Anahtar kelimeler: Medenî Uğranılan Tazmini Kaldırma Birleştirilen Yapan Ankara Sayisi Veren Derece
5. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

SAYISI
: ████████ Esas, ████████ Karar
KARAR
: Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Ankara 21. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: 2024/5 Esas, ████████ Karar
Taraflar arasındaki uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkin asıl ve birleştirilen davalarda yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı ... vekilince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yeniden yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleştirilen davanın dahili davalı Hazine yönünden kabulüne, davalı ... yönünden husumetten reddine karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili ve dahili davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle asıl ve birleştirilen davanın dahili davalı Hazine yönünden kabulüne, davalı ... yönünden husumetten reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... ve dahili davalı Hazine vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili asıl ve birleştirilen dava dilekçesinde özetle; Ankara ili, ..., ... Mahallesi 2004 parselde müvekkillerinin paylı malik olduğunu, ... tarafından kamulaştırılmadan orman sınırları içine alınıp ağaçlandırıldığını, taşınmazın kesinleşen orman tahdidinde Tekkedağı Devlet Ormanı sınırları içinde kaldığını, müvekkillerinin taşınmazı kullanma imkanının kalmadığını belirterek taşınmaz bedelinin davalıdan tahsiline ve müvekkilleri adına kayıtlı payların tapu kaydının iptal edilip orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini talep etmiştir.
2. Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla asıl ve birleştirilen davanın OGM yönünden husumetten reddine, dahili davalı Hazine yönünden kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ile dahili davalı Hazine vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Asıl ve birleştirilen davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; veraset ilamları sunulduğu hâlde vefat eden davacıların karar başlığında gösterilmesinin hatalı olduğunu, değerlendirme tarihinin hatalı belirlendiğini, dava tarihi değil bilirkişi heyetinin rapor düzenleme tarihi itibarıyla değer biçilmesi gerektiğini, 2019 yılı için belirlenen metrekare birim değerinin ve ödeme tarihine kadar bu rakama işleyecek yasal faiz oranının, aradan geçen 5 yıldan fazla sürede taşınmazın değerinde yaşanan artış karşısında gerçek zararının karşılanmadığını, asıl davada davacı taraf vekâlet ücreti konusunda hatalı karar verildiğini, 888.921,60 TL vekâlet ücretine hükmedilmiş ise de bu rakam üzerinden avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca nispi vekâlet ücreti belirlenmesi gerektiğini, pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddi nedeniyle ... lehine vekâlet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
2. Dahili davalı Hazine vekili istinaf dilekçesinde özetle; 1007 nci madde uyarınca tazminat şartlarının oluşmadığını, dava konusu taşınmazlar ile ilgili orman kadastro işlemi 14.12.1994 tarihinde ilan edilerek kesinleşmiş olup itiraz davası açma hakkının 10 yıl olduğunu, ilandan itibaren 14.06.2005 tarihinde süre bitmiş olduğundan davanın hak düşürücü süreden reddi gerektiğini, davacıların mülkiyet hakkı bulunmadığından dava açma ehliyetleri de olmadığını, belirlenen bedelin yüksek olduğunu, eksik inceleme sonucu karar verildiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu ... Mahallesi 2004 parsel sayılı 4.233,00 m² yüzölçümündeki taşınmazın tarla niteliği ile davacılar ve dava dışı kişiler adlarına paylı mülkiyet üzere kayıtlı olduğu, beyanlar hanesinde orman sınırları içinde bulunduğuna dair şerhin olmadığı, asıl ve birleştirilen davada davacılar vekili tarafından ... taraf gösterilerek tazminat istemiyle dava açıldığı, İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleştirilen davaların kabulüne karar verildiği, davalı ... Yönetimi vekilinin istinafı üzerine çekişmeli taşınmazın orman tahdidi içinde kalan kesimi yönünden Hazinenin 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca tazminat ödemekle yükümlü olduğu, somut olayda orman ve fen bilirkişileri tarafından kesinleşen orman tahdidine dayalı olarak yapılan inceleme, araştırma ve uygulama sonucunda çekişmeli taşınmazın tamamının 14.12.1994 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman tahdidinde Tekkedağı Devlet Ormanı sınırları içinde olduğu tespit edildiğinden Hazinenin davaya dahil edilmesi için davacı tarafa yeterli süre verilmesi, Hazinenin delil ve belgelerinin