Anahtar kelimeler: Konusufikir Üdavacı Boğazı Sanatı Manzaralı Refi Uğraştığını Medya Eseri Süredir

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ44. HUKUK DAİRESİT Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R IDOSYA NO
:████████ EsasKARAR NO
:████████İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
:Bakırköy 2. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk MahkemesiTARİHİ
:█████/2023NUMARASI
:████████ E. - ████████ K.DAVANIN KONUSU
:Fikir Ve Sanat Sanat Eseri Sahipliğinden Kaynaklanan Haklara Tecavüzün Ref'i, Önlenmesi Ve TazminiİSTİNAF KARAR TARİHİ
:█████/2026Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin uzun süredir, fotoğrafçılık sanatı ile uğraştığını, müvekkili tarafından, 2017 yılında çekilen ve sosyal medya hesabında yayınladığı müteveffa ...’un İstanbul Boğazı manzaralı fotoğraflarını izin alınmadan █████/2020 tarihli ... yayınlandığını ve kaynak olarak da diğer davalı ... gösterildiğini, fotoğraf, Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’na göre "..." olarak kabul edildiğini, müvekkilinin çektiği ve eser haline gelen dava konusu fotoğrafın, ticari amaç ile yayılmasa bile söz konusu fotoğrafın, davalılar tarafından izinsiz kullanılması halinde, bu kullanımı engelleyebilecek tazminat ve telif ücretinin ödenmesine neden olacağını, ayrıca müvekkilinin arabuluculuk kurumuna başvurduğunu, ancak davalıların hiçbir şekilde uzlaşma ve anlaşma yoluna gitmediğini iddia ederek, tecavüzün önlenmesine, müvekkilinin uğradığı maddi ve manevi haklarının ihlali nedeniyle şimdilik 10.000,00 TL maddi tazminat-telif ücretinin ve 20.000,00 TL manevi tazminatın, müvekkil eser sahibi olarak hakkının ihlal edildiği 06.12.2020 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte ödenmesine, masrafı davalılara ait olmak üzere, kesinleşmiş olan mahkeme kararının gazete veya buna benzer vasıtalarla ilan edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı ... Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu fotoğraf ...'nın hiçbir mecrasında yayınlanmadığını, ... FSEK m.84 kapsamında söz konusu fotoğrafı çoğaltan ya da yayımlayan konumunda olmadığını, ...'nın bahse konu saldırıyla hiçbir ilgisi bulunmadığını, bu nedenle işbu davanın esasa dahi girilmeksizin pasif husumet yokluğundan reddi gerektiğini, fotoğrafın altında "..."nın yer almasının, müvekkili açısından bilinebilir, ön görülebilir, kontrol edilebilir bir husus olmadığını, kaldı ki müvekkilinin yayınlanan her haberi takip etme olanağı bulunmadığını, söz konusu haber ve eylemlerin genel hukuka uygunluk kapsamında değerlendirildiğinde basın özgürlüğü kapsamında kaldığını ve hukuka uygunluk kriterlerine haiz olduğunu, haberleşme hürriyetinin anayasal bir hak olduğunu, dolayısı ile söz konusu fotoğrafın kamusal yarar amacı ile kullanıldığını, bu nedenlerle davasının pasif husumet yokluğundan reddine, mahkemece aksi kanaatte olunması durumunda esasa ilişkin itirazların değerlendirilerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; Öncelikle davacının sigorta kaydına erişilmesi gerektiğini ve huzurdaki davanın müteveffa ...'un mirasçılarına ihbar edilmesi gerektiğini, davacının davaya konu fotoğraflar üzerinde herhangi bir nam adı altında hiçbir hakkı bulunmadığını, bu nedenle davacının tazminat talep etme açısından hak ihlalinin oluşmadığını, dava açmakta hukuken himaye edilmesi gereken bir hakkın da mevcut olmadığını, davanın öncelikle "..." nedeni ile reddi gerektiğini, davaya konu fotoğrafın, davacının dava dışı müteveffa ... ile aralarındaki özel sözleşmeden veya işin mahiyetinden anlaşıldığı üzere işini görürken meydana getirdiği, herhangi bir fotoğrafçının olağan hazırlığı sonucu ortaya çıkan, bireysel ve "..." nitelik arz etmeyen fotoğraflardan olduğunu, dolayısıyla fotoğrafın eser niteliğinin bulunmadığını, davaya konu