Anahtar kelimeler: Süreğen İdame Yaşamış Kronik Parmağında Bindiği Hızını Aniden Ustası Tedavileri

T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████DAVA
: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)DAVA TARİHİ
: █████/2025KARAR TARİHİ
: █████/2026GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH
: █████/2026Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili olduğu ..., 01.12.2022 tarihinde ulaşım için bindiği, davalı sürücü ...'in sevk ve idaresindeki ..... otobüsünde seyir halinde iken davalı sürücünün kusuru ile hızını aniden yükseltmesi sonucu müvekkilinin sol el parmağında kırık meydana gelmiş, ameliyat ve ilk tedavileri yapıldığını ayakkabı ustası olarak hayatını idame ettiren müvekkili olaydan sonra tedavi ve iyileşme süresince çalışma gücünde kayıp yaşamış, uzun süre çalışamamış ve sürekli olarak maluliyete uğradığını, işbu kaza neticesinde, süreğen (kronik) olarak %2 oranında sürekli işgöremezlik tespit edildiğini, mağdur müvekkili olayın oluşmasında kusurlu olmamasına rağmen hayatının geri kalanını malul olarak geçireceğini, kaza neticesinde soruşturma dosyası ikame edildiğini ve Bakırköy ..... Asliye Ceza Mahkemesi ..../... E., ...../.... K. Sayılı ilamı ile sanık hakkında ceza hükmü kurulduğunu, huzurdaki davaya esas alacak talebine ilişkin dava öncesi, öncelikle zorun lu başvuru kapsamında ilili sigorta şirketlerine başvurulduğunu, davalı , ... Sigorta A.Ş. Dönüş yaptığını ancak anlaşma sağlanamadığını, akabinde, Bakırköy Arabuluculuk Bürosu ...../.... dosya no ile arabuluculuk yapıldığını, fakat müvekkili olduğu ve davalılar arasında maalesef anlaşmaya varılmadığını, müvekkili alacağına kavuşamadığından huzurdaki davayı açma zorunluluğu hâsıl olduğunu, belirtilen hususlar, meydana gelen kazada tarafların kusur durumları, müvekkilinin yaralanmasının niteliği ve maluliyet durumu, olayın meydana geliş şekli, tarafların sosyal ekonomik durumları ve tüm dosya kapsamı birlikte dikkate alındığında, müvekkilinin bir ömür boyunca duyacağı elem ve acıların karşılığı olarak 80.000.00-TL manevi tazminatın ve ayrıca kusursuz müvekkilinin uğradığı cismani zararları olan tedavi giderleri olarak 50,00-TL, kazanç kaybı için 100,00-TL, çalışma gücünün azalmasından kaynaklı 100,00-TL, ekonomik geleceğin sarsılmasından kaynaklı 50,00-TL, bilirkişi raporu ile kusur ve zararın kesin ve net olarak tespit edilerek hesaplanmasından sonra arttırılmak üzere şimdilik 300,00-TL maddi tazminatın davalılardan tahsilini talep etme zarureti hasıl olduğunu, davanın kabulüne, kusursuz müvekkilinin uğradığı cismani zararlar sebebiyle; tedavi/ulaşım giderleri 50,00-TL, kazanç kaybı (geçici iş göremezlik tazminatı) 100,00-TL, çalışma gücünün azalmasından kaynaklı olarak (sürekli iş göremezlik tazminatı) 100,00-TL, ekonomik geleceğin sarsılmasından kaynaklı 50,00-TL zararlarının kesin ve net hesaplanmasından sonra arttırılmak üzere şimdilik 300,00-TL maddi tazminatın TBK.m. 61 ,163 ve KTK.m. 85, 88, 106 gereği davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, tarafların kusur durumları, müvekilin yaralanmasının niteliği ve maluliyet durumu, olayın meydana geliş şekli, tarafların sosyal ekonomik durumları ve tüm dosya kapsamı birlikte dikkate alındığında, müvekkilin bir ömür boyunca duyacağı elem ve acıların karşılığı olarak 80.000.00-TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraflara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı ... Sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı vekilinin belirsiz alacak davası açmasında hukuki yarar bulunmadığından davacıya dava tutarının açıklattırılması aksi halde davanın reddine, Poliçe teminatı kapsamı dışında bulunan geçici iş göremezlik, tedavi gideri ve ulaşım gideri taleplerinin reddine Aleyhe hüküm kurulması halinde maluliyet oranının tespiti için Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesi’nden rapor alınmasına, Aleyhe hüküm kurulması halinde kusur durumunun tespiti için Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyeti’nden