Anahtar kelimeler: Otelin Adıyla Otel Paket Müzakere Aşye Rücuen Anadolu Limited Poliçesiyle

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ40. HUKUK DAİRESİTÜRK MİLLETİ ADINABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARIDOSYA NO
: █████████KARAR NO
: ████████İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret MahkemesiTARİHİ
: █████/2024NUMARASI
: ████████ (E) - ████████ (K)İstanbul Anadolu 1'inci Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ (E) sayılı davasında:DAVANIN KONUSU
: Rücuen TazminatBirleşen İstanbul Anadolu 5'inci Asliye Ticaret Mahkemesinin ███████ (E) sayılı davasında;DAVANIN KONUSU
: Rücuen TazminatKARAR TARİHİ
: 2/4/2026Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:İstanbul Anadolu 1'inci Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ (E) sayılı davasında;Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı ... Limited Şirketine ait... Otel adıyla faaliyet gösteren müvekkili ... AŞ'ye otel paket sigorta poliçesiyle sigortalı otelin ayrılmaz parçası niteliğindeki, dava dışı ... Limited Şirketi tarafından, davalı ... Limited Şirketine 1/1/2014 başlangıç tarihli kira sözleşmesiyle cafe restaurant ve gıda satışı amacıyla kullanılmak üzere kiraya verilen iş yerinin bacasında biriken kurum ve yağların 28/6/2015 günü tutuşması sonucu çıkan yangında sigortalı otel ve içindeki emtiaların hasar gördüğünü, bu olay nedeniyle otelde oluşan hasardan dolayı sigortalıya █████/2015 günü 143.443,57 TL sigorta tazminatı ödendiğini, davalı ... AŞ'nin (eksi unvanı ... AŞ) ödediği 93.784 TL'den sonra bakiye 49.659,57 TL alacak için davalılara rücu hakkının doğduğunu belirterek fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak koşuluyla 49.659,57 TL sigorta rücü tazminatının, sigortalıya ödemenin yapıldığı █████/2015 gününden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe teminat limitiyle sınırlı olması koşuluyla davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalılar ... AŞ ve ... Limited Şirketi vekilleri cevap dilekçelerinde, davanın reddini savunmuşlardır.Davanın açıldığı İstanbul Anadolu 14'üncü Sulh Hukuk Mahkemesinin 15/2/2018 gün ve ████████ (E) - ████████ (K) sayılı kararıyla, tarafların tacir olması nedeniyle davaya bakma görevinin asliye ticaret mahkemelerine ait olduğu gerekçesiyle mahkemenin görevsiz olduğuna karar verilmiş; dava dosyası davacı vekilinin talebi üzerine gönderildiği İstanbul Anadolu 1'inci Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ (E) sırasına kaydedilmiştir.Birleşen İstanbul Anadolu 5'inci Asliye Ticaret Mahkemesinin ███████ (E) sayılı davasında;Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı ... Limited Şirketine ait... Otel adıyla faaliyet gösteren müvekkili ... AŞ'ye otel paket sigorta poliçesiyle sigortalı otelin ayrılmaz parçası niteliğindeki, dava dışı ... Limited Şirketi tarafından, davalı ... Limited Şirketine 1/1/2014 başlangıç tarihli kira sözleşmesiyle cafe restaurant ve gıda satışı amacıyla kullanılmak üzere kiraya verilen iş yerinin bacasında biriken kurum ve yağların 28/6/2015 günü tutuşması sonucu çıkan yangında sigortalı otel ve içindeki emtiaların hasar gördüğünü, bu olay nedeniyle ortaya çıkan kâr kaybından dolayı sigortalıya █████/2016 günü ödenen 17.139,81 TL sigorta tazminatının rücuen tahsili için başlanan İstanbul Anadolu 13'üncü İcra Dairesinin ██████████ (E) sayılı takibine itiraz edildiğini belirterek, itirazın iptaline, davalılar aleyhine %20 icra inkar tazminatına hükmolunmasını talep etmiştir.Davalılar ... AŞ ve ... Limited Şirketi vekilleri cevap dilekçelerinde, davanın reddini savunmuşlardır.Davanın açıldığı İstanbul Anadolu 6'ncı Sulh Hukuk Mahkemesinin 8/1/2019 gün ve ████████ (E) - ███████ (K) sayılı kararıyla, tarafların tacir olması nedeniyle davaya bakma görevinin asliye ticaret mahkemesine ait olduğu gerekçesiyle, usulden reddine karar verilen dava dosyası davacı vekilinin talebi üzerine gönderildiği İstanbul Anadolu 5'inci Asliye Ticaret Mahkemesinin 12/3/2019 gün ve ███████ (E) - ████████ (K) sayılı kararıyla da İstanbul Anadolu 1'inci Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ (E) sayılı davasında birleştirilmesine karar verildiği anlaşılmıştır.Asıl ve birleşen davaların ayrı ayrı reddine ilişkin İstanbul 1'inci Asliye Ticaret Mahkemesinin █████/2020 gün ve ████████ (E) - ████████ (K) sayılı kararının, davacı vekilinin istinaf başvurusu üzerine Dairemizin 28/5/2024 gün ve ████████ (E) - ████████ (K) sayılı karıyla, davacı ... AŞ'nin hukuki dinlenilme hakkının ihlal edildiği gerekçesiyle kaldırılmasının ardından sürdürülen yargılamada, ilk derece mahkemesinin █████/2024 gün ve ████████ (E) - ████████ (K) sayılı kararıyla, asıl ve birleşen davanın ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davacı ... AŞ vekili dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesinin 4/███████ günü yapılan oturumda verilen 2 numaralı ara kararıyla davaya konu yangının çıkış nedeni ve sirayetine ilişkin ilk ve ikinci bilirkişi raporları arasındaki açık çelişkilerin giderilmesi amacıyla yeni bir heyetten rapor alınmasına karar verildikten sonra, yangının çıkış nedeni ve sirayetine ilişkin bir görüş ayrılığı bulunmadığına ilişkin son bilirkişi heyet raporunun hükme esas alınarak asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, Yargıtay uygulamalarında da birçok kez belirtildiği gibi yangının başlangıç noktasının ve nedeninin oluşan zararın sorumlularının saptanmasında en önemli ölçüt olduğunu; birinci bilirkişi raporunda yangının başlangıcının cafe restauranta ait ızgara üzerinden yükselen alevlerin bacayı tutuşturduğunun belirtilmesine, ikinci bilirkişi raporunda ise yangın raporunda belirtildiği gibi yangının zemin kattan başladığı varsayımıyla ikinci ve üçüncü katlarda duman oluşmamasının dördüncü katta duman yoğunluğunun olmasının teknik olarak mümkün görülmediğini, davlumbaz baca bağlantısında başlayan yangının, zemin asma kat içindeki kabloların tutuşmasıyla şafttan çatı katına sirayet ettiğine dair tespitler arasında açık çelişkiler olduğuna, son bilirkişiler kurulu tarafından düzenlenen kök ve ek raporun, davaya konu uyuşmazlığın çözümüne hiçbir teknik ve bilimsel veri ortaya konulmaksızın düzenlenmesinin yanı sıra çelişkiyi giderecek nitelik taşımadığı gibi kendi içinde de çelişkiler barındırdığını; hâkimin bilirkişi raporları arasında çelişki olduğuna ve bu çelişkinin giderilmesine yönelik yeni bir heyetten rapor alınmasına karar verdiği bir konuda, artık usuli kazanılmış hak oluştuğu gözetilmeden ve ara kararından da dönülmeden, yeni düzenlenen bilirkişi raporunda çelişki olmadığının belirtilmesi ve bu durumunda mahkemece benimsenerek bu yöndeki esas alınarak hüküm kurulmasının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) buyruk hükümlerine uygun olmadığı gibi Yargıtay uygulamalarına da aykırı olduğunu; 18/6/2019 ve 9/3/2020 tarihli bilirkişi kök ve ek raporun, önceki bilirkişi raporuna karşı ileri sürdükleri itirazları yanıtsız bıraktığı gibi, raporun düzenlenme biçimi incelendiğinde somut ve bilimsel veriler ortaya konulmadan eksik incelemeye dayalı olarak düzenlendiğini; ilk derece mahkemesi hükmünün gerekçesinin davaya konu yangının başlangıç yeri ve çıkış nedenine ilişkin dosyadaki somut bilgi ve belgelerle açık biçimde çeliştiğinden kabul edilmesinin mümkün olmadığını, olayın hemen ardından yangına müdahale eden itfaiye görevlileri ile sigorta eksperinin