Anahtar kelimeler: Faizsiz Örtülü Saptamalar Azaltılması Kasa Transfer Nakit Devreden Kazanç Anonim

T.C.
D A N I Ş T A YÜÇÜNCÜ DAİREEsas No
: █████████Karar No
: ████████TEMYİZ EDEN (DAVALI)
: ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/...VEKİLİ
: Av. ...KARŞI TARAF (DAVACI)
: ... Anonim ŞirketiVEKİLİ
: Av. ...İSTEMİN KONUSU
: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.YARGILAMA SÜRECİ
:Dava konusu istem
: Davacı adına, 2018 yılında ihtiyacının üzerindeki kasa nakit fazlasını ortaklarına faizsiz kullandırmak suretiyle transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dağıtımında bulunduğu yolunda saptamalar içeren vergi inceleme raporuna dayanılarak devreden zararın azaltılması işleminin iptali ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 353. maddesinin 1. bendi uyarınca 2018 yılı için kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istemiyle açılmıştır.İlk Derece Mahkemesi kararının özeti
: Davalı idarece, davacı şirket ile ortakları nezdinde gerekli araştırma ve inceleme gerçekleştirilmek suretiyle geçmiş döneme ait kasada bulunan fazla nakdin ortaklara borç verildiği ve bu borca karşılık faiz geliri elde edildiği hususu somut tespitlerle ortaya konulmaksızın devreden zararın azaltılması ile kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlem iptal edilmiş özel usulsüzlük cezası ise kaldırılmıştır.Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti
: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
: Davacı şirketin kasasında bulunan nakit paranın günlük ihtiyacının üzerinde bulunan kısmını ortaklarına faizsiz olarak kullandırması tacir olmanın gerektirdiği icaplara aykırı olduğundan söz konusu tutar üzerinden hesaplanan faiz gelirinin dönem matrahlarına eklenmesi suretiyle tesis edilen işlemde ve kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
: Davalı idare itirazlarının hukuki dayanaktan yoksun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ
: Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:HUKUKİ DEĞERLENDİRME
:Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.KARAR SONUCU
:Açıklanan nedenlerle;1. Temyiz isteminin reddine,2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA,3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, █████/2025 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.(X)-KARŞI OY
:213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 3/B maddesinde, vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetin esas olduğu, muamelelerin gerçek mahiyetinin yemin hariç her türlü delille ispatlanabileceği, iktisadi, ticari ve teknik icaplara uymayan ve olayın özelliğine göre normal ve mutad olmayan bir durumun iddia olunması halinde ispat külfetinin bunu iddia eden tarafa ait olduğu hüküm altına alınmıştır.5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 13. maddesinin (1) numaralı fıkrasında, kurumların, ilişkili kişilerle emsallere uygunluk ilkesine aykırı olarak tespit ettikleri bedel veya fiyat üzerinden mal veya hizmet alım ya da satımında bulunursa, kazancın tamamen veya kısmen transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü olarak dağıtılmış sayılacağı kurala bağlanmış; fıkranın devamı ikinci tümcesinde, "mal veya hizmet alımı ve satımı" ifadesinden ne anlaşılmasının gerektiği açıklanmış; "ödünç para alınması ve verilmesinin" de her hal ve şartta mal veya hizmet alım ya da satımı olarak değerlendirileceği açıkça belirlenmiştir.Yasa koyucu tarafından vergi matrahının aşındırılmasını önlemek amacıyla bir vergi güvenlik müessesesi olarak düzenlenen transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dağıtımında, kurumların kendi ortakları da ilişkili kişi kabul edilmiştir.Bakılmakta olan davada, davacı adına, 2018 yılında “100-Kasa Hesabı”nda izlenen yüksek tutarda ihtiyaç fazlası nakit paranın ilişkili kişilere (ortaklara) karşılıksız kullandırarak transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dağıtımında bulunduğundan bahisle düzenlenen vergi inceleme raporunda; farklı bankalardan döviz cinsinden kredi kullanan şirketin, günlük ortalama nakit ihtiyacının ne olduğu belirlenerek bunu aşan kısmının karşılıksız ortaklara kullandırılarak transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dağıtımında bulunduğu sonucuna varılmış ve söz konusu tutarların, alınan kredilerin döviz cinsinden olması nedeniyle bu krediler için uygulanan faiz oranları yerine dış emsal olarak T.C. Merkez Bankası reeskont faiz oranı dikkate alınarak adatlandırılması sonucunda hesaplanan faiz gelirinin dönem kazancına eklenmesi suretiyle gelecek yıla devreden cari yıl zararı azaltılmış ve de faiz geliri için belge düzenlenmemesi nedeniyle özel usulsüzlük cezası kesilmiştir.Davada uygulanacak ilgili yasa kuralları ve yukarıda yer verilen tespitler ile vergi inceleme raporundaki diğer tespitler birlikte değerlendirildiğinde, ticari hayatta amaç kâr elde etmek olmasına karşın, günlük ihtiyacın üzerinde kasada yer alan nakdin atıl tutulması, iktisadi ve ticari icaplara uygun düşmediğinden; kasada yer alan nakit fazlalığının ortaklara kullandırılmadığının ispatının davacıya düştüğünün kabulü gerekir. Dolayısıyla, davacının aksi yönde herhangi bir delil sunamadığı göz önünde bulundurulduğunda, nakit fazlalığının ilişkili kişi ortaklara karşılıksız kullandırıldığının kabulü ile yapılan zarar azaltımı işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Aksi gerekçe ile verilen kararda hukuki isabet yoktur. Bu bakımdan, temyiz isteminin kabulü ile temyize konu kararın bozulması gerektiği görüşüyle çoğunluk kararına katılmıyorum.(XX)- KARŞI OY
:Davacı şirket hakkında düzenlenen vergi inceleme raporunda yer verilen tespitlerden, davacı şirketin günlük ihtiyacını aşan tutarda kasasında bulundurduğu paranın ortaklara kullandırılarak transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dağıtımı yaptığı ve verilen finans hizmeti karşılığında emsal faiz fark tutarı üzerinden fatura düzenlenmediği anlaşıldığından, Vergi Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği oyuyla Daire kararına katılmıyorum.