fotoğraf, huzurdaki davadan 5 yıl önce, davaya konu haberden ise 4 yıl önce bizzat davacının herkese açık instagram hesabında yayınlanarak alenileştiğini, alenileşen eser sebebiyle tecavüz'ün ref'i, men'i ve maddi ve manevi tazminat talep edilemeyeceğini izah ederek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "...davaya konu fotoğrafın eser kategorilerinden birine girdiği ve sıradan bir fotoğraf olmayıp, kompozisyon, pozlama, çekim kalitesi ve modelin kullanım şekli dikkate alındığında çekenin hususiyetini yansıttığı, estetik değere sahip olduğu ve dolayısıyla "..." vasfını haiz olduğu anlaşılmıştır. Davacı ...'ın ise, dava konusu fotoğrafı █████/2017 tarihinde kendisine ait sosyal medya hesabından paylaşmış olması karşısında karineten eser sahibi olarak kabul edilmesi gerektiği kanaatine ulaşılmıştır. Mahkemece yargılama konusu yapılan "..." vasfında olan fotoğraf olduğu, yargılama ve iddianın, davada üçüncü kişi olan fotoğrafta yer alan sanatçı veya mirasçılarının görüntüsünün izinsiz paylaşımı olmadığı ve buna ilişkin uyuşmazlık bulunmadığından, davalı ... Şirketi vekilinin bu yöndeki itiraz ve talepleri reddedilmiştir. Bilirkişi vasıtasıyla yapılan inceleme ve değerlendirmelere göre davaya konu fotoğrafın davalı ... sisteminde yer almadığı, diğer davalının fotoğrafı ... aldığına dair dosyada delil bulunmadığı anlaşılmış ve söz konusu davalı yönünden ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.Diğer davalı ... Şirketi yönünden yapılan değerlendirmede; Davaya konu fotoğrafın ...'in internet sitesinde yayınlandığı, yayında davacının ismine yer verilmediği, davacı ile davalı arasında bir yazılı izin bulunmadığı, ancak; müteveffa sanatçı ...'un yer aldığı fotoğrafın öncelikle davacının sosyal medya hesabında davacı tarafça yayınlanarak alenileştirildiği, daha sonra söz konusu sanatçının vefatı üzerine, davalının, bu vefatı haberleştirirken söz konusu fotoğrafı kullandığı, bu nedenlerle FSEK 37. madde kapsamında, haber istisnası olarak değerlendirilmesi gerektiği ve bu nedenle mali hakların ihlalinin bulunmadığı kanaatine ulaşılmıştır.Buna mukabil, eser sahibi olarak davacı belirtilmeksizin fotoğrafın kullanımı davacının manevi haklarını ihlal etmiş ve buna dayalı olarak manevi tazminat koşullarının oluştuğu anlaşılmıştır.Talep olunan 20 bin TL tazminatın tamamının dosya kapsamı, ihlal edilen hakkın boyutu, ihlalin süresi, davalının ticari hacmi ve kusuru dikkate alındığında hüküm altına alınması gerektiğine" karar verilmiştirDavacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;-Davalı ... Genel Müdürlüğü, diğer davalı ... A.Ş.'nin müteveffa ...’un İstanbul Boğazı manzaralı fotoğrafları izin alınmadan 06.12.2020 tarihli ... yayınlanması ve kaynak olarak da kendisinin gösterildiğini, diğer davalıya gönderdiği bir uyarı ya da açtığı bir dava ve şikayet olmadığından davalı ... Genel Müdürlüğünün, diğer davalının kendi kurumunun adını kaynak olarak kullanmasına zımni muvafakat ettiğinden eser sahibi olan müvekkilinin hakkına müteselsilen sorumlu olarak tecavüz ettiklerini, her iki davalının da gerçekleşen yayından birlikte, zincirleme sorumlu olduğunu, yerel mahkemenin davalı ... Genel Müdürlüğü, devlet kurumu diye kollar şekilde hukuka aykırı şekilde onun bakımından davanın reddine karar vermesinin yerinde olmadığını,-aldırılan 17.04.2023 tarihli bilirkişi raporundaki maddi tazminat itirazları yönünden ek rapor alınmadığını, FSEK 69 maddesine göre ve FSEK’in 84 maddesine göre; her nevi fotoğraf ve sesin koruma altına alındığını, fotoğrafların veya seslerin üçüncü bir kişi tarafından faydalanılmak suretiyle çoğaltması veya yayımlanması durumunda, haksız rekabete ilişkin hükümler de uygulama alanı bulduğunu, FSEK’in 84/II fıkrası uyarınca haksız rekabette bulunan kişinin tacir olması da zorunlu olmadığını, davalı ... A.