yangının tüm iz ve emarelerini doğrudan gözlemlemek ve olaya tanık olan kişilerin beyanları alınmak suretiyle düzenledikleri raporlardan davaya konu yangının, davalı şirketin ... tabelası ile kiracı olarak faaliyet gösteren iş yerindeki ızgaranın yakılması beraber lokanta bacası içinde zamanla biriken kurum ve yağların tutuşması sonucunda çıktığının, duraksamaya yer bırakmayacak biçimde saptandığını; yangın raporunda ızgara davlumbazının kavrulmak suretiyle zarar gördüğünün saptanmasının da ilk bilirkişi raporundaki, yangının ilk çıkış nedenine ilişkin bu görüşü doğruladığını; sonuç olarak gerek davadan önce düzenlenen yangın raporu ve ekspertiz raporuyla, gerekse yargılama aşamasında düzenlenen 13/3/2017 tarihli bilirkişiler kurulu raporun birbiriyle örtüşecek biçimde davaya konu yangının, şirketin kiracısı olduğu iş yerindeki ızgaranın yakılmasıyla beraber lokanta bacından yani zeminden başladığını somut olarak ortaya konduğunu; ilk derece mahkemesinin hükmünün esas aldığı bilirkişiler kurul raporunda, salt ikinci ve üçüncü katlarda duman oluşmadığından hareketle yangının zeminden değil, davlumbaz baca bağlantısından başladığına dair ileri sürülen görüşün, ekspertiz raporundaki ... personelinin öğle yemeğine hazırlık yaptığı sırada ızgaranın yakılmasıyla beraber bacadan yangının başladığını beyan edilmesi, yangın raporunda da ... restauranta ait mutfak dahilinde ızgara davlumbazı ve saç bacanın kavrulmak suretiyle hasar gördüğüne ilişkin tespit ve beyanlarla taban tabana zıt olduğunu; hükme esas alınan bilirkişi raporunda yangının, raporda belirtildiği üzere zeminden başlaması durumunda ara katlarda da hasar oluşması gerektiği yönündeki soyut nitelikteki görüşün, yangının doğasıyla da çeliştiğini, çünkü yangının her kata hasar vermesi gibi bir kuralının olmadığını, binanın ara katlarında hasarın oluşmamasının binanın yapısından kaynaklanan bir özellikte olabileceğini, dumanın ancak bulduğu açıklıkta her yere sızabileceğini, ikinci ve üçüncü katlarda sızma olanağı bulamadığından, bu katlara sirayet etmemiş olabileceği; ilk derece mahkemesinin hükmüne esas aldığı bilirkişiler kurulu raporunda yer alan, kira başlangıç tarihinin 1/1/2014 olduğu, kiracanın kiraya veren sigortalıya 5/███████ tarihli noter ihtarnamesinin göndererek baca temizleme sorununu bildirdiği, sigortalı kiraya verenin de Kadıköy 14'üncü Noterliği vasıtasıyla █████/2014 günü verdiği karşı yanıtta baca sisteminde yetersiz bakım ve temizlik olduğunun kabul ve ikrar edildiği belirtilerek, dava konusu yangın olayında ihmalinin bulunmasının yanı sıra mevzuat ile koşullara uygun biçimde binadan tadilat yapılmamasından dolayı da kusur ve sorumluluğunun bulunduğu yönünde bildirilen görüşün ve değerlendirmelerin de hatalı olduğunu, öncelikle sigortalı şirket tarafından Kadıköy 14'ncü Noterliği vasıtasıyla █████/2014 günü verilen yanıtta binada havalandırma, baca sisteminde yetersiz bakım ve temizlik yapıldığının kabul ve ikrar edildiğine dair ibare bulunmadığını, davaya konu yangının davalı şirketin sigortalıya ihtar tarihi olan 5/███████ gününden 6 ay 23 gün sonra 28/6/2015 günü meydana geldiğini; dava dışı ... firması tarafından, yangından 10 gün önce davalı kiracının faaliyet gösterdiği iş yerinin baca temizliğini fiilen gerçekleştirdiğinin mahkemenin hükmüne esas aldığı raporları düzenleyen bilirkişilerin özellikle göz ardı ettiğini; yangından 10 gün önce fiilen bacı temizlenen bir iş yerinde 6 ay önce çekilen noter ihtarından hareketle baca temizliğine izin verilmediğini ve sonuçta yangında sigortalının ihmalinin bulunduğunun isnadıyla kusur yüklenmesinin hukuken mümkün olmadığını; ... adındaki lokantada binlerce kişiye yemek veren davalı şirketin kendi