığı, keşif sonrasında alınan 14.12.2020 tarihli bilirkişi raporunda, sanık sürücünün meydana gelen kazada, 2918 sayılı K.T.K'nın madde 47/c (Sürücüler trafik levhalarına uymak zorundadırlar), aynı kanunun madde 48/5 (Alkollü araç kullanmak) ile madde 52/b (Hızlarını, kullandıkları aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmak) kurallarını ihlal ettiğinin tespit edildiği, böylelikle sanığın asli kusurlu olarak sevk ve idaresinde bulunan otomobilini dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı kullanarak birden fazla kişinin ölümüne sebebiyet verdiği, sanığın eylemini bilinçli taksirle işlediği sonucuna varılarak sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/2 ve 22/3. maddeleri gereğince mahkûmiyet kararı verilmiştir.2. İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.IV. GEREKÇE VE KARARYargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, ...Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin kararında sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Edirne 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ...Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,24.03.2026 tarihinde karar verildi.