Ş. hiçbir bedel ödemeden Müvekkilinin eser sahibi olduğu fotoğrafı kullandığını, 06.12.2020 tarihli yayınla davalı... A.Ş. söz konusu kullanımı haber verme sınırlarını aştığını, tam sayfa magazinsel yayın yaptığını,. 5846 sayılı FSEK 68. Maddeye göre, izni alınmamış hak sahipleri sözleşme yapılmış olması halinde isteyebileceği bedelin veya bu Kanun hükümleri uyarınca tespit edilecek rayiç bedelin en çok üç kat fazlasını isteyebileceğini, bedel talebinde bulunan kişi, tecavüz edene karşı onunla bir sözleşme yapmış olması halinde haiz olabileceği bütün hak ve yetkileri ileri sürebilir hükmü gereği bilirkişiler tarafından m.68'e göre maddi tazminatı hesaplanması gerektiğini, yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılarak, müvekkilinin talep ettiği maddi tazminat (telif hakkı) bakımından m.68'e göre (İzni alınmamış hak sahipleri sözleşme yapılmış olması halinde isteyebileceği bedelin veya bu Kanun hükümleri uyarınca tespit edilecek rayiç bedelin en çok üç kat fazlasını isteyebilir hükmü gereği); bilirkişilerden Rapor alınmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... A.ş. Vekili İstinaf Dilekçesinde Özetle;-bilirkişi raporuna karşı, FSEK 18/2 itirazlarımızın değerlendirilmediğini, eksik incelemenin söz konusu olduğunu, davaya konu fotoğrafların tamamının imtiyaz sahibi, davacının istihdam edildiği fotoğraflarda bizzat bulunan müteveffa sanatçı ... olduğunu, FSEK m.18/2 hükmü gereği davanın öncelikle aktif husumet eksikliğinden reddi gerektiğini, FSEK m.37'de yer alan haberde kullanılan ve kamuoyunu bilgilendirme maksadını aşmayan kullanımlara sağlanan serbestiyet gözetilmediğini, dolayısı ile söz konusu haberin fotoğraf ile ilgili olduğunu, haberde bilgilendirme kapsamının aşılmadığını,-Davaya konu fotoğrafların tamamında müteveffa Sanatçı ...'un yer aldığını, mezkur fotoğrafların, ticari kaygılardan arındırılmış biçimde sanatçının ölüm yıl dönümünde müvekkili şirket tarafından yayınlanan haberde kullanıldığını,ortada hukuken korunması gereken bir menfaat varsa bu menfaat, ...'un şahsının yer aldığı fotoğrafları, hazırlamış olduğu haberde Anayasa ile teminat altına alınan Basın Özgürlüğü kapsamında müvekkili şirketin umuma arz etme hakkı olup, korunması gereken bir diğer hukuki menfaat ise müteveffa ...'un mirasçılarının miras hakkı olduğunu, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu m.18/2: Aralarındaki özel sözleşmeden veya işin mahiyetinden aksi anlaşılmadıkça; memur, hizmetli ve işçilerin işlerini görürken meydana getirdikleri eserler üzerindeki haklar bunları çalıştıran veya tayin edenlerce kullanılır hükmü uyarınca davacının tazminat talep etme açısından hak ihlalinin oluşmadığını, dava açmakta hukuken himaye edilmesi gereken bir hakkın da mevcut olmadığı gerçeği karşısında işbu davanın öncelikle “aktif husumet yokluğu” nedeni ile reddi gerektiğini,-Dava konusu fotoğrafın yayınlanmasıyla yalnız ve sadece fotoğrafta yer alan kişinin kişilik haklarının ihlal edilmesi ihtimali söz konusu olduğundan davacının bu nedenle manevi zarar bakımından husumet ehliyeti de bulunmadığını,-Davaya konu fotoğraf, davacının dava dışı müteveffa ... ile aralarındaki özel sözleşmeden veya işin mahiyetinden anlaşıldığı üzere işini görürken meydana getirdiği herhangi bir fotoğrafçının olağan hazırlığı sonucu ortaya çıkan, bireysel ve "..." nitelik arz etmeyen fotoğraflar olduğunu, eser niteliğine sahip bulunmayan fotoğraflar sebebiyle Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi yetkili olmadığı gibi ortada 5846 sayılı Fikir Ve Sanat Eserleri Kanunu kapsamında korunacak “...” de bulunmadığını, bilirkişi raporunda ve gerekçeli kararda dava konusu fotoğrafa "..." niteliği atfedilmesi ve bu yönde hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğunu,-Davaya konu edilen fotoğrafların, davacının da ikrarında olduğu üzere daha önce ...'nde yayınlanarak umuma arz olup, alenileştiğini,alenileşmiş bir eserin umuma arz edilmesi sebebiyle tecavüz'ün ref'i, men'i ve maddi ve manevi tazminat talep edilemeyeceğinden, manevi tazminat talebinin de reddi gerektiğini,-Davacının fotoğrafları hangi sıfatla çekmiş olduğunun önemli olduğunu, işveren çatısı altında çektiyse eser sahipliği hakkının işverene ait olduğunu,-Fikir ve sanat eserlerinden haber amacıyla yapılan iktibasların, basın iktibaslarının özel bir türü olup ve FSEK m. 37’de düzenlendiğini, Haber eserle ilgili olup, fotoğrafın ...'un portresine ilişkin olup yapılan haber de ülkemiz açısından önemli bir sanatçının ölüm yıl dönümüne ilişkin olduğunu, haberde bilgilendirme kapsamı aşılmadığını, ...'un ölümüne ve hatırasına ilişkin bilgi verildiğini; halkın bilinçlenmesi ve entelektüel birikime fayda amacı ile haber yapıldığını, haber içeriğinde bilgilendirmeyi aşan hiçbir ibare bulunmadığını, haberin tamamen objektif kriterlere göre hazırlanmış olup öznel ibareler de içermediğini, eserle ilgili olay yayınlandığı dönemde güncelliğini koruduğunu, ... gibi ülkemiz için önemli bir kişiliğin ölüm yıl dönümünde haber yapılmış olup ilgili tarih itibari ile eser güncel olduğunu, yararlanan unsur alenileşmiş olduğunu, davaya konu ve haberde kullanılan fotoğraf daha önce davacı tarafından şahsi sosyal medya hesabından herkese açık olarak paylaşıldığını, eser iddiası taşıyan fotoğraf alenileştiğini,-faaliyet basın faaliyeti olduğundan, ticari maksat bulunmadığından, avans faizinin hatalı olduğunu, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... T.A.Ş. vekili İstinafa Cevap Dilekçesinde Özetle; davaya konu fotoğrafların müvekkili tarafından hiçbir şekilde kullanılmadığını, FSEK m.84'e göre, fotoğrafın korunması onu ''çoğaltan ya da yayımlayan'' kişiye karşı talep edilebildiğini, ... T.A.Ş. işbu davanın husumetli tarafı olmadığını, davaya konu fotoğraf ...'nın hiçbir mecrasında yayımlanmamış ya da çoğaltılmamış olduğunu, diğer davalı söz konusu fotoğrafı ''...'' imzası ile yayınlamış olsa da söz konusu fotoğrafın asla ve asla taraflarınca servis edilmediğini, Davalı ... tarafından müvekkiline ait imza fotoğrafta haksız ve hukuka aykırı olarak kullanılmış olup esasında işbu davaya konu fotoğraf müvekkili ... tarafından hiçbir yerde kullanılmamış, yayınlanmamış veya herhangi bir nedenle çoğaltılmadığını, bilirkişi raporunda belirtildiği üzere davalı ... internet sitesinde yayınlanmaya devam edilen görselde müvekkili ... işaret eden logo görsel ya da bilgi bulunmadığının tespit edildiğini, davalı ... müvekkilinin logosunu hukuka aykırı ve haksız olarak kullandığını, davada ihlal edildiği ileri sürülen haklar ile müvekkili arasında herhangi bir ilişki mevcut olmadığından işbu dava nezdinde müvekkilinin taraf sıfatı bulunmadığını, müvekkili şirkete ait ... (...) üzerinde yapılan incelemeler neticesinde sistemin kamu erişimine kapalı güvenlikli bir internet portalı olduğu tespit edilmekle birlikte sistem üzerinde yapılan sorgulamada '...' isimli herhangi bir haber bulgusu saptanmadığını, '...' ismiyle yapılan sorgulama neticesinde çıkan haber veya resimlerde davaya konu görsel ile herhangi bir eşleşme bulunamadığını, ...'nın imzasının fotoğrafın altında yer alması, müvekkili açısından bilinebilir, ön görülebilir, kontrol edilebilir bir husus olmadığını,Davacı sırf imza sebebiyle müvekkilini davalı olarak göstermişse de, müvekkilinin imzası; diğer haber kaynakları açısından kolaylıkla ulaşılabilir, kullanabilir olduğunu, Davacı iddialarını ...'na yönlendirmekte ısrarcı ise söz konusu fotoğrafın ...'ne ... tarafından servis edildiğini yani ilgili haberin kaynağının gerçekten ....olduğunu ispatlaması gerektiğini, davacının eserden kaynaklı manevi ve mali haklarını zedeleyecek nitelikte hiçbir fiil gerçekleştirilmemiş, söz konusu fotoğraf hiçbir şekilde kullanılmamış olduğundan, davacının istinaf taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.GEREKÇE
:İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava, FSEK çerçevesinde eser vasfına haiz olduğu iddia edilen fotoğrafların davalı yanca izinsiz kullanımı ve yayımı dolayısıyla maddi ve manevi hak ihlali iddialarına dayanmaktadır.Bilirkişi heyeti █████/2023 tarihli raporu ile "Davaya konu olan fotoğrafın FSEK m.4 kapsamında "..." niteliğinde olduğu, davacının, bu fotoğrafın eser sahibi olduğu, davalı ... A.Ş.'nin davacının adın belirtilmesi manevi hakkını ihlal ettiği, davalı ... T.A.Ş.'nin davacının eser sahipliğinden kaynaklanan haklarını ihlal etmediği, davacının kişilik haklarının ihlalinin söz konusu olmadığı, manevi hak ihlali dolayısıyla belirlenecek manevi tazminat tutarın mahkemenin takdirinde olduğu" hususlarını tespit ve rapor etmişlerdir.İlim ve edebiyat eserlerinin tanımını veren FSEK'in 1/B maddesinde tanımı yapılan;''Eser: Sahibinin hususiyetini taşıyan ve ilim ve edebiyat, musiki, güzel sanatlar veya sinema eserleri olarak sayılan her nevi fikir ve sanat mahsulleri'' ile FSEK'in 2. maddesinde ilim ve edebiyat eserlerini belirten; ''Bedii vasfı bulunmayan her nevi teknik ve ilmi mahiyette fotoğraf eserleriyle, her nevi haritalar, planlar, projeler, krokiler, resimler, coğrafya ve topoğrafyaya ait maket ve benzerleri, herçeşit mimarlık ve şehircilik tasarım ve projeleri, mimari maketler, endüstri, çevre ve sahne tasarım ve projeleri.'' düzenlemeleri ışığında bakıldığında ...'un da içinde bulunduğu fotoğrafının eser sahibi olan fotoğrafçısının bütünlük (kadraj), tonlama, çizgi gibi unsurlar bakımından hususiyetini taşıdığı, ilim ve edebiyat eser kategorisine dâhil olduğu, böylece FSEK kapsamında korunan eseri niteliğini hâiz bir fotoğraf olduğu, kompozisyon, pozlama, çekim kalitesi, model olarak ...'un kullanılma şekli dikkate alındığında çekenin hususiyetini yansıttığı; estetik değere sahip olduğu; dolayısıyla FSEK m.4/1 kapsamında “...” niteliğinde olduğunun bilirkişi tarafından değerlendirildiği, raporun heyetten alındığı ve fotoğrafçı bilirkişinin de heyette bulunduğu, bu nedenle eser olduğuna yönelik denetlenebilir raporun esas alınmasında aykırılık bulunmadığı anlaşılmıştır.Dava konusu fotoğrafın haber niteliğini aşan tiraj artırıcı amaçla kullanıldığı, kullanım davacının menfaatlerini ihlal edici biçimde gerçekleştiği, ticari amaçla kullanım hakkı, davacıya ait olduğundan izinsiz kullanımlar nedeniyle davalının, davacıya tazminat ödemekle yükümlü olduğu, ancak davacının dava dilekçesinde FSEK 84 kapsamında talepte bulunduğu, istinaf dilekçesinde ise FSEK 68. Madde hükümlerine göre tazminat talep ettiği, Mahkemece tazminatın hangi madde hükmüne dayandığı açıklattırılıp, tazminat hesabı yaptırılarak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verildiği anlaşılmakla 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince kaldırılmasına, diğer istinaf hususlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davacı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile;2-Davalı vekilinin istinaf isteminin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,3-Bakırköy 2. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin █████/2023 tarih, ████████ E. ████████ K. Sayılı Kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,4-Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,5-İstinaf yasa yoluna başvuran taraflarca peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine iadesine,6-Dosya üzerinde inceleme yapılması sebebiyle vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,7-İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. ve 362/1-g. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve KESİN olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi.█████/2026