Anahtar kelimeler: Artttırılarak Davaitirazın Ştinde Müdür Şirkette Şirketteki Göreve Sunulan Başladığını Dönem

T.C.
İSTANBUL20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
:████████ EsasKARAR NO
:████████DAVA
:İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Vekâlet Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
:█████/2026KARAR TARİHİ
:█████/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Vekâlet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:TALEP
: Davacı vekili tarafından sunulan █████/2026 tarihli dava dilekçesinde özetle; Türk Ticaret Kanunu Madde 553 vd maddeleri gereği taraflar arasındaki uyuşmazlık ticari nitelikte olduğunu, davalı, 17.10.2022 tarihinde, müvekkili .... Ve Tic. Ltd. Şti.'nde teknik müdür olarak göreve başladığını, daha sonra yetkileri artttırılarak 09.07.2025 tarihine kadar şirkette çalışmaya devam ettiğini, davalıya, müvekkili şirkette çalıştığı dönem içinde, 08.09.2023 tarihinde, davacı şirket adına tam yetki ile davacıyı temsil yetkisi verildiğini, davalı, 06.11.2024 tarihinde şirketteki temsil yetkisine dayanarak, herhangi bir açıklama olmadan davacının, ....'daki hesabından 5.000, USD (Beş Bin Amerikan Doları) nakit para çektiğini, bu durum şirket içi yapılan denetimlerde ortaya çıktığını, söz konusu bedelin davacıya geri ödenmesi için, davalı hakkında .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlatılmışsa da davalı takibe itiraz ettiğini, arabuluculuğa başvurulduğunu ancak anlaşamama ile sonuçlandığını, davalının, taraflar arasındaki hizmet sözleşmesine ve İş Kanunu Madde 25/2 Ahlak ve İyi Niyet Kurallarına aykırı olarak müvekkili şirkette çalıştığı dönemde ... İnşaat Enerji San. ve Tic. Ltd. Şti.nin 14.08.2024 tarihinden beri tek ortağı olduğu tespit edildiğini, sözleşmesi davacı tarafından haklı nedenle feshedildiğini, davalı hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma ve dolandırıcılık suçlarından şikayetçi olarak,...Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2025/... Soruşturma No'lu Dosyası ile davalı hakkında suç duyurusunda bulunduğunu, .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyasına yapılan itirazın iptalini, takibin asıl alacak ve fer'ileri ile birlikte kaldığı yerden devamını, %20 den aşağı olmamak üzere davacıya icra inkar tazminatı ödemesini ve yargılama giderleri ve ücreti vekaletin karşı taraf üzerinde bırakılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP
: Davalı vekili tarafından sunulan █████/2026 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davacı taraf, icra takibini yetkisiz olan .... İcra Müdürlüğünde başlattığını, HMK m. 6 ve İİK m. 50 gereğince, genel yetkili icra dairesi ve mahkeme, davalının yerleşim yeri olan yerdeki merciler olduğunu, müvekkilinin mernis ve fiili yerleşim yeri adresi ... olduğunu, geçerli bir icra takibi bulunmadığından davanın öncelikle yetki yönünden usulden reddine, yetkili mercilerin ... İcra Daireleri ve ... Mahkemeleri olduğuna karar verilmesini, müvekkili davacı şirkette bir şirket organı, ticari mümessil veya TTK kapsamında yönetici sıfatıyla değil iş kanunlarına tabi bir işçi statüsünde Teknik Müdür olarak çalıştığını, taraflar arasındaki temel hukuki ilişki İş ilişkisi olduğunu, 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 5. maddesi son derece açık olduğunu, uyuşmazlıklarda görevli mahkeme İş Mahkemeleri olduğunu, davacının delil olarak sunduğu █████/2023 tarihli .... Noterliği tarafından düzenlenen vekaletnamede müvekkiline verilen yetkinin yalnızca "KOSGEB ile ilgili işlemleri yapmaya, işlemleri takibe ve sonuçlandırmaya" yönelik son derece kısıtlı ve spesifik bir yetki olduğunu, müvekkilinin davacı şirketi genel olarak temsil, ilzam etme, karar alma veya bankalardan kendi inisiyatifiyle para çekme gibi bir imza yetkisi hiçbir zaman olmadığını, müvekkilinin bankalardan para çekme veya şirketi borçlandırma yetkisi olmadığını, 5.000 USD, şirkette para çekme konusunda tek yetkili olan Madi Omirzak'ın imzaladığı yazılı talimat üzerine çekildiğini, banka sorumlusu, teyit amacıyla şirket yetkilisini aradığını ve para çekme işlemi yetkilinin onayı ile şirket işleri için gerçekleştirildiğini ve meblağ şirkete teslim edildiğini, davanın yetkisizlik ve görevsizlik nedeniyle usulden reddini, davanın esastan reddini, asıl alacak miktarının %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini ve yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:Mahkememizce yapılan yargılama, taraf beyanları, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre;Dava, işçi işveren ilişkisinden kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.Göreve dair kurallar kamu düzenine ilişkin olup 6100 HMK'nın m. 1 hükmü uyarınca mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir; m. 114(1)-c hükmüne göre de mahkemenin görevli olması bir dava şartıdır. Aynı Kanun'un m. 115 hükmüne göre ise, dava şartlarının mevcut olup olmadığı, taraflarca ileri sürülüp sürülmediğine bakılmaksızın yargılamanın her aşamasında mahkemece kendiliğinden gözetilir. Bu nedenle, dava açılırken dayanılan hukuki ve maddi olguların göreve etkili olduğu durumda öncelikle hukuki nitelemenin yapılması ve sonucuna göre mahkemenin görevsiz olduğu kanısına varılırsa dava dilekçesinin usulden reddine karar verilmelidir.