Anahtar kelimeler: Bam Esaskarar Diş Başkan Yazim Katip Konya İhtiyati Haciz Üye

T.C. KONYA BAM 5. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ... - ...

T.C.
KONYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
5. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: ...
KARAR NO
: ...
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN
: .... (...)
ÜYE
: .... (...)
ÜYE
: .... (...)
KATİP
: .... (...)
İNCELENEN D.İŞ KARARIN
MAHKEMESİ
: Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
D.İŞ KARAR TARİHİ
: █████/2026
NUMARASI
: ... D.İş Esas - ... D.İş Karar
İHTİYATİ HACİZ
TALEP EDEN
: .......
VEKİLİ
: Av....
KARŞI TARAFLAR
: 1 -.......
DAVALI
: 2 -.......
TALEBİN KONUSU
: İhtiyati Haciz
İSTİNAF KARAR TARİHİ
: █████/2026
G. KARAR YAZIM TARİHİ
: █████/2026
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen Değişik İş kararına yönelik ihtiyati haciz talep eden vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş ve dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderilmiş olmakla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP, DÜŞÜNÜLDÜ
:
Talep eden vekili ihtiyati haciz talep dilekçesinde özetle, müvekkilinin borçlu taraf ....... ve ....... iş ortaklığı İle █████/2014 tarihinde Anahtar Teslim Yapım İşlerine Ait Tip Alt yüklenici Sözleşmesi imzaladıklarını, müvekkilinin alt yüklenici sözleşme ile taahhüt ettiği işi eksiksiz ve tam olarak yaparak davalı borçlulara teslim ettiğini, hakediş raporundan anlaşılacağı üzere müvekkilinin karşı taraftan 3.742.836.24 TL alacaklı olduğunu, davalı tarafın gerçeğe aykırı ve sözleşmeye uymayan bir kısım sebepler ile hakedişten sözde kesinti yapmak istemiş ise de müvekkilinin kesintileri kabul etmediğine dair itirazı kayıt koyarak hakediş raporunu imzaladığını ve müvekkilinin alacağının kesinlik kazandığını, müvekkili şirketin bu hakedişinin 20.09.2025 tarihli ...... numaralı faturasını keserek davalı firmaya tebliğ ettirdiğini, kadı ki bu fatura hakediş █████/2025-█████/2024 tarihleri arası işle ilgili olduğunu, aradan bu kadar zaman geçmesine rağmen davalı iş ortaklığının müvekkili alacağını ödemediğini, iş ortaklığının her ay düzenli olarak asıl işveren TOKİ'den ödeme almasına rağmen müvekkili gibi alt taşeronların ödemelerini yapmadığını, borçlu iş ortaklığına yapılan tüm başvuruların sonuçsuz kaldığını, bunun yanında borçlunun hileli bir şekilde mal kaçırma ihtimalinin olduğuna dair çok kuvvetli duyumların mevcut olduğunu, miktar itibariyle müvekkilinin mahvına sebebiyet verecek, ticari hayatını hepten yok edecek ve bugüne dek ödenmeyen, 3.742.836.24 TL olan alacaklarına yeter miktarda borçlunun gayrimenkul ve menkul malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacakları üzerine (uygun görülecek teminat mukabilinde) ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin █████/2026 tarihli değişik iş kararında; "...davacı tarafın ihtiyati haciz talep ettiği, ihtiyati hacze ilişkin düzenlemelerin İİK'nun 257 v.d. eden maddelerinde düzenlendiği, İİK.257.maddesinde; "Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir:1- Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa; 2 - Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadiyle mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa; Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder." şeklinde düzenleme yapıldığı, ihtiyati haciz dayanağı belgelerin borçlunun mal kaçırdığına veya kaçırma ihtimali bulunduğuna ilişkin İİK'nun 258. maddesi çerçevesinde yeterli kanaat oluşturmadığı gibi alacak konusu teslim edilen işin ayıplı olup olmadığı, bedelin ödenip ödenmediği, taraflar arasındaki sözleşme ve anlaşma şartlarının ne olduğunun tam olarak bilinemediği ve taraflar arasında borç alacak ilişkisinin ancak yargılamayla neticelenebileceği, alacağın varlığı konusunda yaklaşık ispat şartının sağlanamadığı nazara alınarak, davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin reddine karar vermek gerekmiş..." gerekçesiyle talebin reddine, karar verilmiştir.
