Anahtar kelimeler: Açılarak Süreç Takvim Görüşü Hukukî Sahte Belge Ertelenmesine Neticesinde Yoksunluklarına

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI
: ████████ E., █████████ K.SUÇ
: Sahte belge düzenlemeHÜKÜM
: MahkumiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Onamaİlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü:I. HUKUKÎ SÜREÇİlk Derece Mahkemesince, sanık hakkında 2016 takvim yılında sahte belge düzenleme suçundan 213 sayılı Kanun'un 359/b, 7394 sayılı Kanun'un 6. maddesi ile eklenen madde, 5237 sayılı Kanun'un 43, 62, 51... . Maddeleri uyarınca 1 yıl 6 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezanın ertelenmesine ve hak yoksunluklarına karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince sanık müdafii ve katılan vekilinin istinaf başvuruları üzerine duruşma açılarak yapılan incelemede; İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden yapılan yargılama sonucunda, sanık hakkında 2016 takvim yılında sahte belge düzenlemek suçundan 213 sayılı Kanun'un 359/b, 7394 sayılı Kanun'un 6. maddesi ile eklenen madde, 5237 sayılı Kanun'un 43, 62, 58... . Maddeleri uyarınca 1 yıl 6 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık müdafinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİSanık müdafinin temyiz isteği; eksik inceleme ile karar verildiğine ve lehe hükümlerin uygulanmamasının usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.III. OLAY VE OLGULARİlk Derece Mahkemesince, Sanık hakkındaki iddia, sanık savunması, müşteki beyanı ve tüm dosya kapsamından; bilirkişi raporundaki tespite göre 18.02.20 16... .04.2016 tarihine kadar düzenlenen faturaların 16 tane olmak üzere sanık ...'in el ürünü olduğu, tüm alışların ...'ten yapılıp bu kişinin sanık ...'in kardeşi olduğu, yine satışların da abisi...e yapıldığı, 2016 yılının BA formlarının tespitli mal alış bilgilerinin doğru olmaması, 2016 yılında BA tespitli mal alışlarının bulunmaması, banka hesaplarının incelenmesinde küçük tuturda mevduat hesaplarının EFT olarak gözükmesi, yüksek miktarlı çek aracı kılınarak yapılan ödemelerin ise muvazaalı olarak değerlendirilmesi gerektiği, sanık ...'in işletmelerin tüm faaliyetlerinden sorumlu olduğunun rapor edildiği, dosya halinde muhafaza edilen ve mevzuata uygun düzenlendikleri bizzat inceleme ile anlaşılan tüm faturaların gerçek bir mal alışverişi olmadan ve banka kayıtlarında teyitleri bulunan bir ödeme bulunmadan sahte belge düzenleyerek atılı suçu işlediği kanaati ile mahkumiyetine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi tarafından duruşma açılarak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın temelini oluşturan 30.11.2017 tarih ve 2017-A-███████ sayılı vergi tekniği raporu incelendiğinde KDV beyanlarının 2016 yılı için ilk 4 ay verilip toplam 1.010.613.80 TL olduğu, mükellef tarafından Ba ve Bs formu ile alış ve satış beyan edilmediği ancak karşıt mükelleflerin 145 belge karşılığı 2.973.853.00 TL alış, 3 belge karşılığı 79.900.00 TL satış beyan ettikleri, vergi incelemesi sırasında 3 mükellef adına düzenlenmiş faturaların ele geçirildiği ve bu faturalara ilişkin bir takım ödeme belgelerinin de vergi tekniği raporuna eklendiği, yargılama sırasında dosyanın tevdii edildiği bilirkişi tarafından düzenlenen 01.10.2019 tarihli raporda mükellefin herhangi bir çalışanı ve aracının bulunmaması, karşıt mükelleflerin beyan ettikleri alış miktarı ile mükellefin KDV beyanlarının örtüşmemesi, fatura bedelleri için çek aracılığıyla yapılan ödemelerin muvazaalı olması nedeniyle düzenlenen faturaların sahte olduğu sonucuna varıldığı, vergi tekniği raporu ile bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde sanığın üzerine atılı suçun sübut bulduğunun anlaşıldığı, ancak sanığın pişmanlık içermeyen savunması ve benzer suçlardan birden çok dava dosyasının bulunduğunun görülmesi nedeniyle sanık hakkında koşulları bulunmadığı halde hükmedilen cezanın ertelenmesine karar verilmesi ve yine adli sicil kaydında tekerrüre esas sabıkası bulunduğu halde hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmaması nedeniyle İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak sanık hakkında mahkumiyet hükmü kurulmuş ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.IV. GEREKÇE VE KARARYargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesinin kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca İzmir 17. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,24.03.2026 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.