İş mahkemelerinin görevi ilk olarak dava tarihinde yürürlükte olan mülga 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu ile düzenlenmiştir. 5521 sayılı Kanun’un 1. maddesine göre, “İş Kanununa göre işçi sayılan kimselerle işveren veya işveren vekilleri arasında iş akdinden veya İş Kanununa dayanan her türlü hak iddialarından doğan hukuk uyuşmazlıklarının” çözülmesi görevi iş mahkemelerine aittir. Öte yandan █████/2017 tarihinde 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun (7036 sayılı Kanun) yürürlüğe girmesi ile 5521 sayılı Kanun yürürlükten kaldırılmış, 7036 sayılı Kanun ile de göreve ilişkin yeni kurallar ihdas edilmiştir.Bu kapsamda 7036 sayılı Kanun’un görevi düzenleyen 5. maddesi “İş mahkemeleri; a) 5953 sayılı Kanuna tabi gazeteciler, 854 sayılı Kanuna tabi gemi adamları, 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanununa veya 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun İkinci Kısmının Altıncı Bölümünde düzenlenen hizmet sözleşmelerine tabi işçiler ile işveren veya işveren vekilleri arasında, iş ilişkisi nedeniyle sözleşmeden veya kanundan doğan her türlü hukuk uyuşmazlıklarına, b) İdari para cezalarına itirazlar ile 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi kapsamındaki uyuşmazlıklar hariç olmak üzere Sosyal Güvenlik Kurumu veya Türkiye İş Kurumunun taraf olduğu iş ve sosyal güvenlik mevzuatından kaynaklanan uyuşmazlıklara, c) Diğer kanunlarda iş mahkemelerinin görevli olduğu belirtilen uyuşmazlıklara, ilişkin dava ve işlere bakar”. hükmünü içermektedir.6098 sayılı TBK m. 393(1) hükmünde hizmet sözleşmesi, işçinin işverene bağımlı olarak belirli veya belirli olmayan süreyle işgörmeyi ve işverenin de ona zamana veya yapılan işe göre ücret ödemeyi üstlendiği sözleşme şeklinde tanımlanmıştır. Bu tanımlardan yola çıkıldığında hizmet (iş) sözleşmesinin, "iş görme", "ücret" ve "bağımlılık" unsurlarından oluştuğu açıktır.Esasen, 6098 sayılı TBK m. 393 hükmünde düzenlenen hizmet sözleşmesi kavramının da 4857 sayılı İş Kanunu’nda düzenlenen iş sözleşmesi kavramından herhangi bir farkı bulunmamaktadır. Bu sebeple TBK’da düzenlenen hizmet sözleşmesi de iş mevzuatına dâhil olan ve iş görme, ücret ve bağımlılık unsurlarını kendi bünyesinde barındıran bir tür sözleşme olup anılan sözleşmeden kaynaklı uyuşmazlıklar da iş mahkemelerinin görev kapsamına dâhildir. (Bkz. Yargıtay HGK'nın, █████/2021, E. ███████-2408, K. ████████, §19).Somut olayda, UYAP üzerinden temin edilen SGK hizmet döküm cetveli ile işe giriş ve çıkış bildirgelerine göre davalının davacının işçisi olup sigortalı çalışanı olduğu, davacı tarafça belirli süreli iş sözleşmesine göre davalıyla sözleşme imzalandığı , davalı işçiye bir kısım işlemlerin yapılması için vekalet verilmesi işçinin hukuki statüsünün değiştirmeyeceği, davacı tarafından iş akdinin devamı sırasında meydana güveni kötüye kullanma nedeniyle tazminat talebinde bulunulduğu, olay tarihinde davacı ile davalı arasında 4857 sayılı İş Kanunu ve 6098 sayılı TBK hükümleri kapsamında bir hizmet (iş) sözleşmesinin bulunduğu anlaşılmaktadır.Yukarıda anılan gerekçelerle, davacı ile davalı arasında hizmet (iş) ilişkisi mevcut olduğundan, 7036 sayılı Kanun'un m. 5(1)-a hükmünün açık düzenmelesi uyarınca eldeki davada görevli mahkeme de iş mahkemeleridir ( ... BAM 11 HD ███████ Esas* ████████ Karar , ... BAM 7 HD ████████ Esas- █████████ Karar, ... BAM 6. H.D.'nin E:█████████, K:█████████ karar sayılı kararı da aynı doğrultudadır). Bu nedenle görevsizlik kararı verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur .KARAR
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davacı tarafça açılan DAVANIN, HMK 114/1-c maddesi gereğince mahkememizin görevsiz olması nedeniyle dava şartı yokluğundan HMK 115/2 maddesi gereğince USULDEN REDDİ ile, Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,2-HMK 20/1 maddesi gereğince, kararın kesinleşmesinden itibaren iki hafta içinde talep halinde dosyanın görevli ve yetkili İSTANBUL İŞ MAHKEMESİNE tevzi edilmek üzere İstanbul Adliyesi Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosuna GÖNDERİLMESİNE, aksi halde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine,3-Harç, yargılama giderleri, vekalet ücreti ve gider avansı hususunun görevli mahkemece değerlendirilmesine,Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, HMK'nın 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. █████/2026Katip ...e-imzalıHakim ...e-imzalı