Anahtar kelimeler: Devralma Restoran Getiremediğini Tekabül Özenle Ağustos Kasım Aylarına Eylül Ekim

T.C.

İSTANBUL
22. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████
KARAR NO
: ████████
DAVA
: Zayi Belgesi Verilmesi
DAVA TARİHİ
: █████/2025
KARAR TARİHİ
: █████/2026+
Mahkememizde görülmekte olan Zayi Belgesi Verilmesi davasında dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı taraf dava dilekçesinde özetle; "... ... Restoran isimli şirketin yönetim kurulunda görev aldığını söz konusu şirkette ilk kez pay sahibi olduğunu bu süre boyunca yasal yükümlülüklerini özenle yerine getirtiğini, ancak yapılan incelemelerde 2019 yılı Mayıs, Haziran, Temmuz, Ağustos, Eylül, Ekim, Kasım ve Aralık aylarına ait satış faturalarının şirket kayıtlarında mevcut olmadığı tespit edildiğini, bu dönem, devralma öncesine, yani eski yönetimin faaliyet dönemine tekabül ettiğini ve söz konusu belgeler devir işlemi sırasında davacıya hiç teslim edilmediğini ibraz yükümlülüğü fiilen yerine getiremediğini, davacı şirket, söz konusu faturaların bulunabilmesi amacıyla; eski muhasebeciyle, şirketin arşiv hizmeti aldığı kişi ve kurumlarla, eski personel ile iletişime geçtiğini ve önceki yönetimle yazılı ve sözlü görüşme sağlamaya çalıştığını, yapılan tüm araştırmalara rağmen belgelerin izine rastlanamadığını bu nedenle faturaların fiilen zayi olduğu sonucuna ulaşılmıştır , satış faturalarının zayi olduğuna dair belgenin verilmesini..." dava ile talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE;
Dava, TTK'nın 82/7. maddesi gereğince zayi belgesi verilmesi istemine ilişkindir.
Yargılamanın devamında, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü’nden, █████/2025 tarihinde verilen cevabi yazı ile, davacı şirketin tasfiyesinin sona erdiği, █████/2023 tarihinde tescil edildiğinden, sicil kaydının terkin edildiği, bildirilmiştir.
Dava ehliyeti, kişinin bizzat veya vekili aracılığıyla bir davayı davacı veya davalı olarak takip etme ve usuli işlemleri yapabilme ehliyetidir. Dava ehliyeti, medeni hakları kullanma ehliyetinin usul hukukunda büründüğü şekildir; dolayısıyla, medeni hakları kullanma ehliyetine ( fiil ehliyetine ) sahip gerçek ve tüzel kişiler dava ehliyetine de sahiptirler.
Taraf sıfatına gelince; bir hakkı dava etme yetkisi ( dava hakkı ) kural olarak o hakkın sahibine aittir. Bir hakkın sahibinin kim olduğu, dolayısıyla o hakkı dava etme yetkisinin kime ait olduğu, ( o davada davacı sıfatının kime ait olacağı ) tamamen maddi hukuk kurallarına göre belirlenir. Ancak, bir davanın davacısının o dava yönünden davacı sıfatına sahip bulunmadığının belirlenmesi halinde, mahkeme dava konusu hakkın mevcut olup olmadığını inceleyemeyeceği ve sıfat yokluğundan davanın reddine karar vermek zorunda olduğu için, taraf sıfatı usul hukukunun da düzenleme alanındadır.
Eş söyleyişle, sıfat, dava konusu sübjektif hak (dava hakkı) ile taraflar arasındaki ilişkidir. Taraf ehliyeti, dava ehliyeti ve davayı takip yetkisi, davanın taraflarının kişilikleriyle ilgili olduğu halde, taraf sıfatı dava konusu sübjektif hakka ilişkindir (Baki Kuru-Ramazan Arslan-Ejder Yılmaz, Medeni Usul Hukuku, 7. baskı, Ankara 1995, s. 231).
Bu nedenle, davanın tarafları, taraf ehliyetine sahip olmalıdır. Yani, bir davada taraf olabilmek için, ya, hakiki şahıs; ya da, hükmi şahıs olmak gerekir. Zira, taraf ehliyeti, medeni hukukun haklardan istifade ehliyetine tekabül eder ( Saim Üstündağ, Medeni Yargılama Hukuku, C. I-II, 7. Baskı, İstanbul 2000, s.288).
Mahkememizin, █████/2025 tarihli ara kararı ile, davacı tasfiye memuru vekiline, davacı şirketin ihyası için bir aylık kesin süre ve yetki verilmiş ve davacı tasfiye memuru vekiline iş bu ara karar tebliğ edilmiş, süresi içerisinde şirketin ihyasına ilişkin bir belge dosyaya sunulmamıştır.
Davacı şirketin tüzel kişiliği, █████/2023 tarihinde tasfiye sonucu, Ticaret Sicil Müdürlüğünce yapılan terkin işlemi ile sona ermiştir. Yargılamanın devamı sırasında, davacı şirketin tüzel kişiliğinin sona erdiği, taraf ve dava ehliyetinin son bulduğu ve bu anlamda aktif husumet ehliyetinin de bulunmadığı anlaşılmıştır. HMK 114. maddesinde aktif husumet dava şartları arasında sayılmış ve HMK 115. maddesinde de dava şartlarının yargılamanın her aşamasında mahkemece resen gözetilmesi gerektiği ifade edilmiş olup, davacının aktif husumetinin bulunmaması nedeniyle davanın davanın aktif husumet ehliyeti yokluğundan usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
H Ü K Ü M
:Yukarıda Açıklanan Gerekçelerle;
1-Davacının davasının aktif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle usulden REDDİNE,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesine göre, alınması gereken 732-TL. harçtan peşin alınan 615,40-TL. harcın mahsubu ile geriye kalan 116,6-TL. harcın davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davacı tarafından yatırılan bakiye gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,
Dair, dosya üzerinden, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmek üzere mahkememize hitaben yazılmış, mahkememize verilecek ya da başka mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderilecek bir dilekçe ile gidilebilecek İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.█████/2026
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!