iş yerindeki faaliyetin gereği olarak yangın çıkmaması için her türlü önlemi almakla yükümlü olduğunu, davaya konu zararın ızgaradan yükselen alevlerden kaynaklanması, böylece oluşan zarar ile davalının kusuru arasında nedensellik bağı bulunması nedeniyle davalının kusuruyla neden olduğu zarardan da sorumlu olduğunu, davalı kiracın şirketin İtfaiye Teşkillerinin Kuruluş, Görev, Eğitim ve Denetim Esaslarına Dair Yönetmelik ile Binaların Yangından Korunması Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine en yüksek derecede uymak ve yerine getirmekle yükümlü olduğunu, sonuç olarak davaya konu yangının ilk derece mahkemesinin hükmüne esas aldığı bilirkişiler kurulu raporunda belirtilen görüşün aksine sigortalı otelin zemin katında faaliyet gösteren "..." isimli restauranta ait ızgara davlumbazının baca ağzında biriken katı yağların, ızgaranın öğle zamanı yakılmasının ardından tutuşmasıyla meydana geldiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.HMK'nin 355'inci maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf nedenleri ve kamu düzenine ilişkin konularla sınırlı biçimde yapılan incelemede:Davaya konu yangından sonra İstanbul Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı Anadolu Yakası İtfaiye Müdürlüğü tarafından 1/7/2015 günü düzenlenen yangın raporunda, binanın giriş katında bulunan lokantaya ait ızgara bacasında zamanla biriken kurum ve yağların tutuşmasıyla başlayan yangının, sac bacanın ... Otel'in giriş asma katın tavan boşluğundaki bölümünde, otele ait kablolara sirayetiyle yangının oluştuğu belirtilmiş; davalı ... Limited Şirketi vekili 14/2/2017 tarihli dilekçesinde, müvekkili şirketin baca temizliğini düzenli olarak yaptığını, bacanın otelin içinde kalan bölümünün temizliği konusunda sürekli sorun yaşadığı kiraya veren ... Limited Şirketinin gerekli koşulları sağlamadığını belirterek, ekinde davalı ... Limited Şirketi tarafından lokantaya ait baca sisteminin periyodik olarak temizlenmesi gerekmesine karşın, muhatap ... Limited Şirketi tarafından müsaade edilmediğini, sözlü taleplerde bulunulmasına karşın bir türlü sonuç alınamadığı açıklamalarını ve baca temizliğinin yapılması için gerekli izinin verilmesini içeren İstanbul 2'nci Noterliğinin 5/███████ gün ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile ... Limited Şirketinin, davalı şirkete gönderdiği Kadıköy 14'üncü Noterliğinin █████/2014 gün ve ... yevmiye numaralı cevap ve ihtarnamesini ve baca temizleme konusunda yetkili olduğuna ilişkin belge sunulan ... adındaki firma tarafından, mutfak davlumbaz kanalları ve fan temizliğinin yapıldığına ilişkin31/8/2015, yağlı kanal baca temizliği hizmetinin yapıldığına ilişkin 18/6/2015 tarihli faturaların onaysız tıpkıçekimini sunmuştur.Bilirkişiler kurulu tarafından, daha önce düzenlenen bilirkişiler kurulu raporları ile davalı şirket tarafından sunulan belgeler irdelenerek düzenlenen ve hükme esas alınan 18/6/2019 tarihli raporda, Binaların Yangından Korunması Hakkındaki Yönetmeliği 6'ncı maddesi uyarınca yangın söndürme ve algılama, duyuru ve acil aydınlatma gibi aktif yangın güvenlik sistemlerinin yeterli olmamasından; projenin eksik veya hatalı olması veya standartlara uygun olmaması halinde ise müteahhit veya yapımcı firmanın sorumlu olduğu; sistemin uygun çalışmaması işletmeden kaynaklanıyorsa, işletmeci kuruluşun doğrudan sorumlu olacağı; yangın güvenlik sistemlerinin yaptırılmasının gerekli olduğu yapı sahibine yazılı olarak bildirildiği halde, yapı sahibi tarafından yaptırılmamış veya standartlara uygun yaptırılmadıysa yapı sahibinin sorumlu olacağı; Binaların Yangından Korunması Hakkında Yönetmeliğin 88'inci maddesine göre de, otel, restoran, kafeterya ve benzeri yerlerin