Anahtar kelimeler: Bam Fiilden Başkan Açılmadan Yazim Katip Üye Şartı Yokluğundan Hallerden

T.C. ....BAM ... HUKUK DAİRESİ
T.C.....BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A... HUKUK DAİRESİ K A R A RDOSYA NO
: .../...KARAR NO
: .../...BAŞKAN
: ... ...ÜYE
: ... ...ÜYE
: ... ...KATİP
: ... ...İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: ... .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
: .../....KARAR NO
: .../...KARAR TARİHİ
: ......İSTİNAF BAŞVURU TARİHİ
: .....DAVACI
: ... -.... ........DAVALILAR
: 1 -......VEKİLİ
: Av. ... ......2 -... -... - ....DAVANIN KONUSU
: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)B.A.M. KARAR TARİHİ
: ......KARAR YAZIM TARİHİ
:.......Davacı tarafından, davalılar aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda mahalli mahkemesince davanın görev dava şartı yokluğundan reddine dair verilen karara süresi içinde davalı ...... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan ön inceleme sonunda, incelemenin duruşma açılmadan karar verilmesi mümkün hallerden olduğu anlaşılmakla dosya incelendi.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesinde; █████/2022 tarihinde müvekkilinin ....... plakalı aracı ile .... ili ....... istikametinden ..... yolu Caddesine seyir halinde iken ......Caddesi istikametinden gelen ...... plakalı araç sürücüsüne kırmızı ışık yanmasına rağmen kontrolsüz bir şekilde yola çıktığını ve müvekkiline ait aracın sağ ön kapısından başlayarak sağ arka çamurluğuna, aracın direk ve tavanına kadar zarar verdiğini, müvekkiline ait araçta kdv dahil 107.708,29 TL hasarın meydana geldiğini, davalı tarafa ait aracın trafik sigortasının poliçe limiti aracın 43.000,00 TL'lik hasarını karşıladığını, bakiye kısmının ise müvekkilinin kaskosundan karşılandığını, davalı tarafın değer kaybından %100 sorumlu olduğunu, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL'ye kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı ... ...... ... vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın iddia edilen zararına ilişkin olarak açacağı davada görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, davacı yanın davada sigorta şirketini taraf göstermediğini, taraflar arasında ticari bir ilişki veya işin mevcut olmadığını, davacının iddiasına göre haksız fiilden kaynaklı bir uyuşmazlığın mevcut olduğunu, davacı tarafın davasının öncelikle husumet, görevsizlik ve zamanaşımı nedeniyle reddine, mahkemece esasa girilmesi halinde hukuka yarar yokluğu ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece; toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davanın haksız fiil niteliğinde trafik kazası nedeniyle davacıya ait araçta oluşan değer kaybı için tazminat istemine dayandığı, bu nedenle TTK'da düzenlenmediği, davacı ... ve davalı ...'ın gerçek kişi olduğu, yapılan araştırmaya göre davalıların tacir olmadığı, davacıya ait aracın ticari araç olmadığı, davalılar arasında ZMMS sigortacısının da taraf olarak yer almadığı, bu durumda ihtilafın TTK'nın 4/1. maddesinde açıklandığı şekilde her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan bir dava niteliğinde olmadığı anlaşılmakla açılan davanın ticari dava niteliğinde olmadığı gözetildiğinde uyuşmazlığın çözümünde görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesi olduğundan dava şartı yoksunluğundan davanın usulden reddine karar verilmiştir.Davalı Beyce ... vekili istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesinde; iddia edilen zarar ile ilgili müvekkili şirketin taraf ehliyeti bulunmadığını, bu nedenle davanın husumetten reddine karar verilmesi gerekirken görevsizlik kararı verilmesinin hatalı olduğunu, zaman aşımı süresi dolduktan sonra davanın açıldığını, davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasının mümkün olmaması nedeniyle davanın hukuki yarar dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini ayrıca HMK 331 maddesine göre yargılama giderlerine yargılamamın görevli mahkemede devam edilmesi halinde görevli mahkemede, aksi takdirde talep üzerine kararı veren mahkemede hükmedilmesine karar verilmesinin hatalı olduğunu beyanla kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