ve Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi’nden rapor alınmasına, Tarafımızca davanın ikame edilmesine sebep olunmadığından harç, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini talep etmiştir.Davalı İBB vekili cevap dilekçesinde özetle: Yasa maddelerinden de görüleceği üzere İ.E.T.T GenelMüdürlüğü ayrı tüzel kişiliğe haiz olup müvekkilim idare dava konusu olayda herhangi bir sorumluluğu bulunmamastadır, bu davada hasım gösterilemez. Davanın husumetten reddi gerektiğini, davacının Kehdisinden beklenen dikkat ve özen yükümlülüğünü tam olarak göstermediği ya da en azından söz konusu olayda müterafik kusurunun olduğu göz ardı edilemeyeceğini, müvekkili idarenin davacının kusurundan kaynaklanan zarardan sorumlu olmayacağı talep edilen tazminat miktarı da fahiş olduğunu, yapılacak bilirkişi incelemesi sonucunda, bilirkişi aracılığıyla kusur ve tazminat oranının belirlenmesi gerektiğini, davacı tarafın iddiaları, özellikle zarar doğurucu eylem ile haksız fiilli İşleyen kişiler arasındaki illiyet bağının tespiti, ispata ve delile muhtaç bir konu olduğunu, iddia edilen olayla, olayın meydana gelmesinde kusuru bulunan kimselerle, İBB arasında herhangi bir illiyet bağı mevcut olmadığını, haksız fiilin tazmininde, eylemle fail arasındaki illiyet bağının olmaması halinde, tazmin ...... genel bir hukuk kaidesi olduğundan, İBB yönünden davanın reddi gerektiğini, müvekkili olduğu idarenin ilgili birimlerinden gelecek bilgi, belge ve dava safahatine göre oluşacak yeni durumlara karşı beyanda bulunma hakkımız saklı kalmak kaydıyla, müvekkili olduğu tarafın dava konusu dlayda herhangi bir sorumluluğu bulunmadığından davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı İETT vekili cevap dilekçesinde özetle: 01.12.2022 tarihinde meydana geldiği iddia edilen davaya konu kaza ile alakalı olarak, davacı tarafın açmış olduğu usul ve yasaya aykırı maddi, manevi tazminat davasını kabul etmediklerini, reddini talep ettiklerini, söz konusu olayın yaşanmasında müvekkili olduğu kurum şoförünün herhangi bir kusuru bulunmadığını işbu kaza olayı ayakta yolculuk yapmakta olan davacının tutamaklara tutunmaması ve tedbirsiz, dikkatsiz bir şekilde telefonla oynaması neticesinde gerçekleştiğini, haklı savunmalarının kabulü ile, müvekkili olduğu idare aleyhine açılan davanın reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... Sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle: Huzurdaki dava da "Yetkili Mahkeme”, müvekkili olduğu sigorta şirketinin yerleşim yeri İstanbul olması sebebiyle HMK madde 6/1 gereği; İSTANBUL Anadolu Asliye Ticaret mahkemeleri olduğunu, bu bakımdan yetki itirazımızın kabulü ile davanın yetki yönünden reddine ve dosyanın yetkili İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemelerine gönderilmesine karar verilmesini talep ettiklerini, somut uyuşmazlık bakımından sigorta şirketi temerrüde düşmediğini, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu 99. Maddesi gereği sigorta şirketine yapılan geçerli başvurudan sonra 8 iş günü sonunda temerrüdün gerçekleşeceği belirtildiğini, ancak geçerli bir başvuru bulunmaması halinde temerrüt tarihinin dava tarihinden itibaren gerçekleşeceği hem yargıtay hem de doktrin nezdinde kabul gördüğünü, davanın usulden reddine, davanın esastan reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ:Davacı Mahkememiz nezdinde açmış olduğu dava ile; davalılardan İETT'ye ait otobüste yolculuk yaptığı sırada davalı sürücü ...'in sevk ve idaresindeki otobüste davalı sürücünün kusuru ile hızını aniden yükseltmesi sonucu yaralandığını ve parmağının kırıldığını belirterek hesaplanacak tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Yargıtay .... Hukuk Dairesi ..../.... E.,..../..... K. Sayılı Bölge Adliye Mahkemeleri Kararları Arasındaki Uyuşmazlığın Giderilmesi İstemine Dair kararında yolcunun yaralanması nedeniyle uğradığı zararlara ilişkin açılan davalarda görevli Mahkemelere ilişkin olarak şu değerlendirmeleri yapmıştır:"6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 