mutfaklarındaki pişirme alanlarının mekanik egzoz sisteminin; binanın diğer bölümlerine hizmet veren sistemlerden bağımsız olması, egzoz kanallarının, korunmamış yanabilir malzemelerden en az 50 cm açıktan geçmesi, egzozun doğrudan dışarıya atılması ve herhangi bir hava giriş açıklığından en az 5 m uzakta olması gerektiği; mutfak dışından geçen egzoz kanalının, geçtiği bölümün veya mutfak bölümünün yapısal olarak yangına dayanma süresi kadar bir malzeme ile kaplanması, şayet kanal bir tuğla şaftı içerisinden geçiyor ise, şaftın diğer bölümlerinden ve diğer kanallardan veya servis elemanlarından ayrılmasının şart olduğu; mutfak egzoz kanallarına yangın damperi konulamayacağının belirtildiğini; buna göre dava konusu mutfak baca bağlantılarındaki kanalların herhangi bir sistemle fiziksel bağlantısının olmaması, oluk, cep vb. yağın birikebileceği bölgelerin bulunmaması, mümkün olan ek kısa mesafeden baca sistemine bağlanmasının gerekli olduğu, yangının sirayetinin sac bacaya temas eden yanan kablolar olduğundan, yapım aşamasında dikkat edilmeyen bu hususun, yüklenici, yapımcı firma, bina sahibinin sorumluluğunda olduğu; işletim aşamasında ise İstanbul Büyükşehir Belediyesi Baca Temizleme ve Denetim Yönetmeliğinin, Baca Kullanıcıları ile ilgili esaslara ilişkin 14'üncü maddesine göre ısıtma ve pişirme sistemlerinde kullanılan bacaların ilgili standartlarda olmasından ve yönetmelikte belirtilen aralıklarla temizlenmesinden bina, daire veya iş yeri sahipleri, yöneticileri, şirket müdürleri ve üçüncü kişilerin sorumlu olduğu, yönetmeliğin 10'uncu maddesine göre de elektrik, ... ve doğal gaz kullanılmış olsa bile, otel, lokanta, restaurant, yemek fabrikası gibi topluma açık yerlerde ocaklarında yemek pişirilip kızartma yapılan tüm baca sistemlerinin en az 4 ayda bir temizleneceği ve ya bacaların yenileneceği, sistemlerinin kullanım sıklığına göre, yetkili temizlik şirketinin vereceği yazılı rapor doğrultusunda bu sürenin uzayacağı veya kısalacağı; Binaların Yangından Korunma Yönetmeliğinin 57'nci maddesine göre de konutlar dışında alışveriş merkezleri, yüksek binalar içinde bulunan mutfaklar ve yemek fabrikaları ile bir anda 100'den fazla kişiye veren mutfakların, davlumbazlarına otomatik söndürme sistemlerinin yapılması ve ocaklarda kullanılan gazın özelliklerine göre gaz algılama, gaz kesme ve uyarı tesisatının kurulmasının şart olduğu, yangından önce 15/3/2015 tarihli servis tutanağında 12 metrelik yatay baca temizliğinin, 18/6/2015 tarihli faturada ise 2 aylık baca temizliğinin belirtildiği, karşılıklı ihtarname çekilmiş olmasına karşın ihtardan 3 ay sonra gerçekleştirilen 15/3/2015 tarihli baca temizleme servis tutanağında 12 metrelik yatay baca temizliğinin yapıldığı, otel bölümündeki dikey alanların temizlenmediğinin baca firma faturasında anlaşıldığı; sonuç olarak daha önce düzenlenen 1'inci ve 2'nci bilirkişi raporları ile itfaiye raporlarında yangının başlangıca ve gelişimi ile ilgili herhangi bir görüş farkının da bulunmadığı, yapının yangın güvenliği sorumluğunu yerine getirme görevinin davacıya sigortalı ... Limited Şirketine ait olduğu, davalı ... Limited Şirketinin ise yazılı bildirim de ve baca temizlik firmalarına temizletmeye teşebbüs ederek, yangına neden olan baca ile ilgili girişimde bulunduğu, yasal mevzuat ile teknik ayrıntılara göre davacıya sigortalı ... Limited Şirketinin asli kusurlu olduğu, halefiyet ilkesinden kaynaklanan rücu talebinin söz konusu olamayacağı bildirilmiştir.Hükme esas alınan ve mahallinde yapılan keşfe dayalı olarak düzenlenen bilirkişiler kurulunun 9/3/2020 tarihli ek raporunda ise; havalandırma şaftından geçirilen sac borudan ibaret bacanın, kamera ve elektrik kablolarına temas