:Dava, trafik kazasından kaynaklı maddi tazminat talebine yöneliktir.Taraflar arasındaki uyuşmazlık dava konusu uyuşmazlığın çözümünde Ticaret Mahkemesinin görevli olup olmadığı hususudur.Davacı vekili tarafından müvekkili gerçek kişi adına kayıtlı bulunan aracına davalı şirket adına kayıtlı gerçek kişi sürücünün sevk ve idaresindeki aracın çarpması nedeniyle meydana gelen araç tamir bedeli ile değer kaybının tahsili istemi ile Ticaret Mahkemesine dava açılmıştır.İlk Derece Mahkemesi tarafından her iki tarafın tacir olmaması nedeniyle nispi ticaret dava olmadığından ve ticaret mahkemesinin görevli olmadığından davanın usulden reddine karar verildiği görülmüştür.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4.maddesinde hangi işlerin ticari dava olarak nitelendirilecekleri belirlenmiştir. Anılan Kanunun 5.maddesinde Ticaret Mahkemeleri'nin kuruluşu ve hangi mahkemelerin Ticaret Mahkemesi sıfatıyla bakacağı belirlendikten sonra Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu belirtilmiştir.Ticari davalar, mutlak ticari davalar, nisbi ticari davalar, yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grubta toplamak mümkündür. Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi, hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira; Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir.Somut olayda, davacı vekili davacı müvekkili adına kayıtlı bulunan aracının trafik kazası nedeniyle zarar görmesinden dolayı tazminat talebinde bulunmuş olup, kazaya karışan ....... plakalı aracın kaza tarihinde davacı adına kayıtlı olduğu ve davacının gerçek kişi olduğu ve aracın kullanım şeklinin hususi olduğu anlaşılmaktadır. Her ne kadar davalı tüzel kişi tacir ise de bunun tek başına davayı ticari dava haline getirmediği, davacının tacir olmaması nedeniyle nispi ticari dava olmadığı ve uyuşmazlığın çözümünde asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğu anlaşılmakla ilk derece mahkemesinin bu husustaki takdirinde isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmaktadır.Davalı vekili, müvekkiline husumet yöneltilmesinin hatalı olduğunu, davanın zaman aşımına uğradığını ve belirsiz alacak davası olarak açılmasının mümkün olmadığının beyanla davanın bu nedenlerle reddi gerekirken görev yönünden reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu beyanla istinaf isteminde bulunmuş ise de, dava şartları HMK 114 maddesinde sayılmış olup bir davanın görevli mahkemede açılması öncelikle incelenmesi gereken bir dava şartı olup taraf sıfatı HMK 114 maddesinde tahdidi olarak sayılan dava şartlarından olmadığı gibi zaman aşımının ise esasa yönelik bir itiraz olduğu bu yönüyle görev hususundan önce değerlendirilmesinin mümkün olmadığı, yine her ne kadar hukuki yarar HMK 114/1-h bendinde düzenleme altına alınmış bir dava şartı ise de bu hususun değerlendirilebilmesi için öncelikle görev yönünden değerlendirme yapılması ile davanın görevli mahkemede açıldığının anlaşılması halinde talebin niteliğine göre dava açılmasında hukuki yarar bulunup bulunmadığının incelenmesi gerektiğinden mahkemenin öncelikle görev hususunda değerlendirme yaparak davanın görev dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesinden isabetsizlik bulunmadığından davalı vekilinin bu husustaki istinaf isteminin reddi gerekmiştir.HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf yoluna başvuranın sıfatına ve istinaf konusu yapılan nedenlere ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda, ilk derece mahkemesin kararı usul ve yasaya uygun olması nedeniyle davalı ....... vekilinin istinaf taleplerinin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-... .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ..... tarih ve .../....-.../.... Karar sayılı kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından HMK 353/1-b-1 hükmü gereğince davalı Beyce Turizm... vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun ESASTAN REDDİNE,2-İstinaf kanun yoluna başvuran davalı ......... tarafından yatırılması gereken 269,85.-TL istinaf karar harcı peşin alındığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,3-Karar tebliğ işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,5-İstinaf yargılama giderinin istinafa başvuran taraflar üzerinde bırakılmasına,Dair, duruşma açılmadan dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 6100 sayılı HMK'nun 362/1-a. hükmü uyarınca kesin olmak üzere █████/2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi....Başkan......Üye......Üye......Katip...