toplanması, sonucuna göre hüküm kurulması gerektiği belirtilerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırıldığı, İlk Derece Mahkemesince Hazineye davaya dahil edilerek yapılan yargılama sonucunda; asıl ve birleştirilen davaların kabulüne karar verildiği anlaşılmakla, kesinleşen orman tahdidinde kalan taşınmazlar yönünden Hazinenin 1007 nci madde uyarınca tazminat ödemekle yükümlü olduğu kuşkusuz olup somut olayda hükme dayanak yapılan orman ve fen bilirkişi raporlarıyla çekişmeli taşınmazın tamamının 14.12.1994 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu sırasında Tekkedağ Devlet Ormanı sınırları içinde kaldığının tespit edildiği, hükme dayanak yapılan raporda çekişmeli taşınmazın üzerinde ağaçlandırma ile oluşan orman ağaçlarının bulunduğu, nazım ve uygulama imar planı içinde kalmadığı, kadastral arsa niteliğinde bulunduğu belirtilip emsal karşılaştırması yoluyla değerinin belirlendiği, çekişmeli taşınmazın doğusunda yer alan 2006 parsele ilişkin tazminat davasında Mart 2015 tarihi itibarıyla 240,00TL/m² üzerinden tazminata hükmedildiği, davalı idarenin temyizi üzerine Yargıtay 5.Hukuk Dairesinin ██████████ Esas sayılı kararıyla onandığı, eldeki asıl davanın tarihindeki TÜİK’in yurt içi üretici fiyat endeksi uygulandığında 424,86TL/m²’ye tekabül ettiği anlaşılmakla bilirkişi raporunda tespit edilen metrekare birim fiyatlarının yerinde bulunduğu, çekişmeli taşınmazın keşif tarihi itibarıyla değerinin belirlenmesi gerektiği ileri sürülmüş ise de Yargıtay 5.Hukuk Dairesi’nin kararlılık kazanmış içtihatlarında taşınmazın dava tarihindeki değerinin belirlenmesi gerektiğinin belirtildiği, diğer taraftan istinaf kaldırma kararı öncesinde ve sonrasında İlk Derece Mahkemesince aynı miktarda tazminata hükmedilmiş olup kaldırma öncesinde verilen karar davacılar vekili tarafından istinaf edilmediğinden ilk kararda hüküm altına alınan tazminat miktarı davacı taraf yönünden kesinleştiğinden davacıların bu yöne ilişkin istinaf itirazlarının yerinde görülmediği, ancak asıl davada davacılardan ... 14.04.2021 tarihinde öldüğü ve geride mirasçısı ... kaldığı halde karar başlığına ... sağ olarak yazılıp ölü kişi hakkında hüküm kurulması, yine birleştirilen Ankara 9.Asliye Hukuk Mahkemesinin ████████ Esas sayılı davada davacılardan ... 09.07.2022 tarihinde öldüğü ve mirasçıları olan .... ve ...’nın çekişmeli taşınmazdaki ...’e ait payı 10.08.2022 tarihinde kendi adlarına intikal ettirdikleri, 12.10.2022 tarihinde Av. ...’a vekâlet verip vekilleri huzuruyla davayı takip ettikleri hâlde karar başlığına davacı olarak ...’in isminin yazılıp ölü kişi hakkında hüküm kurulması doğru olmadığı gibi, asıl davada 888.921,60TL tazminata hükmedildiğinden anılan miktar üzerinden davacılar lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken tazminat miktarının tamamı kadar vekâlet ücretine hükmedilmesinin de isabetsiz olduğu, Yargıtay 5.Hukuk Dairesi tarafından önceleri, uyuşmazlığın 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu kapsamında ve kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat davası niteliğinde olduğu, husumetin Orman Genel Müdürlüğüne yöneltilmesi gerektiği kabul edilmiş ise de 17.05.2021 tarihinden itibaren uyuşmazlık 4721 sayılı Kanunun 1007 nci maddesi kapsamında değerlendirilerek husumetin Maliye Hazinesine yöneltilmesi gerektiği benimsenmiş olup davacının eldeki davayı içtihat değişikliğinden önce ... aleyhine açtığı gözetilerek davalı ... yararına vekâlet ücretine hükmedilmesinin de hatalı olduğu gerekçesiyle davacı vekili ile dahili davalı Hazine vekilinin istinaf itirazının kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle asıl ve birleştirilen davanın dahili davalı Hazine yönünden kabulüne, davalı ... yönünden husumetten reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... ve dahili davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın açılmasına ... veya yaptığı işlemler sebep olmadığı ve yargılama boyunca müvekkili idare vekilinin duruşmalara katılarak sayısız dilekçe sunduğu gözetilmeden hakkaniyete aykırı olarak müvekkili idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinin ve yargılama boyunca yatırılan yargılama giderleri hususunda da bir karar verilmemesinin hatalı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2. Dahili davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle;istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı ... ve dahili davalı Hazine vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davalı idareler harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,05.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!