Talep eden vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle, ihtiyati haciz talep dilekçesindeki hususlar tekrarlanarak; somut olayda müvekkilinin alacağının hakedişe dayalı olup faturalandırıldığını, vadesinin geçmiş olduğunu, rehinle temin edilmediğini, bu nedenle Mahkemenin “mal kaçırma kanaati oluşmadı” gerekçesiyle talebi reddetmesinin İİK 257/1’in açık lafzına ve amacına aykırı olduğunu, Konya BAM 5. Hukuk Dairesi önceki kararında esasa girmediğini, yalnızca görev yönünden kaldırma yaptığını, artık görevli mahkeme önünde esasa ilişkin değerlendirme yapılması gerekirken hatalı ölçüt uygulandığını, Yaklaşık ispatın sağlandığını, Borçlunun savunmalarının çelişkili olduğunu, ihtiyati haciz talep dilekçelerinin ekinde sundukları kararlardan da anlaşılacağı üzere borçluların, hakedişi kabul etmediklerini, sözleşme dışı ve sözleşmeye aykırı iş yapıldığını, buna rağmen hakedişten kesinti yaptıklarını ileri sürdüklerini, bu savunmaların birbirini dışladığını, kesintinin yapılabilmesi için önce geçerli hakedişin gerektiğini, bu durumun hakedişin varlığının zımni ikrarı olduğunu, Mail ile feshin hukuken yok hükmünde olduğunu, müvekkilinin ticari hayatı ağır şekilde sarsıldığını, müvekkilinin hakediş bedelini alamadığı için kendi alt yüklenicilerine ve tedarikçilerine ödeme yapamaz hale geldiğini, ciddi ticari zorluklar yaşadığını, finansal dengesinin bozulduğunu ve ticari itibarının zarar gördüğünü, ihtiyati haciz kurumunun tam da bu tür durumlarda alacaklının korunması için öngörüldüğünü, mahkeme kararı bu korumayı fiilen ortadan kaldırdığını belirterek yerel mahkeme kararının ortadan kaldırılarak ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Dairemizce yapılan inceleme sonucunda
:
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar re'sen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde;
İstem; değişik iş dosyası üzerinden talep edilen ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin kararın kaldırılması ve ihtiyati haciz kararı verilmesi talebine ilişkindir.
İhtiyati haciz 6100 sayılı HMK'nın 406/2 maddesinde geçici hukuki koruma olarak kabul edilmiş, ihtiyati haciz şartları ve etkileri ise 2004 sayılı İİK'nın 257. maddesinde düzenlenmiştir.
İİK'nın 257. maddesi "rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyati haciz ettirebilir.
Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir:
1-Borçlunun muayen yerleşim yeri yoksa;
2-Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadı ile mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlâl eden hileli işlemlerde bulunursa ;
Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder." şeklindedir.
Gerek birinci, gerek ikinci fıkra hükümleri dikkate alındığında, ihtiyati haciz talep edebilmek için, öncelikle ortada bir para borcunun bulunması, bir diğer deyişle ihtiyati haciz talep eden kişinin talep konusu borcun alacaklısı sıfatına sahip olması gerekir. Maddenin birinci fıkrasına göre, ihtiyati haciz isteyebilmek için, alacağın kural olarak vadesinin gelmiş olması gerekir. Vadesi gelmiş borçlar için ihtiyati haciz istenebilmesinin diğer bir şartı ise alacak rehin ile temin edilmemiş olmalıdır. Rehinle temin edilmiş olan bir alacak teminata haiz olduğu için ihtiyati hacize gerek yoktur.
Yukarıda belirtilen şartların bulunması halinde, vadesi gelmiş bir borcun alacaklısı başka bir şart aranmaksızın ihtiyati haciz isteme hakkına sahiptir.
Somut olayda ise, ihtiyati haciz talep edenler ile karşı taraflar arasında "Anahtar Teslim Yapım İşlerine Ait Alt Yüklenici Sözleşmesi" (eser sözleşmesi) tanzim edildiği anlaşılmıştır. Yine ihtiyati haciz talep eden tarafından hak ediş raporu sunulmuştur. Sunulan hak edişin incelenmesinde ise; taşeron tarafından imza edilmesine rağmen yüklenici tarafından imza edilmediği, bu halde de sözleşme konu işin teslim edilip edilmediğinin yargılamayı gerektirdiği, işin teslimine ilişkin belgenin de sunulmadığı anlaşıldığından ihtiyati haciz talebinin reddi kararı yerinde olduğundan ihtiyati haciz talep eden vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... D.İş Esas - ... D.İş Karar sayılı dosyasından ihtiyati haciz talebinin reddine dair verilen 30.01.2026 tarihli D.İş kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan ihtiyati haciz talep eden vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-İhtiyati haciz talep edenden alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
3-İhtiyati haciz talep eden tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf kararının İlk Derece Mahkemesince taraflara tebliğ edilmesine,
Dair; 6100 HMK'nın 362/1-f. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.█████/2026
....
Başkan
...
¸e-imzalıdır.
....
Üye
...
¸e-imzalıdır.
....
Üye
...
¸e-imzalıdır.
....
Katip
...
¸e-imzalıdır.
¸Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında Elektronik İmza ile imzalanmıştır.¸

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!