83/2. maddesine göre taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olması, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemez.Davacının yolcu olarak bulunduğu otobüs/minibüsün trafik kazası yapması sonucu yaralanması nedeniyle davacı yolcu tarafından taşımayı yapan firma ile zorunlu mali sorumluluk sigortacısı ve diğer zarar sorumlularına karşı açılan bedensel zarara ilişkin tazminat davasında, davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun'un 3/l. maddesi uyarınca davacı yolcunun tüketici sayıldığı, davacı yolcu ile davalılardan taşıyıcı firma arasındaki taşıma sözleşmesinin tüketici işlemi niteliğinde bulunduğu, aynı Kanun'un 73/1. maddesi gereğince tüketici işleminden kaynaklı davalara tüketici mahkemelerince bakıldığı, yine aynı Kanun'un 83/2. maddesinde de diğer kanunlarda hüküm olması halinde dahi 6502 sayılı Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanacağının düzenlendiği anlaşılmakla, davacı yolcunun taşımayı yapan firma ile zorunlu mali sorumluluk sigortacısı ve diğer zarar sorumlularına karşı açtığı bedensel zararına ilişkin tazminat davasında görevli mahkeme tüketici mahkemesi olacaktır. Açıklanan nedenlerle uyuşmazlığın bu yönde giderilmesi gerekmektedir."Bilindiği üzere 6100 sayılı Kanun'da Mahkemelerin görevi kamu düzeninden olarak belirlenmiş olup, açılan davada Mahkemenin görevli olup olmadığı hususunun her aşamada resen gözetilmesi gerekmektedir.Bu bağlamda Mahkememizce Yargıtay .... Hukuk Dairesi ...../..... E., ....../... K. Sayılı işbu dosya kapsamında değerlendirildiğinde; Mahkememiz nezdindeki davanın da yolcu tarafından otobüsün trafik kazası yapması sonucunda yaralanması neticesinde diğer zarar sorumlusu davalılara karşı açıldığı anlaşılmakla işbu davada davacının yolcu ve tüketici sıfatının gözetilmesi gerektiği anlaşılmış Davacının açtığı davada, mahkememizin görevli olmadığı anlaşılmakla; açılan davanın, HMK'nun 115/2.maddesi uyarınca aynı kanunun 114/1-(c) maddesinde belirtilen dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddine, süresi içerisinde talepte bulunulması halinde dosyanın görevli Bakırköy Tüketici Mahkemesi'ne gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.HÜKÜM
: yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davacının açtığı davada, mahkememizin görevli olmadığı anlaşılmakla; açılan davanın, HMK'nun 115/2.maddesi uyarınca aynı kanunun 114/1-(c) maddesinde belirtilen dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden REDDİNE, mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,2-6100 Sayılı HMK nın 20/1. maddesi 1. cümlesi uyarınca, kararın kesinleşmesine müteakip talep halinde, dosyanın ve eklerinin görevli mahkeme olan BAKIRKÖY NÖBETÇİ TÜKETİCİ MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,3-6100 Sayılı HMK nın 20/1. maddesi 1. cümlesi uyarınca, taraflardan herhangi birinin kararın kesinleşmesinden itibaren iki (2) haftalık yasal süre içerisinde Mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde, dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesine,4- 6100 Sayılı HMK nın 20/1. maddesi 2. cümlesi uyarınca, taraflardan herhangi birinin kararın kesinleşmesinden itibaren iki (2) haftalık yasal süre içerisinde Mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmemesi halinde, dava dosyasının re'sen ele alınarak, açılmamış sayılmasına karar verilmesine, bu hususun taraflara ihtaratına, (Gerekçeli hükmün tebliği ile ihtaratına)5- 6100 Sayılı HMK nın 331/2.nci maddesi 1. cümlesi uyarınca, bu dava dosyasına ilişkin harç ve yargılama giderlerinin görevli mahkemede değerlendirilmesine,6- Dava dosyasının kesinleşmesi üzerine, iki (2) haftalık yasal süre içerisinde, taraflardan herhangi birinin, ilgili mahkemeye dava dosyasının gönderilmesini talep etmemesi halinde, ilgili dava dosyasının mahkeme Yazı İşleri Müdürü tarafından mahkeme hakiminin önüne getirilmesine,Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin huzurda yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026Katip .........e-imzaHakim ........e-imza