eder durumda olduğu, "..." adındaki lokanta tarafından kullanılan ve devamı ... Otel bacası olan bacanın, otel içinde havalandırma boşluğu ile dışarıya kadar uzandığını; otelin yemekhane kısmından da baca sistemine bağlantı bulunduğu; ... adındaki restaurantın yaklaşık 1-2 dikey şekilde yatay boru hattı olan yaklaşık 12 metre ile ana boru hattına bağlandığının görüldüğü, baca imal ve montaj sırasında temizleme pencereleri yapılarak dirsek, çıkıntı, ulaşılamayacak kör noktaların temizlenmesi sağlandığı, ulaşılamayan ve kör noktalarda kurum birikintileri, yanmamış partiküllerin kaldığını, yapısal olarak yangın önlemleri alınmadan monte edilen baca ve aynı hat üzerinden kabloların geçirilmesiyle de yangının sirayetinin söz konusu olduğunu; restaurantı işleten ... Limited Şirketinin ısıtma ve pişirme sistemlerinde kullanılan bacaların bakım ve onarımını ön görülen 4 aylık süre içinde yaptırdığı ve aynı zamanda temizletemediği baca ile ilgili yazılı bildirimde bulunduğu; davalıya sigortalı ... Limited Şirketinin, yapısal olarak baca sisteminin yangın güvenlik önlemlerini aldırmadığı, sac baca üzerinde herhangi bir yanıca malzeme ile temasın yangının gelişiminde etkili olduğu, yapısal olarak her iki metrede bir temizleme penceresi açılması gerekirken bu işlemlerin gerçekleştirilmediği; işlettiği restaurantın ızgara baca sisteminin dört ayda bir temizliğini yapan, temizletemediği alan için yazılı bildirimde bulunan davalı ... Limited Şirketinin sorumluluklarını yerine getirdiği, buna göre kök raporu değiştirecek bir husus bulunmadığına yer verilerek, yapı yangın güvenliği sorumluluğunu yerine getirmekle yükümlü olan davalıya sigortalı ... Limited Şirketinin asli kusurlu olduğu belirtilmiştir.Somut uyuşmazlık yukarıda yapılan açıklamalar ışığında değerlendirildiğinde, HMK'nin 279'uncu maddesine uygun düzenlenen ve dosya kapsamına uygun somut olgulara dayanan, yangının başladığı bacaya ilişkin yasal düzenlemelere yer verilen, yeterli gerekçeyi de taşıyan bilirkişiler kurulunun 18/6/2019 tarihli kök raporu ile 9/3/2020 tarihli ek raporunun hükme esas alınmasında hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmış; anılan raporlar içeriğine göre de, davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik olmadığı sonucuna varılmıştır.KARAR
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davalı ... AŞ vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı ilk derece mahkemesinin hükmüne yönelik istinaf başvurusunun, HMK'nin 353/1-b/1'inci maddesi uyarınca esastan reddine,2-Asıl davada, Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin ödenen 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL harcın davalı ... AŞ'den tahsil edilerek, Hazine'ye gelir kaydına,3-Birleşen davada, Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin ödenen 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL harcın davalı ... AŞ'den tahsil edilerek, Hazine'ye gelir kaydına,4-Davalı ... AŞ'nin istinaf kanun yolu başvurusu nedeniyle harcadığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,5-Duruşmalı yapılmayan istinaf incelemesi kapsamında vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,6-İstinaf kanun yolu incelemesi için yatırılan gider avansından artan tutarın, HMK'nin 333'üncü maddesinin, 1'inci fıkrası uyarınca ilk derece mahkemesince kendiliğinden yatıran tarafa geri verilmesine,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nin 361'inci maddesi uyarınca Dairemizin gerekçeli kararının tebliği tarihinden itibaren başlayan iki haftalık süre içerisinde, Dairemize ya da bulunulan yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilecek dilekçeyle Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 2/4/2026